Tekil Mesaj gösterimi
Alt 14-09-2007, 08:37 PM   #7 (permalink)
*MaWi
Administrator
 
*MaWi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Mesajlar: 17.436
Ruh Halim:
Tecrübe Puanı: 100
*MaWi has a reputation beyond repute*MaWi has a reputation beyond repute*MaWi has a reputation beyond repute*MaWi has a reputation beyond repute*MaWi has a reputation beyond repute*MaWi has a reputation beyond repute*MaWi has a reputation beyond repute*MaWi has a reputation beyond repute*MaWi has a reputation beyond repute*MaWi has a reputation beyond repute*MaWi has a reputation beyond repute*MaWi has a reputation beyond repute*MaWi has a reputation beyond repute*MaWi has a reputation beyond repute*MaWi has a reputation beyond repute*MaWi has a reputation beyond repute
Standart islamla ilgili tüm merak edilenler


Soru : “1400 sene önce gelmiş olan İslam çağımızın sorularına cevap verebilir mi ve ihtiyaçlarını karşılayabilir mi?”


Cevap:

Kuranın vazifesi, Nur Külliyatında iki şubeye ayrılarak incelenir:

Daire-i Rububiyetin hakikatını ve daire-i ubudiyetin ahvalini insanlara öğretmek. Daire-i rububiyet denilince Allahın zatı, sıfatları, fiilleri ve isimleri anlaşılıyor. Kuran Allahı insanlara böylece tanıtmış ve onları batıl inançlardan korumuştur. Daire-i ubudiyet ise insanların Allaha karşı vazifeleri demektir. Allah insanlara neleri emretmiş, onları nelerden yasaklamıştır? Hangi fiiller, haller davranışlar Allahın rızasını celbeder, hangileri onun kahrına sebep olur? Bu soruların cevapları Kuranda en mükemmel şekilde verilmiştir.

Bu iki dairede de insan aklının kendi başına konuşacak tek kelimesi yoktur. Her iki sahada da zamanın bir etkisi düşünülemez. Allah, zatı ve sıfatlarıyla ezelde nasılsa yine öyledir. Allahın razı olduğu insan modeli de ezelde ne ise yine odur.

Şu var ki, geçmiş peygamberler döneminde farklı asırlarda muamelata dair değişik hükümler nazil olduğu da bir vakıadır. Ve bu değişim insanlığın tek bir peygamberden ders alacak ve tek bir Kitapla terbiye görecek seviyeye erişmesiyle son bulmuştur.

Bu tip tartışmalar, yahut itirazlar daha çok muamelata ve ahlaka dair hükümler üzerinde yapılıyor, ama o hükümlerin aksi de ortaya konulamıyor. İtirazlar toplumdaki dejenereye alışan kesimden gelmekte ve bu çarpık toplum yapısıyla Kuran hükümlerinin uyuşmayacağı görülerek bu tip iddialara girişilmektedir.

Hakikatler çoğunluğa göre değişmezler. Hakikat ne ise odur. Kitleler onu bulmaya ve ona uymaya çalışacaklardır; hakikati kendilerine uydurmaya değil.

İki örnek verelim. Kuran faizi ve içkiyi yasaklamıştır. Bu iki derde müptela olanlardan başka hiç kimse, bunların güzel ve faydalı şeyler oluğunu iddia edemez. Bir ülkede yahut bir asırda insanların büyük çoğunluğu içki içiyorsa ve faize girmişse bundan Kuranın o ülkeye ve o asra hitap etmediği manası çıkmaz. Aksine, o insanların Kurana muhatap olmaktan çok uzaklaştığı, çok gerilerde kaldığı ve dejenere olduğu manası çıkar.

Diğer hükümler de bunlar gibidir.i
__________________



SuskunLuGum AsaL£timĐendir,Her Lafa Verecek Cevabım Var. Ama ßir Lafa ßakarım Lafmı Điye, ßird£ SöyLeyene ßakaRım AĐam Mı Điye!...

Sadece Susmak İstiyorum

Yalan İnsanLarı KaaLe ALmadan...

HakLıyken , Haksız Gözüksem BiLe Kendimi Savunmadan...

HUZUR buLmak İstiyorum GözLerimi Kapayıp , Kimseyi Anmadan...

SessizLiği Dinlemek İstiyorum , Herşeyi Yaşamış Gibi Yaparakk...


üyeye zarar gelmez ADMİN kızmadıkça! ADMİN kızmaz üye azmadıkça!!!


İki şékér vérsém kândırâbiŁir miyim içimdéKi Çocuqu
Dâhâ mutŁu dâhâ mawi yârınŁârâ uyânmâya iKnâ édébiŁir miyim O'nu



*MaWi isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla