|
Taze Melek
Üyelik tarihi: Jan 2008
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 33
Mesajlar: 27
Tecrübe Puanı: 0
|
Ce: buyrun burası da benim köşem.banuca75
SİZ Lİ MEKTUPLAR
Ben sizi topladım. Sizi artırabilseydim kendime de bir pay çıkarırdım bundan.
Sizi topladığımdan kimsenin haberi yok, sizin de. Bir anlama değil,bir imkâna topladım da 'siz'li başlamak, 'siz'le sürdürmek istedim, çünkü ancak böyle bitiremem: Hem mektubu, hem sizi. Ben sizi bir mektuba toplayabilir miyim, bilmem...
Anladınız, 'size' değil bu mektup, 'siz'li mektup yazmak, sizi kendime yazmak için yazılıyor. Anlamadınız, çünkü 'mektup bitti!' sandınız, oysa sizdeki mektuptan henüz yazılmaya başlamıştık. Mektup size açılacaktı, sizden bana açılacaktı, siz de aramızda açılacaktınız. Herkese açılan şey mektup olur mu, olsa olsa 'açık mektup' olur. Bin mektup birden olacaktınız, bin mektubun her birinde bir AŞK olacaktınız.
Ve hiçbiriniz bunu bilmeden yine o ülkeye yollanacaktınız: Bekleyişin ülkesine, yani acılarından sevinçlerinden geçeceğiniz ve bir bağbozumu şenliği gibi açılacağınız o viran anıya. Anıların toplandığı başkentine, duygu diye kurulan o ülkenin.
Siz 'siz'li mektup, siz 'yeni' mektuptan da yeni mektup. Siz biraz erken davrandınız ve hemen pul yerine kanatlarınızı arandınız. Vardı. Her şey tamamdı, mektup, mutluluğa açılsın diye. Üstelik pul kıymetindeydiniz. Üstelik mutluluğa açılacak kadar yeniydiniz. Bilseydiniz, mektubun peri, kanatlarının da pul olduğunu. Bilmediniz AŞKIN pul gibi kıymetli olduğunu. Nasılsa pul olur diye. Mektubun açıklığı da bundandır. Lütfen gülerek açınız. (Söylenmemiş bir şeyler her zaman kalacaktır, sırdan değil, yolculuğun yoğunluğundan, yoğun açıklığından.)
Öyleyse lütfen bu mektubu kabul edin, beni size açın, ben sizin mektubunuz oldum artık. Pulunuzu gördüm, açıldım.
Ben sizde bir pulum artık. Onu size güzel yakıştırın, ki sizde iyi dursun. Çünkü o sizde bir iklim, bir rüzgâr buldu. Ona dilinizi öğretin, sizin dilinizde denildiği gibi, mektubun kalbine yapıştırın pulumu.
...Ve lütfen şu bir puldan doğru gelen bin mektuptan birisi sokağa çıkmak isterse, zarftan çıkmak isterse, sinemaya gitmek, terli terli su içmek isterse, 'Yurdumuzu Tanıyalım' gibi bir bahsinde coğrafya dersinin ve yurt tutmak isterse, üstüne yorulur, karnı acıkır, susar ve bir sigara içmek isterse, üşüyüp zarfa girmek ister gibi sizin gönlünüze girmek isterse, eski moda bir şarkı tutturmak, eski vezin bir şiir söylemek isterse, mırıl mırıl uyur gibi adınızı mırıldanmak isterse, omzunuzda ağlamak, boynunuzda gülmek, gözünüzde tütmek ve yani rüyası ömrü kadar bir kelebeğin bir günü gibi yaşamak isterse, şımarmak, sizi başka mektuplardan kıskanmak isterse, çocuk olmak, kargacık burgacık bir yazı olmak ve güzel yazı dersinden kaçıp güzel suçlar işleyip güzel bir tarih olmak isterse... AŞIK olmak biraz böyle bir şeydir ve işte o zaman... Lambanızı, kalbinizi, rüyalarınızı açık bırakın, bir de lütfen içinizi açık bırakın ve sakın unutmayın, bu istemeler 'siz'li bir mektup olsun, 'siz'li mektup da
AŞK olsun diye toplandı bende. 'Siz'li mektup, ama, 'size' bile gönderilmemek üzere."
ZARF: Hangi mektubunuzu açsam/ yalnızlık çıkıyor içinden/ bak postacı
geliyor/ yalnızlık getiriyor/.../ Yalnızın evi kalabalık olurmuş, diyor/ eski tenhalığınız/ sizden mektup bekliyor
|