|
||||||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Forumları Okundu Kabul Et | Gizlilik Politikası | Kurallar |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Co-Admin
![]() Üyelik tarihi: Dec 2007
Bulunduğu yer: Diyarbakır
Yaş: 30
Mesajlar:
6.046
Ettiği Teşekkür: 2.385 1.096 Mesajına 1.522 Kere Teşekkür Edildi Tecrübe Puanı: 100
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Gelinliklerin rengi beyazdır; çoğu zaman yüzleri de beyaz bir tülle örtülüdür. Bu geleneksel “saflık” simgeleri bugün de nikahlarda kullanılmaktadır. Ama erkeklerin eşlerinin bekaretine hala eskisi kadar değer verdiği söylenebilir mi ? Doğu toplumlarında, özellikle Müslüman topluluklarda bekarete büyük değer verildiği bilinir. Batı’da yapılan araştırmalar bu ülkelerde de erkeklerin yüzde 50’sinin bakirelerle evlenmeyi yeğlediklerini ortaya koymuştur. Ancak şu da bir gerçektir ki, kendi eşlerinin bekaretine en büyük değeri veren erkekler aynı zamanda en çok sayıda bakireyi “fethetmekle” övünmeye yatkın olan erkeklerdir. Bu tür kişiler, bu tutumun içindeki çelişkinin farkında değil gibi görünmektedirler. Bir kadının bekareti, sadece insan dişisinde görülen bir anatomi özelliğine bağlıdır. Vajina girişinde, “kızlık zarı” adı verilen bir mukozalı zar bulunur. Bu zarın hafif bir kanamayla birlikte parçalanmasına, kızlığın bozulması ya da eski deyimiyle “bikrin izalesi” denilmektedir. Tarihin çeşitli evrelerinde her toplumda, evliliğin ilk gecesinde kızlığın bozulması, önemli bir tören olarak kutlanmıştır. Türkiye’de gerdek adını alan bu ilk gecede kanlanan çarşaf, gelinin beraketinin ve evliliğin hedefine ulaşmasının işareti olarak akrabalara ve aile büyüklerine gösterilir. Bu adet, başka toplumlarda da hala yer yer geçerliliğini korumaktadır. Kızlık zarında, parçalanmamış olduğu durumlarda bile, 2 santimetre çapında bir delik vardır; bu, adet akıntısının dışa atılmasını sağlar. Sertleşmiş penislerin ortalama çapı da 2 cm. den daha geniş olduğu için, ilk cinsel birleşmede zarın yırtılması beklenir. Ancak, 18-25 yaşlarındaki bakirelerin yüzde 20’sinde zarın deliği, penisin, yırtılmaya meydan vermeden girmesini sağlayacak ölçüde esneyip genişleyebilir. Öte yandan, günümüzde kullanılan adet tamponları da zaman zaman kızlık zarının yırtılmasına neden olabilmektedir. Kuşkusuz, bunun dışında, mastürbasyon yaparken kendi zarlarını yırtan kişiler de vardır. Yırtılmış bir zar kendiliğinden eski haline gelmez. Geçmişte bunu sağlamak için bir çok yöntem denenmiştir. Günümüzde cerrahinin gelişme düzeyi, yırtılmış kızlık zarlarının onarılmasına olanak vermektedir. Geçmişte kızlık zarına doğa üstü, mistik bir anlam verilmekteydi. Bugünse “kızlığın bozulmuş” olması, esas olarak bir ilişkide doğurabileceği sorunlar açısından anlamlıdır. Antikçağda bekaretin iki anlamı vardı: Roma ve Yunan toplumlarında cinsel birleşme deneyi olan ama hiç evlenmemiş kadınlara da, daha önce hiç koitus yaşamamış kadınlara da bakire denir. Birinci tür bakire, evlenmemekle kendi ruhsal özgürlüğünü korumuş olduğu için daha da üstün tutulurdu. Bu tür düşünceler Ortaçağın başlangıcında tektanrılı dinlerin egemen olmasıyla önemli ölçüde değişti. Bozulmamışlık anlamında bekaret Hııistiyanlıkta temel değerlerden biridir: Meryem Hz. İsa’yı doğurduğu halde bakiredir, çünkü Tanrı’dan “gebe” kalmıştır. Benzer düşüncelere Doğu toplumlarında da rastlanır: örneğin Cengiz Han’ın da bir kadınla bir tanrının birleşmesi sonucu doğduğu söylenmiştir. Bu tür efsanelerde, kadının bekaretinden daha önemli olan, doğan çocuğun tanrısal bir gücün ürünü olduğu ve doğa üstü nitelikler taşıdığı inancıdır. Ondokuzuncu yüzyıldan itibaren dinsel inançlar zayıflamışsa da, bekaret kavramı etkinliğini sürdürmüştür. 1950′lerde ABD’ de Kinsey tarafından yapılan araştırmalar, 25 yaşın üzerinde ve yükseköğrenim görmüş erkeklerin yüzde 50’sinden biraz fazlasının eşlerinin bekareti konusuda çok duyarlı olduğunu göstermiştir. Buna rağmen, aynı dönemde erkeklerin yüzde 97’sinin, kadınların da yüzde 50’sinin evlilik öncesi cinsel birleşme deneyine sahip olduğu da ortaya çıkarılmıştır. Ancak bu rakamlar da göstermektedir ki, bakirelerle evlenmek isteyen yüzde 50 oranındaki erkek nüfus, bu isteğine ulaşmıştır. Bu tutum, 1950′lerden sonra da ortadan kalkmış değildir. Bir İngiliz gazetesinin 1971 yılında 25 yaşından genç erkekler arasında yaptığı anket, bunların yarısına yakın bölümünün mutlaka bakirelerle evlenmek istediğini göstermektedir. Aynı ankette bu tercihin nedenleri de sorulmuştur. Yanıtlar, birinci nedenin “erkek gururu” olduğu yolundadır. Gençler, kadınlarının yaşamındaki “ikinci kişi” olmayı gururlarına yedirememektedirler.Bir bölümü de “ahlaksız kadınlarla” evlenmek istemediklerini belirtmişlerdir. Ancak bu yüzde 50′nin arasında bile bazı yanıtlar, durumun eskiye göre oldukça değişmiş olduğunu kanıtlamaktadır: 18 yaşında bir aaagahtar, bir bakireyle evlenmek istediğini ama bunun “pek mümkün olmayacağını bildiğini” söylemiştir. Geri kalan yüzde 50, bakireliğin o kadar önemli bir şey olmadığı görüşündedir: eğer eşleri, yaşadıkları belli sayıda cinsel deneyden sonra kendilerini seçmişlerse, bu onlar için yeterlidir, evlilikleri uyum içinde sürebilecektir. Bazı erkekler de, erkek -kadın eşitliği düşüncesinden hareketle, kendilerinin yaşadığı evlilik öncesi cinsel deneylerin kadınlar tarafından da denenmesinin doğal olduğunu söylemişlerdir. Yine de, dünyanın pek çok yerinde, evlenilecek kadınlarda en çok değer verilen niteliklerin arasında hala bekaretin de bulunduğu bir gerçektir. |
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bekaret Balosu | Sadmin | Kadın Haberleri | 0 | 03-04-2008 10:28 AM |
| Bekaret KontrolÜ Yasal Mi? | Sadmin | Kadın ve Hukuk | 0 | 02-04-2008 10:48 AM |
| Bekaret | ÇİTOS | Cinsel Sağlık Bilgisi | 0 | 29-02-2008 01:31 AM |
| EVLİLİK DANIŞMANLIĞI - EVLİLİK ve ÇİFT TERAPİSİ | ÇİTOS | Cinsel Sağlık Bilgisi | 1 | 28-02-2008 01:03 AM |
| Evlİlİk | EDiTör_Admin | Çöplük | 0 | 19-08-2007 01:39 AM |