TV izle
Geri git   Meleklermekanı.Com l ANA SAYFA > Aman Doktor Derdime Bir Çare > Diğer Sağlık Alanları > Sağlık İçin Bilgiler > Cinsel Sağlık Bilgisi
Google
 
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et Gizlilik Politikası Kurallar

Add to Google
Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29-02-2008, 03:08 PM   #1 (permalink)
Co-Admin
 
ÇİTOS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Bulunduğu yer: Diyarbakır
Yaş: 30
Mesajlar: 6.046
Ettiği Teşekkür: 2.385
1.096 Mesajına 1.522 Kere Teşekkür Edildi
Tecrübe Puanı: 100 ÇİTOS has a reputation beyond repute
ÇİTOS has a reputation beyond reputeÇİTOS has a reputation beyond reputeÇİTOS has a reputation beyond reputeÇİTOS has a reputation beyond reputeÇİTOS has a reputation beyond reputeÇİTOS has a reputation beyond reputeÇİTOS has a reputation beyond reputeÇİTOS has a reputation beyond reputeÇİTOS has a reputation beyond reputeÇİTOS has a reputation beyond reputeÇİTOS has a reputation beyond reputeÇİTOS has a reputation beyond reputeÇİTOS has a reputation beyond reputeÇİTOS has a reputation beyond reputeÇİTOS has a reputation beyond reputeÇİTOS has a reputation beyond repute
Standart Cinsel sorunlara yaklaşım nasıl olmalıdır?


Cinsel işlev bozuklukların tedavisine yönelik geleneksel yaklaşımlarla, modern :-):-):-):-) terapileri arasındaki köprünün temelleri 1970 yılında Masters ve Johnson sayesinde atılmıştır. Master ve Johnson’dan önce cinsel işlev bozukluklarının yalnızca erken çocukluk deneyimlerinden ve özellikle ve anababa-çocuk ilişkilerinden kaynaklandığı düşünülürdü. Bu nedenle bireysel olarak uygulanan ve bilinçdışı çatışmaları içgörü kazandırmaya veya çözmeye yönelik psikanalitik tedaviler en çok tercih edilen yaklaşımlardı. Ancak psikanaliz bile CİB olan bireylere nadiren yararlı olabiliyordu. Bu yaklaşımların gerek fonksiyonel bozukluğu olan kişi, gerekse terapist yönünden zaman alıcı ve pahalı olması, tedavinin sadece sorunlu bireye odaklanması, alınan sonuçların net ve yüz güldürücü olmaması gibi nedenlerle tedavide başarıdan söz etmek güçleşiyordu. Ayrıca 1940’lı yılların sonlarına kadar cinsel sorunlar çok az tartışılmakta idi ve çoğu hekim hastalarına cinsel sorunlarına katlanabilmeleri yönünde destek vermeye çalışıyordu.
1940’lı yılların sonlarında Kinsey ve arkadaşlarının (1948, 1953) çalışmalarında cinsel ilişki ve bu ilişkiden kaynaklanan sorunlara vurgu yapılmış, 1956’da ise Semans erken boşalma tedavisinde özgül bir teknik (dur-başla tekniği) önermiştir. Wolpe’nin (1958) erektil işlev bozukluklarında sistematik duyarsızlaştırma tekniğini kullanması ile davranışsal yöntemler gerçek anlamda cinsel işlev bozukluklarının tedavisine girmiştir. Ardından Lazarus (1963) ve Brady’nin (1966) frijidite, Haslam’ın (1965) vajinismus, Friedman’ın (1968) da ereksiyon bozukluğunun tedavisinde benzer yöntemleri kullanmalarıyla tedavide psikanalitik yaklaşımlardan davranışçı yöntemlere doğru bir kayma olmuştur. Yine, Lobitz ve ark. (1967) vaginismus için dereceli dilatatör, anorgazmi için kendi kendini uyarma gibi özgül teknikleri geliştirmişlerdir. İngiltere’den Friedman’ın (1962) kitabı ise kadınlardaki cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde kısa psikoterapötik yaklaşımlarla davranışçı tekniklerin birlikte kullanılması ve bu yöntemin etkinliği konusunda önemli bilgilerin aktarılmasını sağlamıştır. Bugün cinsel işlev bozuklukları alanında kullanılan modern :-):-):-):-) terapi yaklaşımları ile, sözü edilen tüm davranışçı yaklaşımlar arasındaki en önemli farklardan biri tedavinin odaklandığı yer olmuştur. Masters ve Johnson dönemine kadar ister davranışçı ister psikanalitik yönelimli olsun, tüm terapötik yaklaşımlar çifti değil sorunlu bireyi odak almış ve tedavi sadece sorunlu bireye yönelik olarak yapılmıştır (Sungur 1993).
Masters ve Johnson’un 1970 yılında yayınladıkları “İnsanın Cinsel Yetersizliği” adlı kitapta yazarlar sorunun kaynağından çok, CİB’nun devam etmesine yol açan etkenlere odaklanarak CİB tedavisine yepyeni bir anlayış getirmişlerdir. Davranışçı yöntemlerin ön plana çıktığı ancak temelde eklektik kabul edilen bu yaklaşımda hedef çiftin cinsel ilişkisinin niteliğini düzelterek cinsel işlevdeki aksamaları ortadan kaldırmak olmuştur.
Genel bir çerçeve içinde Masters ve Johnson’un tedavi yaklaşımlarının yapısında şu özellikler göze çarpar (Sungur 1993):
-Terapi görüşmeleri haftanın her günü yapılır ve genellikle 3 hafta içinde tamamlanır.
-Yalnız CİB olan bireyler değil, eşleri de tedaviye katılır.
-Terapist davranışsal bir yaklaşımla genel olarak çiftlerin cinsel aktivitelerini aşamalı olarak yapılandırırken, cinsel işlev bozukluklarının türüne yönelik net ve kolay anlaşılan özgül teknikler de çiftlere öğretilir ve bunlarla ilgili ev aaaaleri verilir.
-Terapi sırasında terapistin cinsiyeti CİB olan eşin cinsiyetine göre belirlenir. Bu esnada bir ko-terapist ise diğer bir eşle terapileri sürdürür. Sonuçta bir terapist ve bir ko-terapist çifte yönelik ortaklaşa çalışırlar.
Bu açıklamalardan anlaşılacağı gibi Masters ve Johnson, yaklaşımlarında tedavinin odağını bireyden çifte ve çiftin ilişkisine yöneltmişlerdir. Tedavi yaklaşımlarında ise işlev bozukluğunun türüne özgü tekniklerin kullanımı ön plana çıkmıştır. Tedavi sonuçları açısından bakıldığında ise Masters ve Johnson’un geleneksel yaklaşımın dışına çıkarak tedavi sonundaki başarı oranları yerine başarısızlık oranlarını belirttikleri görülür. Bu oran tedavi uyguladıkları 500’ü aşkın çiftte % 18.9 olarak belirtilmiştir (Hawton 1985).
Bu araştırmacıların :-):-):-):-) terapileriyle aldıkları çarpıcı sonuçlar, kullandıkları yöntemlerin soruna yönelik, net, kolay anlaşılabilir olması cinsel alana çeşitli disiplinlerden büyük bir ilginin yönelmesine neden olmuş ve 70’li yıllardan itibaren Cinsel işlev bozuklukları üniteleri dünyanın çeşitli bölgelerinde kurulmaya başlanmıştır.(Catalan ve ark. 1990) Masters ve Johnson’ın çarpıcı tedavi sonuçlarının oluşturduğu yoğun ilgi bu alandaki gelişmeleri hızlandırarak bugünkü ve gelecekteki :-):-):-):-) terapi uygulamalarının yolunu açmıştır. Ancak zamanla Masters ve Johnson’ın elde ettiği sonuçlar çeşitli yönlerden eleştirilere de hedef olmuş (Zilbergeld ve Evans,1980), bazı kontrollü çalışmalar ve kontrollü terapi sonuçları :-):-):-):-) terapilerinin terapötik etkinliğine daha gerçekçi yaklaşılması gereğini ortaya koymuştur (Bancroft ve Coles 1976, Satile ve Kilmann 1977, Kilmann ve Auerbach 1979, Marks 1981, Hawton 1982). Başka bir deyişle :-):-):-):-) terapileri bazı olgularda çok etkili olabilmekte ancak bazılarında da etkisiz kalabilmektedir.
Daha sonraki araştırma bulguları terapi sonuçlarındaki bu prognostik değişkenliğin yordayıcılarla açıklanabileceğini göstermiştir. Bunlar arasında CİB’nun türü, genel olarak evlilik ilişkisinin niteliği, cinsel ilişkinin niteliği, çiftin birbirlerini ne oranda çekici bulduğu, çiftin tedavi motivasyonları, ağır psikiyatrik bozukluğun eşlik etmesi (O’Connor 1976, De Amicis ve ark. 1985, Hawton 1985, Whitehead ve Mathews 1986, Hawton ve Catalan 1986), ve ev aaaalerine uyum (Hawton ve ark. 1986) sayılabilir.
1980’lerden sonra terapinin etkinliğini arttırmak ve temelde terapiyi daha ekonomik bir biçime getirebilmek amacıyla Masters ve Johnson’ın uygulama biçiminde bazı değişiklikler yapma anlayışı içine girilmiştir . Clement ve Schimidt, haftada bir veya iki kez yapılan terapilerin etkinliğinin hergün yapılan terapilere göre üstünlüğünü göstermişlerdir. Bunu çift terapistle yapılan terapilerin, tek terapistle yapılan terapilere üstün olmadığının gösterilmesi izlemiştir. Crowe ve arkadaşları ve LoPiccolo ve arkadaşları terapistin cinsiyetinin, sorunlu eşin cinsiyetine göre ayarlanmasının terapötik etkinliği genel olarak artırmadığını göstermişlerdir. Bu bulgular ile günümüzde :-):-):-):-) terapileri daha çok tek terapistle ve haftada bir yapılan görüşmeler biçiminde yürütülmektedir.Ülkemizde bugünkü anlamda :-):-):-):-) terapilerinin ilk denemeleri bilindiği kadarıyla İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı bünyesinde 1979 yılında başlatılmıştır. Daha sonra 1986 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi bünyesinde daha çok erkek CİB olgularını ele alan bir ünite kurulmuştur. İlk cinsel işlev bozuklukları kongresi 1988 yılında düzenlenmiştir.
Kliniğimizde (ANCETEM
Ankara Cinsel işlev & Evlilik Terapileri Merkezi) ise 1980’lerin 2. yarısından sonra faaliyete geçen modern :-):-):-):-) terapileri uygulamaları artan talep doğrultusunda 1993 yılında ünite biçimine dönüştürülmüş; o tarihten beri de hasta kapasitesi ve sunulan hizmetin niteliğiyle özellikle İstanbul ve Ankara’da toplanan az sayıdaki merkezin en önemlilerinden birisi olmuştur. Psikiyatri, üroloji, jinekoloji, deontoloji gibi diğer disiplinlerin büyük bir katılımla ilk kez biraraya geldiği 1. Cinsel işlev ve fertilite bozuklukları ulusal kongresi de 1996 yılında Kliniğimiz, Ünitemiz ve Kognitif Davranış Terapileri Derneği öncülüğünde yapılmıştır.
KAYNAK:
ANCETEM
Ankara Cinsel işlev & Evlilik Terapileri Merkezi
__________________


ÇİTOS isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
TV izle
Cevapla


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Öğrencilerin okul sıralarında oturuş şekilleri nasıl olmalıdır? ÇİTOS Çocuk Sağlığı ve Eğitimi 1 07-04-2008 03:59 AM
Cinsel sorunlara yaklaşım nasıl olmalıdır? ÇİTOS Cinsel Sağlık Bilgisi 0 29-02-2008 12:37 AM
Cinsel sorunlara ‘ev aaaai’ ÇİTOS Cinsel Sağlık Bilgisi 0 28-02-2008 07:22 PM
Cinsel sorunlara yaklaşım nasıl olmalıdır? Sadmin Hastalıklar ve Tedavileri 0 23-02-2008 10:01 PM
Cinsel sorunlara masaj ve dokunarak terapi ÇİTOS Cinsel Sağlık Bilgisi 0 22-02-2008 02:25 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:38 AM .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Kadın Üyelerimiz konular hakkındaki yorumlarını ve görüşlerini, üyelikleri tarafımızca onaylandıktan sonra yazabileceklerdir. Bu yazılardan telif hakkı sahibi olduğu yazı resim vb ürünlerin kullanılması durumunda doğabilecek her türlü hukuki sorumluluk ve cezai sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.Sözkonusu haksız kullanım nedeniyle MELEKLERMEKANI.COM'un hiçbir hukuki sorumluluğu BULUNMAMAKTA olup haksız kullanım nedeniyle Meleklermekanı.Com'un üçüncü kişilere ödemek zorunda kalabileceği her türlü tazminaz ve/veya idari/adli para cezaları Meleklermekani.Com kullanıcılarına rücu edilecektir. Site Yöneticilerimiz itina ile içerik kontrolleri yapmakta, emeğe hassasiyetle saygı göstererek telif haklı içeriklerin ve konuların açılmamasını sağlamakta isede, Meleklermekanı.Com' da yasalara aykırı unsurlar ve/veya telif haklı içerikler bulunduğunda İLETİŞİM'e, ADMİNLERE editor@meleklermekani.com mail adresine bildirilmesi durumunda, gereği ivedilik ile yapılacaktır.


Web Stats