Amerika TarihiDünya Tarihi kategorisi içerisinden Amerika Tarihi konusunu görüntülemektesiniz, …
| ||||
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |

1775'lerde iyice dallanıp budaklandı. 1776'ya gelindiğinde Thomas Jefferson'ın kaleminden çıkan Bağımsızlık Beyannamesi'nin ilanı ile 13 Koloni ve İngiltere arasında çıkan çatışma "Bağımsızlık Savaşı" haline gelmiştir.
yaşama hakkı
hürriyet hakkı ve saadetini temin etme gibi başkasına devredilemez hakları vardır. Devletler
bu hakları sağlamak için kurulmuştur ve yönetenler her türlü iktidarı yönetilenlerin rızasından alırlar. Eğer herhangi bir hükümet şekli
bu gayelere aykırı hareket ederse
bu hükümeti değiştirip
yerine bir yenisini getirmek milletin hakkıdır. Bu içeriğe sahip Bağımsızlık Beyannamesi
demokrasi ve siyaset bilimi açısından
ilk defa olarak insanların doğuştan sahip oldukları hak ve hürriyetleri ve demokrasinin temel ilkelerini belirlemesi nedeniyle çok önemlidir.
Sevil Berberi ve Figaro'nun Düğünü operalarının yazarı Beaumarchais'in ileri sürdüğü fikirler çevresinde Fransa askeri
siyasi ve ekonomik açılardan Amerikalılara yardım etmeye başladı. Fransa
bu şekilde İngiltere'den 7 Yıl Savaşları'nın hıncını çıkarmaya çalışıyordu.
1777'den beri yanındaki gönüllü gruplar ile Amerika'da İngilizlere karşı çarpışmakta ve oradaki bağımsızlığa gidişi adım adım gözlemektedir. Amerika'ya yaptığı yardımlar
Fransız bütçesini ve ekonomisini altüst etmişse de Amerika 1783 yılında bağımsızlığına kavuşacaktır.
Portekizliler
Fransızlar ve İngilizler
bu kıtada toprak sahibi oldular. İngilizler
Amerika'daki topraklarını genişlettikten sonra İngiltere başta olmak üzere çeşitli ülkelerden göçmenler yerleştirerek koloniler kurdu. 18. yüzyıl ortalarında
bu kolonilerin sayısı 13'e yükseldi. Koloniler
ABD'nin temelini oluşturmuştur.
İngiliz Kralı'nın tayin ettiği bir vali tarafından yönetiliyor ve bir de meclisleri bulunuyordu. Amerika'da yaşayan bu insanların İngiltere'nin özgür vatandaşlarından farkı yoktu. 1756-1763 yılları arasında İngiltere'nin Avusturya
Fransa ve Rusya ittifakıyla yaptığı savaşlar (Yedi Yıl Savaşları)
İngiltere'nin maliyesinin bozulmasına neden olmuştur.
bağımsızlıklarını ilan ettiler. Bu kongrede İnsan Hakları Bildirisi kabul edilerek onaylandı.
İspanya ve Hollanda'dan yardım alan koloniler
İngilizleri yendiler. İngilizler
barış istemek zorunda kaldı ve Versaille (Versay) Antlaşması imzalandı (1783).
13 sömürgenin bağımsızlığını tanıdılar.
siyasi ve dini kavgalar önemini kaybetmiştir.
emeği ve teknolojiyi bir araya getirirler. Buna karşın
anılan ögelerin düzenlenme ve kullanılma yöntemleri
aynı zamanda bir ulusun politik ideallerini ve kültürünü de yansıtır.
bu sistemde önemli ekonomik kararların çoğunluğu
büyük miktarda paraya ya da sermayeye sahip olan küçük bir grup tarafından alınır.
kapitalist ekonomilerin politik sisteme daha fazla güç tanıyan "sosyalist" düzenlerin karşıtı olduğunu ileri sürmekteydi. Marx ve yandaşlarının inancına göre
kapitalist ekonomilerde güç
zengin iş adamlarının elinde toplanmakta ve onlar da temelde kârlarını en yüksek düzeye çıkarmaya yönelmekte; buna karşın sosyalist ekonomilerde
olasılıkla daha kapsamlı hükümet kontrolü öne çıkarılmakta ve kârdan çok politik amaçlara önem verilmekte
sözgelimi toplumun kaynaklarının daha eşit bir biçimde dağıtılması hedef alınmaktadır.
bunlar günümüzde daha az geçerlidir. Eğer Marx'ın tanımladığı katışıksız kapitalizm var idiyse bile artık yok olmuştur; çünkü
güç birikimlerini sınırlamak ve kontrolsuz özel ticari çıkarların neden olduğu toplumsal sorunların çoğuna çözüm getirmek amacıyla ekonomilerine müdahalede bulunmuştur. Bu yüzden
özel teşebbüsün yanı sıra hükümetin de önemli bir rol oynadığı Amerikan ekonomisini "karma" bir sistem olarak tanımlamak daha doğru sayılabilir.
onun doğal kaynaklarıdır. Birleşik Devletler zengin maden kaynaklarına
verimli tarım arazisine ve ılımlı bir iklime sahiptir. Bunlara ek olarak
Atlas Okyanusu'nda
Büyük Okyanus'ta ve Meksika Körfezi'nde uzun kıyıları vardır. Anakaradan kıyılara uzun nehirler akmakta ve ABD-Kanada sınırında bulunan beş büyük göl de (Büyük Göller) ulaştırma için ek olanaklar sağlamaktadır. Anılan yaygın su yolları
hem yıllar boyunca ülke ekonomisinin büyümesine yardım etti hem de Amerika'daki 50 eyaleti tek bir ekonomik birim olarak birbirine bağladı.
bir ekonominin sağlamlığının belirlenmesinde yardımcı olur. Birleşik Devletler'in tarihi boyunca işgücü giderek büyüdü ve bu da neredeyse kesintisiz bir ekonomik büyümeyi besledi.
Avrupa'dan gelen göçmenlerle onların çocukları ve ataları Amerika'ya köle olarak getirilmiş bulunan Afrikalı-Amerikalılardı. 20. yüzyılın başlarında çok sayıda Asyalı
Birleşik Devletler'e göç etti ve sonraki yıllarda da Latin Amerikalı göçmenler gelmeye başladı. Birleşik Devletler'de işsizliğin yüksek olduğu bazı dönemler yaşandı ve bazen işgücünün yetersiz kaldığı günler geçtiyse de göçmenler
iş olanakların bol bulunduğu zamanlarda gelme eğilimi gösterdiler.
çok yoğun çalışmayı gerektiriyordu ve Protestan çalışma ahlâkı olarak bilinen nitelik de bu eğilimi güçlendirmişti.
Amerika'nın ekonomik başarısına ayrıca katkıda bulundu. İşgücünün hareketliliği de Amerikan ekonomisinin değişen koşullara uyum sağlama yeteneği açısından önemli oldu.
önemli sayıda işçi çok kez ülkenin iç kesimlerinde sürülmeyi bekleyen çiftliklerde çalışmaya gitti. Aynı şekilde 20. yüzyılın ilk yarısında
Kuzey'deki endüstrileşmiş kentler de Güney çiftliklerinde çalışan siyah Amerikalıları çekti.
önemli bir konu olmayı sürdürmektedir. Günümüzde Amerikalılar
"insan sermayesi"nin pek çok modern ileri teknoloji endüstrisinde başarı sağlamak için bir anahtar olduğunu düşünmektedir. Bunun sonucu olarak
hükümet ileri gelenleri ve iş çevresi yetkilileri
bilgisayar ve telekomünikasyon gibi yeni endüstrilerin gereksinim duyduğu türde kıvrak zekâyı ve uyum sağlamaya yatkın beceriyi işçilere kazandıracak öğretim ve eğitimin önemini vurgulamaktadır.
doğal kaynaklar ve emek ekonomik sistemin sadece bir kesimini oluşturmaktadır. Bu kaynaklar
elden geldiğince etkin bir biçimde düzenlenmeli ve yönlendirilmelidir. Amerikan ekonomisinde piyasadan gelen verilere göre çalışan yöneticiler
bu işlevi yerine getirirler.
tüm işin düzenli ve etkin bir biçimde yürümesini güvence altına alan yönetim kurulu başkanından başlayıp teşebbüsün çeşitli bölümlerinin eşgüdümünü sağlamakla yükümlü olan daha aşağı düzeydeki yönetim birimlerinden geçer ve fabrikadaki usta başına kadar akar. Çok sayıda iş
çeşitli bölümler ve işçiler arasında paylaştırılmıştır.
Amerika'daki bu uzmanlaşma ya da işbölümünün sistematik çözümlemelere dayanan "bilimsel yönetim"i yansıttığı söylenirdi. Teşebbüslerin pek çoğu
bu geleneksel yapı içinde çalışmakla birlikte bazıları da yönetim konusunda değişen görüşler benimsedi. Giderek yoğunlaşan küresel rekabetle karşılaşan Amerikan teşebbüsleri
özellikle
kalifiye işçi çalıştıran ve hızla gelişmek
değişmek ve hatta sipariş üzerine mal üretmek zorunda kalan ileri teknoloji endüstrilerinde daha esnek bir örgüt yapısı oluşturmaya çalışmaktadır.
her geçen gün daha yoğunlaşmaktadır. Bunun sonucu olarak da pek çok şirket
örgüt yapısını "yassıltmış"
yönetici sayısını azaltmış ve birkaç iş dalında birden çalışan ekiplere daha fazla yetki aktarmıştır. Doğal olarak
yöneticilerin ve ekiplerin bir şeyler üretebilmek için bir teşebbüs olarak örgütlenmeleri gereklidir.
yeni bir teşebbüse girişmek için gerekli parayı toplamak ya da mevcut bir teşebbüsü büyütmek konusunda etkili bir araç olduğu kanıtlanmıştır. Anonim şirket
hisse senedi sahibi diye bilinen bir grubun gönüllü olarak oluşturduğu
karmaşık kurallara ve geleneklere göre yönetilen bir ekonomik teşebbüstür.
bankalara
emekli sandıklarına
bireylere ve diğer yatırımcılara hisse senedi (varlıklarından pay) ya da bono (uzun vadeli borç) satarlar. Özellikle bankalar gibi bazı kurumlar da anonim şirketlere ve diğer teşebbüslere borç verirler. Federal hükümet ve eyalet hükümetleri bu finansman sisteminin güvenliğini ve güvenilirliğini garantilemek ve yatırımcıların sağlıklı karar verebilmelerine yönelik serbest bilgi akışını sağlamak amacıyla ayrıntılı kurallar ve düzenlemeler geliştirmişlerdir.
belirli bir yıl üretilen mal ve hizmet düzeyini belirler. Birleşik Devletler'de GNP düzenli bir biçimde artmış ve 1983'te 3
4 trilyon doların üstündeyken 1998'de yaklaşık 8
5 trilyon dolar olmuştur. Bu veriler
ekonominin sağlığını ölçmeye yararsa da
ulusun durumunu her açıdan ölçemez. Gayrı safi milli hasıla bir ekonominin ürettiği mal ve hizmetlerin piyasa değerini gösterir; fakat
bir ulusun yaşam niteliğini ortaya koyamaz. Sözgelimi
bireysel mutluluk ve güvenlik
temiz bir çevre ve sağlık gibi bazı önemli değişkenler
tümüyle bu göstergenin dışında kalır.
16. yüzyıldan sonra Alman para birimi olarak kullanılan "Thaler" in değişmiş bir şeklidir. Amerika'nın keşfinden sonra İspanya Kralları tarafından yaratılan gümüş parayı ifade eden "Dolera" dan gelmektedir.
22 Haziran 1776'dan beri Amerika Birleşik Devletleri'nin para birimidir. ABD bağımsızlığına kavuşunca dolar
gümüş para olarak basılmaya başlandı ve 1786'da ağırlığı 24
3 gram olarak belirlendi.
24
06 gram saf gümüş ve 603
8 miligram saf altına eşit sayıldı. ABD Doları 100 cent'e ayrılmaktadır. Amerikan Doları’ndan türeyen Kanada Doları da aynı şekilde 100 cent'e bölünmüştür.
dolara bütün uluslararası işlemleri düzenlemek gibi çok önemli bir işlev tanıyarak
bu para birimini "anahtar para" durumuna getirdi. Ancak 1971'de ABD
sahip olduğu altın rezervleri ile yaratılmış olan dolar hacmi arasındaki açığın büyük boyutlara erişmesi karşısında
doların altına konvertibilitesini kaldırdı.
tüm uluslarda savaşa karşı bıkkınlık ve barış özlemleri açıkça görülüyordu. Milyonlarca insan ölmüş
açlık ve sefalet tüm Avrupa'yı etkilemişti.
barışın esaslarını saptayan "14 Nokta" sını açıkladı.
barışın ve ondan sonra dünya da demokrasinin ve küçük milletlerin bağımsızlığının esaslarını saptamaya çalışıyordu. Başkan Wilson'un bu çabalarından haberi olan Fransa Başbakanı ve Dışişleri Bakanı
27 Aralık 1917'de Fransa'nın savaş amaçlarını açıklarken
köle hayatı yaşayan Doğu Halklarına kendi kaderlerini kararlaştırmak hakkını verecek "uluslar prensip" için savaştıklarını belirtiyorlardı.
Türk Halkı'na dayanan bir Osmanlı İmparatorluğu'nun varlığına karşı olmadıklarını belirtti. Böylece hem Wilson tatmin edildi hem de İttifak Devletleri savaşmaktan kurtulacaklardı.
11 Şubat'da Wilson'un bir konuşmasında
devletlerin yeni topraklar kazanamayacakları
savaş ve barışta denizlerde mutlak serbesti bulunanak.
yalnızca iç güvenlikleri seviyesine indirilmesi için karşılıklı garanti verilecek.
bu bölgeler halkının çıkarların gözönünde tutularak sonuca bağlanması sağlanacak.
boşaltılıp yeniden kurulacak.
Almanya'nın 1871 yılında
yani bu toprakların tekrar Fransa'ya geri verilmesi ve barışın garanti altına alınması sağlanacak.
Sırbistan
Karadağ Topraklarının boşaltılması- Sırbistan'a denizden serbest bir kapı verilmesi
Balkan Devletleri'nin ilişkilerinin ulusallık bakımından
Balkan Devletleri'nin siyasal ve ekonomik bağımsızlıkları ve sınırlarının dokunulmazlığı için uluslararası garantiler verilmesi sağlanacak.
Türkler'in oturdukları bölgelerin bağımsızlığının sağlanması; Türk egemenliği altında bulunan diğer uluslara da özerk bir gelişme için tam ve engelsiz bir fırsatın sağlanması; Boğazlar'ın uluslararası garanti altında bütün devletlerin ticaret gemilerine açılması sağlanacak. Fransa'dan Hindistan sömürgesini kapmış olsa da bu savaş esnasında oldukça çok para harcamış ve bu açığı gidermek için Amerika'daki kolonilerine ağır vergiler dayatmıştır. Amerika'daki kolonilerin tepkisiyle karşılaştı. 1774'te toplanan 1. Filedelfiya Kongresi'nde İngiltere ile savaşa karar verildi. 2. Filedelfiya Kongresi'nde (1776) 13 sömürge Birleşik Devletler'de ve pek çok diğer ülkede hükümetler boyutları çok ufak olan bu paralar fazla yaygınlaşmadı. 1933-34 yıllarında bütün altın paralar devlete devredilerek altın külçe sistemine geçildi. Bu sistemle altın-dolar paritesi 1 ons altın (yaklaşık 31 g) = 35$ olarak saptandı ve dolanıma sürülecek dolarlar için %25 altın karşılık bulundurma zorunluluğu getirildi. ABD içinde dolarların altına çevrilmesi de yasaklandı ve altın rezervlerinin yalnız dış taleplerin karşılanmasında kullanılması öngörüldü. savaş uzadıkça İtilaf Devletleri'nin kazanacağı görülüyordu. 1917 yılında Almanya ve Avusturya'nın barış girişimleri ile İtilaf Devletleri'nin barış koşullarını ağırlaştırmak istemeleri yüzünden başarılamamıştı. İşte bu ortam içerisinde Başkan Wilson Fransa'nın istila amacı gütmedigini Türklerin başkentinde kökleri savaş tazminatı alınamayacağını açıklanmasıyla özet olarak şu esasları belirliyordu: tarihsel esaslara göre dostça düzenlenmesi
siyasal bağımsızlıklarının ve toprak bütünlüklerinin karşılıklı güvenliğinin garanti altına alınması amacı ile bir millet teşkilatı kurulacak.
açıklamanın yeterli olamayacağını belirtmek gerekir. Rusya'nın
Almanya ile ayrı bir barış yapma hazırlıkları içinde olduğunu gören Wilson
Rusya'nın bu isteğinden vazgeçeceğini umuyordu. Çünkü Rusya'nın savaştan ayrılması
Almanya'nın Doğu Cephesi'ni boşaltacak ve buradaki kuvvetlerini aktararak ve İtilaf Devletleri'nin işini zorlaştıracaktı.
ulusların demokrasilere özgü olarak kendi kaderlerini ve bağımsızlıklarını sağlamaları garantisi için Milletler Cemiyeti kurulmasını getiriyordu.
20. yüzyılda
emperyalist bir aşamaya erişmiş ve deniz aşırı ticaret yapmak için olanakların kısıtlanmış olduğunu görmüştü. Çünkü dünyanın 2/3'ü İngiliz
Fransız ve diğer devletlerin sömürgesi halinde idi. Sömürgelerde ticaret yapma olanakları kısıtlıydı. Eğer sömürgecilik yıkılırsa
bunun yıkılışını sağlayan ABD
bu sayede dünya ticaretine kolaylıkla ağırlığını koyabilecekti.
özellikle İttifak blokunda görüldü. "Wilson Bildirisi" esaslarına dayanarak barış yapılacağına göre
Türk Kamuoyu'nda olduğu kadar Ermeni
Rum ve Araplar üzerinde de etki yaptı. İtilaf Devletleri'nin verdikleri söze ve Wilson Prensipleri'ne göre kendilerine bağımsız devlet kurma hakkı tanıyacaklarına inanıyorlardı. Gerçekte İngiltere ve Fransa bu programı benimsememişlerdi. Fakat Başkan Wilson'a karşı sayılacak açıklamalardan da kaçındılar.
yenilgiyle çıktıktan sonra savaşın nimetlerinden de yararlanmayı düşünüyorlardı. Almanya ve Avusturya Kamuoylarında ise bu 14 nokta
"adalete uygun sürekli bir barışın" sembolü olarak karşılandı. uygulamasını da Türkiye göstermiştir. Bildirinin etkisi yenilenler fazla birşey kaybetmiyeceklerdi. Bu sebeple yıpranmış olan Avrupa Kamuoyu'nda barış eğilimleri görülmeye başladı. | Bookmarks |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Güney Amerika oyunu | RüYaM | Zeka Oyunları | 0 | 14-06-2008 06:18 PM |
| Rafet El Roman - Amerika | *MaWi | P-R Harfli Şarkılar | 0 | 26-03-2008 10:24 PM |
| Amerika | RüYaM | A-B | 0 | 17-03-2008 10:02 PM |
| Amerika Savaşı Kaybetseydi | suskun_gız | Komik Resimler | 0 | 02-01-2008 01:47 PM |
| Vikingler ve amerika... | *MaWi | Dünya Tarihi | 0 | 19-08-2007 10:20 PM |
| Seçenekler | |
| Stil | |