TV izle
Geri git   Meleklermekanı.Com l ANA SAYFA > Kadın Gözüyle Hayat > Kadın ve Cinsellik
Google
 
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Forumları Okundu Kabul Et Gizlilik Politikası Kurallar

Add to Google
Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 25-07-2008, 02:45 PM   #1 (permalink)
Moderatör
 
esena - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Bulunduğu yer: TRABZON
Yaş: 19
Mesajlar: 5.138
Ettiği Teşekkür: 362
862 Mesajına 1.076 Kere Teşekkür Edildi
Tecrübe Puanı: 108 esena has a reputation beyond reputeesena has a reputation beyond reputeesena has a reputation beyond reputeesena has a reputation beyond reputeesena has a reputation beyond reputeesena has a reputation beyond reputeesena has a reputation beyond reputeesena has a reputation beyond reputeesena has a reputation beyond reputeesena has a reputation beyond reputeesena has a reputation beyond reputeesena has a reputation beyond reputeesena has a reputation beyond reputeesena has a reputation beyond reputeesena has a reputation beyond repute
Standart kent yaşamında cinsellik


Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD) Başkanı Doç. Dr. Cem İncesu, çalışma hayatı, yoğun trafik, stres gibi koşulların cinsel hayat üzerinde olumsuz yansımaları olduğunu ifade etti. CETAD Başkanı Doç. Dr. Cem İncesu, “kentlerde yaşayan insanların sürekli biçimde zamansızlık sorunu yaşamalarının, çiftlerin sekse ayırdıkları zamanı azalttığını ve ayrılan zamanın kalitesini düşürdüğünü” belirtti. Yoğun çalışma temposu, sürekli bir yerlere ya da bir şeylere yetişme telaşı ve koşturma içerisinde geçen bir yaşam temposunun
vücudunda stres hormonlarını yükselttiğini, yükselen stres hormonlarının ise başta cinsel istek ve ereksiyon olmak üzere çeşitli cinsel işlevleri olumsuz yönde etkilediğini anlatan Doç. Dr. Cem İncesu, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kentlerde yaşayan insanların sürekli biçimde zamansızlık sorunu yaşamaları çiftlerin sekse ayırdıkları zamanı azaltmakta, ayrıca ayrılan zamanın kalitesini düşürmektedir. Bu gelişmelerin doğal sonucu, aralara ve boş zamanlara sıkıştırılmaya çalışılan, özellikle gece geç saatlerde ve yorgun biçimde yaşanan, ‘görev icabı’ başlatılan, ‘isteksizce’ sürdürülen, ‘yeterince haz almadan ya da doyuma ulaşamadan’ tamamlanan ya da hafta sonu tatiller gibi belirli zaman dilimlerine ertelenen bir cinsellik kültürü ve yaşam biçimi toplumda yerleşmeye başlamıştır.”

Bu sürecin kadınlar açısından değerlendirdiğinde tablonun biraz daha karardığını vurgulayan İncesu, çalışan, eşiyle aynı güçlükler, koşuşturmalar, kariyer planları gibi stres faktörleriyle karşı karşıya olan kadınların ev ve çocuk bakımı gibi yükleri de üstlenmeleri sonucu kendi özel yaşamlarına, kişisel gelişimlerine ve cinselliklerine enerji ve zamanları kalmadığını kaydetti. Doç. Dr. İncesu, bu durumun kadınlarda zaten var olan cinsel isteksizlik ve motivasyonsuzluğu daha da arttırdığını bildirdi.KADINCA.NET

En Sık Yaşanan Cinsel Sorunlar

Cem İncesu, Türkiye’de kadınların en sık yaşadığı cinsel sorunun cinsel isteksizlik ve cinsellikten yeterince haz alamamak olduğunu dile getirerek, bunun da en temel nedeninin cinsellik konusunda toplumun muhafazakarlığı ve kadın-erkek arasındaki ayrımcılıktan kaynaklandığını söyledi.KADINCA.NET

Kadınların, doğdukları andan evlendiği güne kadar cinsellik alanında sürekli yasaklar, kısıtlamalar, suçluluk ve günahkarlık duyguları ile büyütüldüklerini söyleyen İncesu, cinselliğin kötü, acı ya da utanç verici, kadınlar için gereksiz ve ayıp bir kavram olarak benimsetildiğini ifade etti. Doç. Dr. İncesu, şunları anlattı: “Sonra bir gün birileri ‘artık evlendin, bugünden itibaren cinsellik eşinle serbest, hatta cinsellik senin evli bir kadın olarak görevin’ der ama ne yazık ki cinsellik öyle hesap kitaplara, mantıksal önermelere, toplumsal kurallara sığabilecek uyabilecek bir olgu değildir. CETAD’ın 2006 yılında ülke çapında yaptığı bir araştırma, kadınlarımızın evlendikleri ilk günden başlayarak büyük sorunlar yaşadıklarını göstermektedir. Her 100 kadından 54’ü ilk denemelerinden başlayarak şiddetli ağrı, kasılma ya da korku, kaçınma gibi nedenlerle cinsel birleşme kurmakta bile büyük güçlükler yaşamaktadır. Her 10 kadından yaklaşık 1’inde bu zamanla da düzelmemekte ve vajinismus olarak bilinen bir cinsel işlev bozukluğu olarak sürmektedir.”KADINCA.NET

Vajinismusun cinsel birleşme kuramama, cinselliğin düzenli yaşanamaması, çocuk sahibi olamama ve boşanma gibi dramatik sonuçları olan bir sorun olduğuna işaret eden İncesu, bunun Batı ülkelerinde ender görülmesine rağmen Türkiye’de cinsel tedavi merkezlerine gelen kadınların en sık başvuru nedeni olduğunu belirtti.KADINCA.NET

Doç. Dr. İncesu, erkeklerin en sık yaşadığı cinsel sorunların ise erken boşalma ve sertleşme bozuklukları olduğunu dile getirerek, 40’lı yaşlardan sonra ve hipertansiyon, damar hastalıkları ve şeker hastalığı gibi hastalıkların ortaya çıkmasıyla sertleşme bozukluklarının oranlarının çok yükseldiğini söyledi.KADINCA.NET

İncesu, herhangi bir hastalığı olmayan 40 yaşın altındaki genç popülasyonda ise sertleşme sorunlarının oranının yüzde 10-20’lerde olduğunu ve gençlerde ortaya çıkan bu sorunun psikojenik etkenler ile ilişkili sorunlardan kaynaklandığını anlattı.KADINCA.NET

Tedaviyi Reddeden Erkekler

Çiftlerin cinselliklerini ve bu alanda yaşadığı ortak sorunlarını konuşmada güçlükler yaşadıklarını vurgulayan İncesu, başvuran çiftlerle yaptıkları görüşmelerde cinsel sorunlarını uzun süre birbirlerine hiç açmadıklarını, konuşmadıklarını, bazen uzun yıllar her iki tarafın da sorunun kendisinden kaynaklandığını düşünerek karşı tarafın konuyu açmasını beklediğinin anlaşıldığını kaydetti.

İncesu, erkeklerin de cinsel açıdan özgür ya da açık olmadıklarını, en özgüvenli görünenlerin bile cinsel konularda genellikle çekingen, utangaç ve kırılgan olduklarını ifade ederek, “Cinsel bir sorun yaşandığında erkeklerin ilk tepkileri inkardır. Uzun süre sorunları olduğunu kabul etmez, konu eşi tarafından açıldığında sıklıkla tepkiyle karşılar, tedaviye başvurmayı, yardım istemeyi, çözüm arayışına girmeyi şiddetle reddeder” diye konuştu. KADINCA.NET

Cinsel fonksiyon bozuklukları yaşayan erkeklerin büyük bölümünün sorunlarını adeta bir kader olarak algılamayı tercih ettiklerine dikkat çeken İncesu, “Tedaviye başvuru oranı bu alanda sorun yaşayan erkeklerin yüzde 10’unun da altında olduğunu söyleyebiliriz” dedi. Doç. Dr. İncesu, şu bilgileri verdi:KADINCA.NET

“Cinsel sorunlara etkin çözümler, günümüz dünyasında mümkündür. Cinsel sorunların tam olarak çözülme oranları yüz güldürücüdür. Cinsel tedavi merkezlerine başvuran ve cinsel terapi, tedavi süreçlerine giren kadın ve erkeklerin cinsel sorunlarının çözüm oranları yüzde 70’den aşağı değildir. Vajinusmus tedavisinde yüzde 95 başarı vardır. Kadın cinsel işlev bozukluklarında henüz rutin bir ilaç tedavisi bulunmamakla birlikte, erkeklerde durum farklıdır. Son 10 yıldır ereksiyon sorunlarının çözümünde gündeme gelen ilaç tedavileri gerçekten bir çığır açmıştır. Bugün artık bu sorun erkeklerin korkulu rüyası olmaktan çıkmıştır. Özellikle cinsel terapi uygulamaları ile birlikte yürütülen ilaç tedavisinde ereksiyon sorunlarında tedavi başarı oranları daha da yükselmektedir.”
__________________
esena isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Spurl this Post!Reddit! Wong this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsored Links
TV izle
Cevapla


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Cinsellik, Temel Bir "İçgüdü" Cinsellik nedir esena Kadın ve Cinsellik 0 10-07-2008 01:54 PM
Kayısı Kent PaSikA otobüs firmaları 0 03-06-2008 06:02 PM
Kent Turizm PaSikA otobüs firmaları 0 03-06-2008 05:20 PM
Kent Sosyolojisi raila_55 Sosyoloji bilimi 0 22-05-2008 11:34 PM
Çalışma Yaşamında Haklarımız EDiTör_Admin İş ve Kariyer 0 15-08-2007 08:10 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:22 AM .


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0

Kadın Üyelerimiz konular hakkındaki yorumlarını ve görüşlerini, üyelikleri tarafımızca onaylandıktan sonra yazabileceklerdir. Bu yazılardan telif hakkı sahibi olduğu yazı resim vb ürünlerin kullanılması durumunda doğabilecek her türlü hukuki sorumluluk ve cezai sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.Sözkonusu haksız kullanım nedeniyle MELEKLERMEKANI.COM'un hiçbir hukuki sorumluluğu BULUNMAMAKTA olup haksız kullanım nedeniyle Meleklermekanı.Com'un üçüncü kişilere ödemek zorunda kalabileceği her türlü tazminaz ve/veya idari/adli para cezaları Meleklermekani.Com kullanıcılarına rücu edilecektir. Site Yöneticilerimiz itina ile içerik kontrolleri yapmakta, emeğe hassasiyetle saygı göstererek telif haklı içeriklerin ve konuların açılmamasını sağlamakta isede, Meleklermekanı.Com' da yasalara aykırı unsurlar ve/veya telif haklı içerikler bulunduğunda İLETİŞİM'e, ADMİNLERE editor@meleklermekani.com mail adresine bildirilmesi durumunda, gereği ivedilik ile yapılacaktır.


Web Stats