Protez kapaklar piyasada çeşitli firmalar tarafından değişen fiyat ve kalitede üretilmektedir. Hastalıklı mitral kapağın yerine takılacak protez kapaklar, çift yapraklı, tek yapraklı ve toplu kafesli metal kapaklar ile, başka canlıdan ( insan,sığır,domuz) alınan üç yapraklı işlem görmüş doku kapakları şeklindedir.
İdeal bir kapakta aranan özellikler;
- Uzun süreli sağlam ve fonksiyonel olmalı,
- Vücut içerisinde pıhtı oluşumuna sebep olmamalı,
- Kolay takılabilir olmalı,
- Kapak kenarlarından kaçağa neden olmamalı,
- Enfeksiyona dirençli olmalı,
Tüm bu özelliklere sahip mükemmel bir protez kapak olmadığından, mevcut kapaklar uygun hastalara takılmaktadır.
Takılacak kapağın seçimi. cerrahın kendi tercihi ( genelde çift yapraklı metal protez ) ile birlikte, hastanın yaşı, kapağın işleme tarzı, açılma derecesi, elde edilebilirliği, maliyeti ve teknik servis desteğine göre yapılır.
Yaşa göre kapak tercihi önemli bir kriter olup, hastanın düşkün ve bakıma muhtaç hali doku protezi tipinde kapakların takılmasını gerektirir.
Yaşı 18 den küçük hastalar gelişme döneminde olduklarından balonla genişletme yada onarım cerrahisi önerilmektedir.
18-75 yaş arası hastalarda sırasıyla; metal kapak, onarım cerrahisi ve balonla genişletme uygulanabilir. Çocuk sahibi olmamış genç anne adaylarına, kanı sulandırıcı ilaç kullanımı gerektirmediğinden domuz kapağı yada sığır kalp zarından yapılan işlem görmüş doku kapakları tercih edilmelidir. Bu yaş grubunda yaşam beklentisi süresi çok olduğundan, uzun süreli dayanıklılığa sahip çift yapraklı metal protez kapak ilk olarak tercih edilmelidir.
65-75 yaş üstü hastalara ise yaşam beklentisi kısa olduğundan dolayı kan sulandırıcı ilaç kullanımı gerektirmeyen ve 10-15 yıl süre ile dayanıklılığa sahip domuz kapağı yada sığır kalp zarından yapılan işlem görmüş doku protez kapakları tercih edilir.
Metal kapaklar
Metal kapaklar dayanıklılığı ve iyi performansları nedeniyle en sık tercih edilen kapaklardır. 65 yaşından küçük erişkin hastalarda mitral kapak hastalığı için çift yapraklı metal kapak tercih edilir. Vücut içinde pıhtı oluşturabilmesinden dolayı, hastaların ömür boyu kanı sulandırıcı ilaç ( coumadin ) kullanması gerekir. Pıhtı oluşturma riski kapak takıldıktan sonraki ilk aylarda yüksektir. Kan sulandırıcı tedaviye rağmen yıllık pıhtı oluşturma riski % 1-2 dir. Kronik ritim bozukluğu, kalp içinde ve geçirilmiş vücut içerisinde pıhtı oluşumu hikayesi olan hastalarda, kanı sulandırıcı ilaç tedavisi kullanmak gerektiğinden tercih mekanik kapak şeklinde olmalıdır. Doğurganlık dönemindeki kadınlar, aktif mide ülseri hikayesi , 70 yaş üzeri ve düzenli kan sulandırıcı ilacı kullanamayacak durumdaki psikiyatrik bozukluğu olan hastalarda ise metal kapaklar tercih edilmez .
Doku kapakları
Doku kapağı takılacak hastalarda amaç, kanı sulandırıcı ilaçtan kaçınmak olduğundan, kalbin kulakçığından kaynaklanan ritim bozukluğu yada uzun süreli kan sulandırıcı ilaç kullanımı gerektiren ek hastalığı olmaması gerekir . Bu tür rahatsızlığı olan hastalarda metal kapak tercih edilmelidir. Bu kapakların en önemli dezavantajı zamanla ortaya çıkan kapaktaki yapısal bozukluktan dolayı yeniden ameliyat gerektirmesidir. Kan sulandırıcı ilaç sadece ilk 3 ayda önerilir. Yaşlı hastalarda tercih edilmesinin başlıca nedeni, hastadan beklenen yaşam süresinin, takılacak doku kapağının özelliğini yitirme süresinden daha kısa olmasıdır. 45 yaş altındaki hastalarda çabuk yıpranma etkilerinden dolayı nadiren kullanılır. Ancak kan sulandırıcı ilacı kullanamama ve periyodik kontrolleri aksatacak düzeyde sosyo-kültürel seviyesi düşük hastalara yaş sınırı gözetmeden doku kapağı takılmalıdır. Ayrıca çocuk sahibi olmak isteyen genç bayan hastalara gebelik boyunca kanı sulandırıcı ilaç kullanımı gerektirmemesinden dolayı doku kapağı tercih edilir. Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda doku kapakları kısa sürede kireçlenme yapar ve özelliğini kaybeder