gebe
  1. ömür_

    ömür_ Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    24 Ekim 2008
    Mesajlar:
    39
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    ....

    Konu, 'Burası benim köşem...' kısmında ömür_ tarafından paylaşıldı.

    :haha::haha:
     
  2. ömür_

    ömür_ Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    24 Ekim 2008
    Mesajlar:
    39
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: bende köşe actım
    [​IMG]
     
  3. ömür_

    ömür_ Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    24 Ekim 2008
    Mesajlar:
    39
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: bende köşe actım

    Andolsun bütün örtülülere, andolsun bütün örtünenlere ki,
    Kar altında terleyerek uyanmaktadır aşk.

    Yanmış iki cesedin kına gibi külleri arasından
    fışkırıp günlerce dirilip yeniden yanmaktır aşk.

    Cümle agaç kapıları, cümle demir kapıları aşıp,
    Bir gönül kapısına dayanmaktır aşk.

    Sevgilinin otagını gökkuşagına boyayıp gece gündüz,
    Hüznün safran sarısıyla boyanmaktır aşk.

    İsmaili bir gönülle teslim olmaktır bıcagına,
    Birini kandırmak degil, bilerek kanmaktır aşk.

    Diline arılar konar, koynunda karıncalar gezer,
    Sevgilinin ölçegiyle her zaman sınanmaktır aşk.

    İsrafil'in sur'unu ruhunda duymaktır aşk,
    Suyu suyla yumak gibi aşka inanmaktır aşk.
     
  4. ömür_

    ömür_ Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    24 Ekim 2008
    Mesajlar:
    39
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: bende köşe actım

    [​IMG]
     
  5. ömür_

    ömür_ Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    24 Ekim 2008
    Mesajlar:
    39
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: bende köşe actım
    Ve Aşk düşer...
    Can gibi, cam gibi kalbime
    Parçalar içimi...
    Ve Aşk biter...
    Hayat gibi, gider ölüm olur,
    Sonsuzluğa yürür...
    Ve Aşk...
    Sözcüklerde kalır, yarım bir masaldır...
    Ağlatır ah anlatır...
    Aşk! delidir, biraz hoyrat, biraz asi...
    Ve Aşk...
    Biraz hüzündür, biraz siyah biraz mavi...
    Aşk bazen kör bir kuyudur
    Bazen zindan...
    Dağ gibi gerilir önüne kimi zaman...
    Ah Aşk biraz çöldür leyla kokan...
    Gecedir biraz, bilmecedir...
    Ve Aşk biraz ben biraz sendir
    Ve Aşk aslında biziz, aşkın suretiyiz...
    AŞK gerçekte O'dur
    Çünkü AŞK onundur, AŞIK onundur...
     
  6. ömür_

    ömür_ Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    24 Ekim 2008
    Mesajlar:
    39
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: bende köşe actım

    ve kaleme sükut düşer gülüm

    sensizliğin mürekkebinde

    ve kalemde hükümde biter

    sessizliğin deminde....

    katmer olmuş yüreğin

    umut ettiğin gözlerinden engin

    bitmedi gitti vuslat derdi

    güll kokardı gam dolu yüreğin...

    sükut kaleme kelepçe

    yüreği viran bahçe

    sanki halepçe

    sözleri derman bu derde

    gözleri karanlığa atılan pençe...

    kolay mıydı dönmek kendine

    oksijen yakan oldu sen gidende

    gel ey vefalım atan son ritm bu tende



    [​IMG]
     
  7. ömür_

    ömür_ Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    24 Ekim 2008
    Mesajlar:
    39
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: bende köşe actım
    Aşk.
    Namlusu kalbime doğrulmuş.
    Tetikte bekler.
    ***
    Barut değil, gül kokusudur sızan.
    ***
    Ya Rabbim!.
    Senin sevdiğindir sevgilim.
    Düşmanın; düşmanım!
    Bu, benim inancım.
    Ve aşkım.
    ***
    "Yaratılanı sevmek; Yaratandan ötürü."
    Sevebilmek.
    Sevgiyi Yaratandan ötürü.
    ***
    Derviş; aşk adamı.
    Dergah; aşkhane.
    İbadet; sevgiliye muhabbet.
    ***
    Su nasıl kaynar gönül ateşiyle?.
    Çiçeklerin zikri nasıldır ve kimler duyar?
    Ve Ferhat'ın dağları erittiği ateş, Şirin'in aşkından ibaret midir?
    ***
    Sorma bana "Hangi aşk?" diye.
    Ve aşktan korkma!
    ***
    Bir göz açıp kapayıncaya kadarsa ömür.
    Aşk sonsuz olmalı.
    "Aşk nasıl sonsuz olur?"
    Bunu sormalı.
    ***
    Aşk.
    Namlusu kalbime doğrulmuş.
    Tetikte bekler.
    Barut değil, gül kokusudur sızan.
    Gül kokusu;
    Bulur doğruyu.
    ***
    Namlu kalbime dayanmış.
    Sorma bana "Hangi aşk?" diye.
    Ve tetik;
    Titrer durur "Allah" diye. ..

    [​IMG]
     
  8. ömür_

    ömür_ Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    24 Ekim 2008
    Mesajlar:
    39
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: bende köşe actım

    Vuslatına bİr adım kala yüreğimden süzüldü kanlı yaşım.
    Gözlerimi çevirdim hasretle Sen'den yana,
    Çatmayasın Sevgili bana O mübarek kaşın.
    Nefesin yârenlik etsin ecelimin rüzgârına,
    Sahte sevdalara aldanıp aşkından adım adım kaçmışım.
    Nefsimin zehri işlemiş zalimin hançeriyle dökülesi kanıma,
    Ne denli hadsizmişim ben Yâr aşkını o karolası şeytana satmışım.
    Zulümlerin en haini yakışır şimdi cananı Sen olmayan canıma,
    Aciz aklımın oyununa kanıp aşkı başka gönüllerde sanmışım.
    Ayaklarına kapanıp ağlasamda aklanmaz alnımdaki kara, kirli gözyaşlrımla
    Ben herşeyden vazgeçip Yâr aşkıyla dolup dolup taşmışım.
    Kabul buyur Cananım yüz vursun mücrim aşık kapına , ,,,
     
  9. ömür_

    ömür_ Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    24 Ekim 2008
    Mesajlar:
    39
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: bende köşe actım

    [​IMG]
     
  10. ömür_

    ömür_ Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    24 Ekim 2008
    Mesajlar:
    39
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: bende köşe actım

    Dudak payı sevdalardan sustum Rabbim!

    Gecenin yalaz buudunda hicretler istedim, beni bana getirecek hicretler!... Oysa sürgün nisyanına tutuldum havf makamında. Çiğit gölgelerde korkuttum güvercinleri. Gececil öfkemle düştüm delişmen kaygıların sadağına.

    Recaya bir bahar!...

    -zemheri bahar!-

    Nefti şırınga edilirken söze, gurbet düşlerimi çalan belgisiz tacirlerdi. Kar/a idi bakışları sözleri gibi. Değdi sol gözümün solundaki lekeye.

    Kerbela düşmüştü bir kez hicrana.

    Rabbim! Şehit hançeresinden geçtim kendime…

    Kendim!

    Keseye uygun ahitler bozdun.

    Kırbaçladın hâki urbasını sözlerin.

    Nazar kıldın tekil bakışlarına fecrin.

    Rüzgarın şükrüne şahit tutuldun.

    Ve şahit tuttun kalemi kendine.

    Kendim!

    /Kalbimde üç çağ öncesi…

    Bir durak elif! /

    Gitmeliyim kendime!

    Rabbim!

    Kendimde değilsem nerdeyim?

    Sevdiğim!

    Sende değilsem nerdeyim ben?

    Sen değilsem kimim ben!

    .

    ..



    Kalbimin en bahar olan yerinden tut beni!

    Bir nokta olayım ‘be’ye.

    Ateşe verdim kalpten ötesini…


    Emine ŞİMŞEK




    [​IMG]
     
  11. ömür_

    ömür_ Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    24 Ekim 2008
    Mesajlar:
    39
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: bende köşe actım

    Ah yar!
    Ah! yoluna ,can diye diye benden geçtiğim,
    Ah suskuların şahı,
    Bir çözebilsem boynuma doladığın sessizliğin düğümünü
    Bir yudum harf düşse,hisseme alfabenden
    Yalın ayak çıktığım yokuşlarında düşmeden bir yürüyebilsem.

    Sen yine sükutu giyin yar!
    Dilersen hiç konuşma.
    Ben kelamlarımı çürüttüm yolunda.
    Çarpsada bir tokat gibi yüzüme, her harfi yoluna heceledim.
    Ve bilesin üstüne aşkı giydirdiğim,
    Söz verdim ben bu yüreğe,
    Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim...
     
  12. ömür_

    ömür_ Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    24 Ekim 2008
    Mesajlar:
    39
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: bende köşe actım

    [​IMG]
     
  13. ömür_

    ömür_ Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    24 Ekim 2008
    Mesajlar:
    39
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: bende köşe actım

    Yağmurlar da yaşlanır Züleyha
    ortasından ansızın bir şimşek geçer gecenin
    dilinde bin Leyla ölür de
    yüreğinde bir Leyla dirilir insanın

    Sonra alnında bir şafak atar
    eskizleri dağ yankıları izler
    yani bir yıldırım düşünce koynuna
    birden bire Aktütün’de
    aklında hep yağmurlar vardır insanın

    İşte o zaman Züleyha
    hep yağmurlar yağar sulu sulu
    bazen de ince bir sızı gibi düşer damlalar
    son sayfasına er günlüğünün


    Yağmurlar da eskir Züleyha
    kanat vurup kalkar gibi denizden
    acı bir çığlıkla öksüz martılar
    işte o gün!
    bir afettir gözleri ayrılığın

    Çok uzak değil
    memlekete bir nefes kala da vurulur insan
    çocuğundan, anasından
    ve bir arkadaşın son şakasından
    son tebessüm kalır
    yanağına beyaz bir kelebek konmuş gibi
    insanın
    sil gözlerini sen
    hicret, kan, sevda ve hasret birikir kucağında
    ölümün
    ve başlar acının böğrüne yürüyüş
    ince ince yağınca
    eskimiş yağmurlar eşliğinde

    sen ağlama Züleyha
    Ferman Karaçam
     
  14. ömür_

    ömür_ Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    24 Ekim 2008
    Mesajlar:
    39
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: bende köşe actım

    [​IMG]




    Ölümcül bir sevdanın yüreği yakması gibi

    Yakıyor uzaklığın içimdeki ateşi…

    Yusuf’un Züleyha’dan kaçışı gibi

    Zindansı bir edeple gizle gelişini.

    Yıkılsın mısırın sarayları,gönlüm gibi

    Mahşer olsun yüzüm Gel yeter ki…

    Yusuf’san önce sevmekle başlayacaksın çileye…
    Öyle bir seveceksin ki; şüphe olmayacak içinde.
    Öyle saf, öyle temiz olacak işte.
    En yakınların kesecek başını…
    En yakınların itecek seni karanlıklara…
    En yakınların yakacak her zerreni.
    Ve sen güzel görecek, güzel bakacaksın her şeye…

    Dedim ya; Yusuf olmak zor çok zor
    Bu dünya perdesinde Yusuf olmayı seçtiysen, önce dar kapılardan geçeceksin…
    Dört duvara dokunacaksın, her köşe başında bir kuyu olacak sen girecek - sen çıkacaksın.
    Her çıkış bir başlangıç, her düşüş bir devrin bitişi olacak.
    Ve O’ndan başka kimseyi imdada çağırmayacaksın.
    Zindanların yakın edecek bütün yaratılmışı...
    Dağlar yoldaşın, taşlar arkadaşın, kuyular sırdaşın olacak.
    Önce sıla yakacak içini…
    Sonra adı hasret olan tüm özlemler gelecek peşinden…
    Sabırla başlayacak dünya sürgünün.
    Yusuf olmak zor çok zor…“Nurunda hoş, narında” diyeceksin.
    Tüm ateşleri gül diye tutacaksın.
    Kor önce avucunu, sonra yüreğini yakacak, susacak susacaksın
    “ Ah” demeyi bile çok göreceksin diline.
    şikâyet kapılara gelip gelip gidecek eski yerine..
    Sevmenin ne zor olduğunu elbet anlayacaksın.
    Yusuf olmak zor çok zor…
    Köle olup önce pazarlarda satılacaksın…
    Saraylara ayağında kelepçeyle gireceksin.
    Toprak değecek tenine, rüzgâr savuracak tanelerini gözlerine
    Kimse inanmazken sana, yitirmeyeceksin hiç ümidi.
    Hamken yanacak, yandıkça pişeceksin,
    “Elhamdülillah” kemerini kuşanacaksın,
    Çileden geçmeden gidilmez hiçbir yere..
    Çekecek çekecek hep pişeceksin…
    imtihani öyle kolay olmayacak aşk yolunun
    Her adımda bir kez daha bileneceksin.

    Yusuf olmak zor çok zor…
    Her yanışında anlayacak; Yusuf olmak zor diyeceksin.
    Sonra aşkın ne zehir olduğunu tadacaksın,
    Kılıçtan keskinliğini, nankörlüğünü, acizliğini
    Yolun zindanlara düşecek, edep perdesinin ardında bekleyeceksin.
    Beyaza değen siyah temizlenene kadar sürecek bekleyişin.
    Öyle kolay olmayacak siyahtan arınmak,
    Yani seneler sürecek bekleyişin.
    Kapılara asılacak Yusuf gömleğin,
    Bakıp bakıp, eğeceksin başını
    Ama mahcubiyetten değil, yine edepten olacak sakınışın.
    Ne zamanki sebepler kapısını kapatıp tümden,
    Dönünce yüzünü Rahmana bir haber gelecek gaybtan:
    “Yusuf tertemizdir günahtan”
    Sultanlığın yolu zindandan geçecek bileceksin…

    Dedim ya; Yusuf olmak zor çok zor..
    Yusufken sultan olmakta zor
    Hele Yusuf’un Yakup’u olmak, işte o hepsinden zor…
     
  15. ömür_

    ömür_ Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    24 Ekim 2008
    Mesajlar:
    39
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: bende köşe actım

    Ecelime susadım, ecelime…
    Hiç bu kadar yanmamıştım yaşadığıma ve yaşıyorum sandığıma…
    İlk kez bu kadar yandı canım, ilk kez bu kadar susadığımı anladım!
    Kandım diye yalan dünyaya yandım işte…

    Ecelime susadım, ecelime… Daha önce yanmamıştım böylesine.
    Yaşadıkça yanıyor içim, yaşlandıkça kuruyorum.
    Bir hayal kuruyorum sonra, Sen(S.A.S)’i görüyorum Ey Serabım!..
    Göremediğimi görüyorum diye Sen(S.A.S)’i, daha çok yanıyor içim, eriyorum.
    Bak, Sen(S.A.S)’siz nasıl harabım…
    Böyle kalmak istemiyorum ben, istiyorum ki; kalmasın bir ‘ben’!...

    Ecelime susadım, ecelime…
    Ey EMELİM! Ecelim ol, Sen(S.A.S) yağ, bu yağmalanmış, etten başka bir şey kalmayan od yüreğime!...
    Sen(S.A.S) yağ, ben söneyim…
    Sen(S.A.S) doğ, ben öleyim… Öleyim ki “olmak” manasını bulayım…
    Sen(S.A.S) doğ, ben öleyim ki yaşadığımı bileyim…

    YAĞMURUM…
    Ecelime susadım, ecelime…
    Bir çöl gibiyim şimdi, daha önce yanmamıştı canım böylesine…
    YANDIĞI KADAR SANA(S.A.S), SEN(S.A.S)SİZLİĞE…​
     

Sayfayı Paylaş