gebe
  1. KeLeBeK's

    KeLeBeK's Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    9 Kasım 2010
    Mesajlar:
    2.223
    Beğenilen Mesajlar:
    186
    Ödül Puanları:
    63
    Şehir:
    Ҝє£єβєҜ'£єЯ Ď¡¥àЯı

    1999 Depreminde Yaşanmış Hikaye

    Konu, 'Aşk Hikayeleri' kısmında KeLeBeK's tarafından paylaşıldı.

    :cry::cry:Ne diyeceğimi ne söyleyeceğimi bilemiyorum şuan o kadar duygulandım ki....Sizelerlede paylaşmak istedim bu dugu dolu hikayeyi:cry::cry: [​IMG]


    Her şey güzel olacaktı. Sen, ben ve hayatımız... Hayallerimiz ve hedeflerimiz... Seni tanıyıp sevdikten sonra hayatıma dair verdiğim sözler Hepsi çok güzel olacaktı, sen de olsaydın
    Seni tanımak, bana hayatı tanımak gibi geldi. Seni tanımak ve senin ideallerini hayata taşıma yolunda beraber olmak için söz vermiş ve bu beraberliği, ömür boyu sürdürme kararımızı nikâhla noktalamıştık. 'Daima mutlu olacağız ve bir gün gelip ölüm muvakkaten ayırsa bile, birbirimizi unutmayacağız.' diye nikâh memuruna söz verdik. Önce kilometre taşımdın, şimdi ise hayat arkadaşım
    Henüz üç aydır seninle aynı evi paylaşıyordum. Henüz üç aydır seninle kitap okuyor, çay içiyor ve hayata aynı pencereden bakıyordum. Evet, henüz üç aydır inanç ve ideallerimizi birlikte paylaşıyor ve henüz üç aydır 'yaşıyordum.'
    Mutluydun Bunu biliyor ve görüyordum. Senin mutluluğun beni de mutlu ediyordu. Seninle sevginin tılsımını çözmüştük. Evet ebedî bir sevginin kaynağının 'birbirine bakmak' değil, 'birlikte aynı yöne bakmak' olduğunu anlıyorduk... Senin baştan beri kalıcı güzelliklere olan bağlılığındı seni bana sevdiren. Allah'ın kalblerimize koyduğu muhabbetullah hissi ve oradan yayılan varlık sevgisi etrafa dalga dalga yayılıyordu. Gece ve gündüzümüz hep o sevgiyle aydınlanıyordu sanki. Huzurluyduk Ve yuvamızın huzur kaynağı belki de senin geceleri sessizce yaptığın o dualardı. Tâ ki o geceye kadar
    17 Ağustos günü seninle alışverişe çıkmış, epey yürüdükten sonra dönüşte annenlere uğramıştık. Onların dualarını almıştık 'iki dünya mutluluğu' adına. Bulaşıcı bir yanı vardı mutluluğun, bizi görenler de neredeyse bizim kadar mutlu oluyorlardı. Eve geç dönmüştük. Yorgun olmamıza rağmen uyumaya pek niyetimiz yoktu. Sen birer kahve yaptın ve uzun uzun sohbet ettik. Önümüzdeki günler hakkında, hedeflerimiz adına, niyetlerimiz adına konuştuk. Etrafımızdaki insanlara daha çok nasıl faydamız olur, bildiklerimizi nasıl daha çok anlatabilir, bilmediklerimizi nasıl daha iyi anlayabiliriz diye, eserleri nasıl okumalıyız diye, düşündük O gece bir kez daha inandım senin gönül dünyandaki güzelliklere ve bilmenin sevginin başlangıcı olduğuna
    Saate bakmıştım bir an, üçe geliyordu. "Artık uyumalıyız." diye düşündüm. Sen her gün biraz okuduğun baş ucu kitabından birkaç sayfa okumak istedin. Ben ise tam sana iyi geceler dilemiştim. İşte o an Ömrümde ilk defa duyduğum o uğultu koptu. Hiç bilmediğim bu uğultu, korkunç bir sallantıya dönüştü. Bu neydi Allah'ım Sehpanın üzerindeki bardağı bile anında yere fırlatan bu sarsıntı neydi? Evet, Allah'ın Celâl isminin bir tecellisi olan bu sarsıntıyı kabullenmek gerekiyordu, bu bir zelzeleydi Gözlerindeki mânânın adı ise acziyetten gelen şaşkınlıktı Hemen elinden tuttum, ayağa kalkıp kapının eşiğine gittik; ama boşunaydı gayretlerimiz Sallantı toz bulutu haline gelmişti. Biz dışarı çıkamadan tavan üzerimize çökmüştü. Ben senin üzerine düştüm, portmanto ise benim üzerimeVe sen acı çekiyordun. Çünkü kırılan camlar bacağına batıyor, üstüne üstlük ben de hareket edemiyor ve sana acı veriyordum. Sen o kadar ince ruhluydun ki, beni üzmemek için, kendi acını unutup bana hissettirmemeye çalışıyordun.
    On sekiz saat bizi fark etmelerini, feryadımızı duymalarını bekledik. On sekiz saat birbirimizin ellerini tutup birbirimize teselli verdik. O durumda iken bir aralık bana 'Eğer ölürsem, seni orada bekleyeceğim.' dedin. Ve on sekiz saat, kim bilir belki de on sekiz ölümü bekledin.
    Aradan dört gün geçmişti. Şehir o şehir değildi. İzmit bambaşka bir mekân olmuştu. Ben felâketi biraz olsun atlatmıştım. Senin durumun ise kötüydü. Doktor, bacağının kesileceğini söyledi. Bunu duyar duymaz ikinci bir zelzele ile dünya başıma yıkıldı sandım. Ama sen hâlâ gülümsüyordun. Sen nasıl bir insandın? Ne dünyaya ne de dünyalığa önem veriyordun. Senin için maddenin ve kaybedecek olduğun bir bacağın hiç önemi yok muydu? Hattâ hayatta kalmanın bile;
    Sekizinci gündü Bir kibrit kutusu gibi yıkılan evler, evlerin altında kalan canlar, ümitler... Çığlıklar, 'Sesimi duyan var mı?'lar... İsyanlar, sabırlarNice hikâyeler, mucizeler ve gönüllerde derin bir fay hattı Şehirde keskin bir ceset kokusu ve insanlarda büyük bir hüzün hâkimBoş arsalar kireçlenmiş toplu mezarlarla dolu Evini, annesini, kendisini kaybetmiş insanlar İnsanların dilinde tek kelime: Deprem.
    Fakat sadece bacağın gidecek derken, sen birlikte olacağımız ebedî âleme gittin, geride dolu dolu yaşanmış üç ay ve ideallerini yaşatma azmi kaldı Elimde, senin en çok sevdiğin çiçek, naif bir kırmızı gülle mezarının başındayım. Artık sen yoksun yanımda, ne de gönül pınarının heyecanları Sen gittin, geride hüzün, geride ben, gâye-i hayâllerimiz Şimdi omzumu sıvazlayan yakınlarım, 'Bırakma kendini. Unutur, yeni bir yuvayla yine mutlu olursun.' diyorlar. Aslâ!.. Sen bana o zor dakikalarda ne demiştin? Biz seninle " ötelere" sevdalandık.
    Şimdi mezarının başında seninleyim. Bu bize yeter;
    Ey benim ötelerdeki eşim ve eş ruhum, bana 'unutursun' diyenlere sadece acı bir tebessümle bakıyorum. Biz seninle sürekli "öteleri" aradık. Sen buldun aradığını. Ben ise yoldayım hâlâ.
    İmtihanın bu en zor anında sabır diliyorum Rabb'imden. Ne olur, seni sevdiğimi, her an dua ettiğimi ve sana kavuşacağım günü şafak sayar gibi beklediğimi bil.
    Vekillerin En Güzeli'ne emanet ol..


     
  2. hazal gazel

    hazal gazel Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Kasım 2010
    Mesajlar:
    38
    Beğenilen Mesajlar:
    17
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    izmirr
1999 Depreminde Yaşanmış Hikaye konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. 1999 marmara depreminde yaşanmış gerçek bir hikaye

    1999 marmara depreminde yaşanmış gerçek bir hikaye

    yaşanmış mucizeler marmara depreminde yaşananlar 1999 marmara depreminde yaşananlar Her şey güzel olacaktı. Sen, ben ve hayatımız... Hayallerimiz ve hedeflerimiz... Seni tanıyıp sevdikten sonra hayatıma dair verdiğim sözler… Hepsi çok güzel olacaktı, sen de olsaydın… Seni tanımak, bana hayatı tanımak gibi geldi. Seni tanımak ve senin ideallerini hayata taşıma yolunda beraber olmak için söz...
  2. Polis Kayitlarina Geçmiş Yaşanmış Bir Hikaye

    Polis Kayitlarina Geçmiş Yaşanmış Bir Hikaye

    entens hikayeler hırsızlık ile ilgili hikaye polislikle ilgili hikayeler POLIS KAYITLARINA GEöMIS YASANMIS BIR HIKAYE Hırsızın biri, bir evin çatısına çıkmış ve anten kablosunu kesmiş. Evin reisi de tam TV'ye dalmışken yayın kesilince televizyonunu bir süre kurcalamış, "Bozuldu herhalde" diyerek yatmış. Ertesi gün adam ise gittikten sonra hırsız kapıyı çalıp adamın karısına,...
  3. hikaye

    hikaye

    Çarpıcı, kalıcı etkisi olan söz ve nasihate; ince yaratılışlı, derinliği olan insana delalet eder.
  4. Yaşanmış gerçek acıklı bir hikaye:(

    Yaşanmış gerçek acıklı bir hikaye:(

    acıklı hikayeler Lütfen;bu satirlara bir seven olarak sahip çikin ve lütfen yazili satirlar olarak geçmeyin. Okudukça yeryüzünde insanlar neleri yasarmis diyeceksiniz buna eminim. Bir memur ailenin en küçük çocugu olarak babamin tayininin çiktigi bir köye tasindik. Huzursuzdum,okulumu bir köy okulunda okumaktansa ,sehirde medenice okumak istiyordum.kaydimi yaptirdi babam okula. Ilkokul 4....

Sayfayı Paylaş