gebe
  1. solenzara

    solenzara Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    9 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    114
    Beğenilen Mesajlar:
    43
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul

    2070'ten gelen mektup

    Konu, 'Melekler Cafe' kısmında solenzara tarafından paylaşıldı.

    2070 DEN BİR MEKTUP yıl 2070. 50 yaşına henüz bastım ama görüntüm 85 yaşındaki bir insanınki gibi. Yeterince su içemediğim için böbrek sorunları yaşıyorum. Korkarım ki yaşamak için çok vaktim yok. Ben bu topluluktaki en yaşlı insanım...

    5 yaşında bir çocuk olduğum günleri hatırlıyorum. O zamanlar herşey çok farklıydı. Parklarda pek çok ağaçlar evlerde güzel bahçelere vardı. Ve ben yarım saat boyunca büyük bir zevkle duş alırdım. Bu günlerde ise cildimizi temizlemek için mineral yağlı havlular kullanıyoruz.

    Eskiden kadınların güzel saçları vardı. Şimdi ise su kullanmadan temiz tutmamız gerektiği için traş etmek zorundayız. Eskiden babam arabasını hortumdan akan su ile yıkardı. Şimdi ise benim oğlum suyun bu şekilde ziyan edilebileceğine bir türlü inanamıyor.

    Sokaklarda posterlerde radyoda ve televizyonda SUYU DUYARLI KULLANIN uyarıları olduğunu hatırlıyorum. Ama hiç kimse bu uyarıları önemsemedi. Suyun sonsuza dek var olacağını sandık. Şimdi ise tüm nehirler göller barajlar ve yeraltındaki su yatakları ya kurudu yada kirlendi....

    Sanayi hemen hemen durma noktasına geldi ve işsizlik büyük oranlara ulaştı. Yegane iş alanı deniz suyunun tuzunu çıkartıp kullanılabilir hale getiren fabrikalar. Ve işciler maaşlarının bir bölümünü içme suyu olarak alıyorlar...

    Sokaklarda eli silahlı haydutların bir bidon su için insanlara saldırmaları çok yaygınlaştı. Yiyeceklerin 80% i sentetik...

    Eskiden yetişkin bir insanın günde 8 bardak su içmesi tavsiye edilirdi. Şimdi ise benim sadece yarım bardak su içmeme müsaade ediliyor. Biz şimdi bir kere giyilip atılan giysileri giymek sorundayız ve bu da çöp miktarını arttırıyor. Biz şimdi kanalizasyon sistemi susuzluktan çalışmadığı için fosseptik kullanıyoruz...

    Nüfusun dış görünümü korkunç. Susuzluk nedeniyle kırışık sıska ultraviyole ışınları nedeniyle yaralarla dolu vücutlar. Şimdi ozon tabakası kalmadığı için ışınlar çok daha kuvvetli. cilt kanseri mide bağırsak enfeksiyonları ve idrar sistemi sorunları ölümlerin ana sebepleri.

    Cildin aşırı kuruması nedeniyle 20 yaşındaki bir genç 40 yaşında gibi görünüyor. Bilim adamları araştırdılar ancak bu soruna bir çare bulamadılar. Su üretilemiyor ağaç ve sebze olmadığı için oksijen de azaldı ve bu yüzden yeni nesilin zeka kapasitesi ciddi bir şekilde zarar görünüyor

    Pek çok erkekte sperm oluşum morfolojisi değişti. Bunun sonucunda da bebekler kusurlu mutasyonla ve fiziksel sakatlıklarla doğuyor.

    Devlet soluduğumuz hava için bize para ödetiyor erişkin başına günde 137m küp soluyoruz. Bu parayı ödemeyen insanlar güneş enerjisiyle çalışan büyük mekanik akçiyerlerle havalandırılan bölgelerden kovuluyorlar. Soluduğumuz hava kaliteli değil ama en azından nefes alabiliyoruz...
    ORTALAMA İNSAN ÖMRÜ 35 YIL

    Hala biraz yeşil alanı olan nehirleri akan bölgelere silahlı askerler tarafından korunuyor. SU altın ve elmastan daha değerli bir hazine haline geldi...

    Yaşadığımız yere nadiren yağmur yağdığı için hiç ağaç yok.Bazen yağış beklerken asit yağmuru yağıyor. Mevsimler ciddi bir şekilde 20. yüzyılın çevreye yaydıkları kirlerden etkilendiler. O Zamanlar çevre ile ilgilenmemiz konusunda uyarıldık ama hiç kimse dikkate almadı...

    Oğlum benden gençliğimden söz etmemi istediği zaman ona yeşil tarlaların çiçeklerin güzelliğini yağmuru nehirlerde yüzmenin balık avlamanın içebildiğimiz kadar su içebilmenin ne büyük bir zevk olduğunu ve insanların ne kadar sağlıklı olduklarını anlatıyorum...

    O bana babacığım şimdi neden su yok ? diye soruyor.işte o zaman boğazım düğümleniyor...

    Kendimi suçlu hissetmekten bir türlü kurtulamıyorum çünkü bende o yaşadığı çevreyi kirleterek tahrip olmasına sebep olan tüm uyarılara kulağını tıkayan nesle aitim...

    Şimdi ise bizim çocuklarımız bunun bedelini ödüyorlar!...

    Yeryüzünde şimdi doğanın geri dönüşü olmayan bir seviyeye ulaşmasından dolayı kısa bir süre içinde yaşamın mümkün olmayacağına kesinlikle inanıyorum

    Ne kada çok isterdim geriye dönüp insanoğluna bunları anlatmayı....
    ....henüz daha dünya gezegenimizi kurtarmaya zamanımız varken....


     
    *şiker* ve CeMoŞ bunu beğendi.
  2. CeMoŞ

    CeMoŞ Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    7 Ocak 2011
    Mesajlar:
    1.861
    Beğenilen Mesajlar:
    1.110
    Ödül Puanları:
    113
    Şehir:
    hımmmm
    offf çok etkilendim yaaa umarım bu yazıdaki gibi günleri ne bizler nede çocukalrımız torunlarımız görmez yaşamazz biraz daha duyarlı olsakk yaşamayızda zatennn
    güzel bir paylaşımdı çokk teşekkürler solencimmm + rep veriyorum

     
2070'ten gelen mektup konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Mektup

    Mektup

    Kişinin kendisine gelen mektup yüksek mevkiye, önemli ve kaydadeğer söze, Müjde ihtiva eden mektup korktuğu şeyden emin olmaya, çocuk ve eşle rızıklanmaya, Muhtevası güzel bir mektubu birine göndermek ihtiyaçların giderilmesine, itibar ve saygınlığa, Mekktup getiren kimseyi dövmek üzücü bir duruma yahut dinden uzaklaşmaya, Her türlü mektup habere yahut müjdeye, Yazıları silinmiş mektup,...
  2. Osman Öztunç - Geri gelen mektup

    Osman Öztunç - Geri gelen mektup

    Ruhun mu ateş yoksa o gözler mi alevden? Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu. Pervane olan kendini gizler mi alevden? Sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu. Gün senden ışık alsa da bir renge bürünse, Ay secde edip çehrene yerlerde sürünse, Her şey silinip kaybolurken nazarından, Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse... Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince, Çehren bana uğrunda...
  3. mektup

    mektup

    gidiyorum mektubu gidiyorum mektup seni seviyorum mektupları mektupları Okuyormusun. Önce uzunluğuna baktın dimi yazının. ‘Ne anlamlar çıkarmam lazım acaba!’ diye düşünürken, şimdi oku baştasın. Çıkarma hiçbir anlam. Olanı, olduğu gibi gör. Görebildiğin kadar çünkü HERŞEY. Çıkarma hiçbir anlam. Nasılsa geri dönüşüm kutusuna yollamadık mı biz tüm anlamlarımızı. Şimdiden yazayım bunları....
  4. Sevgili İnsanlar;???Aşkdan Gelen Anlam Dolu Mektup...

    Sevgili İnsanlar;???Aşkdan Gelen Anlam Dolu Mektup...

    Sevgili İnsanlar; Yıllarca benim peşimden koştunuz, beni anlamaya, beni tanımlamaya çalıştınız, bir çok kez beni bulduğunuzu zannettiniz, bana sahip olmaya çalıştınız, birbirinize ve kendinize zarar verdiniz, acı çektiniz. Ama beni hiç fark etmediniz. Evet, beni hiç fark etmediniz diyorum size. İki kedinin öyküsünü bilir misiniz? Küçük kedi durmadan kuyruğunu kovalıyormuş. Yakalayamadıkça da...
  5. Mektup...

    Mektup...

    Bir annenin ogluna yazdigi bir mektubu okuyacaksiniz simdi meleklerim :) Komik oldugu kadarda cok Saf bir mektup buyrun =) Sevgili Oğlum! Hızlı okumadığını bildiğim için bu mektubu yavaş yavaş yazıyorum. Bir gazetede, "insanların başına, genellikle evlerinin 2 km. civarında kaza gelmektedir." yazısını okuyunca evimizden taşındık.Taşındığımız evde bizden önce oturanlar adresleri...

Sayfayı Paylaş