gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.166
    Beğenilen Mesajlar:
    2.216
    Ödül Puanları:
    113

    Aba Güreşi

    Konu, 'halk oyunları' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    aba güreşi nasıl oynanır Türk Milleti tarihin her döneminde kendine has gelenek ve görenekleriyle birer kültür merkezi oluşturmuştur.Oluşturulan bu kültürlerin başında Spor ve Güreş kültürü gelmektedir.Güreşin içerisinde ise Türklere özgü bölgelere göre farklılık gösteren "YAĞLI-KARAKUCAK-KISA ŞALVAR GÜREŞİ-ABA ve SİNSİN GÜREŞLERİ vardır. Toplumları anlamak ve değerlendirmek için önce onların değerlerini , örflerini, Gelenek görenek ve toplumsal değerlerini tanımak gerekir.Bütün toplumların kendine has kültürleri vardır.Bu kültürel değerler ülkelerin gücü ve propagandasını yapabildiği ölçüde evrensel bir niteliğe kavuşmuşlardır.
    Bu gün unutulmaya yüz tutan Güreş türlerimizden biriside Aba Güreşleridir.Aba güreşi : Güreşçilerin sırtlarına ABA giyerek , bellerine kuşak bağlayarak yaptıkları güreştir.Günümüzde Hatay ve Gaziantep yörelerinde yapılır.Ancak her iki yörenin de Aba güreşi arasında uygulanış bakımından farklılıklar vardır.t
    Önceleri büyük şenliklerle yapılan güreş artık maalesef unutulmaya yüz tutmuş olup ancak yılda bir iki defa yapılmaktadır.Özellikle köylerde yapılan güreşlerde Düğün sahibi çevre köylere haber salarak "OKUNTU YOLLAYARAK" güreşçileri düğün güreşine davet ederdi.
    Çevre köylerden gelen güreşçiler köyde düğün süresince misafir edilirdi.Güreş köy meydanında yapılırdı.Bazen bir hafta sürdüğü olurdu.Köylüler meydanın etrafına halka kurarak güreşi izlerlerdi.Bu güreşin diğer güreşlerden en önemli farkı yenen ve yenilen güreşçi hakkında lehte veya aleyhte tezahürat yapılmamasıdır.Eğer herhangi birisi için bir tezahürat yapıldığında köylüler tarafından bu durum yadırganır ve çok ayıplanırdı.Aba güreşlerinde genel manada tezahürat yapılmaz tavrı yıllardan bu yana yerleşik gelen bir adettir.



    ABA :

    Günlük yaşamda kullanılan çoğunlukla yünden dokunmuş sağlam , kaba ve kalın bir giysidir.Yakasız olup ,uzun kısa boz işlemeli , kırmızı sırmalı Aba gibi bir çok çeşitleri vardır

    KÖYNEK :

    İçten giyilen uzunca gömlektir.Açık renkli basit keten bezinden yapılmıştır.Uzun ve kısa kollu olabilir.Güreş esnasında kolun serbestçe hareket edebilmesi , kolun hareketini engellememesi iiçin omuzdan koltuk altına kadar yırtılmaktadır.Uzun olan köynekler genellikle dize kadar inmektedir.Bolca ve yakasızdır.Düğme kullanılmayan köynek baştan giyilip baştan çıkarılır.normal günlerde gömlek donun üzerinden giyilmektedir.

    DAVUL VE ZURNA :

    Bir çok şenliklerde , düğünlerde çeşitli mevsim eğlencelerinde , bayramlarda , törenlerde ve kaynaşmalarda Müzik olarak özellikle davul zurnanın etkinliğin görmekteyiz.Davul zurna bu güreşin vazgeçilmez unsurlarıdır.Güreş esnasında çalınan ezgilere ve kendine has usluba HARBİLEME denir.Harbileme harbten gelip cenk havası , harb havası anlamına gelir.Yiğitçe, mertçe Güreşe davettir.Olağanüstü durumlarda ritim ve vuruşlar artar ve bazende azalır.

    ABA GÜREŞİNDE ÇUKUR


    Aba güreşinin yapıldığı alana çukur adı verilir.Köy meydanı, harman yeri, çimenlik bir alan , yumuşak topraklı bir alan çukur için arzu edilen uygun olan bir yerdir.Çukurlar genellikle düğünün durumuna göre tesbit edilir.Güreşe ilgi ve kalabalık çok olur ise geniş alanlar çukur olarak belirlenir.Aba güreşleri genellikle düğünlerin yoğun olduğu Sonbahar da organize edilir.Özellikle köylüler harmanlarını kaldırdığı hasatlarını bitirdiği zaman ve gelirlerini elde ettikleri ay olan sonbahar ayında düğün merasimlerini yaparlar.Eğer çukur çamur olursa saman serpilmektedir.Ayrıca çukur bölgesi taş çakıl ve insan bedenine zarar verecek şeylerden tertemiz temizlenir ve tam güreş yapacak evsafa getirilir.

    DOLANMA

    Güreşin yapıldığı çukurda gezinmeye dolanma adı verilir.Taraftarlar tarafından çukura salınan güreşçi kendine rakip bulabilmek için dolanır.Bu dolanma karakucak ve yağlı güreşteki dolanmaya benzemez.Rakip taraf çukurda gezinen güreşçiye denk bir güreşçi bulduğu zaman hemen soyunup çukura çıkar.Dolanan güreşçi çukurda gezinen güreşçiyi kendine denk bulursa hemen güreş başlar.Eğer dolanan güreşçi rakibi kendine eş görmez ise güreş başlamadan çukurdan çıkar ve giyinir.Fakat genellikle korkmuş havası vermemek için ilk evvela rakibi kabul edip ondan sonra giyinir.Dolanan güreşçi kendine güvenen gururlu cesur güreşcidir.Bu sebeple kendinden daha ağır rakiplerle mücadele etmekten çekinmez.Aba güreşinde özellikle bilhassa düğün güreşinde güreşçileri kilolara göre eşleştirerek güreştirmek pek görülmez. İsteyen isteyenle güreşir.Bur tür güreşlerde rakibe itiraz genellikle güreşçinin taraftarları tarafından yapılmaktadır.Rakip uygun görürse güreş başlar rakip uygun görmez ise yukarıdada belirtmiş olduğumuz gibi güreş başlamaz.

    TOP (ödül)

    Diğer güreşlerde Yol (Yolluk) adını alan ödül aba güreşinde "TOP" adını alır.Güreşte düğün sahibi tarafından ortaya konan ödüldür.Bu ödül düğün sahibi tarafından çukura getirilen beş metrelik bez, halı , koç vb gibi olabilir.Topun maddi değeri pek fazla yoktur.Manevi değeri vardır.Diğer güreşlerdeki gibi para toplama işi aba güreşinde kesinlikle yoktur.Bu töre yıllardan beri süregelmektedir.Top şampiyon için en büyük zenginlik büyük bir zenginlik ve gururdur.Ancak son zamanlardaki büyük organizasyonlarda ise altın ve para ödülleri verilmeye başlanmıştır.

    OKUNTU

    Yöredeki köylüleri ve misafirleri güreşe davet, cağrının adıdır.Şimdiki modern anlamda davetiye denen çağrı pusulasına halen anadolunun bir çok yerinde okuntu denmektedir.Okuntuyu düğün sahibi listeler halinde tanzim ederek gönderir.

    EŞLEŞTİRMELER

    Gaziantep'te yapılan tüm Aba güreşlerinde Pekmezciler, Fıstıkçılar, Dereköylüler diye üç gruba ayrılır.Bağcılıkla uğraşanlara pekmezci ,Fıstıkçılıkla uğraşanlara ise Fıstıkçı adı verilmiştir.Böylelikle kimin fıstıkçı kimin pekmezci olduğu anlaşılır.Bir fıstıkçı ile pekmezci eşleştirilir.Ayrıca burada güreşçilerin beslenme tipinide burada görebiliriz.

    HAKEM SEÇİMİ

    Hakem seçiminde de fıstıkçılar ve pekmezciler göz önünde bulundurulur.
    Önceden Aba güreşi yapmış her iki tarafında saygı duyduğu yaşlı kimselerden bir heyet oluşturulur.Bu heyet seçilirken kişinin sosyal ve dini yaşantısı dikkate alınır.Yalan söylemeyen,doğru,dinine bağlı kişiler heyete kabul edilir.Heyet her iki tarafında kabul edeceği,Eski Aba ustalarını hakem
    olarak tayin eder.

    ABA GÜREŞİNİN BAŞLAMASI

    Güreş yazı tura ile başlar,genellikle iki kez yapılır.Beraberlik durumlarında üç kez yapılır.Güreşe başlamadan önce aba giyilir.Üstünden kuşak bağlanır.Güreşçilerden birisi rakibin kuşağını sağ eli rakibin omzunun üzerinden yakalar.Kuşak sırasıyla önce bir güreşçi sonra diğer güreşçi tarafından sırasıyla tutulur.Kuşaktan tutmaya, aşırma yada el atma denir.Bu pozisyon dezavantaj olduğu için yazı turayı bilemeyen önce aşırır.Güreş esnasında kuşak bırakılırsa güreşçi yenik sayılır.Yenik düşme göbeğin gün görmesidir.Göbeğin güneşe karşı gelmesi sırtın yere gelmesidir.Yerde pek güneş olmaz.
    Oyunlar genellikle ayaktan yere düşürmeyle sonuçlanır.İki defa yenen güreşçi çukurdan galip ayrılır.
    Berabere kalmaya "Toy gelme" denir.Çukurda dolanan güreşçi yenilinceye kadar çukurdan çıkmayabilir.Rakibi yenen güreşçi alkışlanmaz,yenende yenilende erdemlidir.

    TEMEL TEKNİKLER

    YAN BAĞDA:El atan (Aşıran)Güreşçi tarafından rakibin yan tarafından,sağ bacağa yapılan ayak
    hareketidir.Yan bağda en etkili tekniklerden biridir.

    BOŞA KALDIRMA : En önemli tekniklerden biridir.Aşırılan güreşçinin rakibin bağdalarını etkisiz kılarak iki bacağı arasından yoklayıp göğüs hizasına kadar kaldırıp yere vurduğu oyundur

    İÇ BAĞDA : Aşıran (el atan) güreşçinin , sağ bacağı ile rakibin sol bacağına yapılan hamlenin adıdır.

    SONUÇ OLARAK . Kültürel varlığın vazgeçilmez bir parçası olarak bilinen Aba Güreşimizde gün geçtikçe önemini maselef kaybetmektedir.Nedeni medyanın ve yazılı basının her şeyi futbola endekslemesi bunun en tipik örneğidir.Japonların sumosu gibi temennimiz bu güzelim güreşimizin Ata ecdad yadigarı olarak nesiller boyu sürdürülmesi yaşatılması ve dünyaya tanıtılmasının sağlanmasıdır.

    Geleneksel Spor Dalları Federasyonu


     
Aba Güreşi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. güreş

    güreş

    Güreş sporu münakaşaya, İnsanın kendinden zayıf bir hayvanla güreş tuttuğunu görmesi görmesi durumunun rakiplerinden ve akranlarından iyi; aslan, kaplan vs. gibi güçlü hayvanlarla güreşmesi, halinin zayıflığına, Güreşte yenmek mağlubiyete, mağlubiyet isee yenmeye; Güreşte yere yıkılmak hastalanmaya, bu rüyayı hasta bir kimse görürse iyileşmesine, Hasta bir kimse ile güreştiğini ve onu...
  2. Apse

    Apse

    Vücuttaki apse paradır. Büyüklüğüne göre yorumlanır.Vücudunuzda apse görmek, geçimsizlige yorumlanir. Vücudunun herhangi bir yerinde bir apse olan kimse, is hayatinda arkadaslari île, mahallesinde komsulari ile, evinde ailesi ile daimi geçimsizlik içinde yasar.
  3. Abla

    Abla

    Bakınız; Kardeş.Rüyada kendi ablasını görmek, yakında iyi bir haber alacağını veya bekarsa evlenebileceğini belirtir. Yaptığınız işte ya da ilerde yapacağınız bir işte karşılaştığınız zorluklar karşısında itibarlı birisi tarafından kollanıp gözetileceğiniz anlamında gelir. Rüyada kendi ablasını görmek, yakında iyi bir haber almak demektir. Bekarlara evlenebileceğini belirtir. Ablanızı veya...
  4. Aba

    Aba

    Bakınız; Hırka, Elbise.Rüyada abadan yapılmış bir elbise giymek, yoksul bir duruma düşülebilecek kederli ve üzüntülü bir dönem yaşanabileceğini belirtir. Renkli aba giyilmesi, hayırlı bir haber alınabileceğini, yırtık bir aba ise, yakın bir gelecekte maddi kazanç belirtir. Rüyada aba görmek, yolculukla yorumlanır. Rüyasında üzerine bir aba giymis oldugunu görmek, ferah bir kazanca ve mutluluga...
  5. Yağlı Güreşler

    Yağlı Güreşler

    pamukçulu osman pehlivan pamukçulu osman Kırkpınar güreşleri, Türk'lerin Rumeli'ye ayak basmalarıyla başladı. ŞehzadeSüleyman Paşa (1316-1359). Rumeli Fatihi olarak anılan Osmanlı Başkomutanı Rumeli yakasına ilk ayak basan ve oralarda elde ettiği fatihlerle şanlanan bir askerdi ki, Kırkpınar'm destanlara karışmış tarihinde Süleyman Paşa'dan sözetmemek imkansızdır. Nilüfer Hatunla, Orhan...

Sayfayı Paylaş