gebe
  1. fırtına

    fırtına Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    13 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.895
    Beğenilen Mesajlar:
    29
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul

    {Acaba dileklerimizi kimden-kimlerden istiyoruz? Arzuhalimizi kime sunuyoruz...?}

    Konu, 'Tüm İslami Bilgiler' kısmında fırtına tarafından paylaşıldı.

    Olay şöyle;
    "Birkaç yıl önce, bağlı bulunduğumuz Genel Müdürlük; Dört arkadaşımla

    birlikte, beni bir ilimizde, memur statüsünde işçi almak üzere
    görevlendirmişti. Sözünü ettiğim ilde on personel alacaktık ve bunlar il
    müdürlüğü bünyesinde görevlendirilecekti.
    Biz beş arkadaş birleşerek, sözünü ettiğim ile gittik.

    Önceden ayrılan bir misafirhaneye indik. İle gelişimizi kimsenin duymasını
    istemiyorduk. Beşimizin de kanaati oydu ki, hak edeni kazandıralım, siyasi
    ve diğer baskılara boyun eğmeyelim.

    Biliyorduk ki, katılım yoğun olacak ve herkes bir referansla bizi rahatsız
    edecekti, çünkü Türkiye'nin gerçeği buydu.
    Bunun için çok dikkatli davranıyorduk.

    İle ikindi vakti gittik. İkindi namazını kılmak için tarihi bir cami olup
    olmadığını sorduk. Biliyorduk ki bu ilimiz cami bakımından biraz fakirdi.
    Tarihi bir cami olduğunu söylediler. Beş arkadaş, arabamıza atlayarak
    oraya gittik.

    Kimse bizi tanımıyor, zaten cami de şehrin biraz dışında. İkindi namazı
    kılınmış, caminin avlusu boş. Beşimiz de şadırvana oturarak abdest almaya
    başladık. Ayakkabılarımı çıkarıp çoraplarımı da sıyırmaya başlamıştım ki,
    ayaklarımın önüne bir takunya kondu.Bu takunyaları önüme kim bıraktı diye
    başımı kaldırınca, yüzüme tebessümle bakan, yirmibeş yaşlarında bir gençle
    karşılaştım:

    'Ben buraları bilirim, siz yabancıya benziyorsunuz; namaz kılana hizmet,
    ALLAHın rızasını kazandırır. ALLAH kabul etsin!'
    dedi.

    Gencin tebessümü, davranışı bizi çok etkiledi.

    Sordum: 'Sen kimsin? Adın nedir?'

    'Adım Bilâl. Bu mahallede oturuyorum.'

    Bir an abdest almayı bırakarak, gençle ilgilenmeye başladım.

    'Ne işle meşgulsün Bilâl?'

    'Şimdilik işim yok. Ama inşALLAH yakında işe gireceğim.'

    'Nasıl olacak o?' dedim.

    Yüzüne huzurun ve mutluluğun tebessümünü kuşanarak:

    'Üç gün sonra ......... Müdürlüğünde sınavla adam alınacak. Rabbim, oraya
    girmeyi nasip edecek inşALLAH' dedi.

    Arkadaşlarım da abdest alırlarken, Bilâl'le aramızda geçen bu diyaloğa
    kulak vermişlerdi.

    'Peki Bilâl, bu zamanda işe girmek zor, senin torpilin var mı?
    Referansın kim? İşe nasıl gireceksin?'

    Bilâl'in o mütevekkil halini hiç unutamıyorum!
    Hepimizin üzerinde bomba tesiri oluşturacak sözü söyleyiverdi:

    'Benim referansım ALLAH (cc)'tır; ne güzel vekildir O. Dün gece O'na
    dilekçemi sundum. Hiç yetimin duasını geri çevirir mi O?'

    Yâ Rabbi! Ne işe tutulmuştuk! Ağlamamak için kendimi zor tutuyordum.
    Gözlerimin buğulandığını ona göstermemeliydim.

    'Bilâl, baban yok mu?'

    'Yok, ben üç yaşındayken ölmüş. Anneciğim büyüttü beni.'

    Temiz bir saflık üzerindeydi. Bütün söylediklerini gönülden söylüyordu.
    Bu, o kadar meydanda idi ki, kalbi adeta yüzüne vurmuştu.

    'Askerliğini yaptın mı?'
    'Yaptım ya, hem de çavuş olarak.'

    'Evli misin Bilâl?' Bir anda gözleri yere düştü.

    Yine o mütevekkil hâli bütün yüzünü kaplamıştı.

    'He ya, evli değil de sözlüyüm. İnşALLAH, işe girer girmez hemen düğünümü
    yapacağım!'

    'Ama Bilâl, üç gün sonraki sınav için o kadar kesin konuşuyorsun ki,
    sanki kazanmış gibisin!'

    Gözlerini ufka dikti, daldı, sustu ve biraz sonra:

    'Ben Rabbimi seviyorum, inanıyorum ki O da beni seviyor.
    Seven sevene
    yardım etmez mi?'

    Ona söyleyecek lâf bulamıyordum.

    ALLAH, bizi kocaman kocaman(!) müdürleri, Bilâl kuluna hizmet etmek için
    oraya göndermişti, adeta.

    Kim müdür, kim garibandı?

    Bilâl dilekçesini büyük makama verince, melekler harekete geçtiler,
    daireler, müdürler harekete geçtiler ve hep birlikte ona koşmaya
    başladılar; çünkü emir büyük makamdandı.

    ALLAH'a malik olan insanın mahrumiyeti söz konusu olabilir miydi?

    Sormaya devam ettim:

    'Bari Bilâl, evlenecek kız bulabildin mi? Bu zamanda hem yetim, hem de
    işsize kim kız verir ki?'

    Başını salladı ve 'doğru' diyerek ekledi:

    'Zor nişanlandım ya. ALLAH razı olsun, kayınpederim olacak olan insan,
    'Sözde Müslüman' değil, hakiki mü'min.

    'Bu zamanda namazında-niyazında damat nerde bulunur, hem rızkı veren
    ALLAH'tır' dedi ve kızını bana verdi. Rabbim rızkımızı verecek inşALLAH.'

    Bilâl lise mezunuydu. Üçyüz kişinin katıldığı yazılı sınavı başarıyla
    geçti. Ve bizler, önümüze sunulan -Bakanlık dahil- tüm referansları bir
    kenara koyarak, Bilâl'in referansını en öne koyduk.

    Mülakât gününe kadar bizi göremedi. Mülâkata girdiğinde karşısında bizi
    görünce birden şaşırdı, yüzü kızardı ve gözleri yere düştü.

    Sessizliği bozdum:

    'Bilâl, bizi tanıdın mı?'
    'Evet!' 'Peki ne diyeceksin şimdi?'

    Ağlamaya başladı. Çocuk gibi
    ağlıyordu. İster istemez bizler de ona uyduk. Sabah makamında hıçkırıklar
    boğazımızda düğümlenmişti. Bilâl, ellerini kaldırdı ve dua etmeye başladı:

    'Ey Rabbim, ben niyazımı Sana sunmuştum. Hâlimi Sana açmıştım. Şimdi
    burdaki müdürlerime karşı mahcubum. Ey ALLAH'ım, ben Sen'den başkasından
    istememeyi istedim, Sen'den, yine de öyleyim.'

    Sessizlik odayı doldurmuştu. 'Ne olur bana izin verin çıkayım'
    dedi. 'Peki Bilâl' dedik, 'Güle güle, ALLAH işini, aşını, eşini mübârek
    kılsın!'

    ALLAH'tan isteyenler muratlarına erdiler de gayrısından isteyenler helâk
    oldular.

    ALLAH dilerse bütün dünyayı Bilâllere hizmetçi yapar.

    Bilâl yüreğine ve saflığına ulaşmak gerek.

     
{Acaba dileklerimizi kimden-kimlerden istiyoruz? Arzuhalimizi kime sunuyoruz...?} konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Dilek Serbest Kimdir Resimleri

    Dilek Serbest Kimdir Resimleri

    Dilek Serbest Kimdir Resimleri var mı yoksa lütfen Dilek Serbest resimlerini ekleyin.
  2. Dilek Pınar Kimdir, Resimleri

    Dilek Pınar Kimdir, Resimleri

    Dilek Pınar Kimdir, Resimleri var mı acaba sizin sitenizde ?
  3. Acaba Sarp Levendoğlu Kimdir

    Acaba Sarp Levendoğlu Kimdir

    Selam millet size bir sorum olacak hep ünlülerin biyografi bilgilerini paylaşıyorsunuz ya bir tane de benim için paylaşın istedim ve Sarp Levendoğlu Kimdir diye merak ediyordum bu yüzden Sarp Levendoğlu biyografisini istiyorum:)
  4. Fatih Dizisi Kim Kimdir?

    Fatih Dizisi Kim Kimdir?

    fatih dizisi, fatih dizi oyuncuları, fatih dizisi oyuncu kadrosu Sevgli melekler, aylardır yayına girmesi heyecanla ve merakla beklenen dizi Fatih nihayet bu akşam yayınlanacak ilk bölümüyle başlayacak. Türk televizyon tarihinin en yüksek bütçeli dizisi olarak lanse edilen “Fatih” dizisi bu akşam Kanal D ekranlarında olacak. Fatih Sultan Mehmet’in son 10 yılını anlatan dizinin yapımcılığını...
  5. Kim Hyun Joong kimdir

    Kim Hyun Joong kimdir

    Kim Hyun Joong (d. 6 Haziran 1986, Seul), Güney Koreli şarkıcı ve aktör. Güney Kore'nin en sevilen müzik gruplarından biri olan SS501'in lideridir. Oyunculuğa 2005'te Nonstop dizisinin 5. sezonuyla adım atmıştır. Ona şöhreti getiren ise 2009 yapımı Boys Over Flowers dizisinde canlandırdığı Yoon Ji Hoo karakteridir. 2010 yılında başrolünü oynadığı Mischievous Kiss (Playful Kiss)...

Sayfayı Paylaş