gebe
  1. laetitia

    laetitia Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    2 Mart 2008
    Mesajlar:
    3.226
    Beğenilen Mesajlar:
    20
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    bursa

    Ağlamak iyileştiriyor!!!!

    Konu, 'Herşeyin başı sağlık !' kısmında laetitia tarafından paylaşıldı.

    ağlamak Ağlamak bizi rahatlatır içimizi ferahlatır,açılırız biz böyle diyorduk ya işte o doğru çıktı meleklerim ağlamakta bilmediğimiz kadar yararlı imiş.Tabi Allah kimseyi ağlatmasın ama içinizede atmayın.

    [​IMG]
    Bilim adamları gözyaşını, gözü mikrobik hastalıklardan koruyan, tahriş edici maddelerin tesirini ortadan kaldıran ve gözü ıslak tutan bir vücut sıvısı olarak tarif ederler.

    Araştırmalar, gözyaşının, ağlama esnasında insandaki moral bozukluğunu giderdiğini ortaya çıkarmıştır. İnsan, genellikle “ağla, rahatlarsın” deyim ve tavsiyesini kullanmasına rağmen, ağlamanın ne işe yaradığını tam olarak bilememektedir.

    W. Frey, ağlama sırasında insanın gözyaşı ile vücutta strese sebep olan maddeleri attığını iddia etmekte ve teorisini ispatlamak için, birtakım deliller ileri sürmektedir. Gözyaşının salgılanmasını düzenleyen salgı bezleri vücuttaki manganezi yoğunlaştırarak dışarı atarlar. İnsanda mizaç değişikliklerine sebep olduğu bilinen manganez, gözyaşında kandaki miktarından otuz kat daha fazladır.

    Bilim adamlarına göre son tespitler, iki türlü gözyaşı bulunduğunu göstermiştir. Birincisi, tahriş edici maddelerin meydana getirdiği gözyaşı, ikincisi hissî/duygusal sebeplerin meydana getirdiği gözyaşıdır. Duygusal sebeplerle akan gözyaşının içeriğinin diğerinden farklı olduğu ve hissî gözyaşlarının %24 oranında daha fazla protein içerdiği gösterilmiştir.

    Stres esnasında salgılanan üç madde; lösin-enkefalin (ağrı hissini düzenler), ACTH (strese cevabın başlamasına sebep olur) ve prolaktin (memelilerde süt üretimini düzenler) iki tür gözyaşında da bulunmuştur. Prolaktin, süt salgılanmasının yanında gözyaşı salgılanmasını da temin eder. Böylece, ağlamanın cinsiyete göre farklılık göstermesi ve kadınların daha çok ağlamasının sebebi anlaşılmıştır.

    Kadın ve erkek arasında ağlama sıklığı açısından önemli farklar vardır. Bir aylık bir sürede kadınlar, erkeklerden 4 kat daha fazla ağladıklarını ifade etmişlerdir. Kadınların kanındaki prolaktin seviyesi erkeğinkinden % 60 daha fazladır. Kız ve erkek çocuklarda prolaktin seviyeleri ve ağlama sıklığı aynıdır. Kadınlarda 55 yaşından sonra prolaktin seviyesi düşer ve göz kuruluğu başlar. Yaşlı kadınlarda göz kuruluğu sendromuna sıkça rastlanması bundandır. Bu durumda, gözyaşı bezleri kâfi miktarda yaş salgılayamadığı için göz, yeterince ıslanıp kayganlaşamaz.

    Ancak bu kadınlar, normalde göz kuruluğundan bahsetseler bile, hissî durumlarda zor da olsa yine ağlayabilmektedirler. Hatta birçok hasta, göz kuruluğundan kurtulmak için duygusal şeyleri hatırlayıp kendilerini ağlamaya zorlayarak gözlerini ıslatır. Bu tür hastalarda hissî gözyaşlarının meydana gelmediği, buna karşılık tahriş edici sebeplerle meydana gelen gözyaşının aktığı görülür.

    Araştırmanın enteresan neticelerinden birisi de kadınların %85’inin, erkeklerin %73’ünün ağladıktan sonra kendilerini daha iyi hissetleriydi. Ayrıca ağlamamız lâzım geldiğinde duygularımızı bastıracak olursak fizikî ve psikolojik olarak kendimizi daha kötü hissedeceğimiz de bilim adamlarının görüşleri arasındadır. Pitsburg Hemşire Okulunda yapılan bir araştırma,
    sağlıklı insanların, ülserli hastalardan ve bağırsak rahatsızlığı bulunanlardan daha kolay ağlayabildiklerini gösterdi. Bundan da anlaşılıyor ki, ağlayamayanlar mide ve bağırsak hastalıkları gibi birçok hastalığa daha fazla yakalanmaktadır.

    Bir belirtisi ağlayamamak olan irsî disotonomi hastalığına yakalanan çocuklar, duygusal açıdan stresli olaylara karşı da dayanıksızdırlar. Bütün bu araştırmaların neticesi olarak şu söylenebilir: Strese direnç göstermede hissî gözyaşının önemi çok büyüktür. İnsanın mânâ dünyasında olgunluğunu gösteren ağlamak, fizyolojik etkilerde de kendini gösterir. Duygusal gözyaşı, stresten kurtulmanın en belirgin ifadesidir.



     
Ağlamak iyileştiriyor!!!! konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. emzirmek yaraları daha çabuk iyileştiriyor!

    emzirmek yaraları daha çabuk iyileştiriyor!

    Emzirmenin, doğum sırasında annede oluşan yaraların daha hızlı iyileşmesini sağladığı belirtildi. İyileşme sürecinde hormonların rol oynadığı tahmin ediliyor. Doğum sırasında ve emzirme döneminde seviyesi yükselen prolaktin hormonu, bağışıklık sistemi hücrelerinin üretimini artırıyor. Oxytocin hormonu da yara iyileşme sürecine olumsuz etki eden stres hormonlarının miktarını azaltıyor....
  2. Ağlamaktan Geliyorum..

    Ağlamaktan Geliyorum..

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...
  3. Emzirmek yaraları hızlı iyileştiriyor!

    Emzirmek yaraları hızlı iyileştiriyor!

    emzirme yaraları emzirirken oluşan yaralar emzirmede oluşan yaralar emzirmeden emzirmede yara Emzirmenin, doğum sırasında annede oluşan yaraların daha hızlı iyileşmesini sağladığı belirtildi. İyileşme sürecinde hormonların rol oynadığı tahmin ediliyor. Doğum sırasında ve emzirme döneminde seviyesi yükselen prolaktin hormonu, bağışıklık sistemi hücrelerinin üretimini artırıyor. Oxytocin hormonu...

Sayfayı Paylaş