gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.164
    Beğenilen Mesajlar:
    2.213
    Ödül Puanları:
    113

    Ahmet Vefik Paşa (1823-1891)

    Konu, 'Osmanlı Tarihi' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    [​IMG]


    Fransız sahne şairi Moliere'in eserlerinden on altısını 1869'dan itibaren tercüme ve adapte etmekle[​IMG] Bursa'da tiyatro yaptırmakla şöhret kazanmıştır. Vefik Paşa lise tahsilini Paris'te tamamlamış[​IMG] orada ve Tahran'da elçilik[​IMG] Londra'da sefaret katipliği yapmış[​IMG] iki defa Maarif Nazırı[​IMG] iki defa Başvekil olmuştur. Başvekil sözünü ilk olarak o kullanmıştır.

    Bugün yurt dışındaki bütün temsilciliklerimiz[​IMG] bayrağımızı çeker. Adettir bu. İşte bu adeti ilk defa ihdas eden de Ahmet Vefik Paşa olmuştu. Tahran'da Osmanlı İmparatorluğu'nun Büyükelçisi olarak görevliyken Osmanlı toprağı olarak ilan ettiği elçilik binasına törenle Osmanlı bayrağını çektirmişti. Sonra bu adeti diğer elçilikler de uyguladılar.

    Ahmet Vefik Paşa[​IMG] çok çalışkan ve tuhaf huylu bir adamdı. Fransızca[​IMG] İngilizce[​IMG] İtalyanca[​IMG] eski Yunanca bilirdi. Arapça ve Farsça'yı çok iyi okur[​IMG] anlardı. Türklük bilinci[​IMG] çağına göre onu yepyeni bir tarih ve dil anlayışına götürmüştü. Çok okuduğu için yabancılar kendisinden “Devrilmiş kütüphane” diye söz ederlerdi.

    Onun için en doğru hükmü Keçecizade Fuat Paşa vermiş ve: “O[​IMG] binek taşı büyüklüğünde bir pırlantadır[​IMG] ne yüzüğe takılır[​IMG] ne kaldırım yapmaya yarar!” demiştir.

    Vefik Paşa[​IMG] siyaset hayatında devletin onurunu büyük bir titizlikle korurdu. Şam ayaklanmaları sırasında Fransa'nın asker çıkarmak istemesi üzerine[​IMG] Paris Elçisi olduğu için orada yapılacak müzakerelere katılması emredilmişti. Vefik Paşa[​IMG] hükümet[​IMG] ayaklanmaları bastırmak için Şam'a asker yetiştirinceye kadar[​IMG] elçi olduğu halde[​IMG] ortalarda görünmedi ve müzakerelerin gecikmesini sağladı.

    Bir toplantıda Üçüncü Napolyon[​IMG] Ahmet Vefik Efendi'ye: “Osmanlı İmparatorluğu çöküyor[​IMG] çatırtılarını işitiyorum!” demişti. Vefik Efendi[​IMG] tam bir elçiye yaraşacak süslü cümlelerle: “Bizim memleketimiz buraya uzaktır[​IMG] işittiğiniz çatırtılar Fransa'ya ait olsa gerek[​IMG].” cevabını vermişti.

    Yine Paris'te[​IMG] Müslümanlık aleyhine bir piyes oynanacağını öğrenince bunu önlemek istemiş ama[​IMG] resmî makamlar aldırış etmemişlerdi. Bunun üzerine ilk gece tiyatroya giden Vefik Efendi[​IMG] oyun başlamadan sahneye çıkıp eserin oynanmasını önlemişti.

    Ahmet Vefik Paşa'nın garip sanılan huyları[​IMG] aslında yaşadığı zamanın gereklerine göre ilerici olmasından doğuyordu.

    Mesela[​IMG] Bursa'da bugün onun adıyla anılan tiyatro binasını yaptırdıktan sonra “Fasulyacıyan Topluluğu”na kendi tercüme ve adaptasyonlarını oynatması[​IMG] İstanbul'da hoş karşılanmamıştı. Çünkü[​IMG] koskoca vali[​IMG] her gün provalara gidiyor[​IMG] bir rejisör gibi oyuncuları dinleyerek yanlışlarını düzeltiyor[​IMG] ondan sonra hükümet memurlarını bu oyunları seyretmeye mecbur tutarak tiyatronun yaşamasını sağlıyordu. Hükümetin[​IMG] birçok memuru değiştirmek için Bursa'ya tayin ederek gönderdiği kalabalık bir memur topluluğunu “Benim size ihtiyacım yok” diye vapura bindirip geri yollamıştı.

    Hatta yine hükümetin başka yere naklettiği Vizental Efendi'yi “Ben senden memnunum[​IMG] vazifene devam et” diye Bursa'da alıkoymuştu. Sait Paşa İçişleri Bakanı olduğu zaman bakanlığa açık bir tezkere yazarak “İkide bir Sait imzalı bazı telgraflar geliyor. Kimdir bu adam?” diye sormuştu.

    Bu gibi olaylar sonunda Bursa Valiliği'nden alınan Vefik Paşa[​IMG] İstanbul'da Rumelihisarı'ndaki konağına çekilerek tercüm işleriyle uğraşmaya devam etti. İkinci başvekilliği sadece iki buçuk gün sürmüştür. Bursa Valiliği'nden alındıktan sonra yaptıkları için soruşturma açılmıştı. Yapılan suçlamalardan biri de “Kadınlara mahsus metinler tertipleyerek ırz ehli hatunları tiyatrohaneye doldurmak”tı.

    Gerek siyaset hayatında[​IMG] gerekse idare hayatında memlekete büyük hizmetleri dokunmuş olan Vefik Paşa[​IMG] ilk defa Türk dilinin sözlüğünü yapmıştır. Türk tarihinin bütünlüğünü[​IMG] sanıldığı gibi bu tarihin yalnız Osmanoğulları soyuyla kurulup başlamadığı fikrini de ilk ortaya atıp savunanlardandır.

    Nitekim yıllar sonra Kaşgarlı Mahmut'un Dîvânu Lügati't-Türk adlı ünlü eseri bulununca[​IMG] Ahmet Vefik Paşa'nın ortaya attığı iddialarda ne kadar haklı olduğu ortaya çıktı.

    Ahmet Vefik Paşa'nın Molière'den yaptığı çeviri ve adaptasyonlara gelince; bunlardan bilhassa ikinci gruptaki eserler gerçek birer telif eserdir[​IMG] yani kendi malı gözüyle bakılması gerekir. Nasıl ki Molère[​IMG] konularının çoğunu Latin[​IMG] İspanyol ve İtalyan sahne şairlerinin eserlerinden almış[​IMG] ancak bunlara kendi damgasını vurarak kendisine mal etmişse[​IMG] Vefik Paşa da adaptasyon diye bilinen eserlerini tamamıyla kendine özgü hale getirmiştir


     
Ahmet Vefik Paşa (1823-1891) konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Paşa

    Paşa

    Rüyada üniformalı bir Osmanlı Paşası görmek, şan, şeref ve itibar işareti olarak tabire tabi tutulur. Paşa görmek, ün, itibar ve itibar işareti olarak yorumlanır. Rüyada paşa görmek; devletin vesile olacağı bir olay sonucunda çok sevinmeye işarettir
  2. Şeker Ahmet Paşa ile Kaya

    Şeker Ahmet Paşa ile Kaya

    şeker ahmet paşa ile kaya şeker ahmet paşa ve kaya şekeri şekeri nedir Padişah 4. Mehmet'in en küçük kızı, güzeller güzeli Kaya, daha gencecik bir kızken Şeker Ahmet Paşa ile evlendirildi. Hülyalarının sahibini bekleyen Kaya, karşısında gür sakallı bir ihtiyar görünce çılgına döndü ve tam yedi sene kendisini Paşa'ya teslim etmedi. Yedi sene gecikmeyle gelen birleşme Kaya'nın ruhunda...
  3. Şeker Ahmet Paşa - Hakkında, Resimleri

    Şeker Ahmet Paşa - Hakkında, Resimleri

    şeker ahmet paşa resimleri şeker hamdi paşa ahmet paşanın hayatı tabloları Harbiye’deki eğitimi sonrasında Paris’e giden, Paris’te Jean Leon Gérôme ve Gustave Boulanger atölyelerinde, akademik bir eğitimden geçen Şeker Ahmet Paşa’nın tek tük figürlerinden biri Otoportre… Elinde paletiyle tuval karşısına geçen Şeker Ahmet, Batılılaşan Osmanlı’yı, değişen Osmanlı sanatçısını ortaya...
  4. Melek Ahmet Paşa

    Melek Ahmet Paşa

    melek ahmet paşa Melek Ahmet Paşa rivayete göre sonları sancak beylerbeyliğinde bulunmuş olan Can Mirza Paşa'nın Abaza memleketinden çalıp sattığı çocuklardan imiş. Silâhdar tarihi babasının deniz ümerasından Pervane Kaptan ve validesinin de Abaza olduğunu yazar. 15 yaşında Harem-i hümayuna (Enderuna) alınıp yetişerek IV. Murat zamanında hasodaya geçip silâhdar iken Bağdat'ın geri alınması...
  5. Tarhuncu Ahmet Paşa

    Tarhuncu Ahmet Paşa

    tarhuncu ahmet paşa Arnavutluğun Mat kasabasındandır; Enderundan yetişmiş silâhdar Bosnalı Musa Ağa'nın 1043 H. - 1633 M. tarihinde Mısır valiği ile saraydan çıkması sırasında bu da kapıkulu süvariliği ile çıkmış ve evvelâ Musa Paşa'ya sonra da Hezarpâre Ahmet Paşa'ya kethüdalık etmiştir. Hezarpâre'nin katlinden sonra kardeşi Oruç sipahilerin Sofu Mehmet Paşa'ya karşı olan isyanında maktul...

Sayfayı Paylaş