gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.181
    Beğenilen Mesajlar:
    2.224
    Ödül Puanları:
    113

    Ailede Mutluluğu Engelleyen Haller

    Konu, 'Kadın Haberleri' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    Eşler birbirlerine alayla takılmalar ve soğuk şakalar yapmak yerine, övgü ve nezakette cömert davranmalı; içten ve samimi olmalıdır. Bir erkeğin iş hayatında başarılı olmasının, eşinin ona desteği ile yakından ilgisi bulunmaktadır. İyi bir aşçı olmasından çok, hanımın hoş ve güzel davranışlarıyla kocasına güven duygusu verip vermediği önemlidir.

    "Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır" sözü bu manadadır. Evin hanımı, beyine karşı memnuniyetini belirtiyorsa erkeğe güven gelir. Erkek, kendince şöyle bir düşünceye inanacaktır:
    "Eğer beni beğeniyorsa, gerçekten iyi bir kişiyim."

    Kadın, erkeğini takdir ediyor ve ona inanıyorsa, kocanın içi güven duygusuyla dolup taşar ve önüne hangi mesele çıkarsa çıksın, onunla başa çıkabileceğini düşünerek evden ayrılır ve dünyaya meydan okumaya hazırlanır.

    Ancak adam eve döndüğünde dırdır eden, sürekli şikâyetçi olan ve azarlayan bir eşle karşılaştığında bütün mücadele hevesi kaybolacaktır.

    Kadının eşinden duyduğu devamlı tatminsizlik adamı etkileyecek ve kendinden şüphelenmeye, güveni azalmaya başlayacaktır.

    Halbuki eşini yüceltici davranan kadın ona kendine güven duygusu aşılamakla kalmaz, aynı zamanda onun insanlara karşı nezaket dolu ve iyi geçimli olmasını sağlar. Daha düşünceli ve anlayışlı hale gelmesini teşvik etmiş olur.

    Alaycılığın bünyesinde her zaman acımasız bir yan bulunur ve diğer insana kendisini küçülmüş hissettirmeyi hedefler. Hepimiz biliriz ki, insanlar yakın arkadaşları tarafından bile yapılsa şakalara maruz kalmaktan hoşlanmamaktadırlar.

    Eşler birbirlerinde teşekkür edebilecekleri şeyler aramalıdırlar. Güzel sözler söylendiğinde, bu onları sizin için daha fazla şey yapmaya itecektir.

    Tabii her zaman övgü yapılmaz. Bazen eleştiri de gerekebilir. Bunun için de dikkat edilecek önemli noktalar vardır:

    Eleştirinin etkili olması isteniyorsa, muhakkak ki eşin egosu hedef alınmamalıdır ve eleştiri başkalarının yanında yapılmamalı, gizli olmalıdır. İnsanlar varken yapılan eleştirinin hedefi eşe yardımcı olmak değil, onu utandırarak kendini tatmin etmektir.

    Eleştiriye gönül alıcı bir söz veya komplimandan sonra başlanmalıdır. Diyelim, hanım yemek yapmış ve tuzunu fazla kaçırmıştır. Yüz ekşitilerek "amma tuzlu" yerine, "Hanım, yaptığın yemek gerçekten çok güzel ve lezzetli. Ancak biraz tuzu fazla gibi geldi" demek çok yararlı olacaktır.
    Veya erkeğin sinirli oluşunu şöyle söylemekte fayda var: "Bey, geçmişte daima mükemmeldin. Fakat son zamanlarda seni biraz sinirli görüyorum. Acaba bana açıklayabilir misin, neden?"

    Emretme yerine istemelidir. "Şunu düzeltir misin?" demek, "bunu tekrar yap, olmamış" demekten daha etkilidir.

    Emredildiğinde karşıdakini köle rolüne koymuş ve kendisini onun efendisi gibi benimsemiş sayılır. Rica edildiğinde ise, karşısındakini işbirliği yapılan saygıdeğer kişi olarak kabul etmiştir.

    Ekonomik ve fiziki durum

    Mutlulukla ekonomik gelir seviyesi arasında bağlantı sık tartışılan konudur. Para rahatlatır, ama mutlu etmez. Çünkü para ve zenginlik tıpkı sağlıklı olmak gibi çok çabuk alışılan bir durumdur.

    Asgari ihtiyaçlar karşılandıkça ortaya çıkan yenilerinin peşine düşülür ve bu zincirleme sürüp gider. Mutluluk istediğimizi elde etmek değil, elde ettiğimizde mutlu olabilmeyi öğrenebilmek yeteneğidir.

    Yoksa bugün insanlara pompalanan daha fazla para, daha çok c**nsellik, daha çok yiyecek, daha çok içki, daha çok uyuşturucu, daha çok adrenalin, daha fazla eğlence, daha çok mal istemek insanları doyumsuz ve aksine mutsuz yapar. Tıpkı sonsuz bir gebelik gibi, meyve verme dönemine hiç ulaşamayız. Sadece para değil güzel ve zeki olmak da mutlulukla direkt bağlantılı sayılamaz.

    Elbette güzel ve zeki olanların hayatta birtakım avantajları vardır ama daha mutlu kişiler olduğu doğru değildir.

    Çelişkili zannedilse de, başına büyük bir felâket veya kaza gelen insanlar bile mutlu olabilirler. Meselâ felç geçiren bir insanın hayatının geri kalan kısmını çok mutsuz geçirmesi gerekmez.

    Böyle bir olaydan bir süre sonra hastanın acısı, öfkesi ve çökkünlüğü yerini yavaş yavaş mutluluk duygularına bırakır. Ve onlar da kendilerini diğer insanlardan daha az mutlu hissetmezler. İnsanlardaki uyum psikolojisi ve kapasitesi bunu sağlayacaktır.


     
Ailede Mutluluğu Engelleyen Haller konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Mutluluk..........

    Mutluluk..........

    Duygusal Gereksinmeler Birincil duygusal gereksinim sevilmek ve sevmektir. Yeni doğan bir bebek annesinin sütü kadar onun sıcaklığına da gereksinim duyar. Memeli hayvanlarda dahi bu gereksinim deneylerle saptanmıştır. Sevgi görmeyen bebek ruhsal sorunlar yaşamaya başlar, sağlığını yitirir. İnsanda bunun ötesinde yaptıklarının çevresi tarafından onaylanması ve kendisinin o toplumun bir bireyi...
  2. ailede huzur....mutluluk budur!

    ailede huzur....mutluluk budur!

    Ceyda Cecan Karakuş Uzman Psikolog Bir ebeveynin çocuklarına bırakabileceği en iyi miras, her gün birkaç dakikasını onlara ayırmaktır. O. A. Battista Özellikle son yıllarda, yaşadığımız yoğun ve stresli hayatımızda ailemize yeteri kadar vakit ayıramamaktan dolayı çoğumuz mutsuz ve çaresiz hissetmekteyiz. Bu durum en çok çocuklarımız etkilemekte. Oysa ki çocuklarımız için sevgi, kabul...
  3. ??? *mutluluk* ???

    ??? *mutluluk* ???

    Yorgunum sevgili Yorgunum..... Duygularım.... Ümitlerim.... Dileklerim yorgun.... Her defasında kırılıp Parçalanmaktan yorgun yüreğim.... Aldatılmaktan Kırgın umutlarım.... Yarım kalmaktan aşka Yorgunum..... Geceyi uykusuz Günü karanlık yaşamaktan Yorgunum... Yoruldum sevgili... Her ümidin peşinden Koşmaktan Solan gençliğim.. Yoruldum.. Yalancı bahar yaşamaktan... Gül değil hep diken...
  4. mutluluk...

    mutluluk...

    Ancak en silik rolümüzü bile kavradığımız zaman, mutluluğa kavuşabileceğiz. Exupery Başkalarına mutluluk sağlayabilen mutludur. Diderot Bu ölümlü dünyada mutlak bir mutluluk yoktur. Her mutluluk kendi içinde bir zehir taşır, yahut, dışarıdan gelen bir zehirle zehirlenir. Cheov Bütün mutsuzluklar kardeştir; aynı dili konuşurlar. Balzac Dünyada hiçbir şey mutsuzluk kadar mükemmel...
  5. Silah ruhsatı verilmesini engelleyen haller

    Silah ruhsatı verilmesini engelleyen haller

    Aşağıda belirtilen hallerden birine giren kimselere hiçbir şekilde ateşli silah ve mermilerini taşıma ya da bulundurma izni verilmez, verilmiş ruhsatlar iptal edilir. a) Ateşli silahla işlenen cürümlerden hükümlü bulunanlar, b) Ruhsatlı silahıyla suç işleyenler veya silahın muhafazasındaki ihmal ve kusuru neticesi başkaları tarafından bir suç işlenmesine veya intihar ya da...

Sayfayı Paylaş