gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.166
    Beğenilen Mesajlar:
    2.216
    Ödül Puanları:
    113

    Ala gözlüm, ben bu ilden gidersem

    Konu, 'türkülerimiz ve hikayeleri' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    Ala gözlüm, ben bu ilden gidersem,
    Zülfü perişanım kal, melil melil.
    Kerem et, aklından çıkarma beni;
    Ağla göz yaşın sil, melil melil.

    Yeğin ey sevdiğim, sen seni düzet;
    Karayı bağla da, beyazı çöz, at;
    Doldur ver badeyi, bir daha uzat;
    Ayrılık şerbetin ver, melil melil.

    Elvan çiçeklerden sokma başına,
    Kudret kalemini çekme kaşına,
    Beni unutursan doyma yaşına,
    Gez benim aşkımla yar, melil melil.

    Karac`oğlan der ki: Ölüp ölünçe,
    Ben de güzel sevdim kendi halımça;
    Varıp gurbet ile vasıl olunça,
    Dostlardan haberim al, melil melil.

    KARACAOĞLAN

    Büyük bir halk şairi olan Karacaoğlan'ın hayatı üzerine yapılan araştırmalarda kesin bir bilgi yoktur. Son yıllarda yapılan araştırmalarda ve şiirlerinde yapılan incelemelerden onun 1606 da doğmuş 1670 yılında ölmüş olduğu tahmin edilmektedir. Her nekadar doğduğu yer bilinmiyorsa da öldüğü ve mezarının bulunduğu yer bellidir. Kendisinin Güney Anadolu'da yaşayan Türkmen aşiretinden olduğu daha doğrusu İçel'li olduğu muhakkaktır.Şiirlerinden anlaşıldığı kadarıyla kendisi pek çok yer gezmiş,aşkı ve tabiat sevgisini yaşadığı hayatı, çağının konuşma dili ile öz türkçe olarak işlemiş ve anlatmış bir halk şairidir.
    Bugün kesin olarak bilinen bir şey varsa o da mezarının İçel'in Mut İlçesi'ne bağlı Karacaoğlan Köyü'ndeki Karacaoğlan tepesinde Karacakız tepesi ile karşı karşıya olduğudur.
    Mezar 1997 yılında anıt mezar haline getirilerek Kültür Bakanı İstemihan Talay tarafından ziyarete açılmıştır. Karacaoğlan aynı zamanda tarihte heykeli dikilen, bilinen ilk ozandır. İçel'in Mut İlçesine Heykeltraş Prof.Hüseyin GEZER tarafından yapılan heykeli 8 haziran 1973 günü dikilmiştir.Yörede onun şiirlerinden pek çoğu halk arasında söylenir bazıları türküleştirilmiştir.

    Çeşitli kaynaklara göre Kozana bağlı Feke İlçesi'nin "Gökçe" köyünde, "Mamalı" da, "Binbuğa"da, "Erzurum"da "Zobular"da, "Gökçeli"de, "Varsak da, hatta "Belgrad"da doğduğu öne sürülmüştür. Fakat, kanımızca en sağlam ve eski kaynak, Akşehirli Ahmet Hamdi Efendi'nin hatıra defteri olup, inandırıcı delillere da-yanmaktadır. Hamdi Efendi, Varsak köyünde 1876 da hatıra defterine şu satırları kaydetmiştir: "Malum ola ki Karacaoğlan Varsak karyesinde dünyaya gelüp babası Türkmen aşiretinden Kara İlyas, fakir-el hal olmağla sayd-ü şikarla taayyuş eder olup 1013 (M .1604) tarihinde Kozan dere-beylerinden Hüsa m Beyin sayıl namıyle tut-kap asker devşirdiği hengamda İlyas dahi tutulup götürülerek orada gaip olduğu için lakapları Sayıloğlu kaldığı ve el- yevm karyei mezbur hanedanı Sayılzade Mehmet Efendi'den anlaşılmıştır. Karacaoğlan'ın ismi Hasan olup öksüz büyümüş. Vechen karayağız ve fakir çocuğu olduğu için buna Karacaoğlan denülüp böylece anıldığı. Karacaoğlan delikanlı iken munis ve zeyrekliği hasebiyle ol vaktin karye ağalarından serdengeçti Osman Ağa Karaca Oğlan'ı evlatlık şekliyle diğer fakir bir aile kızıyle teehhül ettirmiş ise de kız hor ve çirkin olduğundan Kara caoğlan babası gibi Sayıl askerliğine tutulacağını anlayup yirmi dört yaşında Varsak'tan firar-la mekanın gaip ederek, encam Maraş'ta Zülgaroğlu (Zülkadir olacak) Hüsam Bey' in himayesinde altı sene teehhül ümidiyle kalıp, teehhül ümidi münkesir olunca ora-dan müfarekatla yine geşt-i diyara başlayıp on dokuz sene sonra vatanına gelmişse de fazla barınamayıp elli beş yaşında Tarsus tarikıyla tekrar geşt-i diyara der-ban oldu-ğu (1)", kayıtlıdır. Han Mahmut adli halk hikayesinde ve diğer bazı anlatımlarda Karacaoğlan'ın Tarsus'ta Karaca Kız adındaki bir yörük beyi'nin kızına aşık olduğu, vermedikleri için kızın, arkasından da Karacaoğlan'ın Kırklar mağarasına, bazı kaynaklara göre de Eshab-ı Kehf Mağarasına çekilerek orada öldüğü rivayet olunur. İshak Refet Işıtman ise, 1933 yılında yayınladığı Karacaoğlan adlı eserinin 33. sayfasında "Şairin menkıbeleri arasında Karaca Kız adlı birisini sevdiği söylenir ve ölünceye kadar bu sevginin devam ettiği, fakat birbirlerine kavuşamadıkları, en sonunda Karacaoğlan'ın bir tepeye, Karaca Kız'ın da onun karşısındaki bir tepeye gömüldükleri anlatılır. Bu tepeler Çukurovada imiş", demektedir. Bizim görüşümüze göre buradaki Çukurova'dan Çukur Köyü'nün anlaşılması gerekir. Zira Çukur köyü (şimdi Karacaoğlan) Karaca Kız ve Karacaoğlan Tepeleri'nin düzlüğündedir. Fuat Köprülü'nün araştırma yaptığı dönemlerdeki ulaşım imkanları dikkate alınırsa, Mut İlçesi dahi belli çevre dışında bilinmezken Çukur köyünün bir araştırmacı için bilinmesi elbette mümkün değildir. Esasen şimdiki Çukur (Karacaoğlan) köyü 1286 yıllarında Sarıkavak beylerinden Hacı Kadir ağa zamanında eski yerinden nakledilmiştir. Karacaoğlan tepesinin birkaç kilometre kuzey batısına düşen eski Çukur içme ve kullanma sularını sarnıçlardan sağlayan bir kıraç yayladır. Sarıkavak beylerinin yaylası olan bu köyün 8 kilometre kadar doğuya nakledilmesinin bir de hikâyesi vardır. Rivayete göre köyün çobanı, sürünün içinden bir tekenin sık sık ayrılarak sakalı ıslanmış şekilde geriye döndüğünü görür ve merakla takip eder. Görür ki şimdiki köyün hemen yakınında bir kaynak vardır ve teke tesadüfen bulduğu bu kaynaktan iç güdüsüyle şaşırmadan gidip, suyunu içtikten sonra dönmektedir o Bundan sonra sadece yazları oturulan eski Çukur su kaynağına yakın yerde yeniden iskân sahası haline getirilir. Köy devamlılık kazandıktan sonra halk Karacaoğlan mezarını adeta ziyaretgâh haline getirmiş, ona evliyalık izafe etmiş, tepenin adına zamanla Erenler Tepesi de denmeye başlanmıştır.


     
Ala gözlüm, ben bu ilden gidersem konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Ben gidersem o gelir

    Ben gidersem o gelir

    Dün sabah şehitlikte yatan Yarbay eşini ziyaret eden Firdevs Yılmaz büyük oğlu Doğukan’ın doğduğu güne ait anısını anlattı: "Hakkari’de doğum yaptığım gün, yan odada yaralı bir terörist yatıyordu. Eşim, Doğukan’ı kaldırıp teröriste gösterirken, ’Bu ülkeyi böldürtmeyiz. İşte, ben gidersem arkamdan bu büyüyüp asker olacak. Sizinki yol değil’ dedi." TERÖRİSTE MESAJ Hakkari’de doğduğu...
  2. Karacaoğlan - Ela Gözlüm Ben Bu Elden Gidersem

    Karacaoğlan - Ela Gözlüm Ben Bu Elden Gidersem

    ela gözlüm ben bu elden gidersem hikayesi ela gözlüm ben bu elden gidersem akor notaları el ala hikayesi Ela gözlüm ben bu elden gidersem Zülfü perişanım kal melül melül Kerem et aklından çıkarma beni Ağla gözyaşını sil melül melül Elvan çiçekleri takma başına Kudret kalemini çekme kaşına Beni unutursan doyma yaşına Gez benim aşkımla yol melül melül Yiğit ey sevdiğim sen seni gözet Karayı...
  3. Gidersen sen üzülürüm ben

    Gidersen sen üzülürüm ben

    GİDERSEN SEN ÜZÜLÜRÜM BEN Hep böylemi bakar gözlerinin içi senin? hep böyle mi sevdiğini söylersin bana? içinde biryerlerde uçan martılar gözlerinde bilmediğim pırıltılarla, “seni seviyorum” deme bana! içim bi tuhaf oluyor dokunmak istiyorum ellerine sonra, büyüttüğün kuşlara ekmek atmak birde güle-oynaya... “seni seviyorum” deme işte bana... alıp başımı gitmek istiyorum, çok...
  4. Arkadaşlar böyle giderse ben bu TAROT açılımını sonlandıracağım!!!!!

    Arkadaşlar böyle giderse ben bu TAROT açılımını sonlandıracağım!!!!!

    Lütfen kafanızın bozulduğu herşeye açılım istemeyin. Gerçekten çok yoğunum. Ben gerçekten sorunu olan varsa yol göstermek isterim. Ama kavga ettik gelecekmi?? Kafam karışık nolacak ?? Beni seviyormu?? vs vs hep aynı şeyleri soruyorsunuz. Bu sorunlar sizin için önemli anlıyorum. ama cevap yazıyorum. Bir müddet sonra yine soruyorsunuz!!!! vee böyle devam ederse bu konuyu ben...

Sayfayı Paylaş