gebe
  1. nisan

    nisan Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    5 Ocak 2008
    Mesajlar:
    5.707
    Beğenilen Mesajlar:
    15
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    isvicre

    alabilirsen al

    Konu, 'Dini Hikayeler ve Şiirler' kısmında nisan tarafından paylaşıldı.

    ALABİLİRSEN AL
    Hacı Bayram-ı Velî'nin doğduğu Zülfadl (Sol-Fasol) köyünden bir genç askere çağrılmıştı. Yetim olan bu temiz genç, babasından kalma birkaç altınını, annesinden kalan hâtıra bilezik ve küpleri emânet edecek bir kimse bulamadı. Hepsini küçük bir çekmeceye koyup, Hacı Bayram-ı Velî'nin türbesine getirdi. Türbeyi ziyâret edip;
    "Yâ hazret-i Hacı Bayram-ı Velî! Beni vatanî vazifemi yapmak için çağırdılar. Annemden ve babamdan kalma şu hâtıraları emânet edecek bir kimse bulamadım. Bu küçük çekmeceyi zâtı âlinize emânet bırakıyorum. Eğer askerden dönersem, gelir alırım. Şâyet dönemezsem, istediğiniz bir kimseye verebilirsiniz!" diye münâcaat etti.
    Sonra çekmeceyi sandukanın kenarına koyarak ayrıldı.
    Aradan yıllar geçti. Gencin askerliği bitti ve emânetini almak üzere Hacı Bayram-ı Velî'ye geldi. Ziyâretini yapıktan sonra, çekmeceyi koyduğu yerde buldu. Hiç dokunulmamıştı.
    Orada türbeyi bekleyen türbedâra;
    "Bu çekmece benimdir. Askere gitmeden önce emânet bırakmıştım. Şimdi alıyorum." dedi.
    Türbedâr;
    "Tabi, alabilirsen al. Çünkü ben, bir defâsında bu çekmecenin yerini değiştirmek istedim. Fakat bütün uğraşmalarıma rağmen yerinden bile oynatamadım. Bunda bir hikmet olduğunu düşünerek, bir daha elimi bile sürmedim."

    Genç, çekmecenin yanına gelip, Hacı Bayram-ı Velî'ye teşekkür etti ve emânetini alarak köyüne döndü.

    ALAY ETMENİN CEZÂSI

    Gavs-ül-Memdûh hazretleri, bir gün dergâhın önünde otururken Abdürrahîm Efendiyi huzûr-ı şerîflerine çağırdı. Şam'a gidip gitmediğini sordu. O da;
    "Gitmedim efendim" deyince;
    "Şu tarafa bak bakalım ne göreceksin?" buyurdu.
    İşâret ettiği yöne baktığında, yemyeşil bahçeleriyle, Şam'ın karşısında durduğunu hayretle gördü. Şam'ı merakla seyrettiğini gören Gavs-ül-Memdûh;
    "Abdürrahîm! Boşi köyü buradan uzakta mıdır görülebilir mi?" buyurunca, rüyâdan uyanır gibi Şam gözlerinden silindi ve hocasına;
    "O köy buraya uzaktır, görünmez efendim." diye cevap verdi.
    Bunun üzerine;
    "Doğu tarafına bak!" buyurdu.
    O anda küçük bir tepenin yamacında kurulmuş olan Boşi köyü gözünün önüne geldi. O anda köyün bir kenarında, Gavs-ül-Memdûh'un talebelerinden birkaç tânesi oturmuş sohbet ediyorlardı. Köy bekçisi de yanlarında sırt üstü uzanmış yatıyor, talebelerle alay ediyordu.
    Gavs-ül-Memdûh;
    "Abdürrahîm! Bekçinin arkadaşlarınla alay ettiğini görüyor musun?" diye sordu.
    O da;
    "Görüyorum efendim. Eğer müsâade buyurursanız hemen hakkından geleyim." diye sordu.
    Hocasının hiç cevap vermemesinden cesâretlenerek ayağını hızla bekçiye doğru salladı. Allahü teâlânın izniyle, ayağı bekçinin tam karnına isâbet etmiş ki, birden karnını tutmaya ve feryâd etmeye başladı. Bir daha vuracaktı, fakat Gavs-ül-Memdûh;
    "Yeter yâ Abdürrahîm!" buyurunca, durdu.
    Boşi köyü de gözünden kayboldu. Hocasının bu kerâmetlerine hayran kalmıştı.

    Aradan on gün geçmişti. Boşi köyünün bekçisi, yüzü sarılı bir hâlde Gavs-ül-Memdûh'un huzûruna çıkarıldı. Ağzı sol kulağına kadar eğilmişti. Eğilen taraf kırış kırış olmuş, diğer tarafı da davul zarı kadar gerginleşmişti. Bu sebeple ne ağladığı ne güldüğü, ne de konuştuğu anlaşılıyordu. Zor konuşabilen bekçi;
    "Aman yâ Hocam! Allahü teâlâyı zikreden talebelerinle alay ederken, birisi şiddetle karnıma vurdu. O anda bütün vücûdum hareketsiz kaldı. Ağzım da bu hâle geldi. Bundan böyle hatâmı anladım ve tövbe ettim. Ne olur beni affediniz ve ağzımın eski hâle gelmesi için duâ ediniz." diyerek ağladı.
    Gavs-ül-Memdûh onun bu durumuna çok üzüldü. Merhamet edip ellerini kaldırarak duâ etmeye başladı. Sonra mübârek elini bekçinin yüzüne sürdü. O anda bekçinin ağzı, Allahü teâlânın izniyle eski hâline geldi.

    Kaynak: Evliyalar Ansiklopedisi, İhlas Yayınları


     
  2. Ayışık

    Ayışık Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Eylül 2008
    Mesajlar:
    2.425
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    adana
    Cevap: alabilirsen al
    emeğine sağlık
     
alabilirsen al konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Alın

    Alın

    Alında görülen güzellik kişinin şeref ve değeridir. Alın kulluk ve hayırlı evlattır. Alında görülen yara ve çizik namazı kuralıyla kılmamakla, Alında görülen renk solgunluğu borçla, solgunluğun geçmesi borcun ödenmesiyle, Alnın daraldığını görmek dünyalııkta geçici sıkıntıyla, Alnın genişliği her konuda bolluk ve rahatlığa, Alından nur yayılması halkı irşad ve ilim öğretmekle, Alında görülen...
  2. Erkeklere nasıl hediyeler alabiliriz?

    Erkeklere nasıl hediyeler alabiliriz?

    erkeklerin sevdiği hediyeler erkeklerin en sevdiği hediyeler erkeğe ne hediye alabilirim en çok erkek arkadaşıma ne hediye alabilirim Bazen ilişkinizi anlamlandıracak, gününüzü renklendirecek değişik bazı şeyler yapmak gerekecek. Birbirinizi daha yakından hissedip, anlayabileceğiniz uygun, güzel bir ortam yaratmak veya yaratılan bu uygun ortamda onu sevindirecek bir hediye sunmak.işte...
  3. Kimler işsizlik maaşı alabilir?

    Kimler işsizlik maaşı alabilir?

    hamilelikte işsizlik maaşı hamilelik maaşı Kimler işsizlik maaşı alabilir? İşsizlik sigortasından yararlanmak için ne yapmak lazım? Ne kadar süre çalışmak gerekiyor Türkiyedeki en son rakamlar: 3.6 milyon işsiz İşsizlik maaşı almak için birçok insan ne yapacağı konusunda hiçbir fikir sahibi değil. Ocak ayı işsizlik oranlarına bakılırsa 1 yıl önceki tarihle...
  4. Anneme ne hediye alabilirim?

    Anneme ne hediye alabilirim?

    Anneme ne hediye alabilirim? Merhaba arkadaşlar bildiğiniz gibi anneler günü yaklaşıyor ve ben bu sene anneme çok güzel ve anlamlı bir hediye almak istiyorum ancak hediyemi seçerim diye şimdiden sizlerden anneler günü için hediye önerilerini bekliyorum:)

Sayfayı Paylaş