gebe
  1. PeLiNiM

    PeLiNiM Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    16 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    5.444
    Beğenilen Mesajlar:
    57
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    ANTALYA

    Allah'a dilekçemi verdim

    Konu, 'Dini Hikayeler ve Şiirler' kısmında PeLiNiM tarafından paylaşıldı.

    O kadar güzel bir hikaye ki.Yaşanmış bir olay..Okurken göz yaşalarınıza engel olamayacaksınız
    'Birkaç yıl önce, bağlı bulunduğumuz Genel Müdürlük; Dört arkadaşımla
    birlikte, beni bir ilimizde, memur statüsünde işçi almak üzere
    görevlendirmişti. Sözünü ettiğim ilde on personel alacaktık ve bunlar il
    müdürlüğü bünyesinde görevlendirilecekti.
    Biz beş arkadaş birleşerek, sözünü ettiğim ile gittik.

    Önceden ayrılan bir misafirhaneye indik. İle gelişimizi kimsenin duymasını
    istemiyorduk. Beşimizin de kanaati oydu ki, hak edeni kazandıralım, siyasi
    ve diğer baskılara boyun eğmeyelim.

    Biliyorduk ki, katılım yoğun olacak ve herkes bir referansla bizi rahatsız
    edecekti, çünkü Türkiye'nin gerçeği buydu.
    Bunun için çok dikkatli davranıyorduk.

    İle ikindi vakti gittik. İkindi namazını kılmak için tarihi bir cami olup< BR>olmadığını sorduk. Biliyorduk ki bu ilimiz cami bakımından biraz fakirdi.
    Tarihi bir cami olduğunu söylediler. Beş arkadaş, arabamıza atlayarak
    oraya gittik.

    Kimse bizi tanımıyor, zaten cami de şehrin biraz dışında. İkindi namazı
    kılınmış, caminin avlusu boş. Beşimiz de şadırvana oturarak abdest almaya
    başladık. Ayakkabılarımı çıkarıp çoraplarımı da sıyırmaya başlamıştım ki,
    ayaklarımın önüne bir takunya kondu.Bu takunyaları önüme kim bıraktı diye
    başımı kaldırınca, yüzüme tebessümle bakan, yirmibeş yaşlarında bir gençle
    karşılaştım:

    'Ben buraları bilirim, siz yabancıya benziyorsunuz; namaz kılana hizmet,
    Allah?ın rızasını kazandırır. Allah kabul etsin!'
    dedi.

    Gencin tebessümü, davranışı bizi çok etkiledi.

    Sordum: 'Sen kimsin? Adın nedir?'

    'Adım Bilâl. Bu mahalled e oturuyorum.'

    Bir an abdest almayı bırakarak, gençle ilgilenmeye başladım.

    'Ne işle meşgulsün Bilâl?'

    'Şimdilik işim yok. Ama inşallah yakında işe gireceğim.'

    'Nasıl olacak o?' dedim.

    Yüzüne huzurun ve mutluluğun tebessümünü kuşanarak:

    'Üç gün sonra ......... Müdürlüğünde sınavla adam alınacak. Rabbim, oraya
    girmeyi nasip edecek inşallah' dedi.

    Arkadaşlarım da abdest alırlarken, Bilâl'le aramızda geçen bu diyaloğa
    kulak vermişlerdi.

    'Peki Bilâl, bu zamanda işe girmek zor, senin torpilin var mı?
    Referansın kim? İşe nasıl gireceksin?'

    Bilâl'in o mütevekkil halini hiç unutamıyorum!
    Hepimizin üzerinde bomba tesiri oluşturacak sözü söyleyiverdi:

    'Benim referansım Allah (cc)'tır; ne güzel vekildir O. Dün gece O'na
    dilekçemi sundum. Hiç yetimin duasını geri çevirir mi O?'

    Yâ Rabbi! Ne işe tutulmuştuk! Ağlamamak için kendimi zor tutuyordum.
    Gözlerimin buğulandığını ona göstermemeliydim.

    'Bilâl, baban yok mu?'

    'Yok, ben üç yaşındayken ölmüş. Anneciğim büyüttü beni.'

    Temiz bir saflık üzerindeydi. Bütün söylediklerini gönülden söylüyordu.
    Bu, o kadar meydanda idi ki, kalbi adeta yüzüne vurmuştu.

    'Askerliğini yaptın mı?'
    'Yaptım ya, hem de çavuş olarak.'

    'Evli misin Bilâl?' Bir anda gözleri yere düştü.

    Yine o mütevekkil hâli bütün yüzünü kaplamıştı.

    'He ya, evli değil de sözlüyüm. İnşallah, işe girer girmez hemen düğünümü
    yapacağ ım!'

    'Ama Bilâl, üç gün sonraki sınav için o kadar kesin konuşuyorsun ki,
    sanki kazanmış gibisin!'

    Gözlerini ufka dikti, daldı, sustu ve biraz sonra:

    'Ben Rabbimi seviyorum, inanıyorum ki O da beni seviyor. Seven sevene
    yardım etmez mi?'

    Ona söyleyecek lâf bulamıyordum.

    Allah, bizi kocaman kocaman(!) müdürleri, Bilâl kuluna hizmet etmek için
    oraya göndermişti, adeta.

    Kim müdür, kim garibandı?

    Bilâl dilekçesini büyük makama verince, melekler harekete geçtiler,
    daireler, müdürler harekete geçtiler ve hep birlikte ona koşmaya
    başladılar; çünkü emir büyük makamdandı.

    Allah'a malik olan insanın mahrumiyeti söz konusu olabilir miydi?

    Sormaya devam ettim:

    'Bari Bilâl, evlenecek kız bulabildin mi? Bu zamanda hem yetim, hem de
    işsize kim kız verir ki?'

    Başını salladı ve 'doğru' diyerek ekledi:

    'Zor nişanlandım ya. Allah razı olsun, kayınpederim olacak olan insan,
    'Sözde Müslüman' değil, hakiki mü'min.

    'Bu zamanda namazında-niyazında damat nerde bulunur, hem rızkı veren
    Allah'tır' dedi ve kızını bana verdi. Rabbim rızkımızı verecek inşallah.'

    Bilâl lise mezunuydu. Üçyüz kişinin katıldığı yazılı sınavı başarıyla
    geçti. Ve bizler, önümüze sunulan -Bakanlık dahil- tüm referansları bir
    kenara koyarak, Bilâl'in referansını en öne koyduk.

    Mülakât gününe kadar bizi göremedi. Mülâkata girdiğinde karşısında bizi
    görünce birden şaşırdı, yüzü kızardı ve gözleri yere düştü.

    Sessizliği bozdum: 'Bilâl, bizi tanıdın mı?'
    'Evet!' 'Peki ne diyeceksin şimdi?' Ağlamaya başladı. Çocuk gibi
    ağlıyordu. İster istemez bizler de ona uyduk. Sabah makamında hıçkırıklar
    boğazımızda düğümlenmişti. Bilâl, ellerini kaldırdı ve dua etmeye başladı:

    'Ey Rabbim, ben niyazımı Sana sunmuştum. Hâlimi Sana açmıştım. Şimdi
    burdaki müdürlerime karşı mahcubum. Ey Allah'ım, ben Sen'den başkasından
    istememeyi istedim, Sen'den, yine de öyleyim.'

    Sessizlik odayı doldurmuştu. 'Ne olur bana izin verin çıkayım'
    dedi. 'Peki Bilâl' dedik, 'Güle güle, Allah işini, aşını, eşini mübârek
    kılsın!'

    Allah'tan isteyenler muratlarına erdiler de gayrısından isteyenler helâk
    oldular.

    Allah dilerse bütün dünyayı Bilâllere hizmetçi yapar.

    Bilâl yüreğine ve saflığına ulaşmak gerek.'
    alıntı


     
Allah'a dilekçemi verdim konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. ALLAH'A Emanet

    ALLAH'A Emanet

    Ardından kapının gürültü ile çarpılması bir mesaj sayılırdı. Bu ne ilk, ne de son olacaktı onun için. Birden onunla tanıştığı günlere hızlı bir seyahate çıktı. ‘Ne-reden nereye?’ dedi kendi kendine. Nereden nereye? Oysa eşini gerçekten çok seviyordu. Bir bilse, bir anlasa diyordu kendi kendine... Ama nasıl? Her şey o arkadaşı ile tanışmasının ardından değişmişti. Ama her şey... Artık...
  2. Dilekçe

    Dilekçe

    İstek ve arzuların gerçekleşmesi ile sıkıntıdan kurtulmaya, ele geçecek dünyalığa delalet eder.Rüyada bir isiniz için resmi bir maka-ma bir istida verdiginizi görmek, devlet dairesinde çoktan beri bekleyen bir dileginizin bugünlerde yerine getirilecegine ve size olumlu cevap verilecegine delalet eder.
  3. Dilekçeye Eklenecek Belgeler :

    Dilekçeye Eklenecek Belgeler :

    Madde 17 - 16 ncı madde gereğince verilecek dilekçeye, aşağıda gösterilen belgeler eklenir. 1. Kanunun aradığı şartlara ilişkin belgelerin asılları ile onanmış ikişer örneği, 2. Adayın 3 üncü maddenin (f) ve 5 inci maddenin (a) bendlerinde yazılı halleri bulunmadığını gösteren bildiri kağıdı, 3. Yanında staj göreceği avukatın yazılı muvafakati, 4. Adayın ahlak durumu...
  4. boşanma dilekçesini nasıl yazacağım

    boşanma dilekçesini nasıl yazacağım

    Boşanmak istiyorum ve avukatım yok.Kendim boşanma dilekçesi hazırlamak istiyorum, yardım edermisiniz ?

Sayfayı Paylaş