gebe
  1. ms_enemy

    ms_enemy Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    26 Kasım 2007
    Mesajlar:
    4.236
    Beğenilen Mesajlar:
    11
    Ödül Puanları:
    0

    almanca bazı deyimler

    Konu, 'Yabancı Dil Sözlük' kısmında ms_enemy tarafından paylaşıldı.

    Jeden T her gün schon gut: peki,pekala

    pech haben: sansi olmamak. (Wir haben Pech.Es regnet:sansimiz yok.Yagmur yagiyor.)

    das macht nichts: zarari yok. (ich habe keinen Bleistift.das macht nichts.:Kursunkalemim yok.zarari yok.)

    Jahre lang: yil boyunca

    es geht: söyle böyle,eh iste

    einkaufen gehen: alisverise cikmak

    es ist aus: bitti,sona erdi,kapandi (Endlich ist es aus mit ihrer Freundschaft:nihayet arkadasliklari sona erdi.)

    das ist alles: hepsi bu kadar

    das wär's: tamamdir,bu kadar

    guten t iyi günler ,merhaba

    recht haben: hakli olmak,hakki olmak (ich glaube, es wird regnen. Ja,du hast recht.anirim yagmur yagacak. Evet,haklisin.)

    zu Fuß: yürüyerek

    am besten: en iyisi,iyisi mi

    nach Hause: eve

    zu Hause: evde

    weg müssen: gitmek,gerekmek (Es ist spät. ich mußweg.:Gec oldu.Gitmeliyim.)

    sagen wir: diyelim ki....,farz edelim

    zum erstenmal: ilk defa ,ilk kez

    nichts dafürkönnen: elinden birsey gelmemek,caresiz olmak,suc kendinde olmamak (ich kann nichts dafür,wenn du nicht arbeitest.en calismazsan ben birsey yapamam.)

    weg sein: uyur kalmak,sarhos olmak,sasirmak,asik olmak (Ich bin weg für Galatasaray.:Ben Galatasaraya asigim.)

    eines Tages: günün birinde,bir gün

    einen Augenblick: bir dakika,bir saniye

    von mir aus: benim icin hava hos,fark etmez

    wie geht es dir: nasilsin

    mit einem Wort: kisaca,tek sözcükle

    keine Ursache!: birsey degil,rica ederim,astagfurullah

    was soll das?: bu (da) ne demek (oluyor)

    Platz nehmen: oturmak (Nehmen Sie Platz, bitte!: Oturun lütfen.)

    auf die Nerven gehen: birinin sinirlerine dokunmak,birini sinir etmek: (Mit deinen dummen Fragen gehst du mir auf die Nerven.:Aptalca sorularinla sinirime dokunuyorsun.)

    das Licht anmachen: isigi acmak,isigi yakmak

    vor sich haben: yapacak seyi olmak (Ich habe heute vieles vor mir.: Bugün yapacak cok seyim var.)

    du meine Güte!: Tanrim!,aman Allahim!,aman Yarabbi

    in Frage kommen: söz konusu olmak, (dein Problem ist nicht in Frage gekommen.enin problemin hic söz konusu olmadi.)

    im wege stehen: engel olmak,karsisina cikmak

    Wieviel uhr ist es?: saat kac?

    Schule haben: okulu olmak: (Heute haben wir keine Schule.: Bugün okulumuz yok.)

    eine Rolle spielen: bir rol oynamak,rolü olmak,önemi olmak (Der Beruf spielt im leben eine große Rolle.: Meslegin yasantida büyük rolü vardir.)

    nichts zu machen sein: yapacak hicbir sey olmamak

    leid tun: üzgün olmak,acimak (es tut mir leid :üzgünüm)

    im Kopf: kafadan,akildan,akilda (Du kannst wohl nicht im Kopf rechnen.:Akildan hesap yapamiyorsun demek.)

    Got sei Dank! : Allaha sükür!,cok sükür!

    Bescheid wissen: iyi bilmek (Weißt du Bescheid, was der Lehrer gesagt hat?:Ögretmenin ne dedigini iyi biliyormusun?)

    weißt du was: derim ki,diyorum ki,ne dersin?

    den gleichen (anderen,nächsten usw.) T ayni (diger,ertesi vs.) gün

    das ist seine Sache: (bu) onun bilecegi is,kendisi bilir

    es ist mir (dir,...) recht: benim icin hava hos,bence bir sakincasi yok

    es geht los: basliyor (Los! Schnell! Schnell! Es geht los!: Haydi!Cabuk!cabuk!Basliyor.)

    aus dem Kopf: akildan, ezbere

    auf jeden (keine) Fall: her (hicbir) durumda, her türlü (hicbir) sartta, muhakkak (asla),kesinlikle,ne olursa olsun

    im Augenblick: bir anda,hemen,son hizla

    unter Umständen: belki,herhalde,uygun düserse

    Schluß machen: bitirmek,son vermek (In zwei Minuten müßt ihr Schluß machen.:Iki dakikaya kadar bitirmelisin.)

    erst recht: inadina

    kurz und gut: kisacasi,sözün kisasi

    grüss Gott!: merhaba,selam

    auf den Gedanken kommen: fikrine varmak

    zu Bett gehen: yatmak,yatmaya gitmek

    schwarz sehen: karamsar olmak,sonunu iyi görmemek (Er ist sehr krank.Ich sehe schwarz für ihn. Cok hasta,sonunu hic iyi görmüyorum.)

    in Ruhe lassen: birini rahat birakmak (Lass mich in Ruhe! Beni rahat birak)

    nach wie vor: eski hamam eski tas,eskisi gibi

    imstande sein: yapabilmek,elinden gelmek,agzinda bakla islanmamak

    das gibt's nicht: olanaksiz,olamaz

    zu Ende gehen: bitmek,sona ermek

    auf den ersten Blick: ilk bakista

    es handelt sich um ...:söz konusu olan..,önemli olan...

    genug davon haben: canina tak etmek,bezmek,artik yetmek

    nicht gefallen: iyi (saglikli) gözükmemek (Heute gefiel mir mein Vater nicht! Babami bugun pek iyi görmedim.)

    heute oder morgen: bugün yarin (Heute oder morgen werde ich ein Auto kaufen. Bugün yarin bir araba satin alacagim.)

    es kommt darauf an: bakalim (Es kommt darauf an,dass er ins Kino kommt? Bakalim sinemaya gelecek mi?)

    einigermassen: söyle böyle,iyi kötü,asagi yukari (Ich weiss einigermassen nasil oldugunu iyi kötü biliyorum.)

    keine Ahnung haben: bilgisi olmamak (-Wohin ist er gegangen?,-Ich habe keine Ahnung. Nereye gitti, hic bilgim yok.)

    zu tun haben: yapacak isi olmamak (Ich habe viel zu tun: cok isim var.)

    zur Sache kommen: kisa kesmek (Komm zur Sache! Ich habe keine Zeit.:kisa kes,vaktim yok.)

    vor sich gehen: olmak,vuku bulmak (Wie der Unfall vor sich gegangen ist! Kaza nasil oldu)

    einen Streich spielen: birine oyun oynamak,oyun etmek (Versuch nicht,mir einen Streich zu spielen!: bana oyun oynamaya sakin kalkma!)

    nach und nach: yavas yavas

    noch lange nicht: katiyen,hic,asla

    ein klein wenig: biraz,cok az, bir miktar

    vor Hunger sterben: acliktan ölmek

    nicht im geringsten:asla,katiyyen,hic

    den Entschluss fassen:karar vermek,karara varmak

    auf diesem Wege:böyle,bu sekilde, bu yolla

    im Schneckentempo:deve yürüyüsü,kaplumbaga yürüyüsü

    Was suchst du hier?:burada ne yapiyorsun?

    die Ohren spitzen: kulak kabartmak

    los sein: ...olmak = Was ist los? Warum weinst du? (Ne var? Neden agliyorsun?)

    den Kopf schütteln: 'hayir' anlaminda kafasini sallamak,kabul etmemek = Der Lehrer schüttelte den Kopf.(ögretmen kafasini salladi)

    hinter jemandem her sein: birinin arkasindan kosmak,birinin pesinde olmak = Di Männer sind hinter mir her. (Adamlar pesimde.)

    ganz und gar: tamamen,bastan asagi

    eins von beiden: ikisinden biri = Grün oder blau. Wähle eins von beiden. ( Yesil yada mavi.Ikisinden birini sec.)

    nicht ausstehen können: cekememek,sevmemek,hoslanmamak= Entschuldige! Aber ich kann heute abend deine Freunde nicht ausstehen. (Kusura bakma! ama bu aksam arkadasini cekemem.)

    zur Welt kommen: dünyaya gelmek,dogmak

    zu suchen haben : aramak, isi olmak (Was hast du hier zu suchen? Burada ne ariyorsun?)

    es satt haben : bikmak,karni tok olmak,artik yetmek

    von oben bis unten :bastan asagi,tamamiyla,tepeden tirnaga

    mit Leib und Seele : tüm benligiyle, yürekten

    das ist keine Kunst : is tedil,hüner degil, babam da yapar

    jemandem die Hand schütteln: birinin elini sikmak

    Gas geben :gaza basmak,gazlamak

    zu Ende sein: bitmek,sona ermek

    die Achseln zucken: omuz kaldirmak,omuz silkmek

    sein Wort halten: sözünü tutmak

    auf die leichte Schulter nehmen: hafife almak,kolaya almak,önemsememek

    Schl (saat) tam...da (Heute war ich Schlag neun im Büro. Bu gün tam dokuzda bürodayim.)

    bis über die Ohren : cok fazla,haddinden fazla

    sein lassen: yapmamak,yapmaktan caymak

    vor kurzem :birkac gün önce,daha önce

    aufs Haar stimmen :tam tamina dogru olmak (Meine Ergebnisse stimmen aufs Haar;benim sonuclarim tam tamina dogrudur.)

    ein gutes (schlechtes) Gewissen haben :vicdanen rahat olma(ma)k, gönlü rahat olma(ma)k = (Ich habe meinen Vater nicht belogen. Deswegen habe ich ein gutes Gewissen;Babama yalan söylemedim.bu yüzden gönlüm rahat.)

    ein für allemal : son olarak, son defa

    ein Auge zudrücken: göz yummak,mani olmamak (Ich drücke ein Auge zu, aber das soll das letzte Mal sein.;Göz yumuyorum ,ama bu son olsun,)

    zu weit gehen : cok olmak, ileri gitmek

    die Stirn runzeln : yüzünü burusturmak,yüzünü eksitmek

    schleudern : kaymak,patinaj yapmak,savurmak

    wie aus der Pistole geschossen : su gibi (Ihr müsst die Wörter wie aus der Pistole geschossen sagen können.;Sözcükleri su gibi söyleyebilmelisiniz.)

    nicht mehr mitmachen : (artik bir iste ) olmamak

    Klasse sein : birinci sinif olmak,harika olmak,sahane olmak (Mensch! Das Buch war doch Klasse!; Yahu ,kitap harikaydi be!)

    zur Hand haben : elinin altinda olmak,elinde (var) olmak

    mit guten Gewissen : gönül rahatligi ile, huzur icinde, rahatlikla

    nicht fertig werden : bir türlü unutamamak,akli fikri hep ayni seyde olmak,isin icinden bir türlü cikamamak

    eine Aufnahme machen : fotograf cekmek,resim cekmek

    das hat noch Zeit : acele(si) yok

    Tag für Tag : her gün, her Allahin günü (Ich habe Tag für Tag gearbeitet ;her Allahin günü calistim.)
    es fällt Schnee : kar yagiyor

    Platz machen : yer acmak

    mach's gut! : iyi günler! hoscakal! haydi eyvallah

    kreuz und quer : her yana, saga sola, bir asagi bir yukari

    hier und da : orada burada, yer yer, bazen ( Heute sind wir hier und da spazierengegangen; Bugün orada burada gezinti yaptik.)

    Geld machen : para yapmak, cok para kazanmak

    Feierabend machen : bitirmek, kapatmak, son vermek, pydos etmek

    wieder auf den Beinen sein : belini dogrultmak, islerini yoluna koymak;iyilesmek ( Bist du wieder auf den Beinen?; simdi iyimisin?)

    mit der Zeit : zamanla, yavas yavas

    (sich) zu Tode ( lachen,ärgern,..) : son derece, cok fazla (gülmek,kizmak,..) ( Wenn Onkel Ahmet redet, lacht man sich zu Tode.;Ahmet amca konusunca gülmekten kirilirsiniz.)

    Schwarz auf weiss : yazili, kagit üzerinde

    keinen Pfennig wert sein : bes para etmemek

    den Mund halten : cenesini kapamak,sesini kesmek,agzini acmamak (Du sollst den Mund halten!Kapa ceneni!)
    sich hüten [​IMG]bir seyi) yapmamak,yapmaktan kacinmak

    zeit langem : uzun zamandan beri,epeydir

    ein Gesicht machen wie drei Tage Regenwetter : surat asmak, suratindan düsen bin parca olmak
    lange Finger machen : eli uzun olmak, calmak, hirsizlik yapmak

    einen Bärenhunger haben : kurt gibi ac olmak ( Los, Mutter! Ich habe einen Bärenhunger.;Haydi anne! kurt gibi acim.)

    von Zeit zu Zeit : ara sira, zaman zaman, firsat buldukca

    jemandem von etwas (davon) keine Silbe sagen : birine tek sözcük söylememek, hic söz etmemek
    ...Treppen hoch wohnen : ...nci katta oturmak ( Meine Tante wohnt drei Treppen hoch.; Teyzem ücüncü katta oturuyor.)

    von etwas kann Rede sein : söz konusu olmamak, ihtimal disi olmak ( Von deiner ehe mit diesem Mädchen kann keine Rede sein.;Bu kizla evlenmem söz konusu olamaz.)

    sich Mühe geben : caba harcamak, gayret göstermek, didinmek ( Wer sich Mühe gibt, hat Erfolg.;Caba harcayan basarili olur.)

    sich in die Länge ziehen : uzamak

    Köpfchen haben : zeki olmak, kafali olmak, kafasi calismak

    jemandem etwas ins Gesicht sagen= birine bir seyi yüzüne (karsi) söylemek

    kein Blatt vor den Mund nehmen= agzinda bakla islanmamak, acik sözlü olmak

    keinen Finger rühren= parmagini ( bile) oynatmamak,elini sürmemek, karismamak,aldiris etmemek
    es zieht= esiyor, hava akimi var

    Tag ind Nacht= gece gündüz

    sich Rat holen= akil danismak, fikir almak

    mehr und mehr= durmadan, gittikce artan ölcüde, devamli

    Ach! Lassen Sie doch! = birakin Allah askina! hic yarari yok

    im Grunde (genommen) = aslinda, aslina birakilirsa,gerci (Im Grunde mag ich keine Kartoffeln.:Aslinda patates sevmem)
    sich etwas durch den Kopf gehen lassen = düsünüp tasinmak, uzun süre kafa yormak

    das ist die Frage = süpheli, belli degil

    sein Brot verdienen = gecimini saglamak, ekmek parasi kazanmak

    in Stürmen regnen = bardaktan bosalircasina, (saganak halinde) yagmak

    es gut mit jemandem meinen = birine karsi iyi niyet beslemek, onun hakkinda iyi seyler düsünmek

    im Laufe der Zeit = zamanla, yavas yavas

    zu sich kommen = kendine gelmek, kendini bulmak

    Geschmacksache = zevk meselesi ( Du magst keine Schokolade? Geschmacksache.: Cikolata sevmez misin? Zevk meselesi.)

    das ist keine Frage = kesinlikle, hic kuskusuz

    dabei sein, etwas zu tun = (bir isi) o anda yapiyor olmak

    von Tag zu Tag = günden güne, gün gectikce

    Rücksicht nehmen = dikkate almak, göz önüne almak, gözetmek

    mit offenem Munde dastehen = agzi ( bir karis) acik kalmak

    bei Laune sein = aaafi yerinde olmak

    von Kopf bis Fuss = bastan asagi, tepeden tirnaga

    ein Gesicht machen (ziehen, schneiden) = yüzünü eksitmek, yüzünü burusturmak

    jemandem freistehen = ( bir seyi yapmakta) serbest olmak

    da ist nichts dahinter = degersiz olmakl, önemsiz olmak

    unter anderem = bunun disinda, bunun yanisira

    recht behalten = hakli olmak, hakki olmak

    sich etwas nicht gefallen lassen = izin vermemek, kayitsiz kalmamak, göz yummamak

    eines Nachts = bir gece

    etwas leicht nehmen = kolaya almak, hafife almak, önemsememek

    so gut wie = hemen hemen, asagi yukari

    sich Gedanken machen = düsünmek

    Haare auf den Zähnen haben = kaba ve itaatsiz olmak, ters ve aksi cevaplar vermek

    jemanden hat gut lachen = sansi yerinde olmak, avantajli olmak (Du hast gut lachen. Das Spiel hast du gewonnen. :Haydi yine sanslisin. Oyunu kazandin.)

    unter uns gesagt = aramizda kalsin, laf aramizda

    jemandem zu dumm werden = sabri tasmak, artik dayanamamak

    einen guten Klang haben = iyi isim yapmis olmak, iyi taninmak

    der Reihe nach = sirayla

    alle Hände voll zu tun haben = cok isi olmak, basini kasiyacak vakti olmamak

    dahinter steckt etwas = isin icinde bir is olmak

    jemandem ein Licht aufgehen = zihninde simsek cakmak, kavramak, anlamak

    keine Nerven haben = celikten sinirleri olmak

    unter der Hand = el altindan, gizlice

    an der Reihe sein = sira kendinde olmak, sirasi gelmek

    von neuem = yeniden, yeni bastan

    Davon kann (weiss) ich ein Lied (zu) singen = sen onu bana sor, bunun ne demek oldugunu bilirim

    es gut haben = sansi olmak, dört ayak üstüne düsmek

    bis ins kleinste = en ufak ayrintilara degin

    in die Hand nehmen = ele almak

    sei so gut = rica etsem.., lütfen...

    fürs nächste = önce, ilk önce, simdilik, gecici olarak

    jemanden nicht leiden können = birini cekememek

    Hand aufs Herz = dogruyu söyle(yin)

    es gut haben = sansi olmak, dört ayak üstüne düsmek

    ein langes Gesicht machen = agzi acik kalmak, afallamak, surat asmak

    im Nu = hemen, bir anda, göz acip kapayincaya dek

    zu guter Letzt = bütün bunlar yetmezmis gibi, sonunda (beklenmedik bir sekilde)

    Hals - und Beinbruch! = iyi sanslar!, sansin(iz) acik olsun!

    von heute auf morgen = cok kisa bir zamanda

    Hand in Hand = el ele, ortaklasa, birlikte

    sich das Leben nehmen = intihar etmek

    hin müssen = gitmek gerekmek, gitmek zorunda olmak

    den Verstand verlieren = delirmek, sapitmak, cildirmak, kafayi üsütmek

    Spass beiseite = saka bir yana

    die Ruhe verlieren = heyecanlanmak, sükunetini kaybetmek

    von oben herab = yüksekten, burnu kaf daginda (Er schaut alle Leute von oben herab an = Herkese yüksekten bakar.)

    den Kopf hängenlassen = cok üzülmek, düs kirikligina ugramak

    Hals über Kopf = aceleyle, telasla, alelacele

    etwas im Griff haben = elinden gelmek, elinde oyuncak olmak

    erschlagen sein = saskina dönmek, yorgunluktan ölmek

    jemandem in die Arme laufen = rastlamak, biriyle tesadüfen karsilasmak

    etwas auf der Zunge haben = dilinin ucunda olmak, söylemek üzere olmak

    Schlange stehen = kuyrukta durmak, sirada beklemek

    einen Strich unter etwas ziehen = bir seyin altina kalin bir cizgi cekmek, son vermek

    feine Ohren haben = kulaklari delik olmak, uyanik olmak

    mit Mann und Maus = toptan, hep birlikte

    bei Kräften sein = kuvveti yerinde olmak

    auf der Hand liegen = belli olmak, acik olmak

    jemanden gross ansehen = sasirmak, bakakalmak

    Feuer und Flamme sein = heyecanli olmak, atesli olmak, cosmak

    jemandem die Augen öffnen = birinin gözünü acmak

    grüne Welle = yesil dalga, yesil isik (hep yesil isikla karsilasma durumu)

     
almanca bazı deyimler konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Bazı Kadınlar Bazı Erkekler

    Bazı Kadınlar Bazı Erkekler

    bazı kadınlar bazı erkekler Bazı kadınlar vardır. Baktığınızda kaşından gözünden başka şeyler görürsünüz yüzünde. Cinselliklerini çekmişlerdir gözlerine kalem diye. Başkadır bakışları. Hatta tüm halleri.Dişilik değildir , daha başka bir haldir sanki. Buram buram cinsellik kokarlar. Kıyafet değil cinselliklerini giymiş sanırsınız üstlerine. Açık veya kapalı giyinmekle ilgisi yoktur bunun....
  2. Evinizi kurarken yaptığınız bazı hatalar, istediğiniz sonucu almanızı engeller

    Evinizi kurarken yaptığınız bazı hatalar, istediğiniz sonucu almanızı engeller

    Evinizi kurarken yaptığınız bazı hatalar, istediğiniz sonucu almanızı engeller. İşte evinize her baktığınızda bir şeylerin eksik olduğunu hissettiren 9 hata... 1. Plan yapmamak Evinizi dekora edeceksenz, hangi eşyayı nereye koyacağınızı ya da hangi eşyalara ihtiyacınız olacağını mutlaka bir liste halinde yazın. Evinizin kaba taslak bir planını çizerseniz elinizdeki eşyaları nerelere...
  3. Baza almadan önce buraya bakın meleklerim

    Baza almadan önce buraya bakın meleklerim

    Baza alırken dikkat edilmesi gerekenler Baza satın almadan önce Baza benim elim ayağım. Hem yatağım hem köşe takımım bazalı. Herşeyimi topluyor. Keşke salon takımımıda bazalı alsaymışım:) Baza almadan önce dikkat edilmesi gereken bilgiler burda meleklerim. Sağlıklı bir uyku için yatak, organize bir ev hayatı içinse baza seçimi önemlidir. Eski alışkanlıklarına bağlı bir kişi olarak bu...
  4. Öfkemizi Kontrol Altına Almamızı Kolaylaştıracak Bazı Öneriler...

    Öfkemizi Kontrol Altına Almamızı Kolaylaştıracak Bazı Öneriler...

    Öfkeyi Geçirmenin Yolu Nedir Çfke Nasıl Dindirilir Bazen hayat şartları bizi olduğumuzdan fazla her şeye öfkelenmemize sebep olur...Ama bunu dizginlemek bizim elimizde...Fazla öfke hem bizi yıpratır hem de hayattan zevk alamamamıza sebep olur...İşte öfkemizi en aza indirecek ve öfkemizi dindirmemize yardımcı olacak öneriler... Öfkeyi Dindirmenin En İyi Yolu Araştırmada, bir duruma...
  5. deyimler

    deyimler

    alnını karışlamak ne demektir???? hemen cevap verirmisiniz :)

Sayfayı Paylaş