gebe
  1. SadmiN

    SadmiN ♥ Ölürüm Sana Mavimm ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    29 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    15.376
    Beğenilen Mesajlar:
    965
    Ödül Puanları:
    113

    Alzeimer tanı ve tedavisi

    Konu, 'Sinir Hastalıkları' kısmında SadmiN tarafından paylaşıldı.

    Alzheimer, normal yaşlanmanın bir parçası değil. İleri yaşlarda kaçınılmaz olarak ortaya çıkan bir durum olduğu da doğru değil. Alzheimer, hastalığı beyni hafıza ile ilgili bölümlerinde en belirgin olmak üzere yaygın olarak etkileyen bir hastalıktır. Temel bulgu hafıza kaybıdır. Ayrıca duygu, düşünce, davranış, konuşma, el becerisi vb. değişik derecelerde etkilenir.
    Hastalık sinsi başlangıçlı ve yavaş seyirlidir. Entelektüel yeteneklerde azalma sürekli olarak devam eder.
    Hastalığın seri bir hastadan, diğerine çok farklılıklar gösterir. Alzheimer hastalığı bir kural olmamakla beraber ileri yaş hastalığıdır.
    50 yaşın altında çok nadirdir. Hastaların çoğu 65 yaşın üzerindedir. 65 yaş üzerindeki nüfusun yüzde 5 – 6’sında Alzheimer hastalığı veya benzer bir bunama (demans) hastalığı vardır.
    Araştırmalar 65 – 74 yaş arasında demansı olanların topluma oranın yüzde 1 – 2, 75 – 84 yaş arasında yüzde 7 – 10 olduğunu göstermiştir. Yaşla beraber görülme sıklığı artarak 85 yaşının üzerinde bu oran yüzde 25 – 35’e ulaşır.
    İnsan ömrü uzuyor
    Alzheimer hastalığı her ne kadar yaşlanmanın mutlak bir sonucu olmasa da hastalık sıklıkla 65 yaş üzerinde ortaya çıktığı göz önüne alınırsa her geçen yıl dünyadaki Alzheimer hastası oranı toplam nüfusa göre artacaktır.
    Alzheimer hastalığı bir ailenin bir kaç kuşağında ve birden çok aile ferdinde ortaya çıkıyorsa ailesel Alzheimer hastalığından bahsedirlir. Ailesel Alzheimer hastalığı çok nadirdir.
    Alzheimer nedir?
    Hastalık nöron denen beyin hücrelerinin ölümü sonucuortaya çıkar. Bunun nedeni olasılıkla genetik yatkınlıktır.
    Beyin hücrelerindeki ölüm, hastalık bulguları ortaya çıkmadan uzun yıllar önce başlar. Ortaya çıkan hücre yıkımı geri dönüşümsüzdür.
    Hücre yıkımının en belirgin olduğu beyin bölgeleri hafıza, konuşma (lisan) ve işitme merkezlerinin bulunduğu temporal bölge ve kısa hipokampal bölgedir.
    Ayrıca düşünme, karar verme, kişilik, hareket gib, fonksiyonlardan sorumlu frontal bölge ve diğer beyin bölgelerinde de hücre kaybı ortaya çıkar.
    Hastalığın nedeni tam olarak anlaşılmamıştır. Alzheimer hastalığı için temel risk faktörü artan yaştır. Bazı araştırmacılar ailesel yatkınlığın önemini vurgulamaktadırlar.
    Gerçekten Alzheimer hastalığının ailenin bir çok kuşağında yoğun olarak göründüğü ve hastalığın genellikle daha genç yaşlarda ortaya çıktığı aileler vardır.
    DNA analizleri bu ailelerin bazılarında kromozan 14 ve 21 bazı anormallikler olduğunu göstermiştir.
    Kromozon 19’da anormallik saptanan ancak hastalığın daha geç yaşta ortaya çıktığı ailelerde vardır.
    Bu oldukça nadir ailesel Alzheimer hastalığı olgularını bir tarafa bırakırsak ailesinde Alzheimer hastalığı olan bir kişinin ileri yaşlarda Alzheimer hastalığı olma riskinin, ailesinde Alzheimer hastalığı olmayan bir kişiye göre sadece %1 daha fazla olduğu ortaya konmuştur.
    Alzheimer hastalığı, son yıllarda hastalığın seyrini değiştiren bazı tedavi seçenekleri ortaya çıkmış olmasına rağmen, iyileştirilebilir ya da düzeltilebilir bir hastalık değildir.
    Ancak hastalığın ilerleme hızını yavaşlatmak, hastalık seyri sırasında ortaya çıkan bazı rahatsız edici bulguları düzeltmek, ortadan kaldırmak mümkündür.
    Erken dönem Alzheimer hastaları genellikle aileleri yanında yaşamaktadır. Ülkemizde ileri dönemde de bu hastaların bakımı büyük oranda ailesi tarafından yapılmaktadır.
    Bu yüzden tıbbi tedavinin yanında ailenin bilgilendirilmesi önemlidir. Ülkemizde halk sağlığından sorumlu kuruluşları tarafından bu konuda yaygın destek servislerinin kurulması gereği de konunun çok önemli bir başka boyutudur.
    Belirtileri nelerdir?
    Alzheimer hastalığı nadiren 65 yaş öncesinde ortaya çıkar. Başlangıcı genellikle oldukça sinsidir. İlerleyici bir hastalıktır. Bu ilerleyiş genellikle yavaştır. Ancak oldukça hızlı seyirli olgularda vardır. Temel problem ilerleyici hafıza (bellek) kaybıdır.
    Özellikle yakın bellek ve kısa süreli bellekte sorun vardır. Hafif kişilik değişiklikleri, spontanitenin azalması (kendi kendine karar verip herhangi bir eylemde bulunma), bir apati (şaşkınlık hali, yer ve olaylara karşı uygun duygu durumu ve reaksiyonları göstermeme durumu, sosyal izolasyon (çevreden uzaklaşma, içine kapanma) hastalığın erken dönemlerinde ortaya çıkar.
    Hastalık ilerledikçe düşünce ve hesaplama, okuma gibi yeteklerde de problemler ortaya çıkmaya başlar.
    Günlük işleri organize etmekte sorunlar yaşanmaya başlar. Bu dönemde ajitasyon (saldırganlık), irritabilite (huzursuzluk) gibi duygu durumu ile ilgili problemler yaşanabilir.
    Hastalığın daha geç dönemlerinde ayları, yılları karıştırma, bulunduğu yeri bilememe gibi tablolar görülebilir. Bu dönemde hasta uzun süreli anlamlı sözel ilişkiyi sürdürme kabiliyetinde değildir. İlişki kurma yeteneği yetersizdir.
    Değerlendirme ve yargılama sorunları yaşar. Çevre ve olaylara ilgisiz ya da uyumsuz duygu durumu ve yüz ifadesi olabilir. Konuşma kapasitesi ileri derecede kısıtlanabilir.
    Kelimeleri bulamaz, yanlış kelimeler kullanarak konuşur. Ya da konuşmaz. Daha ileri olgularda mesane ve rektum kontrölü yoktur. Nadir hasta tamamen yatağa bağımlı hale gelir. Bundan sonraki evre ölümdür. Hastalığın kendisi ölüme neden olmaz.
    Alzheimer hastalığı seyri sırasında hastalarda nadiren yaşam süresini etkileyen komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Bu komplikasyonlar içinde en sık görülen ve ölüm nedeni olabilen hastalık pnömoni (zatürre) dir.
    Bir çok hasta ileri dönemlere gelmeden kalp hastalığı gibi araya giren başka doğal nedenler yüzzünden kaybediliyor. Alzheimer hastalığında ortalama yaşam süresi 8 – 10 yıldır.
    Hastalığın kendisi ölüm nedeni olmadığından genç hastalar bu ortalamadan çok daha uzun süre yaşarlar.
    Görüldüğü gibi Alzheimer hastalığı bulgu ve problemleri hastalık süresi ile giderek artmakta ve geniş bir yelpazeye yayılmaktadır. Hastalığın seyri ve bulgular kişiler kişiler arasında önemli farklılıklar gösterir.
    Alzheimer hastalarının pek çoğu sevdiği işi yapabilmeyi, kişiler arası ilişkileri sürdürebilmeyi, aile ve arkadaşlar arasında anlamlı aktivitelere katılabilmeyi gerçekleştirebilirler.
    Bir Alzheimer hastası matematik işlemleri yapamayabilir fakat hala dergileri büyük bir zevkle okuyabilir.
    Hasta için piyona çalmak giderek artan hataları nedeni ile ona sıkıntı verebilir ama aynı hasta şarkı söylemekten büyük mutluluk duyabilir. Santranç tahtasını ona çok yabancı gelirken rahatlıkla ve keyifle tenis oynayabilir.
    Mutfak işerini yapamıyor ve bundan sıkıntı duyuyor ama bütün gün bahçe işleri ile uğraşmaktan zevk alıyor olabilir. Hastanın bu özellikleri iyi saptanırsa, hastalığın getirdiği günlük sorunların yanında, hasta ve ailesi için mutluluk verici anların oluşması sağlanabilir.
    Alzheimer hastalığında hafıza kaybı dışında birçok başka bulgu vardır.
    Amerikan Alzheimer Derneği tarafından hasta yakınlarının bu hastalığı daha kolay tanınmalararını sağlayabilmek amacı ile şu 10 noktaya vurgu yapmıştır
    1. İş hayatını etkileyen hafıza kayıpları: Zaman zaman bazı toplantıları, tarih ve saatleri, başımızdan geçen bir olayı unutmak normaldir. Bu durumun sürekliliği, iş ve günlük yaşamı etkilemei bazı şeylerin doğru gitmediğini konusunda uyarıcı olmalıdır.
    2. Alışılmış işlerde zorlukların yaşanması: İşlerin yoğun olduğu dönemlerde yada kişinin bilincini meşkul eden kişisel ya da iş yaşamı ile ilgili problemlerin varlığında, aslında kolaylıkla ve sürekli olarak yapılan işlerde aksamalar ortaya çıkabilir. Bu durumun sürekli bir hal alması, işleri gereğinden çok daha uzun bir zamanda ve hatalarla yapabilme durumu uyarıcı olmalıdır.
    3. Dil sorunları yaşamak: Herkes zaman zaman doğru kelimeyi bulmakta zorlanır. Alzheimer hastalığı olan kişiler çok basit kelimeleri unutabilir ve yerine hiçte uygun olmayan kelimeler kullanabilirler. Kelime hatırlama güçlüğünün sürekli hale gelmesi uyarıcı olmalıdır.
    4. Zaman ve yer bilincinin kaybolması: Sağlıklı kişilerde bazen günleri karıştırabilirler. Örneğin tatillerde… Bu bir hastalık belirtisi değildir. Alzheimer hastalarında bu durum süreklidir. Günü, ayı, mevsimi, yılı hatırlamakta güçlük çekerler. Bulundukları yer ve orada ne amaçla bulundukları konusunda fikir sahibi olmayabilirler.
    5. Karar vermede zayıflama veya azalma: Bazen sağlıklı kişilerde günlük yaşamları veya işleri ile ilgili uygun kararlar vermekte zorlanabilirler. Bu durumun basit işler için sürekli hale gelmesi uyarıcı olmalıdır. Örneğin (hava soğuk kazağı mı giymeliyim, bluzu mu?, uygun kıyafet hangisi?, önce hangisini giyeceğim?), yemek yerken alet kullanımı (çatalı mı kullanmalıyım, kaşığı mı?) gibi basit işler için kişi karar vermekte güçlük çekiyorsa uyarıcı olmalıdır.
    6. Özetleme yapmakta zorluklar: bazen konuyu toparlamakta, kısaca özetlemekte zorluk çekebiliriz. Alzheimer hastaları sıklıkla ana fikre ulaşamadan konunun çevresinde dolaşırlar. Bazen unuttukları yerleri olmayan olay ve fikirlerle doldururlar. Sıklıkla konuşmanın sonunu getiremezler. Bir sohbeti veya tartışmayı anlamlı bir şekilde sürdürüp sonlandıramazlar.
    7. Eşyaları yanlış yerlere koymak: En sık karşılaşılan bulgulardan biridir. Aslında zaman zaman herkesin eşyalarını yanlış yerlere koyduğu ve daha sonra bulmakta güçlük çektiği olur. Bunun sürekli olması uyarıcı olmalıdır. Alzheimer hastaları en sıklıkla gözlük, anahtar, saat gibi günlük yaşantılarında kullandıkları eşyaları kaybederler. Ayrıca eşyaları uygunsuz yerlere koyabilirler.
    8. Davranış ve ruhsal durumdaki değişimler: Aslında her sağlıklı insan çeşitli faktörlerin etkisi altında değişik ruhsal durumlar ve davranışlar gösterebilir. Bu kişide nedeni anlaşılamayan davranış ve ani duyu durumu değişiklikleri varsa uyarıcı olmalıdır.
    9. Kişilikte değişme: Kişilikler yaş ile değişebilir. Bu değişimin hiç beklenmedik şekilde ve hızlı olması uyarıcı olmalıdır.
    10. İnsiyatif kaybı: Zaman zaman duygu durumu ile ilgili olarak ev işleri ve iş yerinde kişiler işlere ilgisiz ve işlerle ilgili insiyatifsiz olabilirler. Bu durumun duygu durumu değişiklikleri (depresyon gibi) olmaksızın ortaya çıkması ve sürekli artması uyarıcı olmalıdır.
    Alzheimer tedavisi
    Son yirmi- otuz yılda, Alzheimer hastalığının yaşlılığın doğal bir parçası olmadığı, kişide yetersizlik ve toplum için önemli sosyal problemler yarattığı kabul edilmiştir. Hastalığın tedavisi bundan sonra hız kazanmıştır.
    Bir çok tedavi yöntemi mevcuttur. Bunlar hastalığın düzeltilmesinden çok, hastalığın ilerleme hızını yavaşlatmak, kişide bağımsız yaşayamama durumunun oluşmasını engelleyecek yada geciktirecek, hastalıkla ilişkili olarak ortaya çıkabilecek sıkıntı, huzursuzluk, saldırganlık, depresyon, halusinasyon, hezeyan gibi durumları düzeltebilecek yöntemlerdir. Anlaşılabileceği gibi tedavinin en önemli stratejisi erken tanı ve erken tedavidir.
    İlaç tedavisinin yanı sıra aile ve bakıcıların eğitimi, Alzheimer hastalığı merkezleri ile ilişkinin kurulması çok önemlidir.
    Birçok Alzheimer hastalığı hastasının bakım sorumluluğu yakınlarındadır. Eşleri, çocukları, torunları bazen arkadaşları bu sorumluluğu üstlenirler.
    Alzheimer hastalığı konusunda yeterince bilgilendirilmemiş, oluşabilecek sorunlarla mücadele etme konusunda bilgisiz ve deneyimsiz bakıcılar büyük bir stres altında kalırlar. Bir araştırmaya göre Alzheimer hastalarının bakımından sorumlu bireylerde toplumun geneline göre depresyonun yüzde 54, sıkıntı, huzursuzluk, öfke gibi yakınmaların yüzde 67 oranından fazla olduğunu göstermiştir.
    Alzheimer hastaları için önemli konulardan biri de çevrenin düzenlenmesidir. Çevre onlara kolaylık sağlayacak detaylardan arındırılmış objelerden oluşturulmalıdır.
    Takılıp düşebilecekleri eşyalar, kaymalarına neden olabilecek parça halılar ortadan kaldırılmalıdır. Hastalar geceleri, karanlıkta huzursuz olabilirler. Yer ile ilgili yargıları bozulabilir.
    Yaşadığı yer ona yabancı gelebilir. Gündüz kolayca bulduğu tuvaletin, mutfağın yerini bulamayabilir. Eşyaları karanlıkta yabancı, rahatsız edici, tehdit edici objeler olarak algılayabilirler. Gece hastanın odasının, koridor ve tuvalet gibi gece kullandığı alanların yeterli aydınlatılması gerekebilir. Değişiklikten rahatsız olurlar.
    Odalarındaki eşyaların yerlerinin değiştirilmesi, odadaki eşyaların değiştirilmesi ortama yabancılaşma duygusu ve huzursuzluk yaratabilir. Bu nedenle sık eşya ve ortam değişiklikleri yapılmamalıdır.
    Alzheimer hastalığını tamamen ortadan kaldırabilecek bir tedavi yöntemi yoktur. Ancak özellikle hastalığın erken dönemlerinde yakınma ve bulgularda azalma ve kısmi düzelme sağlayabilecek tedaviler vardır.
    Hastalığın ilerleyişini de kısmen yavaşlatmak mümkündür. Hastanın tedavisini zorlaştıran ve ek sorunlara neden olan depresyon ve davranış bozuklukları, huzursuzluk, hayaller görme ve paranoid fikirler gibi psikiyatrik durumlar ise önemli ölçüde tedavi edilebilirler.
    Psikiyatrik destek
    Alzheimer hastalığı temel olarak hafıza ve zihinsel yeteneklerde bozulmaya neden olan bir hastalıktır. Bu hastaların yüzde 70-90’ında duygu ve davranış bozuklukları da vardır.
    Bunlar uykusuzluk, aşırı uyuma, amaçsız dolaşma, sinirlilik, öfke, saldırganlık, gibi davranışsal sorunlar ve depresyon, halusinasyon(olmayan cisimleri görme, olmayan sesleri duyma), hezeyanlar olarak sınıflanabilir.
    Bu yakınmalar birçok hastada akşamları kötüleşir. Buna gün batımı fenomeni denir. Bazen hastaların banyo yapma gibi günlük bir aktiviteyigerçekleştirirken bu bulgular kötüleşebilir. Davranışsal sorunlar, aile, hastanın çevresi ve diğer bakıcıları için rahatsız edicidir.
    Hasta ile ilişkiyi ve hastanın bakımını zorlaştırır. Ancak bu sorunların ilaçla tedavisi mümkündür. Bunlar dışında davranış sorunlarına yönelik kullanılabilecek birçok ilaç vardır. Halusinasyonlar ve hezeyanlar benzer şekilde tedavi edilebilirler.
    Hastalığın 10 belirtisi
    Kendinizde yada bir yakınınızda bu belirtilerden bir yada bir kaçını fark ettiyseniz, vakit geçirmeden bir nörolog yada psikiyatriste başvurunuz.
    .Günlük yaşam işlevlerini engelleyecek düzeyde bellek kaybı.
    .Günlük yaşam işlevlerini yerine getirmede zorluk çekme.
    .Basit kelimeleri bulmada güçlük çekme.
    .Zaman ve mekanları karıştırma.
    .Yargıya varma ve karar vermede güçlük çekme.
    .Pratik düşünme becerisinde güçlük çekme.
    .Sık kullanılan eşyaları yanlış yere koyma.
    .Ruh hali ve davranışlarda değişiklik gösterme.
    .Kişilik değişiklikleri gösterme.
    .Alışagelmiş işler ve sorumluluklardan kaçma.

     
Alzeimer tanı ve tedavisi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. katarakt tanı ve tedavisi

    katarakt tanı ve tedavisi

    göz merceği markaları KATARAKT Göze gelen ışınları kırarak, ağ tabakaya düşüren ve görüntünün net bir şekilde oluşmasını sağlayan yapıya göz merceği denir. Bu merceğin iki yüzü de dışa doğrudur. Esnek bir yapıda olduğundan çapı değişebilir ve böylece yakına ya da uzağa bakarken, kendi çapını ayarlayarak görüntünün net bir şekilde oluşmasını sağlar. Lens de denen bu mercek saydam bir yapıdadır....
  2. BRONŞİT: tanı ve tedavisi

    BRONŞİT: tanı ve tedavisi

    bronşit başlangıcı bronşit başlangıcı ve tedavisi bebeklerde tedavisi bebeklerde nasıl geçer BRONŞİT Nefes aldığımızda, hava; burundan soluk borusuna oradan da akciğerlere geçer. Soluk borusu, akciğerlere giden iki kola ayrılır. Bu kolların her birine bronş denir. Bu bronşların, çeşitli sebeplere bağlı olarak iltihaplanmasına bronşit denir. Bronşit, akut ve kronik olmak üzere ikiye ayrılır....
  3. APANDİSİT: tanı ve tedavisi

    APANDİSİT: tanı ve tedavisi

    apandist belirtileri apandiste ne iyi gelir apandisit tanısı apandist ağrısına ne iyi gelir tanısı APANDİSİT Karnın sağ alt bölümünde apandis (apendiks) denen kalın bağırsağın uzantısı bulunur. Solucan şeklinde ve hareket kabiliyeti olan apandisin içinden herhangi bir besin geçmez. Uzunluğu çocuklarda biraz daha fazladır. Yaklaşık 9-10 cm uzunluğundadır fakat bundan daha az ya da daha fazla...
  4. İNME: tanı ve tedavisi

    İNME: tanı ve tedavisi

    İnme Beyni besleyen damarların tıkanması sonucu ortaya çıkan tabloya inme denir. Meydana gelen hasar kalıcı olabilir, ki bu durumda kişi artık kalıcı olarak felç olup kolunu kullanamayabilir, yürüyemeyebilir veya konuşması bozulabilir. Geçici bir hasar oluşursa zaman içinde iyileşir, hasta eski haline döner. İnme geçirdikten sonra ne kadar erken müdahale edilirse kalıcı hasar oluşma...
  5. Bursİt tanı ve tedavisi

    Bursİt tanı ve tedavisi

    bursit tedavisi bursit hastalığı dirsek bursiti dirsekte şişme dirsek şişmesi BURSİT Tanım: Bazı mesleklerde özellikle sık rastlanan bursit, eklem bölgelerinde ağrılı şişlikler olarak görülür. Erken tanıyla tedavisi kolaydır. Bursa, bir eklemi ya da kemiği kaplayan yumuşak dokunun üzerinde oluşan içi sıvı dolu bir keseciktir. Bursit ise bu keselerden birinin iltihaplanmasıdır. Sık...

Sayfayı Paylaş