gebe
  1. PeLiNiM

    PeLiNiM Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    16 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    5.444
    Beğenilen Mesajlar:
    57
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    ANTALYA

    anne baba olarak yaptığımız hatalar

    Konu, 'Çocuk Sağlığı ve Eğitimi' kısmında PeLiNiM tarafından paylaşıldı.

    sorumlulukla ilgili hikayeler Çocuklarınızı büyütürken, onlara yardımcı olmak adına bazı hatalarda bulunduğunuz zamanlar oluyordur elbette. Örneğin; okul ödevlerini yaparken, sizin payınıza düşenden çok daha fazlasını yapmanız, yerli yersiz ödüllendirme yöntemini seçmeniz gibi davranışlarınızda aslında sizin anlatmak istediğinizle, çocuğunuzun anladığı arasında “anlaşılırlık” farkı vardır.


    İnsanların çoğu, önemli, uzun süreli ve vazgeçilmesi mümkün olmayan anne babalık görevini yerine getirmek için ne eğitim alır ne de açıp bir kitap okurlar. Yaptığımız çalışmalar, birçoğumuzun çocuğumuzu anne-babamızın bizi yetiştirdiği şekilde yetiştirme eğilimi olduğunu göstermektedir. Çünkü en iyi bildiğimiz, en doğru olduğunu sandığımız yol budur. Öte yandan hemen herkes “ben anne-babam gibi olmayacağım” cümlesini de hayatlarında en az bir kez mutlaka kullanır.

    Bu öyle bir ikilem ki hem onlar gibi olmak istemezken hem de başka bir yolu öğrenmediğimizden gün geçtikçe tıpkı onlara benzeriz. Farklı bir şekilde davranmaya çalıştığımızda da onlar tarafından uyarılırız: “Ben sizi böyle yetiştirdim, bak ne güzel büyüdünüz!”. Kendimizi referans alıyor, “normal” sayıyor ve çocuğumuz da biz gibi “normal” olsun diye onların yaptığını aynen tekrar ediyoruz. Çok uzaklara gitmeye gerek yok. Bugün çocuğunuzla ilişkilerinizde yaptıklarınız ve yapmadıklarınızı azıcık gözlemlemeniz size yalnız onunla olan ilişkilerinizle ilgili değil eşiniz, arkadaşlarınız, kendi anne-babanız ve hatta patronunuzla ilişkinize dair çok ciddi bilgiler verir.

    Bütün işleri yapabilen, fazla iyi anne-babalar:
    Yalnızca iş yerinde çalışmakla kalmayan, evdeki tüm bireylerin sorumluluğunu da üzerine alabilen anne-babalardır. Çalışır, yemek yapar, evin salonunu banyosunu o da yetmez çocukların odasını da toparlar, kaç yaşında olurlarsa olsunlar yemeklerini önlerine koyar, arkalarından toparlar. Çocuğun yediğinden giydiğine hepsini seçer. Hatta eşininkileri bile…
    Verilmek istenen mesaj:
    Hepinizi çok seviyor ve önemsiyorum. Hayatınızda işlerin yolunda gitmesini istiyorum, bu yüzden de hiçbir şey eksik kalmasın diye çok çalışıp sizin için tüm bunları ben yapıyorum.
    Verilen mesaj:
    Bu işlerle sen canını sıkma. Ben senin yerine yaparım. Bu işlerin yapılması bu evde benim sorumluluğum. Ben senin yerine yapmak için her zaman burada olacağım. Bunları senin yapabilmen mümkün değil. Senin kapasiten yeterli değil. Göstermeye çalışsam da yapamayacağın için bunları benim yapmam gerek.
    Yapılması gereken:
    Kendinize “Yapma!” demeyi öğretmek ve evdeki herkesle sorumlulukları paylaşmak. Çocuğunuz kaç yaşında olursa olsun, kendi oyuncaklarını toplayabilir ve ortak yaşamda paylaşabileceği bir takım sorumlulukları üstlenebilir. Ona; işe yaradığını öğrenebilmesi, bu ailenin bir bireyi olmaktan keyif alabilmesi ve neleri yapıp neleri yapamayacağına dair kendini sınayabilmesi için bir fırsat olan sorumlulukları mutlaka verin.

    Çocuklarının ödevlerini yapan anne-babalar:
    Özellikle okullardaki yeni dönem performans ödevleri sistemi ile birlikte çocuklarının ödevlerini yapan anne babaların sayısında inanılmaz bir artış gösterdi. Bu anne-babalar çocukların yerine öğretmenden ya da çocuğun diğer arkadaşlarından ödevi alırlar. Detaylarıyla ne olduğunu öğrenirler. Ödevin teslim edilmesinden bir gece önce evdeki herkesi bir araya toplayarak ödevi kan ter içerisinde tamamlarlar.
    Verilmek istenen mesaj:
    Ödevinin ne kadar önemli olduğunun farkındayım. Bundan düşük bir not almamanı istiyorum. İyi bir not alabilmen için de sana gereken her türlü desteği vermeye hazırım.
    Verilen mesaj:
    Senin çalışman yeterince iyi değil. Sen bunu yapabilecek kadar iyi değilsin. Bu ödev senin kapasitenin çok üzerinde… Ancak ben yardım edersem yapabilirsin. Sen yeterli değilsin; ama ben öyleyim. Ben daha iyi yapacağımdan bırak ben yapayım. Sana nasıl yapılacağını anlatarak yardımcı olacak kadar zamanım ve sabrım yok, o yüzden ben yaparsam daha çabuk biter.
    Yapılması gereken:
    “Bu onun görevi!” diyebilmek. Eğer öncelikle siz bu görevin ona ait olduğunun farkına varırsanız, çocuğunuzda okula gittiğinde öğretmenine “Öğretmenim, annem-babam ödevimi çantama koymamış o yüzden evde kaldı.” demeyecektir. Ya da size “Ayşe’nin babası mimar olduğu için performans ödevinden daha yüksek not aldı!” gibi bir açıklama yapmayacaktır. Ödevler, çocuğunuzun hem zihinsel gelişimi hem de sorumluluklarını alarak olgunlaşabilmesi için bir fırsattır. Onun yerine yaptığınız her ödevde, onun gelişim fırsatını elinden aldığınızı unutmayın.

    Sorumluluğunu yerine getirmesi karşılığında ödül sunan anne-babalar:
    Tüm diğer yetiler gibi rüşvet almak da doğuştan getirilmez, zamanla öğrenilir. Çocuklarının başarıları karşısında onları ödüllendirdiğini düşünen annelerin büyük bir çoğunluğu aslında sorumluluk öncesi pazarlıkla, çocuklarına rüşvet almayı öğretirler. “Ödevlerini bitirirsen baban gelirken ne istersen onu alacak”, “Hadi oğlum bakkala gidip bir ekmek alırsan kendine de istediğin şeyi alabilirsin”, “Babaannenlerin yanında sözümü dinlersen ben de seni haftasonu parka götürürüm” en çok karşılaşılan pazarlık örnekleridir.
    Verilmek istenen mesaj:
    Bu işin yapılması benim için çok önemli. Bu konuda yardımına ihtiyacım var. Lütfen bunu beni zor durumda bırakmadan tamamla.
    Verilen mesaj:
    İşlerini yaparsan karşılığında ödül alırsın. Bu ödüle ihtiyacın yoksa bu işi yapmana da gerek yok.
    Yapılması gereken:
    Sorumluluk, yetenek ve ek çabanın ayrımına varmak. Sorumlulukların yerine getirilmesi durumunda insanın kayba uğramaması doğal bir sonuçtur ve ödülü gerektirmez. Örneğin derslerine düzenli olarak çalışan bir çocuğun sınıfını geçmiş olması doğal bir sonuçtur. Sınıf kaybı yaşamaması bu sorumluluğun ona kazandırdığı en önemli şeydir. Öte yandan çocuğunuzun kendi sınıfı düzeyinde özel bir derece ile sınıfını geçmiş olması, ek bir çalışmada bulunduğunun ya da kendine has yeteneklerinin bir sonucu olabilir ve bunun sonucunda onu ödüllendirebilirsiniz. Ancak, çocuğunuzla sorumluluğu olan ödevini, yerine getirmek için pazarlık yapmamalısınız.

    Çocuklarının her istediğini alan anne-babalar:
    Bazı anne-babalar, özellikle de çocuklarıyla yeterli vakit geçiremiyorlarsa ya da çocuklarına ilgi ve sevgilerini başka şekillerde ifade etmekle ilgili bir güçlük yaşıyorlarsa onları oyuncağa boğarak, her an her yerde çocuklarının istedikleri her şeyi alarak bunu telafi etmeye çalışırlar. Bu çocukların odasında, bir oyun evinin sahip olduğundan daha fazla oyuncak vardır. Eşyalarını sıklıkla kaybeder ve bunu önemsemezler. Sahip oldukları şeylerden çok çabuk sıkılır ve yenilerini aldırıp diğerini kullanmayı bırakırlar.
    Verilmek istenen mesaj:
    Seni seviyorum ve senin istediğin şeyleri sana alarak, seni mutlu etmek istiyorum.
    Verilen mesaj:
    Bizim sonsuz bir para kaynağımız var. İstediğin her an her şeye sahip olabilirsin, çünkü sen buna değecek kadar önemlisin. Sahip olduğun şey aslında pek de önemli bir şey değil. Her an bir yenisi alınabilir.
    Yapılması gereken:
    Çocuğunuza alacağınız şeyi önceden onunla birlikte planlayın. Aldığınız şeylerin maliyetini bilsin. Kendi harçlığı oranında kıyaslanmasını yapabilsin. Böylelikle isteklerinin ailenizin bütçesinde ne kadar bir paya sahip olduğu hakkında fikir sahibi olur. Onun ihtiyaçları (okul malzemeleri, spor malzemeleri vb.) dışında kalan diğer şeyleri doğum günü, yılbaşı gibi özel durumlarda hediye olarak almayı ya da gerçekten bir başarısının ödülü olarak vermeyi tercih edin. Bunun için beklemesi, sabretmesi gerektiğini bilsin ya da harçlıklarını bir miktar biriktirebileceği şekilde düzenleyin ki, parasını sistemli olarak kullanarak kendi çabası ile elde edebilmenin keyfini yaşasın.

    Düşünmeden, gelişigüzel yorumlar yapan anne-babalar:
    Anne-babaların çok büyük bir kısmı çocukların tıpkı yetişkinler gibi bireyler olduklarını unutarak çocuklarıyla bir erişkinle konuşamayacakları ölçüde düşüncesiz ve rahat konuşurlar. Örneğin daha görüşme odasına anne babayı almamıza fırsat kalmadan çocuğun yanında onun ne kadar şımarık ne kadar söz dinlemez bir çocuk olduğunu sıralayan anne-babaların sayısı sayılamayacak kadar çoktur. Evdeki misafirlerin yanında odasını her gün nasıl dağınık bıraktığından kolaylıkla yakınabilirler. Misafirliğe gittikleri yerde “Ne yapıyorsun sen orda, çek elini o masanın üzerindekilerden” diye bağırarak söyleyebilirler. Çocuklarını kendisine verilen şeker karşısında teşekkür etmediği için üzerine giden ve “ya hemen teşekkür ediyorsun ya da o şekeri bırakıyorsun” diyerek mahcup edenlerle ise hemen hepiniz karşılaşmışsınızdır.
    Verilmek istenen mesaj:
    Bu davranış biçimini onaylamıyorum ve bunu hemen düzeltmeni istiyorum.
    Verilen mesaj:
    Senin hakkında istediğim her şeyi söyleyebilirim. Küçük bir çocuk olduğun için beni anlayamazsın. Sana bir yetişkin kadar saygı duymamı bekleme. Senin bu durumda ne hissedeceğin benim için önemli değil.
    Yapılması gereken:
    Bu cümleyi bir yetişkin için de yanımda olmasına rağmen kurar mıydım? diye düşünmek. Bunu düşünerek hareket etmeniz öncelikle çocuğunuzun bir birey olduğunun ayrımına varmanızı sağlayacaktır. İkinci olarak, bir anne-baba olarak asla unutmamanız gereken şey çocuğunuzun sizin ona “yapmasını söylediğiniz şeyi değil yaptığınız şeyi” model alarak öğrenecek olmasıdır. Onun hayata karşı nasıl bir duruşu olmasını ve hem size hem de çevresindeki bireylere nasıl davranmasını istiyorsanız bunu ona ancak siz bu şekilde davranarak kazandırabilirsiniz. Ve çocuğunuzun uygun şekilde davrandığını gördüğünüzde ona “aferin, çok güzel davrandın” demeyi sakın unutmayın.

    Böyle hissetmesine gerek olmadığını söyleyen anne-babalar:
    Bazı anne-babaların çocuklarının kıskançlık, öfke ya da üzüntü gibi duygularına tahammülü yoktur, çünkü bunlar karşısında ne şekilde davranmaları gerektiğini, nasıl tepki vermenin en uygun olacağını bilemezler. Bunun sonucu olarak da kaygılanıp duyguyu yok sayarlar. Bu şekilde davranan anne-babaların tipik tepkileri “Aaaa, senin gibi akıllı bir çocuğa kardeşini kıskanmak yakışıyor mu?”, “Yoksa sen arkadaşını kıskanıyor musun?”, “Buna kızılır mı şimdi?”, “Anne-babalara öfkelenilmez, çok ayıp!”, “Bunda ağlanacak bir şey göremiyorum.”, “Sen yine mi ağlıyorsun?” gibi cümleler olabilmektedir.
    Verilmek istenen mesaj:
    Bu şekilde hissetmene gerek yok. Üzülmeni, kızmanı istemiyorum.
    Verilen mesaj:
    Hislerin yanlış. Böyle hissetmen saçma. Bu durumda nasıl hissedileceğini ben senden iyi biliyorum. Eğer benim söylediğim gibi hissetmiyorsan, sende bir gariplik var demektir.
    Yapılması gereken:
    Çocuğunuzun duygularını tanımasına fırsat verin. Duygularını yadsımayın, inkar etmeyin. Çocuğunuz duygularını ancak yaşayarak öğrenebilir. Onun üzülmesi ya da kırılması durumunda siz de çok mutsuz oluyor olabilirsiniz. Ancak bu duygularını yaşamasına izin vermemeniz uzun vadede daha büyük ruhsal sıkıntıları beraberinde getirecektir. Sizden beklediği şey yalnızca onu anlamanız. Onun bu duygusunu değiştirmek, daha iyi hissetmesi için bir şey yapmak zorunda değilsiniz. Yalnızca, onu dinleyin ve bu durumun onun ne kadar canını sıktığını anlayabildiğinizi ona ifade edin.

    alıntı


     
anne baba olarak yaptığımız hatalar konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. kulun yaptığı hataların hikmeti

    kulun yaptığı hataların hikmeti

    Allah'ın bağışlayan sıfatı, Rabbimiz'in insanlara sunduğu en büyük nimetlerden ve kolaylıklardan biridir. İnsanın ümitsizliğe kapılıp yaptığı hatalardan sonra kendini bir daha toparlayamayacağını düşünmesi çirkin bir zandır. Allah'ın şefkatini, merhametini, bağışlayıcılığını göz ardı eden kişi kendi kendine zulmetmiş, aynı zamanda da Kuran ahlakının gereğini uygulamamış olur. Hatalar, bu...
  2. Ailelerin Yaptığı hatalar

    Ailelerin Yaptığı hatalar

    Hepimiz çocuklarımızı severken ufak tefek gibi görünen bazı şeyleri gözden kaçırıp önemli hatalar yaparız. İşte ailelerin yaptıkları büyük hata.. 1) Şımarık çocuklar Ailelerin çocuklarını sevdikleri ve sahip olamadıkları herşeyi onun sahip olmasını istemeleri şüphesizdir. Herşeye rağmen bu biraz maliyetli olabilir. Bu tür iyi niyetlerin sonunda sahip olduklarından memnun olmayan çocuklar...
  3. kadınların yaptığı hatalar

    kadınların yaptığı hatalar

    kadınların yaptığı hatalar kadınların ilişkide yaptığı hatalar Aşkta kadınların yaptığı bazı hatalar yüzünden ilişki yıpranır bunlara örnek verecek olursak işte size genel anlamda bazı başlıklar altındaki açıklamalarımız: Kadinlarin askta yaptiklari hatalar **Erkegi konusmaya zorlamak Mutlaka siz de böyle bir sahne yasamissinizdir. Sevgiliniz biraz suskun ve bunu bir sorun olarak...
  4. Yayaların Trafikte Yaptığı Hatalar Nelerdir ?

    Yayaların Trafikte Yaptığı Hatalar Nelerdir ?

    Yayaların trafikte hataları nelerdir yayaların trafikte yaptığı hatalar yayaların hataları yayaların yanlış davranışları ile ilgili bilgiler burada melekler. Trafikte araç kullanmak kadar yaya olmak ta beraberinde bazı sorumlulukları getiriyor melekler :) Yani kurallar sadece araçlar için yok. Yayaların uyması gereken kurallar da aklımızın bir köşesinde olmalı ve bu kurallara uygulamalıyız....
  5. Yeni Annelerin Sıklıkla Yaptığı Hatalar!

    Yeni Annelerin Sıklıkla Yaptığı Hatalar!

    yeni annelerin bilmesi gerekenler, annelerin yaptığı hatalar, annelere tavsiyeler Sevgili melekler, yeni anne olan meleklerimiz için harika tavsiyelerle karşınızdayız. Genelde taze annelerin yaptığı hatalar, ilerisi için daha büyük sorunlara sebep olabilir. Son derece heyecan verici olan ilk kez anne olma duygusuyla bazı hataların yapılması kaçınılmaz olsa da size yardımcı olabileceğine...

Sayfayı Paylaş