gebe
  1. ms_enemy

    ms_enemy Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    26 Kasım 2007
    Mesajlar:
    4.236
    Beğenilen Mesajlar:
    11
    Ödül Puanları:
    0

    Anne,kardeşimi geldiği yere geri gönderemez miyiz?

    Konu, 'Aile, Evlilik ve Çocuklar' kısmında ms_enemy tarafından paylaşıldı.

    Kıskançlık evrensel bir duygudur, günlük hayatımızı etkilemediği sürece patolojik bir durum sayılmaz. Freud kıskançlığı "yas gibi dokunaklı" durumlardan biri olarak tanımlanır ve bunu normal bir davranış olarak nitelendirir. Kıskançlığın patolojik düzeye gelmesi, akılcı düşünme yeteneğinin yetersiz kaldığı durumlarda görülür. Özellikle kardeş kıskançlığı, anne-babaların panik olmadan ele alması gereken önemli bir konudur, çünkü kardeşlerin gelecekteki ilişkilerine yön verecek olan onlardır. "Yeni kardeşi kıskanmamasını sağlamak için çocuğumu nasıl hazırlayabilirim?" sorusu eğitimcilerin en çok karşılaştıkları sorunlardan biridir.
    Öncelikle anne-babanın kardeş kıskançlığının doğal bir duygu olduğunu kabul etmesi gerekir. Yeni gelen bebeğin abla veya ağabeyinde uyandırdığı kıskançlık ve kırgınlık duyguları kaçınılmazdır. Bu duygularını fark etmemek ya da kabullenmemek çocuğa yapılacak büyük bir haksızlıktır. Her ne kadar doğum öncesinde "kardeş istiyorum" demişse de, "abla" veya "ağabey" gibi büyük sıfatlar kazanacaksa da, dünyası ve konumu değişeceğinden çocuğun anne-baba yardımına ihtiyacı vardır, tahtı sallanmıştır bir kere.

    "kardeşe hazırlık nasıl olacak, büyük çocuğuma kardeş geleceğini ne zaman, nasıl açıklayabilirim?" de bir başka sorusu anne babaların. Bu açıklamayı hamileliğin en başında yapmaya gerek yok, karnı büyümeye başladığında annenin bu haberi çocuğuna vermesi, bir başkasından duymadan önce onu bilgilendirmesi en uygun yöntemdir. Kardeş kavramının ortaya çıkmasıyla çocuğun yaşına bağlı olarak "ben nereden geldim, kardeşim nasıl oluştu, nereden çıkacak?" gibi sorularda gelecektir, ailenin bu soruları da cevaplamaya hazırlıklı olması gerekir. Çocuk sorusunu kime yöneltmişse, cevabını da ondan almalıdır. Bu konular yeri ve zamanı geldikçe çocuk ile konuşulmalıdır. 3-4 yaşındaki çocuğa resimler de göstererek "çocuğun yaşına uygun, anlamasını kolaylaştıracak, bu konuyla ilgili resimler içeren kitaplar referans alınabilir), bebeğin annenin bedeninde, büyümesi için yapılmış özel bir yerde olduğu ile ilgili bir açıklama yapılabilir. Bu özel yere rahim dendiği ve bebek dış dünyada yaşayabilecek kadar büyüyünceye dek bu yuvada korunduğu söylenebilir. Doğum, normal olacak ise, bedeni küçük fakat ismi büyük "ağabey veya ablaya", bebeğin annede bulunan özel bir delikten geçerek dünyaya geleceği; doğum sezaryen olacak ise, daha önce kendisinin, annenin karnında iz bıraktığı yerden doktor tarafından çıkarılacağını söylemek uygun olabilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta; minik rakibin annenin canını acıtmayacağını belirtmek ve doktorun, annenin karnını keserek çıkartacağı gibi açıklamalardan kaçınmak olmalıdır. Açıklamaların doğal, basit ve açık olması önemlidir. Yeterli cevap aldıklarında çocukların kafaları karışmayacaktır.

    Anne-baba, kardeş gelmeden önce, hastanede kardeşe verilmek üzere bir hediye hazırlaması için çocuğa yardımcı olmalı, aynı şekilde abla veya ağabey olmasını kutlamak için de büyüğe verilmek üzere bir hediye hazırlanmalıdır. (Sakın bütün oyuncak dükkanını boşaltmayın). Anne doğuma gittiğinde, çocuğun kiminle nerede kalacağı, hastaneye kiminle (anne toparlandıktan sonra) ne zaman geleceği önceden planlanmalıdır. İlk karşılaşmada büyüğün bebeği anne kucağında bulmamasına özen gösterilmeli, büyük annesine kavuşup hasret giderdikten sonra kardeş anne kucağına verilmelidir. Gerek hastanede, gerek evde abla veya ağabeyin kardeşle ilgili görev ve sorumluluklar almasında yarar vardır. Bebeğin bakım ve temizlik işlerinde anneye yardımcı olmak büyük çocukların hoşlandığı ve takdir topladığı işlerdir. Alt değiştirme, temiz giysileri katlama, bebek bezlerini sayma, bebek beslenirken ona hikaye anlatma, yatağını hazırlama, mamasını verme, emziğini bulma, banyo yaptırma gibi konularda anneye yardımcı olmak büyüğü mutlu edecek, sorumluluk duygusunu geliştirecektir.

    Yeni bebekle ilgili duyguları paylaşmak, kıskanmanın doğal olduğunu konuşmak, kendi çocukluğundan örnekler vermek, "seni daha uzun süredir seviyoruz" demek, "çok" yerine sihirli kelime "uzun"u kullanmak, ara ara onunla baş başa (kardeşsiz) zaman geçirmek, kıskançlık duygusunu hafifleten önlemlerdir.

    Abla veya ağabeyin anaokuluna başlaması düşünülüyorsa, bu başlangıç kardeşten ya çok önce ya da çok sonra yapılmalıdır. Kardeşini annesinin kucağında bırakarak servise binen küçük çocuk, okula karşı olumsuz duygular geliştirebilir. Annenin buna özen göstermesinde fayda vardır.

    Tam kardeşi kabullenmek üzere iken, onun emekleyerek veya yürüyerek bütün dikkatleri üzerine çekmesi, abla veya ağabeyde olumsuz duygular doğurabilir. Bu durumda, anne ve baba, çocuğa duygularını ifade etmesine fırsat veren bir ortam yaratmalı, endişelerini ve kaygılarını konuşabileceği özel anlar sağlamalıdır. Yürümeyi öğrenen kardeş, büyüğün oyununu bozar veya oyuncakları oradan oraya taşırsa, büyüğe paylaşmak istediği ve istemediği oyuncakları ayırması, paylaşmak istemediklerini kardeşin ulaşamayacağı bir yerde saklaması önerilebilir. Önemli olan büyük olmanın ayrıcalığını yaşarken, küçüğün de bazı hakları olduğunu düşünmesini sağlamaktır.

    Kıskançlığı engellemek adına, anne babanın farkına varmadan yaptığı bazı davranışlar, kıskançlığı körükleyebilir. Büyük çocuktan, sürekli kardeşine örnek olmasını istemek, kardeşi kıyaslamak, sevmeyi rüşvet, sevmemeyi tehdit olarak kullanmak gibi. Adı ister "abla" ister "ağabey" olsun, ona "örnek ol, sen büyüksün idare et" yerine "bunu nasıl yapmak gerektiğini kardeşine gösterebilirsin" şeklinde mesajlar daha uygun olacaktır. Büyük olmak onun seçimi değildi, sürekli idare etmek zorunda da değil.

    İkisine de eşit davranmak adına, tüm kardeşlere aynı hediyeleri almak da bazen rekabeti körüklemektedir. Her çocuk hediye alma sırasının kendisine de geleceğini öğrenmelidir. Bütün kardeşlere aynı oyuncakları farklı renkte almak, aynı giysilerin bir büyüğü bir de küçüğünü satın almak, onarlın bireyselliklerini yaşamalarını engellediği gibi sürekli bir yarış ortamının içinde kalmalarına neden olmaktadır.

    Kardeşleri kıyaslamaktan kaçınmalı, her ne kadar ortak genler taşıyor olsalar, farklı birer minik birey oldukları unutulmamalıdır.

    Kıskançlık, sevgi ilişkisinde ortaya çıkar, patolojik hale dönüşmemesi, anne-baba tutumuna bağlıdır. Bilinçli ve sevgiyle büyütülen çocukların, zaman zaman birbirleriyle kavga etmelerine, ara ara birbirlerini kıskanmalarına rağmen, kardeşlik bağları güçlü ve uzun vadeli olur. Anne-baba olarak insanın çocuklarına bırakabileceği en büyük miras belki budur; kardeş sevgisi!

     
Anne,kardeşimi geldiği yere geri gönderemez miyiz? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Yurtseven Kardeşler - Dilini mi Yuttun?

    Yurtseven Kardeşler - Dilini mi Yuttun?

    Bir zamanlar sevdigim biri vardi O ama ne yazikki bana bakmazdi Ne zaman ona birseyler sorsaydim Duymazdin gelir beni hic takmazdi Kaslarimi aldim Artik kirpikler Rimel'li O kadar cok degistim Taninmaz bir hale geldim Hoppa hic bir derdim yok Artik ona muhtac degilim Numaram da degisti Artik eskisi degilim Yillar sonra karsindayim Tanimadinmi yoksa Oh oldu iste canima deysin Ben istedim...
  2. Geldiğin yeri unutma!

    Geldiğin yeri unutma!

    geldiğin yeri unutma Doğru söze ne dernir kesinlikle herkes geldiği yeri unutmamalı kıvanç tatlıtuğda zamanında mankenlikten geldi buralara ama aktorlüktede tek gecerim gerçekten rolünün hakkını vererek oynuyor ama mankenlikten gelipte onları aşşalması hoş değil tabi:D BİRKAÇ GÜN ÖNCE BİR AÇILIŞTA "MANKENLERLE AYNI KAREDE YER ALMAK İSTEMİYORUM" DİYEN KIVANÇ TATLITUĞ'A...
  3. geri döner mi sizce

    geri döner mi sizce

    3 hafta önce ayrıldı benden ...maddi sıkıntıları ve işle ilgili problemleri vardı.benle evlenmek istiyodu ama bu sorunlar yüzünden yapamayacagını söyledi.bi kere yanına gittim daha sonra gelme daha kötü oluyoruz dedi arkadasım dün yanna ugramış beni özlediğini falan söylemiş ancak başka caresi olmadıgını falan anlatmış ben onu cok özlüyorum bu sorun ikimizin sorunu diye onunla birlikte hareket...
  4. Kız Kardeşiniz İçin Taşıyıcı Anne Olmayı Kabul Eder miydiniz?

    Kız Kardeşiniz İçin Taşıyıcı Anne Olmayı Kabul Eder miydiniz?

    Sevgili melekler, bu kez zor bir soru ile karşınızdayım. Kafayı hayli yoracak, çeşit çeşit fikirler çıkacak bir durumla ilgili soru soracağım sizlere.. Diyelim bir kız kardeşiniz var ve çocuğu olmuyor. Sizden taşıyıcı anne olmanızı istiyor. Ne yaparsınız? Neler hissedersiniz? Kardeşinize ne söylersiniz?

Sayfayı Paylaş