gebe
  1. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.023
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0

    Ardıç Kuşu

    Konu, 'Hayat Bilgisi' kısmında Bilge Gökçen tarafından paylaşıldı.

    ARDIÇ KUŞU Ankara’da işim uzamıştı.. İstanbul’ a dönüş için aldığım biletimi değiştirmem gerekiyordu. Öğle arasında Sıhhiye’deki otobüs yazıhanesine gidip biletimi erteletmek için acele ediyordum.

    Kalabalıkta koşarak yazıhaneye ulaşmaya çabalarken çarpıştık o yaşlı adamla. Sendeledi elindeki büyük sepette bulunan tahta kaşık, maşalar yola saçıldı. Sanırım o da belediye zabıtasından kaçıyordu. Kısa süren şaşkınlıktan sonra adamın kalkmasına, yola saçılanları toplamaya yardımcı oldum. Heyecanlanmış, rengi solmuş, nefes nefese kalmıştı. Sakinleşmesi için koluna girip yol kenarındaki banka oturmasını sağladım.

    Savrulan kaşık ve maşaları toplayıp ben de yanına oturdum. Sepetten dağılanları yerine dizip bir yandan da “bırakmıyor şu belediye zabıtaları üç kuruş para kazanalım. Eve katkımız olsun” diyerek söyleniyordu.

    Tahta kaşıkları dizmesine yardım etmeye çabalarken. “Dur hele, şimşir ve ardıç olanları diğerlerine karıştırma” diyerek engel oldu.

    — Hepsi tahta kaşık işte, ne fark eder?

    — Olur mu beyim? Şimşir ve ardıç ile ıhlamur, gürgen bir olur mu?

    — Bilmem. Görsem ağaçlarını bile tanımam herhalde. Ne fark var aralarında?

    Eline aldığı kaşıklardan birinin sırtını parmaklarıyla okşayarak bana doğru uzattı:

    — Ardıç, şimşir sert ağaçtır. Kolay bırakmaz kendini, işleyesi. Zordur ardıçtan kaşık çıkarmak.. Ama evlâdiyeliktir. Senelerce kullanırsın. Ihlamur gürgen ise yumuşaktır. Kolay işlersin ama çabuk yumuşar, dayanmaz.

    Daha sonra Sivas’ ın Hafik ilçesinde çiftçilik yaptığını, sağlık sorunları nedeniyle kızının yanına Ankara’ ya yerleştiğini, evin geçimine katkısı olsun diye kaşık ve maşa yapıp işportada sattığını anlattı. Özellikle ardıç ağacının zor bulunduğundan yakındı. Elindeki maşayı eliyle okşayarak “ Ardıç kuşu ağacını terk etti. Bir araya gelmeleri çok zor, artık “ dedi. Anlamamış gözlerle bakmış olacağım ki açıklama yapma ihtiyacı duydu:

    Beyim, ardıç kuşunu bilmez çoğumuz. Bilenler de unuttu, gitti. Ardıç ağacı yabanidir. Öyle tohumundan üretemezsin, çeliklemeyle de olmaz. Ağacın üremesi meyvelerinin ardıç kuşu tarafından yenilip pisliği ile atılmasına bağlı. Ağacın tohumu ancak o zaman filizlenebilir hale gelir.

    — Yani bu kuş olmazsa ardıç ağacı üreyemiyor, öyle mi?

    — Evet, aynen öyle. Bunlar biri birine mahkûm sevdalılardı.

    — Peki, sonra ne oldu, kuşlar mı azaldı?

    — Kuşlar azalmadı, hatta çoğaldılar bile. Ama şehirler büyüdükçe çöplükleri de büyüdü. Kuşlar ardıcın meyvelerini yemektense çöplükten beslenmenin daha kolay olduğunu keşfettiler. Ardıç kuşu ağacını unuttu. Şimdi kentlerin kasabaların çöplüklerinde yaşıyorlar. Ardıç ağaçları ise kayboluyor gözümüzün önünden.

    Elindeki kaşığı, diğerlerinin arasına yerleştirdi. Sepetine tekrar göz atıp çıkardığı maşayı bana doğru uzattı. "Bak bu ardıç. Çürümez, nemlenmez. Eskiden ölüleri gömdükten sonra mezarlara konulurdu. Çürümediği için mezar çökmezdi. Son yolculukta arkadaştı, insanlara. Şimdi kıymete bindi. Mezarlarda yumuşak ağaçları kullanıyorlar".

    — Olsun, aynı işi gördükten sonra varsın dayanıksız olsun.

    — Şehirliler de hep senin gibi konuşuyor beyim. Herkes ardıç kuşu gibi zahmet çekmektense çöplükten kolay geçinmenin, kolay yaşamanın yolunu arıyor. Ardına bakmıyor. Çocuklarım bile kasabada yanımda kalmaktansa ardıç kuşu gibi şehirde daha kolay yaşandığını görüp uçup gittiler. Sorsan hallerinden çok memnunlar. Ama geride bıraktıklarını bilmiyor, görmüyorlar.

    — Sonunda sen de gelmişsin işte şehre! Buradan medet umuyorsun.

    — Ama ben ardımda kalanların farkındayım. Şehirde emeğin hiç değeri yok. Her şey bol, kolay ve ucuz. Biraz paran olsun emek vermeden yaşayıp, geçip gitmek mümkün bu şehirde.

    — Ne var bunda, şehirler hep böyle?

    Sustu bir süre. Kafasını sağa sola sallayıp kendi kendine söylendi:

    — Sevgi yok beyim. Şehirde sevgi yok! İnsan emeğini sever. Ben bu kaşıkları tek tek elimde yapıyorum. Beğeninceye kadar uğraşıyorum. Kızımın evine katkım olsun diye satıyorum ve bu beni mutlu ediyor. Elimin emeğinin beğenilip bir yerlerde kullanıldığını bilmek hoşuma gidiyor. Şehir insanı ise emek vermediği için sevmesini de bilmiyor. Ardıç kuşu gibi yaşıyor, semiriyor, ürüyor ama geride kalan ardıç ağacının çektiği acıyı bilmiyor, görmüyor.. Görse bile anlamıyor.

    Bir süre daha konuşmadan oturduk o bankta. Ardıç ağacından yapılmış bir çift kaşık satın almak istedim. Sepetine göz atıp seçtiği kaşıkları gazete kâğıdına sarıp uzattı. Söylediği fiyattan fazla para vermek istedim; ederinden fazlasını almadı. Sepetin ipini omzuna atıp, kucakladı. Helâlleştik. Sıhhiyeye doğru ağır adımlarla yürüyerek şehrin kalabalığında gözden kayboldu.


    Alıntı

     
  2. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.023
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0
    Ce: Ardıç Kuşu
    Kızlar lütfen bir bakın...
     
Ardıç Kuşu konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Kuş

    Kuş

    Kuş Türü bilinmeyen ve tanınmayan kuş Azrail Aleyhisselama; nasihat ve öğüde, rızka, Tanınmayan kuşun, hasta bulunan evden bir şey alıp götürmesi hastanın vefatına, Büyük kuş zengin kimseye, tahsildara, alime, tüccara, başkan ve yöneticiye, Yırtıcı kuş yerdeeki haşerelere, evcilleştirilmiş yabani kuş ve diğer eti yenen kuşlar rızık ve menfaate, Güzel kuş güzel ve sevindirici habere, çirkin...
  2. ardıç

    ardıç

    (Wacholder / Geniévre / Juniper) Kisin yapraklarini dökmeyen daimi yesil agaçlardan. Yapraklari küçük pulsu veya igne seklinde olup 1-2 cm uzunlugundadir. Bir evcikli veya iki evcikli bitkilerdir. Ardiç yemisi diye anilan kozalaklari disi agaçlar üzerinde bulunur. Ardiç türleri kozalaklarinin büyüklügüne, rengine ve özellikle her kozalagin içinde bulunan tohumlarinin sayisina göre birbirinden...
  3. Ardıç

    Ardıç

    Sürüngen çalılardan büyük ağaçlara kadar çok çeşitli türleri olan ardıç, hemen hemen bütün bölgelerimiz yüksek dağlık kesimlerinde doğal yayılış gösterir. Bazıları servi gibi pul yapraklara, bazıları da batıcı iğne yapraklara sahiptir. Ülkemizde 1.100.492 hektar saf ardıç ormanı bulunmakta ve önemli doğal türleri; Katran ardıcı (J. Oxycedrus, Y), Adi ardıç (J. Communis, N), Finike...
  4. Ardıç katranı

    Ardıç katranı

    ardıç katranı ardic katrani ardıç katranı sabunu faydaları nerede satılır ardıc ardıç katranı, sabunu, şampuan, yağı, nasıl kullanılır, nerede satılır, saçkıran, saç hastalıkları, Aktarlarda satılan ardıç katranının sabununu ve şampuanınıda satın alabilirsiniz Melek'ler. Saç hastalıklarına ve cilde ciddi anlamda iyi geliyor diyebilirim:) Bir ağaç çeşiti olan, ardıçtan elde edilen ardı...
  5. Ardıç Faydaları Nelerdir?

    Ardıç Faydaları Nelerdir?

    Ardıç nedir faydaları nelerdir Ardıç bitkisinin yararları Ardıç kullanıldığı yerler Şifalı bitkilerden biri olan ardıç alternatif tedaviler için kullanılan bitkilerden biri melekler :) Bu bitkinin faydaları ile ilgili olarak sizlerle paylaşabileceklerimiz ise şöyle :tik: Kışın yapraklarını dökmeyen daimi yeşil ağaçlardan. Yaprakları küçük pulsu veya iğne şeklinde olup 1-2 cm...

Sayfayı Paylaş