gebe
  1. melegim

    melegim Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Haziran 2007
    Mesajlar:
    1.169
    Beğenilen Mesajlar:
    6
    Ödül Puanları:
    0

    asarım kendimi yıldızsız bir gecede

    Konu, 'Duygu Yüklü Yazılar' kısmında melegim tarafından paylaşıldı.

    'Sen de değmeden geçersen yüreğime, vurulduğum dağlardan öfkeyle kalkar, kınalı saçlarından bir kement yapar,
    asarım kendimi yıldızsız bir gecede'..

    Sana içimin ürperişleri gibi çağlayan denizlerden bir avuç şiir topladım.
    Sana sığınışımın alaca karanlık kuşağına belediğim korkularımda, ufkumun
    sabır ilmeklerini saçlarının incecik tellerine bağlayıp, dağ rüzgârlarının
    insanın içini titrettiği yayla yollarında hasretini soludum. Yıllara meydan
    okuyup, aşk'taki bütün sınırları zorlayıp seni aradım, her yaşama
    sarılışımda.
    Sıkıcı bir konserdi yokluğun. Ne düşler görmüştüm oysa seninle, bu sevdanın
    sancılı kollarında hasretin kopardı gönül salıncağımı. Sen gideli, ekinler
    taneye oturmadı. Sen gideli kaya oyuklarına gözyaşımı saldım. Acının dalında
    ağustoslar yaktı ciğerimi sen gideli. Dağlarından yuvarlanmış, sökülmüş
    tırnaklarım binbir yerinden. Kelepçen sıkar olmuş bileklerimi. Güneş tütsülü
    gözlerine yüreğimi kurban etmişim sen gideli. Yanmışım, yakılmışım, yalvarıp
    yakarmışım sırtlan bakışlı, piç gülüşlülere. Sensiz, göğsümü yerinden,
    etlerimi kaslarından, gözlerimi yuvalarından sökmüşüm.
    Yokluğunda, gök mavisini gizlerdi ayın ardına gizlenerek. Çekerdi
    yalnızlıklara geniş yorganını. Yıldızlar hiddetinden ufalanır yağardı
    yeryüzünün anlaşılmaz karanlıklarına. Kardelenler ağrılı, sancılı ve kan
    kızılı bakışlarla uzatırdı gökyüzüne başını. Kısraklar mor memelere yapışır,
    martılar çığlıklar içerisinde göçlere dururdu. Balıklar nehirlerin
    bulanığını seçer, tüm çiçekler kuşkulu bakışlarla süzerdi bu yılan duruşlu
    dünyayı.
    Gözlerinin fışkınlarında yeşeren umudumu yanından eksik etme. Ben seni,
    bulutların kanadında, kurtların yelesinde, heybetle kasılan ulu çınarların
    gölgesinde, masmavi denizlerin derinliklerindeki gizemli incilerde ve o
    denizlerin dehlizlerindeki öte dünyaların koynunda taşırım.
    Nerede bir çift göz görsem seni sararım gönül kuşağıma. Kanayan dudaklarım,
    kırılan tüm kemiklerim ve saçlarımın tan ağartılarında kıvrım kıvrım
    hasretini duyarım. Seni anlatan tüm şiirlerimde coşkulu kahkahan duyulur
    arada bir, ışığın çırılçıplak yürür içerime ve göğsüm yarılır içirdiğin
    kızılcık şerbetiyle.
    Kırılmışım sana. Alnımdan öpmelerin, kardelenlerimi ılık ılık gözlerine
    gömmenin sonu gelsin artık. Koyacaksan hemen koy bu sevdanın adını, ya da
    sür vahşi atlarını ülkemin topraklarından başka diyarlara. Yıllardır acının
    memesine böylesine yapışmışlığımı bitireyim artık, dindireyim senin için
    çektiğim şu ahiret cezalarını.
    Gizli bir sevdanın sancılı nöbetlerindeyim şimdi. Gözlerime her yansımasını
    çağırdığımda, uçarı bir çocuk gibi oyunlara dalıyor sevdam. Sevgiler sunmak
    istiyorum ona, hiç üstü açılmamış, hiç yangınları tatmamış, rüyalara
    karışmamış ve acıları hiç, ama hiç tatmamış. Bal köpüğü gözlerinin gözesinde
    sular yürüyor içerime, sağnak yağmurlara tutuluyorum ağustos'un bıçkın
    sıcağında.
    Yılanın ininden, yalanın döşünden uzağım şimdi. Çakmak çiğiti gözlerden al
    yalaz dağların erimiş karları akıyor içime. Kasabalara, kentlere ve
    karanlığın barındırdığı tüm kıraç mezralara sevda bulutumla yürüyorum.
    Nehirler dona duruyor aşkımı haykırdığım anlarda. Umarsızlıklarımı, nergis
    kokulu sevdalarımı, mahpus imgeli aşklarımı sardım çıkınına ve attım
    paslı,demirden zindanıma.
    Bu sevdanın yüreğime sokuluşu tamamlandığında,bitecek somurtkan duruşlarım.
    Dalga dalga vuruşları tamamlandığında, bu yüreğin kapılarını çaldığında ve
    ayrılıkları lügâtından sildiğinde, gözlerinin tamtamları ormanlarımı
    salladığında, yel yüzümü yalar gibi, güneşe yüzümü yeniden döneceğim.
    Gençliğinin gözesindeki bal çiçeklerini, sevdana vurulduğum yerlere ek
    dilersen. İçimin yangınlarını görürsen küçüğüm, çiçekli bahçemin havuzunda
    salınan kuğulara bir avuç yem at. Zeytin gözlerinin masum yuvalarından içime
    düşen bir çigan müziği olsun istersen dinlediğim. Sen de değmeden geçersen
    yüreğime, vurulduğum dağlardan öfkeyle kalkar, kınalı saçlarından bir kement
    yapar, asarım kendimi yıldızsız bir gecede

     
  2. zelihaseyma

    zelihaseyma Üye Üye

    Kayıt:
    20 Ekim 2007
    Mesajlar:
    69
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    8
    Ce: asarım kendimi yıldızsız bir gecede
    emeğine sağlık. çok güzel bir paylaşım
     
asarım kendimi yıldızsız bir gecede konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Bir iyilik yapın kendinize:)

    Bir iyilik yapın kendinize:)

    BUGÜN BİR İYİLİK yapın kendinize... Bir selam verin sevdiklerinize. Yağmur damlalarıyla halleşin yahut... Eski günlerdeki gibi masal diyarında yolculuğa çıkın şöyle bir. Hatırlayın hayalin ne kadar uçsuz bucaksız olduğunu. Çünkü hayal, hayatın rengidir, tadıdır, tuzudur. En fakiri zengin eder hayaller. Çünkü cebi dolu, hayal dünyası boş insanlar vardır her yerde. Kâinatta zerreyi...
  2. Yıldızsız geceler

    Yıldızsız geceler

    yıldızsız geceler notaları yıldızsız gecelerden güneşsiz sabahlara notaları geceler akor gecelerden güneşsiz sabahlara akor Gökçe Kırgız - Yıldızsız Geceler Göz yaşım kurudu akmıyor aşkım Senin derdini seninle ezberlemişim Sen giderken canım vurdun ya beni Ben dönersem seni öldüreceğim Yıldızsız gecelerden güneşsiz sabahlara Uyanmak nedir sen bilirmiydiin O yarin elinde...
  3. kendini bir cicege benzet

    kendini bir cicege benzet

    Meleklerim ; canlarim... biz cok özeliz, bir cicek kadar nariniz... Ben kendimi orkideye benzetiyorum, sevgiyle besleniyor, kötü enerjiye tahammül edemiyorum... Ya siz...?:tik:
  4. Zenginliğin Bir Gecede Çöküşü

    Zenginliğin Bir Gecede Çöküşü

    Bir gecede 64 yıllık kazancı gitti Türk Sanat Müziği Sanatçısı Şükran Özer Doruk'un (79) Sarıyer'deki evinden yaklaşık 1,5 milyon dolar değerinde ziynet eşyası çalındı Alınan bilgiye göre, dün Tarabya Yeniköy Caddesindeki Doruk Apartmanının bahçe duvarını delen hırsızlar, yangın merdivenini kullanarak, sanatçı Şükran Özer Doruk ve avukat eşi İsmail Hakkı Dağdeviren'in (84) ikamet ettiği 3....

Sayfayı Paylaş