gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.162
    Beğenilen Mesajlar:
    2.213
    Ödül Puanları:
    113

    Aşık Nihani

    Konu, 'gönül verenler' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    Hazin hazin esen gece yelleri Bu ağır kış yaz olsun da geleyim Sevdiğimin pek müşküldür halleri
    Küskün gönlüm haz olsun da geleyim



    Gam bahrına daldım durmaz yüzerim
    Mecnun oldum Leyla ile gezerim
    Ey Nihan hakiki candan bezerim
    Hasretle derd ü gam sıralanınca

    Nihani, Erzurum ilinin Şenkaya eski adı Örtülü ilçesinin Bardız (Gaziler) bucağına bağlı Göreşken köyünde 1300 (1885) yılında doğdu. Babası demircilik yapan Recep Usta, annesi Mahbube Hanım'dır. Asıl adı Mustafa olan aşık, Soyadı Kanunu çıkınca "Gedik" soyadını almıştır.

    Onüç yaşlarında babasının davarlarını Göreşken köyünün yayla ve meralarında otlatmağa, başladı. Bardız deresinin bir yamacında kurulmuş olan Göreşken köyündeki köylüler hayvancılıkla geçinir, tarlalarında buğday ve arpa yetiştirirlerdi. Yazın kırlar ve dağlar binbir renkli çiçeklerle bezenir, ortalık yeşillikler içinde bir cennet havasına bürünürdü. Köyde sekiz ay kara kışı geçirdikten sonra yazın Göreşken yaylasına çıkarlar, yemyeşil çayırlarda kurdukları yayla evlerinde (damlarda) kalırlar, hayvanlarını otlatır, kuzularını büyütürlerdi. Küçük Mustafa, on sekiz yaşlarına kadar babasının davarlarını otlatmağa devam etti.

    Bir yaz günü, iki arkadaşı ile kırlarda yine babasının davarlarını otlatırken ansızın etraf, karardı. Sanki güneş batmış gece olmuştu. Genç köy delikanlısı Mustafa, davarlarını ararken bir şehit mezarı gördü. Birinci Cihan Harbi'nde Enver Paşa'nın ordusu ile geçtiği bu topraklarda, daha önceki yıllarda bazı savaşlar cereyan etmişti. Ahmet Muhtar Paşa 1877'de Ruslarla Zivin Harbi'ni yapmış ve onları yenmişti. Sonra Rusları Kars'a kadar püskürtmüştü. İşte bu harple ilgili bir şehit mezarının yassı taşının önüne oturup dinlenen Mustafa, daha sonra az ilerdeki çeşmeden abdest alıp iki rek'at namaz kıldıktan sonra tam teşehhüdde iken uykuya daldı.

    Derin uykuda iken tatlı bir rüya gördü: Önce gözünün önüne nürani yüzlü, beyaz sakallı derviş geldi. Ellerinde aşk badesi dolu üç tas vardı. Sonra bu üç derviş Mustafa'ya yaklaşıp:

    -"Evlat doğrul" dediler, "Al bu badeyi yar aşkına iç..."

    Genç Mustafa pirlerin verdiği ikinci badeyi "Allah aşkına" ve üçünüyü de "pir aşkına" içtikten sonra tatlı bir ses duydu. Dönüp de sesin geldiği tarafa bakınca sırtı kendisine dönük, saçları topuklarına değen, fidan boylu güzel yüzlü bir kız gördü. Kız, hem ağlıyor, hem de bir ağıt söylüyordu. Meğer, sevgilisini ölmüş sanıp, ona ağlarmış... Aslında bu peri gibi güzel kızın ağlaması genç Mustafa içindi. Dervişler, bu kızın Afganistan'da Emirhan'ın kızı Mihriban Sultan olduğunu söyleyip gözden nihan oldular, kayboldular. Kendisine "Nihani" mahlası işte o sırada, bu sebeple verilmiştir.

    Rüyasında görüp sevdiği ve uğruna üç tas bade içtiği sevgilisi Mihriban'a seslenmek isteyen Nihani'nin boğazı tıkanıyor, sesi çıkmıyordu. Bir süre sonra, ağladıkça yüzü göz yaşlarıyla ıslanan Mihriban dile geldi ve söylemeğe başladı. Aldı Mihriban:

    Aldım esen yelden yaman bir haber
    Yetirdim yüz bine bir telaşımı
    Sevdiğin dünyadan göçmüş dediler
    Zalim felek n'ettin can yoldaşımı

    Gülşenimi figan ile doldurdum
    Nevresteyken gonca gülü soldurdum
    Nasıl kıydın sevdiğimi öldürdün
    Elbette dökerim kanlı yaşımı

    Der Mihriban arttı ahım amanın
    Gör ne hale düşmüş bir perişanım
    Yarabbi al hemen benim de canım
    Alıp gidem bu sevdalı başımı

    Nihani, aşık olduğu Mihriban'a şu cevabı verdi

    İnanma sevdiğim hilaf habere
    Yaradan bozmadı daha işimi
    Ölsem de razıyım takdir kadere
    Nerye gitsen derdin koymaz peşimi

    Gülşen figan ile dolmamış hele
    Nevreste goncalar solmamış hele
    Mücdeler sevdiğim ölmemiş hele
    Bir iken bin etme ah ateşimi

    Nihani bu halde kalırsam eğer
    Arayıp yarimi bulursam eğer
    Gelip de yanında ölürsem eğer
    O zaman gel bekle mezar taşımı

    Bu deyişleriyle Nihani artık badeli bir aşık olmuştu ama köydekiler buna bir türlü inanamıyorlardı.

    Düşünüp taşındılar, sonunda Göreşken köyünün ihtiyarları Narmanın Samikale köyünde yaşayan badeli aşıklardan Sümmani'ye (d. 1862) iki atlı bir haberci göndermeğe karar verdiler. O sıralarda kırk yaşlarında olan usta Sümmani'ye Nihani davetiye şeklinde bir şiir de göndermişti :

    "Yevm-i mahşer ulu divan gözlerim."

    diye biten bu şiirdeki "gözler" kelimesini "özler, hasret çeker" şeklinde anlamalıyız.

    Narman'm Samikale köyüne varan yedek atlı haberci, Sümmani'yi ata bindirip oradan Bardız bucağını Göreşen köyüne getirdi.

    İki aşığın karşılaşması gerçekten halk edebiyatımız için unutulmaz bir sahneydi. Usta Sümmani, genç Aşık Nihani'yi güzelce imtihan ettikten sonra onun pir elinden bade içip aşıklar meclisine katıldığını;

    Aşkın temreniyle mermer taşını
    Vurup baştan başa yaranlardanız

    mısralarıyla ifade ediyordu.


    Gurbet Yılları
    Aşık Nihani, Yıllarca Doğu Anadolu'da gezdi. İllerinin 1877 de Ruslar tarafından işgal edilmesi üzerine çok ızdıraplar çekti. Sonunda, Kazım Karabekir Paşa komutasındaki III. Ordu'nun zaferiyle 29 Eylül 1920'de Sarıkamış 30 Ekim 1920'de Kars Rus işgalinden kurtuldu. O, zaferin heyecanı içinde:

    Son günde şad etti ehl-i imam
    Ordumuz kurtardı Kars, Kağızman'ı

    diyerek zaferin neşesini dile getirdi.

    Gurbet hayatından kurtulmak isteyen Nihani, maşukası Emirhan kızı Mihriban'a kavuşamayacağını anlayınca Göreşken köyüne döndü. Kendisinden üç yaş küçük olan, Mahmut Ağa ile Atife Bacı'dan doğan Perişan Hanım'la evlendi. Bu evlilikten; 1916'da Abdülmecit, 1918'de Mürsel, 1925'te Şerif, 1926'da Zahire ve 1929'da Nazire doğdular. Daha sonra 20.6.1931'de Zennure, 15.10.1934'te Zeliha doğdu ise de her ikisi de 1944 yılında 4 Nisan günü ölmüşlerdir.

    Halkevlerinin kuruluşunun onuncu yıldönümünde Ankara'ya çağrılan Nihani bu davete uymuş ve 1944 baharında Ankara'ya trenle gitmiştir. Halkevinde Sazı ile şiirlerini okuyan Nihani; Aşık Huzuri, İzhari, Sedai, İzni, İrşadi... ile karşılaşmalar yapmıştır. 14.3.1967'de İstanbul'da ölünce, Karacaahmet Mezarlığa defnedildi. Ruhu şad olsun.




     
Aşık Nihani konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Aşık

    Aşık

    Bu kemiği görmek kadına, Bu kemikle oynamak batıl söz söylemeye, bu oyunda birini yenmek o kimseye galip gelmeye, Birtakım aşıkların yanında olduğunu görmek bakire kızlarla evlenmeye delalet eder.Rüyasında aşık olduğunu gören bir kimse bekar ise bir süre sonra gerçekten aşık olacak demektir. Evliyse, kişiyi hayata bağlayacak önemli bir neden ortaya çıkacak demektir.Asik görmek, bir is...
  2. Nihan - Uyku

    Nihan - Uyku

    Neden söyle ne bu telas bu acele belliki biri var bekliyor seni bir yerde böyle mi olmaliydi bu sonbaharmiydi söküyor hayat ilmek ilmek dokudugum bu aski uyan be kalbim uyan uykundan yasanmis tüm yalnizliklar ayaklanmadan yana yana sus konusma askla küs barisma asla kapini yüz defa calsa dönüp bakma yana yana sus konusma askla küs barisma asla kapini yüz defa calsa dönüp bakma dönüp bakma
  3. Nihan - Tık

    Nihan - Tık

    Herşey gayet yolunda gidiyordu rahat mı battı Firar edip aklın başından kimlere kaçtı Kuyunu mu kazdım ardından oyuna mı geldin insafsız Doğruyu söle gelirim hakkından Bende bayılmıyorum ztn sana Şu saatten sonra yalvarsanda Treni kaçırdın sen çoktan Beni kaybettin hiç yoktan Artık bende tık yok sana Zamanın doldu bak gidiyorsun Kendine yeni bir yol çiziyorsun Bu yolda çakıl taşı...
  4. Nihan - Problem

    Nihan - Problem

    sonu ne olursa olsun yasadigim ask son bulsun inceldigi yerden kopsun sahiden cok bencilsin ve hatta düsüncesizsin daha ne olsun istiyorsun kaldim ortalkta kalbim kararsiz gitsemmi kalsammi cevaplamak imkansiz susma öyle susmak problemi cözmezki utanma söyle hic mi hakli yanim yok yani susma öyle susmak problemi cözmezki olmazki böyle hic mi hakli yanim yok sanki
  5. Nihan - Kımılda

    Nihan - Kımılda

    oturdugu yerden kaLkmas hicßirseyi umursamaz isim war bu adamla benim Laftan anLamas konusur Lakin dinLemes kimsecikLeri ßegenmes ne yazık ki hicßir konuda fikir beyan etmes bakma bana böyle hakkım yok mu hic sence durma öyle öldür beni sevginle bakma öyle hakkım yok mu hic sende durma öyle güldür askı ahh.. yavas yavas yaklas bana ufak bi tawsiyem war sana yavas yavas yaklassana bas bi...

Sayfayı Paylaş