gebe
  1. AuSSie-AnGeL

    AuSSie-AnGeL Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    6.965
    Beğenilen Mesajlar:
    780
    Ödül Puanları:
    113
    Şehir:
    aNKaRa

    Aşıklı sultan türbesi ( ayağı yanık )

    Konu, 'Peygamberler, Evliyalar ve Sahabeler' kısmında AuSSie-AnGeL tarafından paylaşıldı.

    aşıklı sultan aşıklı sultan türbesi kastamonu yanık ayak türbesi ayağı yanık ayağı
    AŞIKLI SULTAN TÜRBESİ... Diğer bilinen adı ilede AYAĞI YANIK TÜRBE.... Kastamonuda bulunan yüzlerce türbe arasında en dikkat çekenidir.. Bizzat kendimde gittim gördüm... Sandukanın ayak kısmı açık ve sergilenmektee.... [​IMG]


    [​IMG]


    Honsalar Mahallesi, Kale kapısı Mevkiinde, Kümbet Sokağında yer almaktadır. Ne zaman ve kimin tarafından yapıldığı bilinmeyen bu türbe Kastamonu’nun en önemli kentsel efsanelerinden birini oluşturmaktadır. Mimari uslüb açısından Selçuklu dönemi eseridir. Türbenin içinde beş adet sanduka vardır. İskeletler sandukaların içindedir.2. Sandukada Mağripli Mehmet ağa, 3. sandukada Âşıklı Sultan metfundur. Diğer sandukalardaki zatlar bilinmemektedir. Türbeye de ismini veren Âşıklı Sultan’ın çürümemiş bedeninin ayak tarafı camekân içersinde gösterilmektedir.
    Bu türbeye ait birbirine benzer birkaç söyleşi bulunmaktadır. Âşıklı Sultan’ın kendisi Bizans’ın elinde bulunan Kastamonu’yu ve kalesini ele geçirmek için gelen Türk birliklerinin komutanıdır. Savaş sırasında şu anda Türbesinin bulunduğu yerin yakınlarında şehit düştüğü için buraya gömülmüştür. Cumhuriyetin ilk yıllarında türbe ve civarında çıkan bir yangın sırasında, kendisi dönem valisinin uykusuna girerek “Ben yanıyorum, kalk yangını söndür” der. Bunun üzerine vali hemen uyanarak bölgedeki yangının söndürülmesini sağlar.
    Söylencenin kaynağı ve anlatımını ise türbeye bir gelenek şekilde bakıcılık yapan bir aileden gelen yaşlı türbedar bir kadından gelmektedir. “Çok seneler evvel bir yangın olmuş ki bu çevrede çok büyük, insanlar yangını söndüremeyince evliyadan yardım istemişler. Bunun üzerine evliya mezar şeklindeki kabrinden ayaklarını çıkarmış ve yangın sönmüş. Halk şükran borcunu ödemek için kendisine bu türbeyi yapmışlar. Ve o zamandan bu yana da ismi Âşıklı Sultan olarak anılmış”
    Âşıklı Sultan’ın bir diğer söylencesi ise yine oldukça eskilerden gelmekte ve yukarıda anlatılanlardan oldukça farklıdır. Çok önceleri yatırın sadece belden yukarısı kapalı imiş. Açık olan tarafta ise elleri de görünmekte imiş. Ellerinden birinde yatırın yüzüğü bulunmaktaymış. Yatırın bulunduğu türbede o zaman yeterli koruma olmadığından, yabancı birisi tarafından bu yüzük alınmak istenir. Bu kişi tam yüzüğü cesedin elinden çıkarmak üzereyken Âşıklı Sultan ellerini kapatıp yumruk şekline getirmiş. Bu olaya şahit olan yabancı kısa bir süre sonra ruhsal dengesini kaybederek ölmüş. Bu olaydan hemen sonra ise güvenlik nedeni ve yatırın rahatsız edilmemesi için sanduka ayak seviyesine kadar kapatılmış.
    1919 yılı anılarını anlatan Dr. Emin Sağlar, türbeye iki arkadaşıyla birlikte gittiğinde 3 sanduka gördüklerini belirtir. Ayakları dışarıda olan sandukayı meraktan açtıklarında, 1.70 m boyunda bir insan cesedi ile karşılaşırlar. Karnı iman tahtasına kadar açılmış ve 2 cm. eninde şerit bezlerle doldurulmuş ve sarılmış olduğunu görünce bunun tahnitli yani mumyalanmış bir ceset olduğunu anlarlar. Cesedin başının üzerinde yer alan bir deri üzerinde çini mürekkebi ile “Mağripli Mehmet Ağa” yazmakta ve hemen altında ise ölüm tarihi hicri olarak 7 yüz ile başlayan bir rakam yazmaktadır. Dr. Sağlar diğer iki sandukanın boş olduğunu belirtir.
    Mağripli Mehmet Ağa’nın kullanmış olduğu lakabından “Mağrip” dolayı Kuzey Afrika kökenli bir Arap olabileceği de düşünülebilir.
    Bir diğer söyleşide, Âşıklı Sultan Türbesini milyonlarca kişi ziyaret etmiş ama ziyaretçilerden birisi farklıdır. Çok sık gelir Âşıklı Sultan Türbesi’ ne... Saatlerce dua eder... Ve bir gün... Sayısız ziyaretine, onca duaya rağmen bir türlü isteği yerine gelmediği için âşıklı Sultan’ ı suçlar. Vakit gece yarısını geçtiğinde, Âşıklı Sultan Türbesi önüne gelir ve
    ---Sen evliya olsan, dualarım karşılık bulurdu. Eğer ermişsen kurtar bakalım kendini...
    diyerek türbeyi ateşe verir.
    Zamanın valisi yatağında uyumaktadır. Bir müddet sonra, kan ter içinde yatağından fırlar vali. Rüyasında, Âşıklı Sultan kendisine; “ Ben yanıyorum! Kalk, beni kurtar!” der. Ancak vali bu manevi işareti anlamaz ve sıradan bir rüya olarak değerlendirir. Tekrar uykuya dalar. Fakat Âşıklı Sultan yine karşısındadır ve yangını söndürüp kendisini kurtarmasını istemektedir validen… Vali ikinci ikazı da dikkate almaz. Hayırdır İnşallah, diyerek tekrar uykuya dalar. Bu sefer Âşıklı Sultan daha sert bir ifadeyle seslenir valiye, rüyasında; Kalk beni kurtar dedim sana! Yanıyorum! Bu sefer aklı başına gelir valinin! Yaptırdığı tetkikte gerçektende türbenin yanmakta olduğunu öğrenir. Derhal müdahale edilir ve kısa sürede yangın söndürülür. Fakat Âşıklı Sultan’ın ayak kısmı yanmıştır. Bu olaya izafeten halk tarafından, türbe “Yanık Evliya” olarak anılmaya başlar. Yangının izleri hem Âşıklı Sultan’ın ayaklarında hem de türbenin duvarlarında hala bellidir.
    Söylencelerdeki ortak nokta ise önemli bir yangının olduğudur. Ancak bir araştırmacının belirttiği gibi, cesedin açıkta olan ayakları üzerinde görülen karartıların yangın nedeniyle değil, mumyalanmış cesette zamanla karbon eksilmesinden kaynaklandığını belirtmek gerekir.
    Türbe ve Kastamonu açısından belki de en önemli noktalardan birisi mumyalanmış bir cesedin varlığıdır. Klasik Türk mimarisinde yer alan anıtsal mezarların açılımında; mezarın yer aldığı bir alt kat (oturtmalık), simgesel nitelikteki sandukanın bulunduğu ziyarete açık üst kat (gövde), ve bir perdeden oluşmaktadır. Toprak altında kalan oturtmalık bölümüne yaygın olarak mumyalık da denmektedir. Bu adın yaygınlaşmasının nedeni, ölülülerin mumyalanma geleneğinin Orta Asya’dan bu yana Anadolu’da da uzun bir süre kullanılmış olmasıdır.


     
Aşıklı sultan türbesi ( ayağı yanık ) konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Mevlana TÜrbesi

    Mevlana TÜrbesi

    MEVLANA TÜRBESI Selçuk mimarisinin ve 'türk çadiri' türünün en güzel örneklerinden biri de Konya'daki Mevlana Türbesi'dir. Mimar Tebrizli Bedretten tarafindan 1274 yilinda yapilan bu türbenin kubbesi 16 dilimden olusan bir huni seklindedir. Içi disi çini döseli, duvarlari çok degerli yazilarla süslüdür. Türbe Selçuklular devrinde yapildi, 16 dilimli yivli külahi Karamanogullari zamaninda...
  2. yanıklar ve yanık tedavisi.

    yanıklar ve yanık tedavisi.

    hamilelikte yanık ufak yanık tedavisi hamilelikte tedavisi evde gebelikte Çocukken benimde başıma gelmişti,3 yaşındayken sıcak suyun üzerime dökülmesiyle 3 derece yanıklarım oluştu,bilgisizce yanlış doktor teşhisiyle bu kaza bende hiç iyleşmiyicek kalıcı bir hasar bıraktı,insanlar hala bu konuda çok bilgisiz,bilmeden kaza geçirene kalıcı hasarlar bıraka biliyorlar...umarım bu tür konular azda...
  3. Hürrem Sultan Türbesi

    Hürrem Sultan Türbesi

    hürrem sultan ın mezarı hürrem sultan türbesinde kimler yatıyor türbesi hürrem sultan, türbesi, nerede yatıyor, mezarı, haberleri, ile ilgili bilgiler burada melekler Sevgili melekler, Ekranların rekortmen dizilerinden Muhteşem Yüzyıl bu Çarşamba yayınlanacak bölümüyle bu sezonu kapatacak. Dizinin özel karakterlerinden Hürrem Sultan'ın hayatı ile ilgili pek çok bilgi verildi.Peki mezarı...
  4. Aşıklı Sultan Kimdir

    Aşıklı Sultan Kimdir

    Aşıklı Sultan Kimdir lütfen Aşıklı Sultan hayatı ile ilgili bilgiler aktarır mısınız acaba?
  5. Aşıklı Sultan hayatı

    Aşıklı Sultan hayatı

    Aşıklı Sultan hayatı Aşıklı Sultan türbesi nerede "Aşıklı Sultan kimdir?" diye bize soruda bulanan misafirimz için ve Aşıklı Sultan hayatı hakkında bilgiler edinmek isteyen tüm arkadaşalrımız için Aşıklı Sultan'ın hayatı ile ilgili bilgilere yer veriyoruz bu yazımızda Melek'ler. Aşıklı Sultan ne zaman yaşadığı hakkında kesin bir bilgi yoktur.Danişmentliler dönemi komutanlarından...

Sayfayı Paylaş