gebe
  1. fuzuli

    fuzuli Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ocak 2008
    Mesajlar:
    11
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    Aşkımı gösteren Ateş arasına düştüm ben...

    Konu, 'Duygu Yüklü Yazılar' kısmında fuzuli tarafından paylaşıldı.

    aklımla kalbimin hlimle sözümün teslimiyetimle ve vehmimin arasında kaldım ben aklımı gösteren ismimle aşkımı gösteren ateş arasına düştüm o uçurumda yittim ben aynı anda iki şey olunamadığı için aşkın saltanatında o uçurumda yitirdim Adı koyulmamış hiçbir şeyin gerçek anlamda var olduğuna ikna olamayan bir kalbin sahibiydim ben. Hayata kelimelerle hükmeden biriydim ben.Var olanla yok olan arasında fark bir isim. Onunla başlayan hayatımı, onun ismini bilmekle başlamak istedim.
    Varlığına dair, nefti gölgeli bir tütsü-buhur dükkanında, bana gösterdiklerinin dışında, hiçbir bilgiye sahip değilken sevmiştim onu. Başka bir şeyi değil, ateşe düşeceği ana kadar hiçbir şeyi merak etmeyerek sevmeyi bilen kalbimin bütün sükûnetiyle sadece onun ismini merak ettim ben.



    Gülün önce ilahi muhayyilede adının koyulduğunu, manasının sonradan yaratıldığını, bu dünyadaki suretinin ise en sonra geldiğini kavradığında imanı tamamlanan biriydim ben. Bunun başka yolunun olmadığını aklıma ancak böyle kabul ettirebilmiştim ben .Kolay olmamıştı ama yolculuğun suretten manaya doğru olduğunu öğrenmiştim ben.


    Böyle zamanlarda sıkışan ruh belli ki ne ileri ne geri gidebilince, ya düşer ya yükselirdi. Belli ki böyle zamanlarda aşk, sırtından kanlı bir gömleği sıyırıp da atar gibi gözden çıkararak geçmişi, ileri doğru yürümekti. Aşkın kalbe indiği makama doğru yükselmekti. Böyle zamanlarda aşık, kendisine görüntü veren sevgilinin aşkıyla mutlak olanın aşkı arasında bir bağlantı kurunca, Sevgilinin ismiyle O'nun ismi arasındaki binlerce ismi yol, durak, menzil, aşmayı başarınca.

    Belli ki bu yükselmeyi başaran âşıkın gönlüne; muazzam yangınlardan sonra başlayan bir yağmur, lanetlenmiş kavimleri yok eden ve dinmek bilmeyen rüzgarları kesen bir yağmur, denizin yüzünden gökyüzünün katlarına yükselen şiddetli hortumları bölen bir yağmur gibi, serinlik ve selamet dökülüverirdi. Ama ben, bu kemter kul.Yapamadım. Eşiğin bir adı da acıydı, aşamadım. Ödünç aldığı ışığın safiyetini kaybedince kayboldu aşkımın masumiyeti. Keşke aşkı saf olmayana da rıza olarak tanımlasaydım.


    . . Aklımla kalbimin, hâlimle sözümün, teslimiyetimle ve vehmimin arasında kaldım ben. Aklımı gösteren ismimle aşkımı gösteren ateş arasına düştüm, o uçurumda yittim ben. Aynı anda iki şey olunamadığı için aşkın saltanatında, o uçurumda yitirdim ben.



    Nazan Bekiroğlu...


     
Aşkımı gösteren Ateş arasına düştüm ben... konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Dost senin aşkın ateşi

    Dost senin aşkın ateşi

    Dost senin aşkın ateşi, ciğerimi yakar gelir Aşkından yanar yüreğim yandığım bana hoş gelir Aşkın oduna yandığım, ağlamak oldu güldüğüm Dost sana feryat kıldığım inkârcıya savaş gelir Bizim halimizden bilen, kimdir aşkı inkâr eden Bizim sevdiğimiz haktır bu halka gözle kaş gelir Erenler buna kalmadı vardı yoluna durmadı Hakkı gerçek sevenlere cümle âlem kardeş gelir Miskin Yunus bil özünü...
  2. Anadolu'ya bir ateş düştü.

    Anadolu'ya bir ateş düştü.

    emrah kayadelen Tunceli'de şehit düşen vatan evladının yedisi de yüreğimize ateş düşürdü. Bir de jandarma er Emrah Kayadelen'in Anadolu Ateşi grubunda dans ettiğini öğrenince söylenecek tüm sözleri tükettik. Geriye yalnız bu başlık kaldı: ANADOLU ATEŞİ! Emrah Kayadelen 21 yaşında, bilgisayar...
  3. Cengiz Kurtoğlu - Ateşe Düşmüşüm

    Cengiz Kurtoğlu - Ateşe Düşmüşüm

    Her gece aşkını yanıma aldım geceden sabaha onunla vardım benden başkasını sevmez sanırdım duydum da bir anda yıkılıverdim kırlarda el ele gezdiğimiz gün çiçekten çiçeğe koştuğumuz gün onunla son defa çoştuğumuz gün bırakıp gitti de yıkılıverdim gözlerimi yumdum görmeyeyim diye gidişi aklımda kalmasın diye elimi uzattım o tutsun diye tutmadı bir anda yıkılıverdim kırlarda el ele gezdiğimiz...
  4. Hande Yener - Aşkın Ateşi

    Hande Yener - Aşkın Ateşi

    fener alayı gibi şu mübarek aşk dünyamız duman altı yanan yanana ama pişen yok iki lafın arası aşk acısı yazın çıkan orman yangını gibi yazın yanmadığı çok belli kundaktan cıkan her cocuğa sen öğrettin ah aşk ateşi aşkın ateşi yakarmış ateşi duydunuz mu aşkın ateşini hangi ateşte yanmayı dilerdin pişmeyene söyle ne denirki? çiğ mi ha ha

Sayfayı Paylaş