gebe
  1. Moss

    Moss Üye Üye

    Kayıt:
    18 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    450
    Beğenilen Mesajlar:
    12
    Ödül Puanları:
    18
    Şehir:
    istanbul

    Aşkın ömrü için.

    Konu, 'Hayatın İçinden & Hayata Dair Herşey' kısmında Moss tarafından paylaşıldı.

    Aşkın ömrü kaç yıldır bilinmez ama ilk günkü gibi sürmediğini de artık herkes biliyor. Peki aşk bitince ilişkiyi çöpe mi atacağız? Tabiki hayır! Aşk bittiyse sevgi de mi bitti... Hemen paniğe gerek yok, ayların yılların hatrına biraz daha emek harcayarak, rutinleri biraz değiştirerek, ilişkinizin ilk günkü heyecanını yakalaması hiç de zor değil. 1- Sekste yeniliklere açık olun

    Uzun zamanlı ilişkilerde **** de zamanla aynı sebeplerin aynı sonuçları yaratacağı döngüdeki yerini alır. Ancak böyle durumlarda hatırlamanız gereken ayrıntı, en önemli **** organınızın beyniniz olduğu gerçeğidir! Kendinizi yeni olasılıklara açık tutup partnerinizi de bu yenilikler için teşvik etmelisiniz. Cinsel soğukluk kimi zaman tahrik yöntemlerini fazla kullanamamaktan ileri gelebilir. "Hayatınızın Geri Kalanında Nasıl Muhteşem Bir Cinsel Yaşamınız Olur?" kitabında Val Sampson, öncelikle sekse odaklanmayı ön koşul olarak veriyor.

    Günün geri kalan saatlerinde yaşadığınız saatleri unutmalı ve sadece o an yaşadıklarınıza odaklanmalısınız. Eğer böyle yaparsanız, beyniniz ilişkiye girmeden önce kendini bu ilişki için hazır hissetmeye başlayacak. Mesela ona romantik notlar yazın ve cebine koyun. Cep telefonunun telesekreterine hoş mesajlar bırakın. Ve son olarak da ilişkiye girmeden önce ne yaptığınızı düşünün ve eğer alışkanlığınız televizyon seyretmekse o zaman bunu değiştirin. İki kişilik yapılabilecek aktivitelerde bulunun, yürüyüşe çıkın, bara gidip bir içki için veya sadece el ele tutuşun.

    2- Zaman zaman ayrılın!

    İlişki uzmanı Philip Hodson'a göre eğer birey olarak var olabiliyorsanız o zaman ilişkilerde yere daha sağlam basmanız mümkün.

    Farklılıklarınızı keşfedin ve onları taçlandırın. Çünkü bu sayede birbirinize anlatacak daha çok şeyiniz olacak. Ayda en azından bir hafta sonunu ayrı geçirin ki tekrar bir araya geldiğinizde paylaşacak anılarınız olsun. Kısa ayrılıklarda çiftler birbirini özler ve bu özlem neden beraber olmayı seçtiğinizi tekrar hatırlatır. Dışarı çıkın, arkadaşlarınızla zaman geçirin. Yeni şeyler keşfedin, yalnız seyahata çıkın. Sakın �Bir elmanın iki yarısıyız.� masalına inanmayın. Unutmayın ki, siz bir bireysiniz ve bu ilişki siz bir çilek o da bir elma olduğu için güzel.

    3- Üçüncü kişiden hoşlanmaktan korkmayın

    Bir çok insan, ilişki yaşayan insanların bir başkasından etkilenmesini ilişki için büyük bir problem olarak görür. İlişki uzmanları bunun öyle olmadığını söylüyor. Psikoterapist Paula Hall, karşı cinsten hoşlanmanın insan doğasından olduğunu bu nedenle aşıksanız bile sizi etkileyebilecek üçüncü kişiler olduğunu doğruluyor. Bu konuda önemli olan konuyla nasıl baş ettiğiniz. Partnerinizle duygularınızı paylaşmaktan çekinmeyin. Ancak bunu duyarlı bir biçimde yapmalısınız, çünkü konuşarak işleri olduğundan fazla büyütmeniz kimsenin işine yaramaz. Partneriniz onu sevdiğinizi ve sadece onunla beraber olmak istediğinizi bilsin yeter.

    4- Tartışın, ama 5 dakika!

    Hiç tartışmayan çiftler olduğu mitine inanmayın. İlişkilerde tartışmalar olur ve zaman zaman tartışılması ilişki açısından sağlıklı sonuçlar doğurur. Önemli olan daha iyi tartışmayı öğrenmektir. Psikoterapistler bu durumda en iyi yolun tartışmaları kısa tutmak olduğunu söylüyorlar. 5-10 dakikayı aşan tartışmalarda bir yürüyüşe çıkmanız iyi bir fikir olabilir. Önemli olan eski defterleri açmamaya çalışmak ve birbirinize karşı suçlayıcı olmamak. Kırgınlıklarınızı ufakta olsa hemen söyleyip içinizden atarsanız o zaman bu kırgınlıkIar birikip bir dağ oluşturmaz.

    5- Paylaşılan hayaller, paylaşılan bir gelecek

    Uzun süreli ilişkilerde çiftler artık birbirlerine hayallerinden fazla bahsetmiyor. Ancak ilişkide zaman zaman ilişkide kişiler birbirlerine hayallerini sormalı ve kendi hayallerini anlatmalı. Arabanızı bile bakıma sokuyorsunuz peki ya ilişkiniz için aynı özeni gösteriyor musunuz? Ayda bir kendinize ve ilişkinize uzaktan bakmayı deneyin. Neleri isteyerek yaptınız, neleri istemeden? Hangi davranışlarınız partnerinizi de mutlu ettiği için sizin için bir zevkti? Peki ya nelere kırıldınız? İlişkiye başladığınız zamanlarda ne hayalleriniz vardı ve şimdi neler var? Gelecek için heyecanlanıyorsanız, bunu partnerinizle paylaşın.

    6- Her şeyi ciddiye almayın

    Hayata olumlu bakmaya çalışın. Bardağı dolu tarafından görmek ilişki içindeyken de sizi rahatlatır. Tatilde olduğunuz zamanları düşünün. Geçtiğimiz yaz, güney sahillerinde ne güzel de anlaşıyordunuz. Peki neden? Çünkü sıklıkla aynı fikirde oluyordunuz. Tatildeyken �Şimdi ne yapalım� sorusunun cevabı çoğunlukla �Sen nasıl istersen� idi. Elbette ki bu kendi isteklerinizden vazgeçmeniz anlamına gelmiyor. Ancak küçük anlaşmazlıkları büyük tatsızlıklara vardırmadan çözmek sizin elinizde. Bırakın bir seferde ayakkabısını halının üzerinde giysin. Vişne suyunu beyaz koltuğun üzerinde içsin. Akşam seyredeceğiniz film konusunda tartışacağınıza ortak bir karara varmaya çalışın. Siz sakin ve huzurlu davrandığınızda karşınızdakinin de size karşı davranışı değişecektir.

    7- Rol modelleri yaratın

    Rol modellerine ihtiyacı olan sadece çocuklar değildir. Yetişkinlerinde kendilerine rol modelleri seçmeleri kimi zaman çok yararlı olacaktır. Londra Üniversitesi'nden İlişki Uzmanı Dr. Petra Boynton, sizin ilişkiniz açısından bir rol modeli çift belirlemenizin ne kadar önemli olabileceğine değiniyor ve "kendinize istediğiniz herhangi bir rol modeli belirleyin ve o çiftin davranış kalıplarının size uyup uymayacağını görün" diyor.

    Rol modeli çift elbette ki ilişkiden ilişkiye farklılık gösterecektir. Çevrenizi gözleyin. En yakın arkadaşınız ilişkilerinde çok soğukkanlı ve ona özeniyor musunuz? Kuzeniniz kocasıyla çok yakın arkadaş, peki bunu başarıyorlar? Çevrenizdeki olumlu olayları kendi yaşamınıza uygulamak çoğunlukla olumlu sonuçlar doğurur. Kimbilir belki sizin ilişkinizi de kendisine uzaktan rol modeli yapacak bir tanıdığınız vardır.


     
Aşkın ömrü için. konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Sizce Aşkın Ömrü Ne Kadardır?

    Sizce Aşkın Ömrü Ne Kadardır?

    :g102:Aşkın ömrü ne kadardır arkadaşlar:):melek: :hug::kiss::diyar::Laie_15::dancing::Laie_23:
  2. aşkım senın için

    aşkım senın için

    Bugün Her Şey Aşkımız İçin Bugün bambaşka bir sabaha uyandım yar. İçimde adını huzur koyduğum duygu , şarkılar söyleyerek uyandırdı beni . Gece seni düşleyerek yastığa koymuştum başımı. Güneşle birlikte karşıladı hayalin yine beni.. Ne mutlu bana ki senin sevginle sarıyorum saatleri..Ne mutlu bana ki seninle karşılıyorum gündüzümü , gecemi..Ve ne mutlu bana ki “sen” li cümlelerimle...
  3. Kadınların aşk ömrü

    Kadınların aşk ömrü

    yapılan bir araştırmaya göre kadınların aşkının 4 yıl sürdüğü ortaya atılmış bakalım sizcede doğrumu değil mi?....... Sunday Times a yer alan habere göre, kadının erkeğe duyduğu aşk en fazla dört yıl sürüyor. Bunun nedeni ise çok daha ilginç!..Amerikalı antropolog Prof. Dr. Helen Fisher, on beş yıl boyunca altmış iki ülkede yaptığı araştırmayı sonuçlandırmış. Araştırma ise kadının aşkının ne...
  4. Uzakda olsanda içimdesin aşkım...

    Uzakda olsanda içimdesin aşkım...

    uzakda olsanda ta icimdesin Bu şiirin sevdiyimle benim için özel bir yeri var.O şimdi yanımda deyil onu çok özlüyorum,canım aşkım yanım da deyilsin ama kalbimdesin.Seni seviyorum aşkım... Yaşıyor ama uzaktaysam senden Bilki seni hiç unutmadım Ölüm değilse bizi ayıran Yazık olmuş hata yapmışız. Senden ya da benden ne fakeder Şeytana uymuş aşkı yakmışız... Adımı söylemezdin bana...
  5. Aşkın Ömrü Ya Günlüktür,Ya Da Ömürlüktür...

    Aşkın Ömrü Ya Günlüktür,Ya Da Ömürlüktür...

    Aşkın Ömrü Ya Günlüktür,Ya Da Ömürlüktür... Sen; Tozlu raflarda unutulmaya yüz tutmuş, belki defalarca okunmuş, belki çoğu zaman yarım bırakılmış, belki de okuyanın istediği sonla bitmediği için anlamsızlaşmış hüzünsel bir öykü gibisin artık Ben; Eski zamanlara özgü siyah beyaz bir resmin içinde; ağlayan gözlerle, gitmekte olan bir adama bakan, biraz eksik fazlası ile yıkılmış bir kız çocuğu...

Sayfayı Paylaş