gebe
  1. melegim

    melegim Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Haziran 2007
    Mesajlar:
    1.169
    Beğenilen Mesajlar:
    6
    Ödül Puanları:
    0

    Aşkıyla Ölen Bir Adamın Hikayesi

    Konu, 'Aşk Hikayeleri' kısmında melegim tarafından paylaşıldı.

    BENZERLİK

    Elindeki neşterin keskin ucunu gözleriyle kontrol etti.Yeterince keskin olduğundan emin olmak istiyordu.Karşısında uzanmış yatan kadının canını yakmak istemiyordu.
    Önündeki l masada uzanmış yatan kadının yüzüne baktı tekrar.Dalgalı saçları l masanın üzerine yayılmış, dudaklarında yüzündeki masumiyeti artıran bir tebessüm asılı kalmıştı.Göz kapakları sanki açılacakmış gibiydi.Ama bunun olmayacağını çok iyi biliyordu güzel gözleri kim bilir kaç kişinin canını yakmıştı. İçinin ürperdiğini hissetti.
    Yapması gerekenleri çok iyi biliyordular bir erkek için deli gibi çarpan kalbini ortaya çıkarmalıydı.Böylece kendisini merakla seyredenleri memnun etmeliydi.Ama kimse bu kadının kalbinin bir zamanlar taşıdığı duyguları bilemeyecekti.Buna kendisi de dahildi.Kimse duyguları düşünmüyordu.Etrafında toplanan herkes sadece kadının kalbini merak ediyordu.Sadece bir et parçasını.Tüm bunları unutmalıydı ve yapması gerekeni yapmalıydı.Bİr an gözlerini kapattı ve sağ elinde tutttuğu neşteri kullanmak için elini kaldırdı ama titreyen elleri neşteri yere düşürdü.
    “Ahmet Bey” dedi masanın diğer ucunda duran beyaz önlüklü, yaşlı anatomi profesörü.”Burada böyle acemiliklere tahammülümüz yoktur.Siz doktor olmaya aday birisiniz.Yapacağınız en ufak bir hata bir hayatın son bulmasına sebep olabilir.” Bu yaşlı profesörü ilk gördüğü gün ona saygı duymaya başlamıştı korkuyla karışık.Tamamen beyaz ve bir subay gibi kısa kestirdiği saçları yüzüne ciddiyet katıyordu.Her zaman yaptığı işe saygı duyan ve herkesin böyle hissetmesini isteyen bu yaşlı adama itiraz etmenin uygun olmayacağına karar verdi.
    ⚊Özür dilerim galiba bunu yapamayacağım
    Sınıf arkadaşlarının meraklı bakışları arasında laboratuvarın çıkış kapısına doğru ilerledi.Kapıdan çıkınca derin bir nefes aldı.Sanki içerdeyken hiç nefes almamıştı.Uzun koridorda hızlı adımlarla yürümeye başladı.Burası Tıp Fakültesi binasının zemin katıydı.Koridor boyunca karşılıklı dizilmiş kapılar üzeerinde hangi laboratuvar olduğu yazılıydı.Anatomi dersinin yapıldığı laboratuvar koridorun sonundaydı.Güneş almayan, floresan lambalarla aydınlatılan bu koridor ona hep yalnızlığını hatırlardı.Sanki bir mezardaydı.
    Koridorun sonundaki kapıyı açıp merdivenlerden yukarı çıktı ve fakülte binasının giriş katına ulaştı.Bahçeye çıkınca soluduğu temiz hava ona yaşadığını hissettirdi.Fakülte bahçesi güzel düzenlenmişti.Yavaş adımlarla bahçede yürümeye başladı ve boş masalardan birine oturdu.Otururken üzerindeki önlüğü çıkarmadığını farketti.”Bu benim önlüğüm değil kefenim” dedi kendisinin bile zor duyduğu bir sesle.
    Bir sigara yaktı ve başını ellerinin arasına aldı.Laboratuvarda gördüğü kızın yüzü geldi gözlerinin önüne.”Hayır” dedi.”Bu sadece bir benzerlik hatta benzerlik bile yok.Bu sadece benim delirdiğimin kanıtı” Kendi kendine konuşuyor hatta kendine bağırıyordu şimdi.”Ben aptal bir adamım aşkımla beraber kendimide dipsiz kuyulara gömdüm ve şimdi baktığım her yüzde onu görüyorum.” Sigarasından derin bir nefes çekti.Sanki içini tamamen dumanla doldurmak istiyordu.
    Ayşe ile 2 yıl önce tanışmışlardı.Bir öğlen yemeği vakti fakülte bahçesinde boş bir masa bulabilmek için bakınırken şimdi oturduğu masayı görmüştü ve masada oturan su damlası kadar güzel bir kız.Ayşe'nin bu dünyadaki en güzel kız olduğunu düşünmüştü.Belkide hissettikleri Ayşe'yi çok güzel yapıyordu gözünde.Ama hiçbirisi bir gerçeği değiştirmiyordu.Bu kız onun için kutsal bir varlık, yaşamın amacı hatta ruhundaki tüm güzelliklerin tek kaynağıydı.Omuzlarına düşen sarı saçları, dudaklarından kaybolmayan sımsıcak tebessümü. gözlerine bakınca kızaran yanakları ile Ayşe tüm güzelliklerin tek kaynağıydı.Gözlerine bakınca kendini aşk denizinde hisseder etrafındaki tüm varlıklar bir anda silinip kaybolurdu.
    En son aylar önce telefonda konuşmuşlardı.Ayşe telefonda ”şimdi otobüse biniyorum ve bu otobüs beni sana getirecek” demişti.Ama otobüs hiçbir zaman gelmemişti.Saatler sonra otobüsü beklerken telefonla haber almıştı.”Ayşe kaza geçirmiş şimdi yoğun bakımda”
    Ayşe'yi bir daha görememişti.Sevdiği kız aylar önce ölmüştü.Yaşam kaynağını kaybetmiş, cansuyu kesilmiş bir insan olmuştu.Kendisini hayata gömmüştü.Sadece yaşamak faaliyetini gerçekleştiren bir beden.O kazada kimsenin farkına varmadığı bir kişi daha ölmüştü.
    “Deliriyorum “ dedi kendi kendine.”Bu sadece bir benzerlik hatta aptalca bir hayal.Ayşe öldü.Laboratuvarda masada yatan kız ona hiç benzemiyor.Bu senin aptalca bir hayalin.aptalca bir hayal hemde çok aptalca...”
    Sigarasından derin bir nefes aldı.Sanki dumanı vücudunun her zerresine ulaştırmak istiyordu.Eğer dumanı yeterince kuvvetli bir şekilde içine çekerse ölen ruhunun boşluğunu doldurabilirdi...


     
Aşkıyla Ölen Bir Adamın Hikayesi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Haluk Levent - İçimde Ölen Biri

    Haluk Levent - İçimde Ölen Biri

    Bana birşeyler anlat Canım çok sıkılıyor Bana birşeyler anlat anlat İçim içimden geçiyor Yanımdasın susuyorsun Susuyor konuşmuyorsun Bakıyor görmüyorsun Dokunsan donacağım İçimde intihar korkusu var Bir gülsen ağlayacağım bir gülsen Kendimi bulacağım Depremler oluyor beynimde Dışarda siren sesi var Her yanımda susmuş insanlar susmuş İçimde ölen biri var... Hadi birşeyler söyle Çocuk...
  2. İçimde Ölen Biri Var...!

    İçimde Ölen Biri Var...!

    Her şey güzel olacak" diyor içimden bir ses. "Her şey güzel olacak"... İnanmak istiyorum. Her şey güzel olsun istiyorum. Her şey bitiyor. Canımı yakanın ne olduğunu bilsem, uzaklaşsam ondan, ulaşamasa bana, yanmasa canım bu kadar. Çeksem gitsem, çok uzaklara gitsem, kendimden gitsem,kafamdakilerden gitsem, zorunluluklardan gitsem, sorumluluklardan gitsem, upuzun,sapsarı bir...
  3. Adamın biri....

    Adamın biri....

    Adamin biri hastalaniyor. O gun cani, ise gitmek istemiyor. Icinden Allah'a soyle bir dua edecegi tutuyor: - 'Allah'im, her gun ise gidip 8 uzun saat boyunca evim ve esimin rahati icin esek gibi calisiyorum. Esim ise sadece oturuyor. Ne olur, bir gun benim yerime gecip, ne kadar zor bir hayat yasadigimi gormesini sagla.' Hikaye bu ya, birdenbire adamin dilegi yerine geliyor. Adam,...
  4. İhtiyar adamın aşkı :(

    İhtiyar adamın aşkı :(

    Mahkeme salonu lebalep doluydu. 70’ini geçkin iki ihtiyarın boşanma davası vardı o gün ve meraklı bakışlar altında oturuyordu bu yaşlı çift. Adamın inatçı bakışları vardı. Yaşlı kadın ise sinirden mi, yoksa ihtiyarlıktan mı titrediği belli olmayan elini kontrol altında tutmaya çalışıyor; bir yandan da yanında büzülmüş oturan eşine öfkeyle bakıyordu. Hakim, “Anlat” dedi tok bir sesle. “Neden...
  5. Bir Bebeğin Hikayesi

    Bir Bebeğin Hikayesi

    Bir Bebeğin Hikayesi Genç kadın, bebeğin güzelliği karşısında büyülenmiş gibiydi. Kıvırcık sarı saçları, iri mavi gözleri, kalkık bir burun ve küçük kırmızı dudaklarıyla bir kartpostalı andıran bebek, kadının şimdiye kadar gördüğü en cana yakın kız çocuğuydu. Onun ipek yanaklarını doya doya öpmek ve cennet kokusunu içine çekmek için eğildiğinde: "Dokunma bana ..." diye bir ses...

Sayfayı Paylaş