gebe
  1. fırtına

    fırtına Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    13 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.895
    Beğenilen Mesajlar:
    29
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    istanbul

    Aydınlanma felsefesi

    Konu, 'Kültürel ve Sanatsal Etkinlikler' kısmında fırtına tarafından paylaşıldı.

    AYDINLANMA Aydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmama durumundan kurtulmasıdır. Bu ergin olmayış durumu ise insanın kendi aklını bir başkasının rehberliğine başvurmaksızın kulanamamasıdır. İşte bu ergin olmayışa insan kendi suçu ile düşmüştür. Bunun nedeni de aklın kendisinde değil, fakat aklını başkasının kılavuzluğu ve yardımı olmaksızın kullanmak kararlılık ve cesaretini göstermeyen insanda aranmalıdır.
    Oysa Aydınlanma için özgürlükten başka bir şey gerekmez. Bunun için gerekli olan özgürlükde özgürlüklerin en zararsız olanıdır. Aklı her yönüyle ve her bakımdan çekinmeden kitlelerin önünde apaçık kullanma özgürlüğüdür. Felsefenin ortaya çıkması için işte bu özgürlük bilinci gereklidir. Felsefenin içinden çıktığı halk da ilke olarak özgürlüğe sahip olmalıdır. Pratik açıdan ise bu, gerçek özgürlüğün gelişmesine bağlıdır.

    AYDINLANMA FELSEFESİ

    17. VE 18. yüzyıllarda tanrı, akıl, doğa ve insan kavramlarının yeni bir senteze ulaşmasıyla ortaya çıkan ve Avrupa’da sanat, felsefe, ve siyaset alanlarında radikal gelişmeler yol açan düşünce akımına aydınlanma felsefesi denir. Aydınlanma felsefesinin temelini aklı işler kılma ve yüceltme oluşturur. Aydınlanma felsefesi düşünürleri, evrenin akıl aracılığıyla kavranabileceğini, bu yolla insanoğlunun bilgiye, özgürlüğe ve mutluluğa ulaşabileceğini savunmuşlardır.
    Aydınlanma felsefesinin amacı, önyargıları yıkmaktır. Aydınlanma felsefesi, akla, doğaya, insanın mutluluğuna aykırı tüm önyargılara, boş inançlara, taassuba karşıdır. Bu önyargılara karşı çıkışın kökleri Rönesans ve Reform hareketlerine dayanmaktadır.
    Batı uygarlığının gelişiminde 18. yüzyıl fer bakımdan önemlidir. 18. yüzyıl bir akıl çağıdır. Felsefeden edebiyata akıl egemendir. Bu dönemin merakı, doğaya egemen olmaya ve bilime çevrilmiştir.
    Aydınlanma düşüncesini 7 noktada şöyle özetleyebiliriz:
    1.Monarşik ve dini otoriteye karşı çıkış,
    2.Akılcılık,
    3.Aydınlanma düşüncesi,
    4.Kültür iyimserliği,
    5.Doğaya dönüş,
    6.İnsancıllaştırılmış Hristiyanlık,
    7.İnsan hakları.
    İlk çağda Yunan Aydınlanmasının merkezi Atina idi. 18.yüzyıl aydınlanması ise bütün Avrupa’ya yayılmış olan bir fikir akımıdır.
    Aydınlanma felsefesi, önce İngiltere’de başlamış, oradan Fransa’ya geçmiş ve çok radikal bir nitelik kazanmıştır. Almanya’ya da kısmen Fransa yoluyla, kısmen de İngiltere’den gelen bu akımdan etkilenmiştir. Aydınlanma, Avrupanın bu üç ülkesinde, bu ülkelerin kendi sosyopolitik özelliklerine uygun şekiller almıştır. Aydınlanma Felsefesi, İngiltere’de daha çok deneyci, Fransa’da akılcı, Almanya’da mistik-akılcıdır.
    Özetle Aydınlanma çağıyla toplumdan ziyade birey ön plana çıktı ve giderek insani değerler, özgürlük, eşitlik ve kardeşlik sloganı ile bütün diğer değerlerin üstünde tutulmaya başlandı.
    Sonuç olarak; Aydınlanma Felsefesi, İlkçağ Yunan aydınlanmasıyla başlayan, Rönesans ve Reformla devam eden ve Aydınlanma Çağıyla asırlardır topluma ulaşamayan öğretilerin çağına egemen olmasıdır. Bu öğretiler, insanı evrenin merkezi alan, dünyanın insanın ruhunu geliştirmek için bir araç olduğunu kabul eden hümanist bir felsefedir. Bu felsefe ile durağan düşünce sistemi yıkıldı. Yerine akılcılığı ön plana çıkaran pozitif düşünce geldi.

     
Aydınlanma felsefesi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. "Aydınlanma ve Hukuk" Sempozyumu

    "Aydınlanma ve Hukuk" Sempozyumu

    Osmanlı Bankası Müzesi (OBM), 30 Kasım - 1 Aralık tarihlerinde, Aydınlanma ve Hukuk: Modern Hukukun Sorunları Bağlamında Türkiye'de Hukuk başlıklı sempozyuma ev sahipliği yapacak. Etkinlik, aydınlanma felsefesinin Türkiye'deki etkilerinin tartışıldığı, geçtiğimiz Mayıs ayında düzenlenen ilk Aydınlanma Sempozyumu'nun devamı niteliğini taşıyor. Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü...
  2. Yoga felsefesi

    Yoga felsefesi

    Yoga binlerce yıl önce, Hindistan'da ortaya çıkmış bir sistemdir. Bu sistemi her isteyen uygulayabilir. Yoga yapmak için özel giysilere, aletlere ihtiyaç duyulmaz. Sadece yere serebileceğiniz seccade büyüklüğünde bir örtüye (yüzümüzü bazı pozlarda yere koyacağımızdan yere örtü koymak daha hijyeniktir) ve özdisipline ihtiyaç vardır. Yoga yapan erkeklere yogi, kadınlara yogini adı verilir....
  3. Seviyor Sevmiyor feLsefesi...

    Seviyor Sevmiyor feLsefesi...

    Günlerden bir gün, evrenin bir noktasında, küçük bir tırtıl gözlerini hayata açmış. Doğal içgüdüleri ile hemen beslenmeye başlamış. Ne bulursa yemiş. Bir süre sonra, yeterince büyüdüğünde, kendine güvenli bir yer bulup, bir koza örmeye başlamış. Bu kozanın içinde geçirdiği uzunca bir sürenin sonunda da, rengarenk kanatlı bir kelebek olup çıkmış. Minik kelebek, uçabiliyor olmanın da verdiği...
  4. Rönesans Felsefesi

    Rönesans Felsefesi

    rönesansın felsefeye ve sanata getirdiği yenilikler rönesansın felsefeye getirdiği yenilikler Rönesans felsefesi Rönenas'a damgasını vuran Leonardo da Vinci'nin ünlü çalışmasıRönesans felsefesi, 14. yüzyıl sonlarından başlayıp 16. yüzyıl ortalarına kadar geçen dönemde, özelliklede 15. yüzyılda ortaya çıkan çok yönlü felsefi gelişmeleri adlandırır. Rönesans felsefesi, genel olarak felsefe...
  5. Burun Felsefesi

    Burun Felsefesi

    burun güzelliği burun estetiği Sevgili melekler, bu yazımızda burun güzelliği ve burun felsefesi ile ilgili çok ilginç bilgileri sizlerle paylaşmak istiyoruz.. :) Türkiye'de yapılan estetik operasyonlarda burun estetiği ameliyatları ön sıralarda yer alıyor. Bu ameliyatların nasıl yapıldığını muhtemelen pek çoğunuz biliyorsunuzdur veya burun ameliyatı geçirmiş kişilerdeki değişimi ve...

Sayfayı Paylaş