gebe
  1. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.184
    Beğenilen Mesajlar:
    2.224
    Ödül Puanları:
    113

    ayran türküsü

    Konu, 'türkülerimiz ve hikayeleri' kısmında MaWiM tarafından paylaşıldı.

    Gurbet ellerinde eğlendim kaldım
    Güzel cemalini görünce durdum
    Gelin bu ayranı taze mi yaydın
    Hüdanın aşkına doldur ayranı
    Canım ayranı, güzel ayranı

    İyi hoş doldursun ayranı ya, sen kimsin? Köylük yerde bir genç kız her isteyene bir tas ayranı uzatırsa ne olur, adı nereye çıkar? Demezler mi; falancanın kızını gördüm, bir yabancıya tası doldurup ayran verdi. Aralarında bir şey var, elin yabancısına yoksa verir mi ayranı? Hem köyün geleneklerine de ters düşmez mi? Hem de genç bir kız! Yok canım, bu işin içinde bir iş var mutlaka.

    Cemile güzelliği dillere destan bir kız, Aziz köyün yakışıklı gençlerinden. Eh göz görüp gönül de sevince, her şey tamam gerisi büyüklerin bileceği iş. Üç-beş emmi dayı; köyün muhtarı imamı, bir de Aziz’in babası varıp istemişler Cemile’yi. Kız evi nazevi derler, olacak o kadar naz. Araya bir kaç görüşme daha girer, sonunda iş tamam. İş tamam da daha askerliğini yapmamış Aziz. Bugün yarın derken, nişanlarının haftası askerlik çağrısı gelmiş. Aman yaman daha yeni nişanlandım hiç olmazsa bir iki ay geçsin dese kimse dinlemez. Günü gelince vurmuş sırtına çantasını, dost ahbap helâlleşmiş, varmış Cemile’nin yanına. “Üç yıl çabuk geçer bak. Büyük seli hatırla beş yıl oldu, dün olmuş gibi. Esat emmi öleli dört yıl oldu. Demem şu ki günler tez geçiyor; bir göz açıp kapayınca burdayım gönlünü ferah tut” demiş. Bekleyeceklerine söz verip ayrılmış Cemile ile Aziz. Kara trenin düdüğü ile ilk kez köyünden ayrılmış Aziz. Sık sık mektup yazmış köyüne, içindekileri dökmüş mektuplarına. Anasına babasına, dolaylı olarak da nişanlısına selamlarını, özlemlerini iletmiş.

    Aziz askerdeyken, kötü bir haber yayılmış asker ocağına; “Uzakdoğu’da savaş patlamış, bizi de savaşa çağırıyorlarmış”. Kimi “Yok canım yalan söylüyorlar dünyanın bir ucundaki kavgadan bize ne” dese de, “Bizim sözümüz varmış, onlar savaşa girerse biz yardım edeceğiz, biz girersek onlar yardıma gelecekmiş. NATO mu, ne diyorlar işte onun için” diyormuş kimileri. . Derken Aziz’in kura günü gelip çatmış. Adı cepheye gidecekler arasındaymış. Bir yandan üzülür ölürse yaban ellerde ölecek, hem ne için savaştığını da bilmeyecek. “Yurduma düşman saldırmadı, arıma, namusuma dil uzatan olmadı peki bu savaştan bize ne” der “Acep oraların havası nasıl olur, kaç gün de gidilir” diye kendi kendine düşünür durur. Çok geçmeden de cephede bulur kendini. Gecesi gündüzü yok savaşın Aziz gününü ayını şaşırıyor, tek amacı ölmemek ve bir an önce Cemile’sine kavuşmak.

    Demokrat Partinin “Altın çağı” denilen bu dönem 1947 de ki yabancı sermayeyi teşvik kanunu 1951 de sermaye bölüşümünü daha da kolaylaştırıcı doğrultuda yapılan değişiklik ve Kore savaşına bir tugay asker göndermesiydi. ABD’nin isteği ve NATO’ya üye olmak için Tuğgeneral Tahsin Yazıcı emrinde 5 bin asker Kore’ye gönderilmişti. Türkiye savaşı standart 5 bin kişiyle sürdüreceğine söz verdiği için eksilmeler oldukça asker göndermeye devam etmiş ve savaşın Türkiye’ye faturası 717 ölü 5247 yaralı 229 esir 167 kayıp olmuştu. Bu da ABD’den sonra en fazla kayıp veren ülkenin Türkiye olduğunun göstergesiydi.

    Her taraftan ateş yağmakta tam bir cehennem misâli. Bu arada şarapnel parçalarından biri de gelip Aziz’i buluyor ki, hem de yapayalnız. Düştüğü yerde kalıyor. Aziz eli yüzü paramparça esir kampına götürülür. Canı kurtuluyor kurtulmasına ya Aziz eski Aziz değildir artık. Radyo bültenlerinde kayıp listeleri okunur, birliğine gelemeyenler arasında Aziz’in de adı vardır. Cemile vurulmuşa döner. Herkes birbirini avutmaya çalışsa da Aziz’in artık dönmeyeceğine çünkü onun öldüğüne inanırlar. Ama Cemile hiç ümidini kesmemiştir, “Aziz ölmedi, ölse künyesi bulunurdu” diye diye aradan yıllar geçer ve tek bir haber çıkmamıştır Aziz’den. Günlerden bir gün Cemile çeşme başında yayığı almış önüne ayran yapıyormuş. Başını kaldırdığında bir atlının yoldan sapıp çeşmeye doğru geldiğini görmüş. Cemile kafasını önüne eğip göz ucuyla da yabancıya bakmış. Yüzü gözü yara bere içinde olan yabancı Cemile’den bir tas ayran istemiş. Cemile de yabancıyı terslemiş, çünkü yabancı ayranı sözle değil türkü çağırarak istemiş. Cemile de ayran vermek istemediğini yine türkü ile yanıtlamış. Karşılıklı türkü düeti başlamış. Türkünün sonunda yabancının Aziz olduğunu anlamış Cemile. Anlıyor da ayran yayığını bir yana, bakracı bir yana atıp boynuna sarılmış Aziz’in. Yılların özlemini bir türküyle dillendirip, iki sevgilinin kavuştuğu bu türkünün sözlerine bakalım...

    Ayran Türküsü

    Aziz:
    Uzak yollardan da kıvrandım geldim
    Tatlı dillerine eğlendim kaldım
    Gelin bu ayranı tazemi yaydın
    Hüda’nın aşkına doldur ayranı
    Cemile:
    Uzak yolların vefası mısın
    Ak alnımın da sen cefası mısın
    Yaydığım ayranın kahyası mısın
    Anamdan habersiz vermem ayranı
    Aziz:
    Bunca yıldır gurbet elde dururum
    Çeker silahımı seni vururum
    Ya ayranı alırım ya da ölürüm
    Gel kız kerem eyle doldur ayranı
    Cemile:
    Ayranı atlarıma yüklerim
    Götürür de dağ başına dökerim
    Gurbet elde yârim vardır beklerim
    Ondan başkasına vermem ayranı
    Aziz:
    O nedir ki yer altında paslanmaz
    O nedir ki suya düşer ıslanmaz
    O nedir ki etin kessen seslenmez
    Ya bunun cevabın ya da ayranın
    Cemile:
    O altındır yer altında paslanmaz
    O güneştir su altında ıslanmaz
    O ölüdür etin kessen seslenmez
    Bilirim bunları vermem ayranı
    Aziz:
    Tepsiye koydum da binliği tozu
    Ortadan kaldırdık hele Aziz’i
    Bir kaşık ayranı ver hala kızı
    Hüda’ nın aşkına doldur ayranı
    Cemile:
    Tepsiye koydum binliği tozu
    Ortadan kaldırdım hele Aziz’i
    Sana feda ettim iki ala gözü
    Getir kabını da doldur ayranı


     
ayran türküsü konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Ayran Çorbası

    Ayran Çorbası

    Mutfak : Türk MALZEMELER 1 su bardağı aşurelik buğday 4 su bardağı yoğurt 1 çay bardağı nohut 1 çorba kaşığı nane 1 çay kaşığı tuz 6 su bardağı su HAZIRLANIŞI Buğday ve nohudu yıkayın ve pişirmeden bir süre önce ıslatın. Tencereye 4 su bardağı su ile birlikte koyarak karıştırmadan kaynatın ve kaynadıktan sonra yaklaşık 45-50 dakika kısık ateşte...
  2. Ayran

    Ayran

    rüyada ayran çorbası görmek hamilelikte içmek hamilelikte Bakınız; Yoğurt.Rüyada ayran içmek, küçük ama sevinç verici bir kısmet alır.Rüyada ayran içmek gönül ferahligina kavsacaginiza birisine ayran ikram etmek, kiymetli bir dost edineceginize yayikta ayran çalkalamak, bekarsaniz kismetinizin açilarak tez zamanda evlenip, mesut olacaginiza, evli iseniz, güzel ve hayirli bir çocuk sahibi...
  3. Ayran, Ayranın Faydaları

    Ayran, Ayranın Faydaları

    ayran ayran faydaları ayranın faydaları ayran, nedir, nasıl yapılır, faydaları, hakkında bilgi edinmek için yazımıza buyrun. Yaz stresine karşı da çok faydalı olan ayranın yararları saymakla bitmiyor… Hava sıcaklıklarının hissedilir derecede yükseldiği bugünlerde aşırı terlemeyle vücutta oluşacak su ve mineral kaybının ayranla karşılanabileceği bildirildi. Uludağ Üniversitesi...
  4. Şafak Türküsü

    Şafak Türküsü

    ahmet kaya, şarkı sözü, parçaları, nevzat çelik, eserleri, şafak türküsü hakkında bilgi burada bulabilirsiniz Çok severim bu parçayı kimden olursa olsun.. yeter ki olsun. Şarkının Şairi Nevzat Çelik ŞAFAK TÜRKÜSÜ Beni burada arama Arama anne Kapıda adımı sorma Saçlarına yıldız düşmüş Koparma anne ağlama. ”Kaç zamandır yüzüm tıraşlı Gözlerim şafak bekledim Uzarken ellerim kulağım...
  5. Ahmet Muhtar Ayra Kimdir

    Ahmet Muhtar Ayra Kimdir

    Ahmet Muhtar Ayra Kimdir Merhaba arkadaşlar Ahmet Muhtar Ayra Kimdir biyografi bilgileri hayati bilgilerini rica ediyorum

Sayfayı Paylaş