gebe
  1. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    Başın Sağ Olsun

    Konu, 'Denemeler Hikayeler' kısmında Misafir tarafından paylaşıldı.

    Askerler Taburun yemekhanesinde istirahat ediyordu zorlu bir operasyondan dönmüşlerdi ,yorgun ve bitkin oldukları yüzlerinden belli oluyordu Kemal çavuş ,Hazar çavuş diğer arkadaşları askerlikten konuşuyorlardı. -Kemal Çavuş askerlik bitermi? diye söyleniyordu - Hazar Çavuş neden bitmesin devre bak yirmi yaşına gelene kadar kaç onsekiz ay geçti hem biz şanslıyız iki ay erken terhis olacağız -Kemal Çavuş devrem senin kadar olaylara olumlu bakan asker varmı? bilemiyorum ama sen askerliği çok sevdiğin her halinden belli -Hazar Çavuş nerden çıktı bu ! her vatan evladı askerliği sever.-Kemal Çavuş ;yok yok sendeki başka sevgiden öte yahu! geçen gün doktor sana istirahat veriyor göreve operasyona çıkamaz diye sen O'gün bizimle göreve geldin şansa bak çatışmada çıktı -Hazar çavuş ben göreve gelmesydim sizden birine bir şey olsa vicdanen rahat olamazdım o sebepten laporluda olsam bu göreve geldim .-Kemal Çavuş sen bir alem adamsın Allah bilir Uzman çavuş olarak orduda kalırsın devrem sen doğarken asker olarak doğmuşsun sanki.Gülüştüler !!! Akşam olmak üzere idi herkes istirahat halinde iken kırmızı alarm verildi yeni bir operasyon vardı operasyondan yorgun dönen askerler operasyon var denilince sanki o yorgunluktan eser kalmıyordu hepsi fişek gibi hepsi dimdik ve gururluydu biliyorlardıki kutsal görev yaptıklarını her ananın doğurduğu evlat asker olur ama her ananın doğurduğuna Mavi bereli komando olmak nasip olmaz diyorlardı .
    Sırt çantalarına yedi günlük cephanelerini ,kumanya ,giyecek ve diğer malzemlerini beş dakikada hazırlıyan timler araçlara binip görev yerine intikal ediyordu, araçlar operasyon bölgesine en yakın yerede duruyor en yakın yer nerden baksanız en az yüz kilometre dağlar okadar yüksekki bazen helikopterler bile ne kadar yükselse saki dağlara çarpacakmış gibi görünüyordu .
    Hazar bölük özel timin tim Çavuşu idi yani timde asteğmenden sonra Hazar sorumluydu emir komuta onda oluyordu araçlar yolun bitiminde durdu tüm bölük araçtan inip dağa tırmanışa geçtiler dağ o kadar sarp ve kayalıktı ki inişli çıkışlı ve uçurumlu yerde sırtınızda yük olmazsa yürümesi çok zordu intikal halinde dağa tırmanalı bir saat olmuştu bölük komutanın emri ile zirvede o gece kalınacaktı her tim kendine mevzi yaptı.
    Sabahın ilk ışıkları ile timler tekrar dağa tırmanmaya başladı -Kemal Çavuş Hazara sesleniyordu devrem buralarda dağ bitmezmi ? yahu !! -Hazar Çavuş Kemale amma güçsüz adamsın sen tezkere alacan hala öğrenemedin gitti burada dağ bitmez devrem bitmez!!
    Yazı mevsimi olduğundan tüm timler kan ter içinde kalmıştı her asker içinden çatışma çıksada dinlensek diye geçiriyodu .Dağın zirvesine çıkılmıştı zirveden aşağısı sangi huni gibi idi ağaşıda yerleşim birimi olan bir köy vardı o köye sabah öğlen vakti oluyor akşamda ikindi vakti oluyordu çevresi dağlarla çevrili olduğundan.
    Güneş zirvede batmak üzere idi ilk anda Hazar Çavuşun timi özel harekat timi olduğundan önde yürüyordu dağ taş aranıyordu bir ten karşiki mağaradan time ateş açıldı çatışma başlamıştı.
    Mermi sesine telsiz anonsları eşlik ediyordu sanki Hazar öyle bir yerde kaldıki her an mermi gelebilir şehit olabilirdi Allahtan bulunduğu yeri yağmur derecik yapmış Hazar Çavuşu mevzi şeklinde koruyordu ama karşıdan gelen mermi toprağı sıyırıyordu sanki
    -Hazar çavuş telsizden tim komutanına anons ediyordu Kartal bir kartal ses gelmiyordu tekrar denedi yine ses yoktu tim komutanı yeni geldiğinden ilk çatışmasıydı bir daha denedi ama anonsa cevap gelmiyordu, o arada Hazar Çavuş sırtında bir sıcaklık hissetti tamam dedi bu iş buraya kadar vuruldum -Bir daha anons etti ama cevap gelmiyordu .
    -Potin Kartal bir potin bölük komutanı yüz başı Hakan dı -Hazar dinliyorum -Potin terslikmi var ? -Hazar kodlu olarak vurulduğunu söyledi Hazarın vuldum diye anons etmesi bölüğü geçtim tüm Tugay öğrenmişti -potin panik yapma sakin, Hazar a dört bir yandan mermi geliyordu usta asker olduğu için mermilerin düşman mermisi olduğunu anlıyordu arkamda bizim timin askerleri olması gerekiyordu diye geçirdi içinden meğer Kemal çavuş ateş üstünlüğünü sağlamak ve Hazarı korumak maksadıyla Hazarın üstünden karşıya ateş ediyormuş Hazar on onbeş dakika sonra ağrı sızı olmayıca bulunduğu yerden fırladı pisi pisne ölmektense adam gibi çarpışarak ölmek daha iyi diye düşündü çatışma başlayalı belkide bir saati bulmuştu sürekli helikopterler ikmal yapıyordu cephane taşıyordu Hazarın yan tarfından kahramanca mücehadele eden İzmirli Uzun Ali nin vurulduğunu gördü mermi uzun Alinin karnına isabet etmişti Ali aşırı kan kaybediyordu hemen sürünerek yanına getti
    -Hazar dayan koçum Ali salma kendini -Ali üzülme Çavuşum şehit olmak herkese nasip olmaz bu vatana bir değil bin canım olsa veririm !! -Hazar Çavuş ne şehit olması Ali bak daha senin düğününü yapıcaz nişanlın seni bekliyor hadi güzel kardeşim salma kendini -Çavuşum dedi Uzun Ali cebinden çıkardığı mektubu bunu operasyon dönüşü postaya atarmısın -Hazar ben niye atıcam sen kendin dönünce atarsın -Uzun Ali al sen bu mektubu Çavuşum ben gayri sağ dönemem buradan ,Hazarın teselli etmesi işe yaramamıştı Uzun Ali Hakkın Rahmetine ermiş Şehit olmuştu ,Çatışma yaklaşık on iki saat sürmüş ertesi günü sabah saat sekiz buçuk sularında sona ermişti ..
    Bölüklerin tamamı tabura geldi Hazar şehit olan arkadaşı Uzun Alinin mektubunu postaya vermek için çarşıya çıktı bir an önce Mektubu postaya verdi .Mektup Alinin nişanlısı Zeynebe gönderiliyordu zarfta onun adı yazlıydı.
    O gün Tugay komutanı Tabura başarı gösteren askerlere ödül vermek için gelmişti Hazar çavuş koğuşta yatağına uzanmış kendi dünyasına dalmıştı kendi timinden olan er Nuri Hazarın başına geldi -Nuri Çavuşum bölük komutanı yemek haneye gelmenizi söyledi -Hazar neden sebep ne -Nuri Tugay komutanı başarılı askerlere ödül verecekmiş -Hazar bana ne Nuri benim istirahate ihtiyacım var -Hazar kendi kendine benim törende ne işim varki ben verilen görevi yaptım bula bula benimi onca askerin içinde banamı ödül verecekler benim adım yoktur orada bunca kahraman asker varken diye söylendi.
    Beş on dakika sonra koğuşçu asker -Recep dikkaaat diye seslendi Hazar tam başlarım senin dikkatine diyecektiki kapıdan bölük komutanı Hakan yüz başı girdi bu koğuşçu Recebin her zamanki yaptığı şaka değildi bu sefer dikkat gerçek anlamıyla çekilmişti.
    -Hakan yüzbaşı ne o' Hazar Çavuş özel davetiyemi bekliyorsunuz emrediyorum derhal iki dakika içinde seni yemekhanede gazinoda görecem -Hazar emedersiniz komutanım deyip iki dakikada yemekhanede oldu.
    Az sonra Tugay komutanı yemekhaneye girdi kürsüye çıkmadan orada hazır bulanan üç bölüğüde dolaştı - Tugay komutanı Sizin gibi askerlerim varken hiç bir düşman karşımda duramaz diyordu bu sözler askerlere büyük morel olmuştu.
    Ödül töreni başlamıştı Tugay komutanı listeyi eline aldı Hazar çavuş kendi kendine ne güzel istirat edecektim nerden çıktı bu tören şimdi diye sitem ederken .
    -Tugay komutanı listeyi okumaya başladı Dokuzuncu bölük birinci Özel Harekat Kartal Timinden Komando Çavuş Hazar Kara ,Hazar şaşırmıştı hemen tugay komutanının yanına kürsüye çıktı -Tugay Komutanı Hazar Çavuşum yoğun arazi şartlarında ve çok çetin hava şartlarında arkadaşlarınız içinde kahramanlık örneği gösterdiğiniz için sizi taktir ve tebrik ediyorum size bundan sonraki hayatınızda başarılar dilerim diyerek Hazarın eline taktir belgesi yakasınada madaya taktı Hazar çok gururlanmıştı ödül töreni biterken ,Tugay komutanı ödül alan askerlerin tezkeresine bir ay kalanların ,, iştima , nöbet, küçükte olsa görev ve operasyon katılmıyacaklarını müjdeledi bu ikinci bir ödüldü zaten Hazarında teskeresine yirmi gün filan kalmıştı .
    Bir kaç gün sonra aynı Timden iki alt devresi hemşerisi asker Osman Hazara taklıyordu aslında Hazar Çavuşu kıskanıyordu Osman her defasında- Sen ödül alacak ne kahramanlık yaptınki sana ödül verildi -Bilmemki dedi Hazar bişiler yapmışız her halde süs diye vermediler bu taktir belgesini ve madalyayı Halbuki Osman gelmeden önce Hazar orada askerdi çok çatışmada yaralı arkadaşını en tehlikeli yerden çatışmanın ortasından sırtlanıp getirdiğini Osman bilmiyorduki Osman'ın gevezeliğini hemşerisi olduğu için katlanıyordu Hazar ama devresi Kemal Çavuş daha fazla dayanamadı Osmana öyle bir sille vurduki Osman yerde buldu kendini -Kemal Çavuş sen kim oluyorsunda Hazar Çavuşuna laf söylüyon olaya Hazar Çavuş müdehale etti tartışmayı kesin arkadaşlar .
    O gün küçük çaplı bir görev çıkmıştı Hazar Çavuş aslında bu göreve gitmese gitmezdi ama içi rahat değildi bölük komutanın çıkamazsın sen görevden muhafsın Hazar desede bin rica edip ikna etti bölük komutanını görev tabura beş on kilometre uzak bir yerdi ama umulmaz bir yerde çatışma çıkmıştı ansızın pusuya düşmüştü Hazar Çavuşun timi beş ondakika sonra hakim tepe alındı ama çatışma hala devam ediyordu Hemşerisi Osman yaralanmış yaralandığı yerde eşkiya gurubuna yakın bir yerdi sürünerek Osmanın yanına gitti Osman ayağından vurulmuştu kan kaybediyordu Hazar Çavuş gömleğinin kolunu yırtı Osmanın ayağına tampon yapıp kanı durdurdu sonra onu sırtına alıp geriye doğru getirdi bir saat sonra çatışma bitmiş görev tamamlanmıştı bölük tabura geri döndü Osman Taburun Hastanesinde ayakta tedavi edilmişti.
    Üç dört gün sonra Osman değneklerle yemekhaneye Hazarın yanına geldi çok mahçuptu Osman -Hazar Çavuşum senden çok özür dilerim sen o ödülleri boşuna almamışsın diye hem söylüyor hemde mahçup mahçup ağlıyordu -Hazar Çavuş ulan Osman amma sulu göz adamışsın sen yahu bırak şimdi zırlamayıda otur bakayım şuraya nasıl oldun -Osman sayende iyiym Çavuşum dedi.
    O gün yazıcı bir deste mektup getirdi Hazara, mektubun biriside Şehit olan arkadaşı uzun Alinin nişanlısından geliyordu Ali nişanlısı Zeynebe Hazarı öyle bir anlatmışki Hazarın her şeyini biliyordu ,Merhaba Hazar çavuş diye başlamıştı satırlarına öyle duygulu sözler yazmıştıki Hazarın iki gözü iki Çeşme akıyordu Hayellerimiz vardı Hatta ilk cocuğumuz erkek olursa Adını Hazar koyacaktık Nişanlım seni çok taktir ederdi nasıl şehit olduğunu bana Yazarmısın Hazar çavuş selam ve saygılarımla .Ali Şensesin Nişanlısı Zeynep Karaman .
    Hazar'ı Zeynebin mektubu çok etkilemişti kağıt kalem alıp cevap yazdı ama ne yazacaktıki yazdıkları geri getirirmiydi Aliyi yinede Önce başın sağ olsun sevgili bacım Nişanlın bir kahramandı ve rütbelerin en yücesine kavuştu ne mutluki senin gibi Nişanlısı var Allah herkese sizin gibi sevgi nasip etsin selam ve saygılarımla .Hazar Kara
    Acısı ve tatlısı ile askerlik bitmişti Hazar askerde iken Polis Özel harekat timine baş vurmuştu baş vurusu çok çabuk kabul olmuş Özel harekat Polisi olmak için eğitime başlamıştı bu arada açıköğretim işletme bölümünü bitirdi sekiz aylık bir eğetimden sonra polis memuru olarak özel harekat timinde göreve başladı bir yıl sonra Komser oldu ekipler amiriydi Özel hareket timinde askerde olduğu gibi sevilen biriydi Hazar askerlik arkadaşı Kemalde polis olmuştu tesadüfki Hazarın ekibinde idi hatta Hazar -Yahu Kemal Çavuş senden kurtuluş yokmu ? diye takılmıştı Kemale..
    Telsizden özel Harekat Şübe Müdürü Komser Hazara anons geçiyordu yetmiş yedi seksen altıdan yetmiş yedi sensen yediye Hazar dinliyorum diye anonsa cevap verdi yetmiş yedi sensen yedi ilçenin girişindeki toptancı halinde patlama olmuş derhal olay yerine intikal ediniz Hazar anlaşıldı yetmiş yedi seksen altı anlaşıldı !!! tekrar şübe müdürü anons ediyor savcı hanımıda alınız anlaşıldı seksen yediseksen altı .
    Hazar adliye binasına ekip aracı ile geldi ilçeye yeni savcı gelmişti yeni savcı bayandı ilk görev yeri doğuydu biraz sonra savcı hanım adliye binasından çıktı ekip aracında Komser Hazar karşıladı savcı hanımı -Hazar elini uzattı ben komser Hazar savcı -Aylin hanım elini uzatmadan bende Savcı Aylin memnun oldum menun oldum şuan ortam tanışmak için pek muasit değil Komser Hazar olay yerine gidelim tabi dedi Hazar siz nasıl isterseniz.
    Olay yerinde yapılacak bir şey yoktu bir kaç tutanak düzenlemekten başka bir ara Savcı Aylin Hanım ile Komser Hazar göz göze geldiler o an aralarında bir elektriklenme oldu bir birlerine gülümsediler.
    Patlama yerinden ayrılacakları zaman savcı Aylin hanım bir ay önce ilçeden beş kilometre uzaktaki Mahallede Özel Hareket polislerine ateş açılmış bir polis memuru şehit olmuştu orayı görmek istiyordu -Hazar bakın savcı hanım orası riskli bölge on kişilik ekiple oraya sizi götüremem o riski alamam- Savcı Aylin yoksa korkuyormusun Hazar bey diye alaylı ve küçümseyici bir sesle söylede bilelim -Hazar kendi adıma değil sizin adınıza korkarım,- Savcı Aylin siz beni düşünmeyin hadi gidelim -Hazar siz nasıl isterseniz olay yerine bir kilometre kala Hazar ekip aracını şöföre durdurmasını söyledi -Aylin hanım neden diye çıkışacak olduki -Hazar sert bir şekilde bakın savcı Hanım bu iş bizim işimiz sizin işinize ben karışıyormuyum Ne diyorsam o yapılacak aracın içinde yarım saat tartışma sürdü sonunda komser Hazarın dediği oldu araçtan indiler.
    Bir ay önce yaşanan olay yerine yaya olarak gidiyorlarda Hazar üç kişiyi sağ tarafa 3 kişiyide sol traftan kol halinde yürümesini emretti bir kişide arkadan takip edecekti iki kişide aracın emniyetini sağlıyacaktı olay yerine yüz metre filan kalmıştıki Karşı tepeden görüntü gören Komser Hazar savcı Aylinin bir anda yere yatırdı hemen yanlarında bulunan kayanın arkasına gizlendiler Savcı Aylin biran ne oluyor Komser neden beni yatırdın yere der demez karşıdan mermiler yağmur gibi gelmeye başlamıştı Hazarın tecrübesi olmasa belikide orada hepsi şehit olacaktı kısa sürede çatışma sona erdi.
    Aradan bir yıl geçmiş Savcı Aylin ile Komser Hazar arkadaşlıklarını ilerletmişti artık iki sevgili olmuşlardı Aylin aslında ilk gördüğünde Aşık olmuştu Komser Hazara ama belli etmiyordu görev haricinde her gün berberdiler kısa sürede nişanlandılar.
    Altı ay sonrada tayinleri batıya çıktı ikisininde sade bir düğünle evlendiler Komser Hazar ile Savcı Aylin Hanım ikiside çok mutluydu tek sorun Aylinin aşırı Kıskanç olması Hazar görevden dönüp ne zaman eve gelse Aylin Hazarın elbiselerini kokluyor elbiselerini inceliyordu -eğer diyordu seni bir yaklarsam yakarım çıranı bilmiş ol Hazar efendi aslında Hazarın ilk başlarda kıskanılmak çok hoşuna gidiyordu ama Aylin aşırıya gidiyordu son zamanlarda bu Hazarın morelini bozuyordu -Hazar kendi kendine ben diyordu güvenilmez adamıyım ki eşim bunları yapıyor diye üzülüyordu.
    Savcı Aylin kocası Hazarı adım adım takip ediyordu Hazar bunu bilmiyordu nerden bilsin aklına bile gelmezdi bu işi bu kadar uzatacağını.
    Hazar batıdaki görevini pek sevmemişti Özel Harekatta sürekli aktifti şimdi sokak timinin ekip amiriydi işi kapkaçılar ,tineciler ve toplumsal olaylardı sporuda ister istemez bıraktığı için kiloda almıştı bazen içinden istifa etmek geliyordu gideyim köyümde hayvancılık yapayım daha iyi diye düşündüğü zamanlarda oluyordu görev icabı sokaklarda simit satmak ,ayakkabı boyacılığı ,Taksi söförlüğü ve işportacılıktan iyidir diyordu .
    Ertesi günü sıkıcı bir gündü Hazar için o gün ruhu sıkılıyordu sanki çaycısından bir çay istedi dah çayından bir yudum almıştıki telefonu çaldı arıyan Şübe müdürü Mehmet beydi Hazar odama kadar gelebilirmisin.Hemen geliyorum amirim diye telefona cevap verdi ,bir kaç dakika sonra Mehmet beyin odasına gitti .
    -Şübe müdürü Mehmet bey gel Komser Hazar gel haberler iyi değil senin ekibinde görevli Aslı hanımın annesi vefat etmiş tabi senin ekibinde olduğu için bu konuyu memurun Aylin hanıma sen söyliyeceksin eyvah !!! dedi Hazar bu çok zor bir iş müdürüm başkası söylese olmazmı bu acı haberi hayır dedi şübe müdürü Mehmet bey bu görev senin -Hazar anlaşıldı efendim.
    Hazar Telsizden anons geçti memur Aslı hanım merkeze yanıma gelsin diye az sonra Aslı yanına geldi -Hazar Aslı nasılsın nasıl gidiyor görev aslında böyle şeyler hiç sormazdı memurlarına bilirdiki onun ekibi ekiplerin en iyisiydi.
    - Aslı komserim bir şeymi var diye sorunca annen dedi çok rahatsızlanmış der demez Aslı olduğu yere yığılıp kalmıştı kolonya ile Aslıyı kendine getirdi Aslı annesinin öldüğünü anlamıştı
    Aslının babası ekiden emniyet müdürü imiş görevde şehit olmuştu Aslıyı nasıl teselli edeceğini düşünürken -Hazar o anki piskoloji ile Aslının saçlarını okşuyor teselli etmek istiyordu ağlama bacım gün gelecek herkes ölecek ömrü bu kadarmış sizlerin başı sağ olsun Aslı biraz kendine gelmiş annesinin ölümüne alışmaya çalışırken birden odasının kapısı çalınmadan açıldı Gelen Hazarın eşi -Savcı Aylindi -Tüh sana yazıklar olsun şüphelenmekte haklıymışım akşam eve gelme rezil herif diye söylenip çıkıp gitti -Hazar sanki donup kalmıştı o an niyet neydi akibet ne olmuştu.
    Tüm olanlardan şübe Müdürü Mehmet beyin ve Hazarın Ekibinin haberi olmuş herkes üzülmüştü Aylinin son yaptığı hakaret Hazarın çok gücüne gitmişti Şübe müdürü ve Hazarın ekibi Hazardan Habersiz adliyeye gittiler Savcı Aylin hanıma herşeyi şahitleriyle anlattılar Aylin çoktan boşanma davası açmış bilgi mektubunu Hazara ulaştırmıştı Aylin o an boşanma davası açtığına pişman olmuştu.
    Şübe Müdürü Komser Hazarın ne kadar dürüst efendi olduğunu tüm içtenlikle anlattı Savcı Aylin hanıma Aylin yaptığı hatayı anlamıştı ama vakit çok geçti.
    Hazarın eline boşanma davası hakkında mektup geçtiği gün il emniyet müdürlüğüne gidip istifa dilekçesini vermişti çok sevdiği mesleğinden o gün ayrılmıştı .Ayrıca adliyeye avukatına gidip boşanmak için vekalet vermişti.
    İstifa dilekçesini verdiği gün köyüne gitti Aylin her yerde onu arıyordu ama Hazardan haber alamıyordu telefon açtı Hazarın şübe müdürüne şübe müdürü Mehmet bey üzgün bir sesle Hazarın teşkilattan istifa ettiğini söyledi .
    Aylin Hazarın olabileceği her yeri araştırtı ama bulamıyordu arabasına atladığı gibi Hazarın köyünün yolunu tuttu iki saat sonra Hazarın köyüne geldi arabasını Hazarın babasının evinin önüne çekti kapıyı Hazarın babası Nazmi amca açtı Nazmi amca --- ooo kızım Aylin senmi geldin hoş geldin neden böyle ayrı ayrı geliyorsunuz siz !!! dün Hazar geldi bu gün sen bizede bir şey söylemedi istifa etmiş galiba bizim deli oğlan -Aylin üzgün bir sesle hoş bulduk baba Hazar nerde baba -Nazmi amca bizim deli oğlan küçüklüğünden beri canı birşeye sıkıldığında bizim taşlı tarladaki çeşmenin başına gider orada kendi kendine konuşur rahatlar gelir ,o çeşmeyi çok eski yıllarda köyümüzün erenlerinden Huzur dede elleriyle yapmış bu çeşmenin suyunu içen Huzur bulsun diye dua etmiş kızım .
    Aylin taşlı tarlayı biliyordu arabasına atladığı gibi taşlı tarlaya gitti kayınpederi Nazmi amcanın dediği gibi Hazar çeşmenin başında idi gözleri çeşmenin kurnasına doğru baka kalmıştı Hazarın iki gözüde çeşmenin kurnası gibi akıyordu kocaman adam ağlıyordu Aylinin anlayıp dinlemden yaptığı Hakaretler gücüne gitmişti bes belli Aylinin yanına geldiğini bile fark etmedi .
    - Aylin aşkım bak ben geldim senden çok özür dilerim ben cahillik ettim sen beni affet ne olur dedi Hazar kabul edemem dercesine başını salladı sadece ,Ayli nin yalvarıp yakarmaları boşa idi konuşmuyordu -Hazar sadece git burdan Aylin dedi o kadar .Aylin çaresiz eve geri döndü kayın pederi Nazmi Amcaya baba dedi ben oğlun Hazarı dağda çoban olsada seveceğim ama o beni affetmedi diye ağlıyarak arabasına atlayıp şehre geri döndü.
    Hazar bir kaç gün sonra mahkemesi olduğu için şehre gitti boşanma davası başlamıştı -Hakim davacının davasından vaz geçtiğini boşanmak istemediğini Hazara bildirdi, boşanma mektubu geldiği gün Hazarda avukatı aracılığı ile karşılıklı dava açmıştı Aylinin davası sonuçlanmamıştı biraz sonra Hazarın davası başladı -Hazar kesinlikle boşanmak istediğini söyledi ama Hakim Aylin boşanmak istemediğinden davayı bir yıl sonrasına ertledi ikiside mahkemden çıktılar .-Aylin yeter artık Hazar kadınlık dugularımı gururumu kırıyorsun affedemezmisin beni Aşkım diye yine başlamıştı yalvarmaya -Hazar savcı Hanım sayenizde ben artık köylü Hazarım -Olsun dedi Aylin seni çoban olsanda seviyorum ya sen Hazar beni sevmiyomusun bana olan aşkına ne oldu.
    -Hazar çokmu ? merak ediyorsun Aylin aşkımıza ne olduğunu -Aylin evet dedi çok merak ediyorum -Hazar Başın sağ olsun Aylin Başın sağ olsun -Aylin anlamaz gibi ne bu şimdi ne demek başın sağ olsun -Hazar hala anlamadınmı Aylin? kendi ellerinle diri diri aşkımızı ve beni mezara gömdün....

    Not : Yukarıda anlatılan hikaye tamamen hayal ürünüdür, kişiler makamlar ,yer ve mekanların gerçekle uzaktan yakından ilgisi yoktur,tamemen hayal ürünüdür...

     
Başın Sağ Olsun konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Arif Sağ - Bu Yola Talip Ol

    Arif Sağ - Bu Yola Talip Ol

    bu yola talip ol bağlandın ise peyik şöfulara beyan eylesin hakikat aşkıyla dağlandın ise git kendi pirine derman eylesin müsayıbını al durasın dara dört basın mahmur et olma müdara müminler fakirdir değil fukara bu hakkın cemine çevlan eylesin kemerbesk bağlamış başında tacı kulağında küpe guruh-i naçı gönül bir kabedir yap da ol haçı davut suları de nişan eylesin
  2. Emre Aydın - Kalan Sağlar Senin Olsun

    Emre Aydın - Kalan Sağlar Senin Olsun

    Kalan sağlar senin olsun Kabul ettim hata bende , gelme üstüme Öldüm zaten kaç gün önce Aynı anda susunca , aynı anda konuştuk Duymazdan geldiysek bile Kabul ettim hata bende , ben gördüm önce Öldün zaten kaç gün önce Tamam yeter yeter herşey istediğin gibi olsun Tamam ben zaten öldüm , kalan sağlar senin olsun ... Ne aşk var , ne mutlu sonlar Dört duvar yalnızlık var Gücün yetmez...
  3. Emre AydıN - KaLan Sağlar SeNiN OLsuN (akor)

    Emre AydıN - KaLan Sağlar SeNiN OLsuN (akor)

    kalan sağlar senin olsun akor tamam kabul ediyorum hata bende tamam kabul ediyorum hata bende akor Kalan Sağlar Senin Olsun Bm Em A F# Bm Kabul ettim hata bende , gelme üstüme Em F# Öldüm zaten kaç gün önce.. Bm Em A F# Bm Aynı anda susunca , aynı anda konuştuk Em F# Duymazdan geldiysek bile.. Bm Em...
  4. Facebook başına bela oldu

    Facebook başına bela oldu

    ünlü manken Aysu Baceoğlu üye olduğu arkadalşık sitesinden tehdit msjlarımı aldı detaylar haberimizde... AYSU BACEOĞLU'NA ÖLÜM TEHDİTLERİ! SON ZAMANLARIN EN GÖZDE ARKADAŞLIK SİTESİ FACEBOOK, AYSU BACEOĞLU'NUN BAŞINA İŞ AÇTI.... Mankene, 'Ilgın Beyazıt' tarafından tuhaf mesajlar gelmeye başladı. Mesajların sıklığını arttıran Ilgın Beyazıt, Aysu'ya ölüm tehditleri yağdırmaya başladı....
  5. vatan sağ olsun

    vatan sağ olsun

    Vatan Sağolsun Askere giderken ellere yakılır kına, Asker yetiştirir Türk anaları vatana. Savaşta şehit düşerse şayet evlatları, Vatan sağ olsun der; yüce şehit anaları. Hiçbir millet yetiştiremez böyle bir ana, O Türk anası sahiptir güçlü bir imana, Bu vatan için yüreklerine taş basarlar, Şehit analığının şerefiyle yaşarlar. En ulu asker, onun yetiştirdiği asker, O askerin her...

Sayfayı Paylaş