gebe
  1. gülsen

    gülsen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    2 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    97
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    almanya

    Ben Sustum Sen Söyle Sensizligimi

    Konu, 'Duygu Yüklü Yazılar' kısmında gülsen tarafından paylaşıldı.

    Ey yâr, susuşum sözümü esirgemekten değil. Sana değen sözleri çoktan yitirdim; dudağım avare, dilim perişan. Aklım ermiyor ki, sustuğumu bileyim. Kalbim ayılmıyor ki sana hitap edeyim. Kelimelerin sıcağı kaçmış, hece hece küllenmişler; sükût lehçesinde aç susuz bir mülteciyim şimdi. Seni taşa benzettiler. Öyle dilsiz, öyle hayatsız, öyle duygusuz diye. Değirmende konuşan taş değil midir peki? Acıyı öğütüp ekmek eyleyen senin dönüşün değil mi? Sen değil misin kabrimi bekleyen sadık yâr? Dillerin sustuğu yerde sen değil miydin ısrarla adını söyleyen unutulanların? Sen değil misin nice dertlinin derdini hiç itirazsız dinleyen?

    Sahiden taş mı kesildin? Oysa, sen sözlere efsûn bağışlayan dudaksın. Nefesi boşluğun hapsinden kurtarırsın. (Belki de her ses bir mahpusun kırılmış zincirlerinin şakırtısıdır.) Sana değdiği yerde dirilir sessizlik. Sana vuruldukça hece hece kanatlanır suskunluk; şiirlerin ufkuna yükselir söz, öykülerin kuytularında giyinir. Sen, dağı delen Ferhat’sın; söz ki dağı kar gibi eritir de Şirin yâri sımsıcak kucaklar. Sen Aslı’ya Kerem’sin; ses ki çatlak dudaklardan sızan kevserdir. Sen Kerem’in Aslı’sın; söz ki tek bir hecesi bizi varlığın koynuna saklar; “Ol!”sözü hatırına yokluk varlığa yüz bulur.

    Taşın sözü yok mudur ey yâr? Taş dediğin konuşur. Zamanın dudağıdır. Çatlaklarından acılar sızar; kuytularında çocuk gülüşleri gibi neşeler saklar. Taş dediğin susar. Zamanın dilidir; bir bakışında nice gürültüyü susturur; anlamsız telaşları dağıtır, hoyrat koşturmaları durdurur. Kadîm zamanlar içinden sızıp gelen bir kan gibidir taş; nabzımızı doldurur.

    Taş zamanla eskimez mi? Sen zamansın, ey yâr, gelir ve gidersin. Saatlerin kadranında uslu uslu gezinirsin amma saçlarımı değil sadece kemiklerimi dağıtırsın. Usulca sokulursun odama; “tik-tak”, sadece “tik-tak”, eşyalarımı değil sadece beni de benden çalarsın; elbisemi değil sadece tenimi de soyarsın. sevdiğimle arama ayrılıklar koyansın. Sen çoğaldıkça ben azaldım; seni tükettim derken ben tükendim. Sen zamansın, ey yâr, pek kıskançsın.

    Taş kesilmişsin ki sana vefasız dediler. Tanımazmışsın beni. Adımı bile anmazmışsın. Güzellikten hiç anlamazmışsın. Mehtabı kucaklayan sen değil misin her defasında? Günün ilk ışıkları sana koşmadı mı her sabah? Nice surlarda masum bebekleri bekleyen sendin. Nice sütunlarda fısıltılı dualara fısıltını ekleyen sensin. Köprülerde kemerlerde yâri yâre kavuşturan senin metanetin değil mi? Çeşmelerden serin sulara yol veren senin serinliğin değil mi? Dereler boyu suların elinden tutup şarkılar söyleyen sen değil misin?

    Aslında kendi taşını dikiyor değil mi insan? Her gün bir önceki günde bırakırız bedenimizi. Her yeni günün sabahında eskimiş bedenlerini yüklenir gibi insan. Sanki yakamızda çocukluk fotoğrafımızı taşır gibi yürürüz yeni zamanlara. Kendi cenazesini kaldırır gibidir insan. Baktığımız her yüzün ardında eskimiş yüzler saklıdır. Şimdiki bedenimiz daha öncekilerin başını bekleyen konuşkan bir taştır. Ölmüş yanlarımızı hatırlatır. Bir taş gibi ağırlaşır gözlerimizin karası. Var-yok arası bir titreyişe dönüşür nefesimiz. İki nefes ortasında dikilir taşımız. Taştan taşa koşar bakışımız. Hatıralarda saklı, solgun fotoğraflara nakışlı yüzler üzerine uzanır gölgesi.

    Sen değilsin; taş benim ey yâr. Kendimi taşımaya mecâlim yok. Kendime söyleyecek sözüm yok. Kabrimden kalbine taşınıyorum ey yâr. Suskunluğum taş olmaklığımdan. Sözsüzlüğüm sözümü taşa devrettiğim için.

    Bağrımda ağır ve soğuk bir suskunluk... / Taşıdığım sensin ey yâr. / Söze sığdıramadığım. / Ve hiç susturamadığım. / Ne oldu kalbime? / Katılaştı, katılaştı. / Taştan da katılaştı. / Ağlarsa, taşlar ağlar. / Ben ağlayamadım; sen ağla... / Taş değil misin ey yâr?

    Senai Demirci

     
Ben Sustum Sen Söyle Sensizligimi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Davut Güloğlu - Tek Sen Söyle

    Davut Güloğlu - Tek Sen Söyle

    Sensiz gecelerimde Bu askin hasretiyle Nasil katlanacagim söyle söyle Gözlerim yollarinda Adi sarkilarimda Dünyama girermisin tek sen söyle Söyle söyle söyle söyle bebegim Seni seviyorum de Ugrunda öleyim
  2. ::....Ben Sustum...::

    ::....Ben Sustum...::

    Sustum ve gülümsedim.. bir çığlık kanıyor demedim, en derininde yüreğimin... Gülümsedim... gülümsedim ve sustum... içimdeki volkanları boğarak... Sustum ve gülümsedim.. susturarak içimdeki sabır taşını hüznü yüzümde, acıyı gözlerimde toplayarak... Demedim kimselere bir çığlık kanıyor, en derininde yüreğimin... bilirim acının dili olmaz... Sustum! sadece sustum ve...
  3. Ben Sustum

    Ben Sustum

    Ben sustum uzaktaki yar Dudaklarimin arasindaki sarki,saclarimi oksayip giden ruzgar, Yuregimin kaniyla yazdigim siirler,akan deryalar,nehirler sustu. Sustu ve uzaktaki yar sustu... Hep hep sustumda ne oldu ki? Bitkin,kirgin perisan yasadim.Kanimla yazdim yuregime.Nakisladim. Oyle, oyle cok sevdimki seni...sevdimde....sevdimde ne olduki?? Kara sapli bicak sirtimda yasadim. Sabahlara kadar...
  4. Sen en çok bana sustun; ben en çok sana konuştum.  Meğer....Geç fark ettim!"...

    Sen en çok bana sustun; ben en çok sana konuştum. Meğer....Geç fark ettim!"...

    sen en çok bana sustun ben en çok sana konuştum sustun Biliyor musun; umarsız bir yıkımdı gidişin. Liman boyu uzanan iç kanamalı bir suskunluktu bizden geriye kalan. Oysa bilmeliydin; bütün bir hayatı ürpererek yaşama cesaretiydi aşk. Ve yola çıkıldığında göze alınmalıydı aşkın adressizliği. Sen bir tepeden masal gibi geldiğinde gözlerime, ben kendi masalımı terk edip, gözlerine benzeyen...
  5. ben sustum.............

    ben sustum.............

    Herkesin konuşduğu dünyada ben sustum. Ne kadar susulacaksa o kadar sustum! Kendimle konuşuyorum şimdi yalnız... Yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime kimse duymuyor... Sustum! Tüm acılarımı haykıracakdım ki sustum ... Ne kadar susulacaksa o kadar sustum Bir çığlık kanıyor demedim, en derininde yüreğimin İçimdeki volkanları boğarak sustum! Açmadım kimselere yüreğimi Hançeri sadece kendime...

Sayfayı Paylaş