gebe
  1. ahueda

    ahueda Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    23 Eylül 2011
    Mesajlar:
    333
    Beğenilen Mesajlar:
    74
    Ödül Puanları:
    28

    Beni gördükçe ‘özür’lerinden utansınlar!

    Konu, 'Güncel Haberler' kısmında ahueda tarafından paylaşıldı.

    [​IMG]

    [h=2]Genç Nuran isyan ediyor... "O kadar hayat doluydum ki beni yatağa mahkum ettiler!.."
    [/h]

    Hain saldırıda iki ablasını ve arkadaşlarını kaybeden 17 yaşındaki lise öğrencisi Nuran Evin, olaydan 2 ay sonra tedavi gördüğü hastane odasında yaşadığı kabus dolu günleri anlattı.
    Siirt’te PKK’nın roketatarlı ve uzun namlulu silahlarla saldırdığı sivil otomobilden yaralı kurtulan Nuran Evin konuştu. Omuriliğime isabet eden şarapneller yüzünden belden aşağısı tutmayan genç kız, “İki ablamı ve en yakın iki arkadaşımı öldürdüler. Beni bu hale getirdiler, bir de dalga geçer gibi özür dilediler” diyor
    Çocuk, kadın, yaşlı dinlemeden kanlı saldırılarıyla masum sivilleri hedef alan terör örgütü PKK, Siirt’te 21 Eylül 2011’de sivil bir otomobile yaptığı saldırıda 4 genç kızı öldürmüş, iki genç kızın da yaşamını karartmıştı. Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde (GATA)’da tedavisine devam edilen genç kızlardan Gülcan Olgaç, saldırı sonrasında sağ bacağını kaybederken, Siirt’ten İstanbul’a sevk edilen Nuran Evin ise omuriliğine isabet eden şarapnel parçaları sebebiyle vücudunun belden aşağısını kullanamıyor. Korkunç olayda iki ablasını ve arkadaşlarını kaybeden 17 yaşındaki Nuran Evin, olaydan 2 ay sonra tedavi gördüğü hastane odasında yaşadığı kabus dolu günleri anlattı. Uzun süredir Siirt’ten kopmak isteği içinde olduğunu söyleyen Nuran, öfke ve isyan doluydu:
    Artık Siirt’e gitmem
    “Ben o kadar hayat dolu insandım ki, beni yatağa bağlı hayata mahkum ettiler. Ablam okula gidecek diye kendi çapımızda bir veda partisi yapmak istedik. Her zaman gittiğimiz Tolga Çay Bahçesi’ne gidip bir çay içecek, kendimizce eylenecektik. O gün de kullanmadığımız yolu kullandık nedense. Gideceğimiz yere varmadan bizi taramaya başladılar. Hatırladığım tek şey ablam Zeynep’in korkunç haliydi. Siirt’i artık hep bu olayla hatırlayacağım. Beni hiçbir güç, ailem bile artık oraya götüremez. Yaralarımla yeni bir hayat kurmaya çalışacağım. Ben her yaz İstanbul’a geldiğimde Siirt’e dönmek istemezdim. Ortaköy’ü, Beşiktaş’ı görünce Siirt’i güzümde canlandırırdım. Bizim tek keyfimiz Tolga Çay Bahçesi’ydi.”
    Hamile kadını duyunca...
    “PKK genç, yaşlı, çoluk çocuk dinlemediğini bizden sonra yaptığı saldırılarda da ispat etti. Ben hasta yatağımda annesinin karnında ölen çocuğu görünce kendimi teselli ettim. Artık terör haberlerini nefret kelimesinin çok ötesinde bir hisle takip ediyorum. Hasta yatağımda kıvranırken televizyonda PKK’nın özür dileğini duydum. Bizleri gördükçe o özürden hiç utanmayacaklar mı? Özür dileyerek bizim hayatımızla dalga geçtiklerini söylemek istediler açıkça.”
    Kendi toprağımızda vurulduk
    “Anneme 'İstanbul’a yerleşelim' dediğimde bana 'toprağımı bırakmam' diyordu. Ama ne oldu? Bizi vuran yine kendi toprağımızın insanı oldu. Önceden terör haberlerini her insan gibi haberlerden izler, üzülürdüm. Ama şimdi ateşin düştüğü yer ben oldum, arkadaşlarım oldu, ablalarım oldu. Benim tek suçum Doğu’da doğmak mı? Biz zaten her konuda geri kaldık. Ben kendimi bildiğimden beri polis olmak istiyordum. Şimdi bu savaş benim hayalimi içimde artık ukde olarak bıraktı. Acılarım canımı daha çok yakmasın diye içimdekilerle yüzleşmek istemiyorum.”
    Kürtlüğümden utanıyorum
    “Başbakanımız artık terör konusunda elinden geleni değil fazlasını yapsın. Bu acının ne kadar zor olduğunu görmek için birden fazla kişinin mi ölmesi gerekiyor. Ben de Kürdüm. Hepimiz aynı bayrağın altında, aynı ekmeği yiyoruz. Ama artık Kürtlüğümden utanıyorum. Eğer bunu kabul etmiyorlarsa kendi cahilliklerinde iyice kaybolsunlar ama daha fazla can almaya devam etmesinler. Yaşama sevinci olan insanların sevinçlerini çalmasınlar. Biz doğuda hem terörle, hem de imkansızlıklarla yaşıyoruz. Yetkililer Siirt’in köylerindeki çocukların korku dolu gözlerine hiç bakmışlar mı? Siirt’teki kadınlar hiç sinemaya, tiyatroya gitmişler mi? Hayır gitmediler, gidemediler. Beni hem bir kadın hem de hemşehrim olarak Emine Erdoğan anlar. Emine Hanım’la bir gün memleketimize gidip, ona Siirt’in gerçeklerini görmek istiyorum. Siirt’te kızlar okutulmuyor, köylerdeki çocuklar için çatışma sesleri artık hayatın akışı olmuş. Çocuklar şiddeti duyarak, yaşayarak, görerek büyüyorlar.”
    ‘Ben niye yaşıyorum’ dedim
    “Benim yaşama hakkımı ihlal ettiler. Ben ablalarımın, arkadaşlarımın o anda öldüklerini gördüğümde ‘Ben niye yaşıyorum’ diye isyan ettim. Onları kaybettikten sonra hayatta olmayı lüks olarak görüyorum artık. Ben ablalarımın, arkadaşlarımın hakkını kimden isteyeceğim? Başbakandan mı, terör örgütünden mi? Hiç birinden, ölen öldüğüyle kalacak. Beni en güzel hastanelere getirdiler, tedavi ettiler. Peki benim abla yaram, arkadaş yaram ne olacak? Bunları kim tedavi edecek? Ne Başbakan, ne de Emine Erdoğan burada yattığımdan beri aramadılar. Beni aramış olmaları hiçbir şey değiştirmeyecek ama içten içe bekledim bunu. Yıllardır en büyük hayalim polislikken, şimdi yürüyebiliyor olmayı hayal ediyorum. Bunun ne demek olduğunu Başbakanın gözlerine baka baka söylemek isterdim.”
    Veda yemeğine gidiyorlardı
    Siirt’te kuaförlük yapan 31 yaşındaki Zeynep Evin, biriktirdiği paralarla kendine yeni bir otomobil almıştı. Hem yeni arabasını kutlamak hem de Hatay’da üniversitede okuyan kardeşi Nergis’e veda yemeği yapmak için 23 Eylül akşamı toplanmaya karar verdiler. Kardeşleri 17 yaşındaki Nuran’ı, onun lise arkadaşı Gülcan Olgaç’ı, Gülcan’ın ablası Nurcan ile arkadaşları Kevser Çekin’i alıp çay bahçesine gitmek için yola çıktılar. Ancak PKK’nın kanlı saldırısı onları yolda yakaladı. Roket atarlı ve uzun namlulu silahlarla yapılan saldırıda Zeynep, Nergis, Nurcan ve Kevser hayatını kaybetti. Nuran ile Gülcan ağır yaralı kurtuldu.


     
Beni gördükçe ‘özür’lerinden utansınlar! konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. bedir

    bedir

    Şarkışla'da çiftçilik yapan bir ailenin Bedriye isminde çok güzel kızları vardır. Bedir derler kısaca.Birde Ömer vardır yanlarında çalışan. Ömer güçlü kuvvetli yakışıklı bir delikanlıdır. Ömer'le Bedir aynı yaştadırlar. Ömer küçük yaşta başlamıştır bu ailenin yanında çalışmaya. Çocuklukları beraber geçer. Ömer'le Bedir büyüdükçe o çocuksu sevgileri aşka dönüşür. İçten içe gizli duygularla...
  2. Benin

    Benin

    Benin Coğrafi Verileri Konum: Batı Afrika'da, Kuzey Atlas Okyanusunun kıyısında, batıdan Togo, kuzeybatıdan Burkina Faso, kuzeydoğudan Nijer, doğudan da Nijerya ile çevrilidir. Coğrafi konumu: 9 30 Kuzey enlemi, 2 15 Doğu boylamı Harita konumu: Afrika Yüzölçümü: toplam: 112,620 km² kara: 110,620 km² su: 2,000 km² Sınırları: toplam: 1,989 km Sınır komşuları: Burkina Faso 306 km, Nijer 266...
  3. Bendir

    Bendir

    bendir çeşitleri bendirin özellikleri bendirin tarihçesi tarihçesi fiyatları Bendir Bendir, Klasik Türk Müziğinde kullanılan başlıca vurmalı ritim çalgılarından biridir. Zilsiz büyük tef, nakkare ve kudümle birlikte kullanılır. Derisinin iç yüzüne boydan boya gerilen kiriş sayesinde aynı anda iki değişik tını çıkarabilir. Bendir, Klasik Türk müziğinde ve özellikle Mevlevi zikr musikisinde...
  4. Bendensin....

    Bendensin....

    30 derece sıcaklıkta üşüyen bir insanım artık yazı yazamıyorum, elim kalem tutmuyor karanlıkta bile gören gözlerim artık ışıkta bile seçemiyor; diyorsa bir insan korkarım artık yaşamaktan.... Okuduğumda çok etkilendim meleklerim inşallah sizlerinde hoşuna gider... BENDENSİN 30 derece sıcaklıkta üşüyen bir insanım artık yazı yazamıyorum, elim kalem tutmuyor karanlıkta bile gören gözlerim...
  5. Bende yeniyim bende bende!!!!!!!

    Bende yeniyim bende bende!!!!!!!

    Selam kızlar; Bende aranıza yeni katılanlardanım. Uzun zamandır yazılanları takip ediyorum. Veee sonunda bende sizlerleyimmm

Sayfayı Paylaş