gebe
  1. Minera

    Minera Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    29 Aralık 2010
    Mesajlar:
    59
    Beğenilen Mesajlar:
    22
    Ödül Puanları:
    0

    Benım dünyam

    Konu, 'Çöplük' kısmında Minera tarafından paylaşıldı.

    Hoş geldin dünyama

    Kürtaj
    5 Ekim: Bugün var edildim. Buradayim. Varim. Müthi$ bir duygu bu. Var oldugumu henüz annem ve babam bilmiyor.
    Bir elma çekirdeginden bile küçügüm. Ama ne de olsa, ben benim. Varim ya! Bu bana yetiyor. Henüz bedenim belli belirsiz, yüzüm yok ama, varligimi ve benligimi hissedebiliyorum. Bir kiz olacagim ve baharda çiçekleri sevecegim.

    19 Ekim: Biraz büyüdüm. Kimildamam mümkün degil. Annem henüz farkinda degil ama onun kaniyla besleniyorum. Kalbini dola$ip gelen simsicak kan bana geliyor. Beni sevecek bir kalbin kipirtilarini $imdiden hissediyorum. Annem beni çok sevecek. Annem için güzel bir sürpriz olacagim.

    23 Ekim: Hiç göremedigim bir el agzimi biçimlendirmeye ba$ladi. Dudaklarimda onun dokunu$unu hissediyorum. Bu "el"in dokundugu yerler dudagim damagim oluyor. Dü$ünün bir yil sonra bu elin dokundugu yerde tebessümler açacak, gülecegim. Dudagimdan ve dilimden sözler dökülecek. Herhalde önce "Anne!" diyecegim. Anne duyuyor musun beni? Seninle konu$acagim. Sana gülecegim. Kimilerine göre hâlâ daha var degilmi$im… Nasil olur? Varim ve gülücükler sunacak dudaklarim da olmak üzere ya… Hem sonra bir ekmek kirintisi ne kadar küçük olursa olsun yine ekmektir. Öyle degil mi annecigim? Ah bir konu$abilsem!

    27 Ekim: Bugün pek mutluyum. Ýçimde tatli bir kipirti ba$ladi. Artik bir kalbim var. Kalbim atmaya ba$ladi. Hayatim boyunca böyle atip duracak. Sevgilerle dolduracagim kalbimi. Tipki anneminki gibi... Annem bedeninde iki kalbin birden atmaya ba$ladigini bilseydi ne kadar sevinirdi! Duyuyor musun anne?

    2 Kasim: Her gün biraz daha büyüyorum. Kollarim ve bacaklarim da biçimlenmeye ba$ladi. Hele bir büyüsün kollarim bak nasil kucaklayacagim seni annecigim. $u ayaklarim da tamamlansin da, beraber çiçekli bahçemizde yürürüz. Belki birlikte okula gideriz.

    12 Kasim: Ah evet… Bunlar, bunlar ne kadar sevimli ve küçük $eyler. Aman Allah'im parmaklarim da çikmaya ba$ladi. Bunlarla çiçek toplayacagim, annemin elini tutacagim, kalem tutacagim. Belki de güzel bir $iir yazacagim. Annecigim, orada misin? Ellerimi ellerinin arasina koymak için sabirsizlaniyorum.

    20 Kasim: Oh, nihayet.. Annem doktora gitti. Burada oldugumu ögrendi.. Ya$asin! Doktor teyze özel bir cihazla gördü beni. Ultrason diyorlarmi$. Resmimi bile çekti. Sevinmiyor musun annecigim? Seneye kalmaz kollarinin arasinda olacagim…

    25 Kasim: Artik babam da burada oldugumu biliyor. Fakat henüz kiz oldugumun farkinda degiller. Onlara sürpriz yapacagim..

    10 Aralik: Bugün yüzüm tamamlandi. Artik iki güzel gözüm, bir küçük burnum, dudaklarim ve yanagim var… Anneme benziyorum galiba…

    13 Aralik: Artik çevreme bakabiliyorum. Etrafim çok karanlik ama olsun. Yine de mutluyum. Ya$iyorum ve varim. Kisa bir süre sonra gün i$igini görebilecegim, renkleri ve çiçekleri taniyacagim. Rüyamda gördüm. Dünyada gökku$agi diye bir $ey varmi$.. Onu çok merak ediyorum.. Annecigim, babacigim sizin yüzünüzü de görecegim. Tani$acagiz…. Mutlu olacagiz. Gülü$ecegiz..

    24 Aralik: Kulaklarim daha iyi duyuyor artik. Annecigim, senin kalbinin seslerini duyuyorum. Benim kalbimin ati$larini da sen duyabiliyor musun? Hatta sesini bile taniyabiliyorum. Sesin ne kadar tatli… Hiç duymadigim bir $ey bu… Güzel ve saglikli bir kiz olacagim. Kollarinda uyuyacagim, yüzüne bakacagim, o tatli sesini dinleyecegim. Benim için ninni de söyleyecek misin annecigim? Sen de beni özlüyorsundur mutlaka… Beni koklayacaksin.. Çok seveceksin, degil mi?

    28 Aralik: (84 gun sonra)Anne burada bir $eyler oluyor. Doktor abla neden mutsuz bakiyor böyle... Sen aci çekiyor gibisin. Kalp seslerin degi$ti... Sustun. Benimle niye konu$muyorsun anne? Anne… Anne… Annecigim… Yüzümde soguk bir $ey hissediyorum. Anne, yüzümü parçaliyorlar... Anne bir $eyler yap… Anne… Kolumu çekiyorlar anne… Canim yaniyor anne... Anne… Ayaklarimi parçaliyor bu $ey anne... Beni sana baglayan damari kopardilar anne… Anne kalbimi parçaliyorlar… Annecigim… Anne… Anne… An… Ah! Kürtajiniz tamamlandi hanimefendi. Geçmi$ olsun!


    Ben bu hikayeyi okuduğumda göz yaşlarına boğulmuşdum. Siz ne hiss ediceksiniz bilmiyorum. Sadece kürtaj yaptirmak isteyen herkesden rica ediyorum bir daha düşünün. Biz kimiz ki, Allahın verdiyi canı alıyoruz. Her kesin yasama hakkı var. Bunu düşünün lütfen.
     
    Son düzenleme: 27 Ocak 2011
    sedaaa, sudembeyaz, KeLeBeK's ve 2 kişi daha bunu beğendi.
  2. ßeLeN

    ßeLeN Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    14 Haziran 2009
    Mesajlar:
    5.973
    Beğenilen Mesajlar:
    1.316
    Ödül Puanları:
    113
    İçim burkuldu.. üzüldüm..
     
  3. LaViNYaM

    LaViNYaM >>>ιкιz αηηєѕι<<< Yetkili Kişi

    Kayıt:
    23 Kasım 2010
    Mesajlar:
    6.151
    Beğenilen Mesajlar:
    703
    Ödül Puanları:
    113
    Şehir:
    Antalya
    kız köşem köşem dedin burda üzüldüm yaaaa ayy ne kötü oldm şimdi yaaa Allah kimsenin başına vermesin
     
  4. hüzün meleği 26

    hüzün meleği 26 Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    11 Mart 2010
    Mesajlar:
    1.213
    Beğenilen Mesajlar:
    77
    Ödül Puanları:
    48
  5. Minera

    Minera Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    29 Aralık 2010
    Mesajlar:
    59
    Beğenilen Mesajlar:
    22
    Ödül Puanları:
    0
    Kizlar üzdüysem özür dilerim. Aslinda üzülüceyinizi biliyordum ama okumanizi istedim. İnsaallah böyle seyler olmaz. Biraksinlar bu bebek katilliyini
     
  6. Minera

    Minera Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    29 Aralık 2010
    Mesajlar:
    59
    Beğenilen Mesajlar:
    22
    Ödül Puanları:
    0
    Tanrı önce eşekleri yaratırken eşeğe demiş ki;
    Sana 60 yıl ömür veriyorum, ömrün boyunca itaat edeceksin, dayak yiyeceksin, sürekli çalışacaksın.
    Eşek demiş ki: "60 yıl ömür bana çok fazla, bunun 35 yılını kesin. 25 yıl bana yeter." Kabul edilmiş.

    Sonra sıra köpeğe gelmiş.
    Tanrı köpeğe demiş ki;
    Sana 30 yıl ömür veriyorum, her an sadık olacaksın, ne verirlerse yiyeceksin, evleri bekleyeceksin.

    Köpek demiş ki:
    "30 yıl ömür bana çok fazla, bana 15 yıl ömür yeter, 15 yılını kesin." Kabul edilmiş.

    Sıra maymuna gelmiş.
    Tanrı maymuna demiş ki;
    Sana 20 yıl ömür veriyorum, ömrün boyunca şaklabanlık yapacaksın, daldan dala atlayacaksın.

    Maymun da demiş ki:
    "20 yıl ömür bana çok fazla, 10 yılını kesin, bana 10 yıl yeter." Kabul edilmiş.

    Sıra insana gelmiş.
    Tanrı insana demiş ki;
    Sana 20 yıl ömür veriyorum, herşeyin sahibi sensin, herkes sana itaat edecek.

    İnsan demiş ki:
    "20 yıl ömür bana çok az.
    Şu 20 yıla eşeğin almadığı 35 yılı, köpeğin almadığı 15 yılı ve maymunun almadığı 10 yılı ekleyelim." Kabul edilmiş.

    İşte bu yüzdendir ki;
    insanlar
    20 yıl insan gibi yaşadıktan sonra
    35 yıl eşekler gibi çalışıp emekli olur,
    15 yıl köpek gibi evi bekler, son
    10 yılını da maymun gibi şaklabanlık yaparak, torunlarını eğlendirir.


    Sizce insan oğlu açgözmü?
     
    Son düzenleme: 28 Ocak 2011
    cdm bunu beğendi.
  7. *Gizemli Kıs*

    *Gizemli Kıs* Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    19 Nisan 2010
    Mesajlar:
    3.781
    Beğenilen Mesajlar:
    265
    Ödül Puanları:
    0
  8. tuan-a

    tuan-a Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    10 Ocak 2011
    Mesajlar:
    63
    Beğenilen Mesajlar:
    11
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    izmit
    kötü bir durum insan bebeqine kıyamaz ya ben evlı olmamama ragmen asla boyle bır seye tesebbus edemzdım allah korusun...
     
  9. LaViNYaM

    LaViNYaM >>>ιкιz αηηєѕι<<< Yetkili Kişi

    Kayıt:
    23 Kasım 2010
    Mesajlar:
    6.151
    Beğenilen Mesajlar:
    703
    Ödül Puanları:
    113
    Şehir:
    Antalya
    kız valla doğru bi hikaye olmuş hahaha
     
  10. beklenenbebis

    beklenenbebis Forum Okuru

    ALLAH ıslah etsin biz bebek bekliyoruz bunlar bebeklerini sokaklara atıp kürtaj ediyorlar..
    ama bence sokağa atmalarından sa kürtaj daha doğru olsa gerek,
     
  11. Minera

    Minera Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    29 Aralık 2010
    Mesajlar:
    59
    Beğenilen Mesajlar:
    22
    Ödül Puanları:
    0
    Umuda bin kurşun atsa da ölüm
    Üzülme umuda kurşun işlemez gülüm
    Bizi çukuruna alsa da ölüm
    Unutma fidanlar çukurda büyür gülüm

    Nazım Hikmet
     
    SadmiN ve cdm bunu beğendi.
  12. Minera

    Minera Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    29 Aralık 2010
    Mesajlar:
    59
    Beğenilen Mesajlar:
    22
    Ödül Puanları:
    0
    Ayakkabıcı

    Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu izlemekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı; ama küçük bir dükkan için yeterliydi. Onların en güzelini ön tarafa koyunca, çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı. Fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı. Hem de güçlükle.

    Adam ona bir kez daha göz attı. Üstündeki pantolonun sol kısmı, dizinin alt kısmından sonra boştu. Bu yüzden de sağa sola uçuşuyordu. Çocuğun baktığı ayakkabılar, sanki onu kendinden geçirmişti. Bir müddet öyle durdu. Daldığı hülyadan çıkıp yola koyulduğunda, adam dükkandan dışarı fırlayıp:

    - Küçük!. diye seslendi. Ayakkabı almayı düşündün mü? Bu seneki modeller bir harika!.

    Çocuk, ona dönerek:

    - Gerçekten çok güzeller!. diye tebessüm etti. Ama benim bir bacağım doğuştan eksik.

    - Bence önemli değil!. diye atıldı adam. Bu dünyada her şeyiyle tam insan yok ki!. Kiminin eli eksik, kiminin de bacağı. Kiminin de aklı ya da vicdanı. Küçük çocuk, bir şey söylemiyordu. Adam ise konuşmayı sürdürdü:

    - Keşke vicdanımız eksik olacağına, ayaklarımız eksik olsa idi.

    Çocuğun kafası iyice karışmıştı. Bu sefer adama doğru yaklaşıp:

    - Anlayamadım!. dedi. Neden öyle olsun ki?

    - Çok basit!. dedi, adam. Eğer vicdan yoksa, cennete giremeyiz. Ama ayaklar yoksa, problem değil. Zaten orada tüm eksiklikler tamamlanacak.

    Hatta sakat insanlar, sağlamlara oranla daha fazla mükafat görecekler...

    Küçük çocuk, bir kez daha tebessüm etti. O güne kadar çektiği acılar, hafiflemiş gibiydi. Adam, vitrini işaret ederek:

    - Baktığın ayakkabı, sana yakışır!. dedi. Denemek ister misin?

    Çocuk, başını yanlara sallayıp:

    - Üzerinde 30 lira yazıyor, dedi. Almam mümkün değil ki!.

    - İndirim sezonunu, senin için biraz öne alırım!. dedi adam. Bu durumda 20

    liraya düşer. Zaten sen bir tekini alacaksın, o da 10 lira eder.

    Çocuk biraz düşünüp:

    - Ayakkabının diğer teki işe yaramaz!. dedi. Onu kim alacak ki?

    - Amma yaptın ha!. diye güldü adam. Onu da sağ ayağı eksik olan bir çocuğa satarım. Küçük çocuğun aklı, bu sözlere yatmıştı. Adam, devam ederek:

    - Üstelik de öğrencisin değil mi? diye sordu.

    - İkiye gidiyorum!. diye atıldı çocuk. Üçe geçtim sayılır.

    - Tamam işte!. dedi adam. 5 Lira da öğrenci indirimi yapsak, geri kalır 5 lira. O da zaten pazarlık payı olur. Bu durumda ayakkabı senindir, sattım gitti!. Ayakkabıcı, çocuğun şaşkın bakışları arasında dükkana girdi. İçerideki raflar, onun beğendiği modelin aynısıyla doluydu. Ama adam, vitrinde olanı çıkarttı. Bir tabure alıp döndükten sonra çocuğu oturtup yeni ayakkabısını giydirdi. Ve çıkarttığı eskiyi göstererek.

    - Benim satış işlemim bitti!. dedi. Sen de bana, bunu satsan memnun olurum.

    Şaka mı yapıyorsunuz? diye kekeledi çocuk. Onun tabanı delinmek üzere. Eski bir ayakkabı, para eder mi?

    - Sen çok câhil kalmışsın be arkadaş.. dedi, adam. Antika eşyalardan haberin yok herhalde. Bir antika ne kadar eski ise o kadar para tutar. Bu yüzden ayakkabın, bence en az 30-40 lira eder.

    Küçük çocuk, art arda yaşadığı şokları üzerinden atabilmiş değildi. Mutlaka bir rüyada olmalıydı. Hem de hayatındaki en güzel rüya. Adamın, heyecandan terleyen avuçlarına sıkıştırdığı kağıt paralara göz gezdirdikten sonra, 10 liralık banknotu geri vererek:

    - Bana göre 20 lira yeterli.. dedi. İndirim mevsimini başlattınız ya!..

    Adam onu kıramayıp parayı aldı. Ve bu arada yanağına bir öpücük kondurdu. Her nedense içi içine sığmıyordu. Eğer bütün mallarını bir günde satsa, böyle bir mutluluğu bulamazdı. Çocuk, yavaşça yerinden doğruldu. Sanki koltuk değneğine ihtiyaç duymuyordu. Sımsıcak bir tebessümle teşekkür edip:

    - Babam haklıymış!. dedi. ‘Sakat olduğum için üzülmeme hiç gerek yok!’ demişti.

    Her rüzgar savuracak bir toz bulur,
    Her hayat yaşanacak bir can bulur,
    Her umut gerçekleşecek bir düş bulur
    Bulunmayacak tek şey senin benzerindir
     
    Son düzenleme: 31 Ocak 2011
    kurabiye79 ve juju bunu beğendi.
  13. beklenenbebis

    beklenenbebis Forum Okuru

  14. hazan_11

    hazan_11 Hamiş Melek Üye

    Kayıt:
    4 Kasım 2010
    Mesajlar:
    306
    Beğenilen Mesajlar:
    215
    Ödül Puanları:
    43
    Şehir:
    antalya
    çok güzelmiş sabah sabah yine muslukları açtırdın bana teşekürler
     
  15. aysegül87

    aysegül87 Hamiş Melek

    Kayıt:
    14 Ekim 2010
    Mesajlar:
    1.038
    Beğenilen Mesajlar:
    64
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Almanya-Köln
    rabbim akil fikir versin ya....
     
Benım dünyam konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Dünya

    Dünya

    Kadınla tabir edilir. Dünya oyun ve eğlenceye, türülü türlü hallere, insanoğlunun karşılaşacağı durumlara, Dünyanın çirkin bir surette görünmesi Allahü Teala'nın inayetine, Dünyaya meylettiğini ve sadece dünyalık istediğini görmek değeri az olan şeyi değğerli olan şeye tercih etmeye, Dünyaya sırtını dönmek züht ve takvaya, Onunla sarmaş dolaş olmak ve onu kucakladğını görmek dünyadan istediği...
  2. Ben

    Ben

    Rüyada yüzde, vücutta görülen benler para olarak yorumlanır.
  3. Kargo - Ben Ve Dünya

    Kargo - Ben Ve Dünya

    Dünya bana gülümsedi ona karşı dik durdum Onu bulamadan önce hep kaybettim durdum Dünya beni kucakladı ona karşı ezik oldum Bir çok insan arasında kendimi arar buldum Bir gün gelir de ağlarsan ayna önünde beni hatırla Vazgeçti benden tüm dünya Sen tuttun ben bıraktım Bu aşk bizi hep yaşattı Ben tuttum sen bıraktın Ateş bizi baştan yarattı Dünya beni selamladı Almadan Önce ver diye Aşk önce...
  4. "Ben Bilmem Eşim Bilir" Dünyaya Açılıyor!

    "Ben Bilmem Eşim Bilir" Dünyaya Açılıyor!

    ben bilmem eşim bilir ben bilmem eşim bilir romanya yarışma programları Sevgili melekler, sürekli biz başka ülkelerin tv kanallarında yayınlanan yarışma formatlarını kopyalayacak değiliz ya! Bu kez de bizim yarışma formatımız bir başka ülke tarafından satın alındı. Romanya'nın bir tv kanalı, "Ben Bilmem Eşim Bilir" yarışmasının formatını satın aldı. Yarışma aynı şekilde orada da...

Sayfayı Paylaş