gebe
  1. büşra.shid

    büşra.shid Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    10 Mayıs 2011
    Mesajlar:
    953
    Beğenilen Mesajlar:
    175
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    on the clouds :)

    Beynimizde Aşk ve Nefret Arasındaki İnce Çizgi

    Konu, 'Bunları Biliyor musunuz ?' kısmında büşra.shid tarafından paylaşıldı.

    aşk ve nefret arasındaki çizgi beynimizde aşk ve nefret beyinimiz ve aşk nefret arasındaki çizgi Hep derler değilmi meleklerim "aşk ile nefret arasında ince bir çizgi vardır" diye..kimimiz onaylar kimimzi onaylamaz ama paylaştığımız bu yazıdaki bilimsel gerçekleri okuyunca muhtemelen inanmanız gerekecek.Psikolog Melis Demircioğlu'nun kaleminden çıkmış bu yazı umarız aşk acısı çeken sevgilisinden ayrılan meleklere de iyi gelir :) love_brain-38e.jpg Hepimiz aşık olmaya eşlik eden belirsiz hislere aşinayızdır. Siz ve partneriniz duygusal olarak bağlanır, desteklenir ve tamamlanırsınız. Aşk karmaşık ve uzun bir yolculuktur fakat bilimadamları spesifik bir nöropeptid olan oksitosinin daha kur yapma esnasında yani siz henüz yolculuğun başındayken bu hisleri başlattığını bulmaktadırlar.Aslında geçtiğimiz birkaç onyılda araştırmacılar oksitosini aşk hormonu olarak adlandırmışlardır ve bunun salınımını insanları birbirine bağlayan bir yapıştırıcı olarak görmüşlerdir. Oksitosinin aşık edici etkisi sadece romantik aşka özel değildir. Bunun yanında farklı toplumsal ilişki şekillerinde de etkileri gözlenebilir. Hamilelik ve doğum esnasında anne-bebek bağlanmasını kuvvetlendirecek şekilde de doğal yollarla oksitosin salınımı yapılır. Ayrıca doğum sırasında oksitosin salınmasının uterus kasılmasını sağlayarak doğumu kolaylaştırdığı ve doğum sonrasında da memelerden sütün fışkırmasını sağlayarak emzirmeyi kolaylaştırdığı bilinmektedir.Erkeklerlere oksitosin verildiğinde ise, birtakım sosyal defisitlere sahip olan erkeklerde güven ve anlayış artışı hatta empati kurma becerilerinde gelişme bulunmuştur. Bununla birlikte oksitosin bilimadamlarının dediği gibi en çok bizi tek eşli olarak partnerimize bağlı tutma özelliği ile bilinir.Ama oksitosin gerçekten de sosyal yaşamın üzerine serpilmiş bir tatlandırıcı mıdır? Yakın tarihli bulgular öyle olmadığını söylüyor. Oksitosin değer verdiğimiz insanlarla aramızda pozitif duygular ve sosyallik oluştursa da bunun yanında yakın olmadığımız insanlara karşı negatif görüşlere ve davranışlara sebebiyet verebilir. Sosyal Psikoloji araştırmaları gösteriyor ki insanlar kendi sosyal çevrelerindeki kişilere karşı kayırmacı bir tavırla yaklaşırken, yakın çevrelerinden olmayan insanlara karşı dışlayıcı yaklaşım gösteriyorlar. Nihai sonuç olmamasına rağmen yakın zamanlı bulgular oksitosin verilen erkeklerin sadece grup içi kayırmacılıklarının değil bazı durumlarda grup dışındaki insanlara karşı savunmacı tutumlar sergilediğini de göstermiştir.Etnik merkezciliğin sebep olabileceği zulümler göz önüne alındığında ve oksitosin salınımının grup içi yanlılık da yaratacağı düşünüldüğünde oksitosinin hala beynin güzel aşk kimyasalı olduğunu söyleyebilir miyiz?

     
    Son düzenleme: 20 Ağustos 2011
    CeMoŞ bunu beğendi.
Beynimizde Aşk ve Nefret Arasındaki İnce Çizgi konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. i şekillerde yatay ve dikey çizgiler düz mü acaba ?

    i şekillerde yatay ve dikey çizgiler düz mü acaba ?

    yatay çizgi nedir dikey çizgi nedir Aşağıdaki şekillerde yatay ve dikey çizgiler düz mü acaba ?
  2. Beyin ve Beynin İşlevleri

    Beyin ve Beynin İşlevleri

    beynin işlevleri beyinin işlevi beynin işlevi beyin işlevleri bölümleri ve İşte beynimizin hangi lobunda hangi işlevlerin olduğu...
  3. Beynimiz ve Tebessüm

    Beynimiz ve Tebessüm

    Niçin tebessüm eder veya güleriz? Kendi kendimizi gıdıklayınca niçin gülmeyiz? Mizah duygusu beynimizin hangi kısmında yer alır? Bunlar gibi birçok soru, bu konuda fazla araştırma yapılmadığı için henüz cevaplandırılamamıştır. Gülmek ve kahkaha klinik bir hâdise olmadığı için, bu konuda fazla çalışma yapılmadığı düşünülmektedir. İnsanlar fazla tebessüm ettikleri ve mutlu oldukları için...
  4. BEYİN ve Beynin Evrimi

    BEYİN ve Beynin Evrimi

    Gelişen dünyanın ve teknolojinin bile tam olarak akıl sır erdiremediği, çözülemeyen onlarca sırrı olan en gizemli organımız beyin... Dr. Paul MacLean ve üçlü beyin MacLean’e göre beyin bir çesit kazibilim alaniydi. En dista en yeni beyin yapilari, beyin kabugu vardi. Beyin kabugunun karmasikligi insanlarda en üst düzeydeydi. Daha derin katmanlarda, sürüngen ve memeliler gibi daha önceki...

Sayfayı Paylaş