gebe
  1. mislinay

    mislinay Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Kasım 2007
    Mesajlar:
    8.130
    Beğenilen Mesajlar:
    39
    Ödül Puanları:
    0

    bilgisayar ve iman...

    Konu, 'İslam ve İnsan' kısmında mislinay tarafından paylaşıldı.

    Cami imamı Abdullah hoca , resmi işlerini yaptırmak için nufus müdürlüğüne gider. Kendisinden TC kimlik numarası istenince, en yakıninternet- cafenin yolunu tutmak zorunda kalır.
    Cafenin kapısından girerken levhada yazılı isim 'fesuphânallah' lar,estagfirulla h'lar cektirir hoca efendiye, hem de peşpeşe:

    İnternet Cafe işleten delıkanlıya:
    - Evlâdım T.C. kimlik numarası istediler benden, yardımcı olabilir misin?
    - Tabi amcacım, siz şuraya oturun, şu işimi hemen bitirip sizinle ilgilenirim.

    Abdullah hoca başlar beklemeye. Boylelikle bulundugu mekânı inceleme fırsatı da geçer eline.
    Demek ki gençlerin girip bir türlü çıkmak bilmedikleri, internet-cafe denilen yer burasıdır.

    Gözüne takılan her detaydan rahatsız olarak, huzursuz bakışlarla etrafını süzer durur.
    Evin bodrumunda kurduğu fare tuzakları gelir aklına. Küçücük bir peynire tutsak olan fareler nasıl kapandan cikamiyorlarsa, ayrı telden ayrı telden oyunlara yakalanan gençlerin de buradan çıkamadıklarını düşünür. Bir 'fesuphanallah'
    Bir 'fesuphânallah' daha çeker ve:
    - Ähir zaman fitneleri işte canım, der kendi kendine

    Hoca efendinin huzursuz olduğunu fark eden delikanlı hemen bir çay söyleyince, kendisine ikram edilmesinden memnun olur.
    En azından bu da bir hürmet ifadesidir. 'Aferin' derken içinden, hayflanır, istemeden:
    - Yazık oluyor bu gençlere, hayatlarını heder ediyorlar.

    Boşa hayıflanmanın, vah vah demenin, bir faydası olmayacağını bildiği için, delikanlıyla hasbihal etmeye karar verir:
    - Delikanlı sana bir ş ey soracağım ama bilmem ne düşünürsün?
    - Buyurun amca, ne soracaktınız?
    - Sen Allah'i bilir misin?

    Birbirine girmiş, hiçbir şekle benzetemediği joleli saçları, her baktığında bir 'fesuphanallah' daha çektiği sakal şekliyle
    bu delikanlıdan aldığı cevap, hoca efendiyi pek şaşırtır.
    Cafeyi işleten delikanlı gülümseyen gözlerle bakarak:
    - Kul, kendisini yoktan var edip hayat bahşeden, düşünecek akıl, görecek göz veren Rabbini nasıl bilmez amca?

    Hayretle sormaktan alamaz kendisini:
    - Biliyor musun? Peki neyle biliyorsun Allah'ı, bana bir anlatır mısın?

    Delikanlı eliyle cafedeki bilgisayarları göstererek cevap verir:
    - Bu bilgisayar ile biliyorum amca.
    - Bunlarla mı? Pek anlayamadım.
    - Bu bilgisayarları n varlığı benim nazarımda Allah'ın varlığının en açık delillerinden biridir.
    Bilgisayar kullananlar gayet iyi bilirler amca,böyle bir makine, ancak bir mühendis ve üstün bir teknol oji ile var olabilir.
    Ateistin en önde gidenine sorsan, bu zımbırtının tesadüf eseri oluşmayacağını,
    mutlaka birisi tarafindan yapılmış olduğunu söyler sana.
    Meselâ Darwin kalkıp dirilse, şu laptopu göstersen, desen ki:
    'Bu Älet, şu hesap makinesinin tesadüfler zinciriyle evrimleşmiş hâlidir.'
    Darwin bile 'çüş lan deve' der.

    Abdullah Hoca delikanlının anlattıklarından hoşlanmıştır. Keyiflenir:
    - Bilgisayarın kendiliğinden yapıldığını kabul etmeyen adam , onu yapan insanın yaratılmış olduğuna gelince
    kıvırıveriyor değil mi evlâdım?

    - Bak amca, burada 20 tane bilgisayar var, bunlar bir sistemle birbirine bağlı, hepsi bir program tarafından idare ediliyor.
    Bu sistemi ben kurdum, burayı ben çekip çeviriyorum. Buradaki düzen benden sorulur;
    Yani bir anlamda da farzi muhal buranın tanrısı benim.

    Bazen oy un oynayıp, interneti kullanıp para ödemeden sıvışmaya kalkanlar oluyor.
    Hemen yakaliyorum onları. 'Gel bakalım! Nereye gidiyorsunuz böyle?
    Buranın nimetlerinden faydalanıp başıboş bırakılacağınızı mı zannettiniz?
    'Paramız yok abi! ' derlerse; 'Yok öyle yağma! ' deyip cezalandırıyorum.
    Internet-cafeyi temizletiyorum: paspas yapıyorlar, camları silip tuvaleti temizlettiriyorum.

    Bir saat oyunun, internetin bedeli olur, bunun hesabı sorulur da, sayısız nimetlerle dolu koca bir ömrün hesabını sormazlar mı insana?
    Bir cafenin bile işlerini düzenleyen, tertip eden biri varken, koca kâinatı kusursuz işleyen bu sisteminin bir kurucusu olmaz mı?
    Olmaz diyenin ahmaklığını bütün noterler tasdik etmez mi?

    - Vallahi evlâdım pek takdir ettim seni. Peki Allah'ı nasıl bilirsin, neye benzetirsin?
    -Ben Allah'ı hiçbir şeye benz etmeden bilirim amca.

    - Bunun böyle olacağını nasıl bildin evlâdım? Delikanlı eliyle bilgisayarları işaret etti:
    - Yine bunlar sağ olsun. Bu bilgisayarları yapan mühendisler başka, bilgisayarlar başkadır. Birbirlerine benzemezler.
    Programı yazan insan başkadır, ortaya konulan program ise bambaşka.
    Bilgisayarda yüklenmiş bilgiler vardır, fakat benim bilmem yine başkadır.
    Kamerası vardır, ses düzeni vardiır, ama benim gözlerim ve duyup konuşmam farklıdır.

    Abdullah amca çocuğun feraset ve anlayışını çok beğenmişti.
    Sorduğu sorulara aldığı cevaplar, gayet mantıklıydı ve berrak bir imana işaret ediyordu.
    Aslında buradaki işi bitmiş, kimlik numarasını çoktan almıştı; ama muhabbete devam etmek istedi.

    - Peki varlığına inandığın Rabbin için ne yapman gerektiğine dair ne biliyorsun?
    &nbs p; - Ne yapmam gerektiğini biliyorum amca, fakat ne kadarını yapabildiğim hususunda kendimi yeterli görmüyorum.
    - Ne bildiğini söylersen, neler yapabileceğine dair yardımcı olabilirim belki evlâdım.
    - Neler yapmam gerektiğine dair şuradan biliyorum amca:
    Öncelikle, Rabbim bana bir gönül vermiş. Kendisini bilmeyi nasip edip muhabbetini gönlüme yerleştirmiş.
    Ben de gönlümde sadece O'na ve sevdiklerine yer vermeliyim,
    O'nun istemeyeceği şeyleri gönlümden uzak tutmalıyım.

    İkinci olarak bana verdiği dili razı olmayacağı sözlerden korumalıyım. Her zaman O'nu soylemeli, O'nu anlatmalıyım.
    Son olarak bana verdiği bu bedeni onun razı olacağı şekilde kullanmalı, bir gün toprak olacak vücudumu
    O'nun yolunda eskitmeliyim. Benim bildigim bundan ibaret.|

    - Ee evlâdım daha ne yapacaksın, başka bir şey kalmadı ki!
    - Efendim yapmalıyım, etmeliyim diyorum ama, bal demekle ağız tatlanmıyor ki!
    Gidilecek yolu bilmek ayrı, usuluyle yolda yürüyebilmek apayrı bir şey|
    Yine bilgisayar tabirleriyle söylemek gerekirse,
    Şeytan denilen melun HACKER, benim sistemimde ki NEFS virusunu aktif hale getiriyor.
    Üstesinden gelebilene aşk olsun. Etkili bir antivirus programı bulmam lazım belki de..

    - Ben biliyorum, dedi Abdullah Hoca ve ekledi: NAMAZ
    - Eveeet amca, NAMAZ anti-virus programlarından birisidir. Hayat sistemine kurup, gunde beş kere da bağlanırız
    Böylece sürekli güncellenir.

     
  2. semazen

    semazen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    23 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    559
    Beğenilen Mesajlar:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: bilgisayar ve iman...
    Paylaşım için teşekkürler canımm
     
  3. Ayışık

    Ayışık Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Eylül 2008
    Mesajlar:
    2.424
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    adana
    Cevap: bilgisayar ve iman...

    emeğine sağlık
     
bilgisayar ve iman... konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Bediüzzaman ve İman Hizmeti

    Bediüzzaman ve İman Hizmeti

    (1931’de Irak’ın Musul şehrinde dünyaya geldi. 1980 yılında Bediüzzaman Said Nursî ve Risale-i Nur Külliyatını tanıyan Edib İbrahim Debbağ’ın Bediüzzaman’ın hayatı ve fikirleri konusunda yayınlanmış 5 kitabı ve çok sayıda makaleleri bulunmaktadır.) Biz Araplar zaman ve mekân bakımından uzak olsak da Bediüzzaman Said Nursî’yi tanıma ve anlama bakımından bir cihette daha büyük bir imkâna...
  2. iman ve inkar

    iman ve inkar

    Bir kafirin iman ettiğini görmesi hidayet bulup müslüman olmasına, Esasen müslüman olduğu halde iman ettiğini görmek, imanın hakikatine ulaşmaya vu şuurlu olarak İslamı yaşamaya; Her türlü erdem ve yüceliği inkar etmek zulme, Bir batılı, dinen hükümsüz oolan şeyi ve tağutu inkar etmek hakkı tutup kaldırmaya, batılı ve münkeri reddetmeye, Hak olan şeyi ve İslam dininin mukaddes saydığı...
  3. İmam ve Rahibe şoku!

    İmam ve Rahibe şoku!

    İmam ve Rahibe porno şoku! İnanılması imkansız ama imam ve rahipler aynı suçtan polis tarafından gözaltına alındı. Suçları ise çocuk pornosu! İtalya'da İletim Suçları bölümü tarafından bir süreden bu yana yürütülen takip sonucu, 37 ilde eş zamanlı yapılan operasyonlarda 98 aralarında rahip ve imamların da bulunduğu 98 zanlı gözaltına alındı. 2007 yılında...
  4. ahireta iman ve ahirete imanın hayatımıza etkileri

    ahireta iman ve ahirete imanın hayatımıza etkileri

    ahirete iman? ahite imanın hayatımıza etkileri
  5. kadın ve imam nikahı

    kadın ve imam nikahı

    merhaba ben 4 aydır eşimden ayrı yaşıyorum. Kocam kocalık vazifelerini yerine getirmiyordu.Namaz kılmıyor, oruç tutmuyor, çalışmıyordu. Münasebetimizden sonra güsul abdestide almıyordu. bütün bunlar nedeniyle ben onu uyarıncada beni dövdü. Şimdi ben bu adamı nasıl boşayacağım boşamak için yüzüne mi söylemem gerekiyor. Mehir olarak vaadettiklerini zaten vermemişti.resmi işlemler için gün...

Sayfayı Paylaş