gebe
  1. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.023
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0

    Bilim, Değişim ve Otizm Tanımı Bilimsel Mi?

    Konu, 'Engelliler dünyası' kısmında Bilge Gökçen tarafından paylaşıldı.

    BİLİM: "Evrenin ya da olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneysel yöntemlere ve gerçekliğe dayanarak yasalar çıkarmaya çalışan düzenli bilgi." "Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir ereğe yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci."
    Bilimin devamlı bir değişme içinde olduğu ve bu değişimin de bilimin en önemli özelliklerinden biri olduğu, bilim tarihine kısa bir göz atıldığında hemen görülecektir. Bilim hiç bir zaman tam doğrulara ulaştığını iddia etmez ama sanki doğrulara ulaşmış gibi davranır. Bir yandan var olan verilerin doğruluğunu yeni bilgilerle karşılaştırarak araştırır. Bilim tarihindeki önemli fikirlerin çoğu genellikle sıçrama noktaları şeklindedir ve bu köklü değişimlere birçok örnek vardır: uzun yıllar devam eden durağan evren modeli, 2 bin yıllık Öklid geometrisinin yetersizliği, peşinden yıllarca koşulan "eter"in elden uçup gitmesi gibi... Bir dönem bölünemeyen en alt parça olarak adlandırılan "atom"un, aslında daha alt parçacıklar olan proton, nötron ve elektronlardan oluştuğu anlaşıldığında bir irkilme yaşandı... Ardından proton ve nötronların da aslında temel yapı olmadığı, onların da kuarklardan oluştuğu anlaşıldı. Ve bu değişim aslında bilime hiç de yabancı olmayan bir tavırdır. Çünkü bu bilimin temel özelliğidir.
    On dokuzuncu yüzyılın sonlarında, atom düşüncesi bir çok bilim adamı tarafından biliniyordu, biliniyordu fakat henüz evrensel olarak benimsenmiş değildi. Kısmen Newton ve Dalton'un mirası nedeniyle, İngiltere'de atom kuramlarını kullanma yönünde bir eğilim vardı. Öte yandan, Almanya'da atomculuğa karşı direnç sürüp gidiyordu. Bu tam anlamıyla, Alman fizikçi ve kimyacılarının atomlara kesin şekilde inanmadıklarını göstermiyordu. Ama Viyanalı Enst Mach'ın (1836-1916) etrafında oluşan ampirik felsefe okulunun etkisi altındaydılar ve çoğu - atom gibi - doğrudan gözlenemeyen şeyleri kuramlarına sokmaya çekiniyordu. Diğerleri, örneğin Ludwing Boltzmann (1844-1906) ısı ve benzeri olayların kuramlarını oluştururken atom varsayımını kullandı; fakat meslektaşlarınca horlanmaya katlanmak zorunda kaldı. Dediklerine göre, 1906'da Boltzmann'ın kendini öldürmeinde Mach tarftarlarının Boltzmann'ın çalışmalarına karşı çıkmalarının da payı vardır.
    ...
    Şimdi biliyoruz ki, Kaufmann'ın sonuçları gerçekten de Thomson'unkilerden daha doğruymuş. Fakat Kaufmann bir temel parçacık keşfettiği iddiasında bulunmamıştı; çünkü Hertz ve Almanya ile Avusturya'daki öbür fizikçiler gibi, Kaufmann'da, "atom gibi doğrudan gözlenemeyen varsayımsal varlıklarla ilgilenilmesi bilim dışıdır" diyen Viyanalı fizikçi ve felsefeci Ernst Mach (1836-1916) ve çevresinin bilim felsefesinden şiddetle etkilenmişti. Günümüzde elektron adını verdiğimiz katot ışını parçacığını Thomson'un keşfettiğini söylemekten kaçınmak zordur; çünkü o, Mach ve Kaufmann'ın tersine, temel parçacıkların keşfedilmesini fiziğin bir parçası olarak görmüştü.(1)

    Gördüğünüz gibi, eğer vaktinde göremedikleri için insanlar atom diye bir şey yoktur, bu bilim dışıdır deselerdi şu anda fizik, kimya vb. gibi bilimler hala iki düzüne kadar elementle ilgileniyor olacaktı. Oysa ileri görüşlü kimi insanlar her türlü aşağılanmayı, alay edilmesini ve bilim dışı sayılmayı göze alarak bize fizik ve kimya biliminin gelişmesini ve en önemlisi kuantum fiziğini hediye etmiş oldular.Ve tabii ki günümüzde aşağılananlar yer değiştirdi.

    Einstein'in 1901 yılında, görelilik teorisinin Zürih üniversitesi tarafından reddedilmesi, ardından yine 1905 yılında da ısrarı üzerine "anlaşılmaz/garip" yanıtının verilmesi buna örnektir. 1919 yılında ise görelilik teorisini dünyada anlayanların, Einstein'ın ifadesi ile 12 kişi olması çok şeyler anlatır.
    Son olarak şunu söylemek istiyorum, bir bilimin şunları sağlaması gerekir:
    a) olayın oluş nedenini saptamak
    b) olayın oluş biçimini açıklamak
    c) olayın sonucunu anlamak
    d) bu bilgileri aynı durumu sıfırdan, yeniden yaratmak için kullanabilmek
    Bilimin bunları yapabilmek için şunlara gereksinimi olduğu bilinir:
    a) gözlem
    b) varsayım geliştirme
    c) deney (deneme - yanılma)
    d) sonucu değerlendirme
    Yani bu tanımlardan da anlaşılacağı üzere bir çalışmaya başarısız yada yanlış demekle bilimsel değil demek çok farklıdır.... Zaten bilim tanımında yanılabilirlikte vardır. Zaten şüphenin olmadığı yerde araştırmada olmaz bilimde olmaz.
    Bilimi güçlü kılan bilimsel araştırma denen, sonuçların sürecidir.Yani bilimsel araştırmaların sonunda bilimsel bilgi elde edilir. O zaman bilimsel araştırma sürecini bilimin dışında tutamayız.
    Karl Popper'e göre yanlışlanabilirlik ölçütü bilim kuramının temelidir. Kötü bir teori belirsiz tahminlerde bulunur, bunları test edemeyeceğimizi öngörür, Açık ve berrak olmayan bir teorinin yanlış olduğunun ortaya konması zordur. Bugüne kadar otizme hastalık denmemesinin nedenide budur. Çünkü günümüze kadar açık ve berrak bir teori yoktu. Yani bugüne kadar yapılan otizm tanımı ne kadar bilimseldir? Olayın oluş nedeni saptanamamıştır, olayın oluş biçimi açıklanamamaktadır, bilgiler aynı durumlar için kullanılamamaktadır, tek yumurta ikizlerindeki sadece birinin otistik olma nedeni bile açıklanamamıştır. Bilimsel veri denilen şey sadece gözleme dayanarak istatistiki davranış özellikleri toplamak değildir.

    Kaynaklar
    (1) Tübitak Popüler Bilim Kitapları serisi - Steven Weinberg - Atomaltı Parçacıklar....

    rehabilitasyon.com


     
Bilim, Değişim ve Otizm Tanımı Bilimsel Mi? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Bilimsel bilim 'evrim çöküyor' dedi

    Bilimsel bilim 'evrim çöküyor' dedi

    Yaratılışçıların körü körüne saldırdığı, Yaratılış düşmanlarının körü körüne savunduğu evrim teorisi, elde edilen son bulgularla bilimsel tutarlığını iyice yitirmeye başladı. 09 Ağustos 2007 09: Evrim teorisi konusunda yıllardan beri devam eden tartışmalarda dün yeni bir sayfa açıldı. Dünyaca ünlü bilim adamları son yıllarda fosiller üzerinde yapılan incelemenin teorinin şimdiki halini...
  2. Otİzmİn Tanimi Ve Belİrtİlerİ

    Otİzmİn Tanimi Ve Belİrtİlerİ

    otizm çeşitleri otizmin çeşitleri otizm belirtileri tanımı yetişkinlerde belirtileri [align=justify]Otizmin tanımı ve belirtileri Çocuklarda otizm, beyin sistemindeki fizyolojik fonksiyonların, kimyasal dengenin bozulmasıyla, 3 yaşından önce ortaya çıkan, yaygın gelişimsel bir bozukluktur. Otizm genetik nedenlere bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Otizmin belirtilerini dil gelişimi, iletişim,...
  3. ALLAH VE BİLİM FARKLI ŞEYLER MİDİR?, Bilim O'nun Sanat dilidir...

    ALLAH VE BİLİM FARKLI ŞEYLER MİDİR?, Bilim O'nun Sanat dilidir...

    Bilim insanoğlunun aklını kullanarak, evreni araştırmasının sonucu bir kısım mevcut varlık üzerinde tasarruf yaparak bir kısım ürünlere ulaşması eylemidir. Bilim adamı kendisine verilen aklı kullanır, kendisine verilen madde materyalini değerlendirir. Var edilmiş nesneler üzerine yoğunlaşır, işleyişlerine açıklamalar ve isimlendirmeler getirir, yeni sentezlere verilere ulaşır. Bu durumda...
  4. Bİlİm Ve Bİlİmsel YÖntem

    Bİlİm Ve Bİlİmsel YÖntem

    BİLİM VE BİLİMSEL YÖNTEM Bilim: Tarafsız gözlem ve deneyler sonucu elde edilen düzenli bilgiler topluluğudur. Bilimsel Problemin çözümü sırasında aşağıda verilen çalışmalar yapılır. 1-)Problem tespit edilir.Sonra açık ve anlaşılır şekilde ifade edilir. 2-)Gözlemler yapılır. Nitel Gözlem: Duyu organlarıyla yapılan gözlemdir. ör: Hava çok sıcak , sert tahta vb. Nicel Gözlem: Ölçü aleti...
  5. Bilimin Geçirdiği Değişim Ve Gelişmeler nelerdir lütfen yazın

    Bilimin Geçirdiği Değişim Ve Gelişmeler nelerdir lütfen yazın

    Merhaba millet ben sizden Bilimin Geçirdiği Değişim Ve Gelişmeler nelerdir diye bildiklerinizi benimle paylaşmanızı rica ediyorum.

Sayfayı Paylaş