gebe
  1. PaSikA

    PaSikA Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    28 Kasım 2007
    Mesajlar:
    21.238
    Beğenilen Mesajlar:
    598
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    İstanbul

    Bilim olarak sosyoloji

    Konu, 'Sosyoloji bilimi' kısmında PaSikA tarafından paylaşıldı.

    Maurice Duverger Sosyolojinin gelisimi, toplumsal olaylarin da doga bilimlerinin kulandigi yöntemlerle incelenebilecegi temel düsüncesine baglidir. Comte'un baslangiçta kullandigi "toplumsal fizik" adinin olsun, toplumsal olaylari "birer nesne gibi" ele almak gerektigini söyleyen Durkheim'in formülünün olsun, kökeninde bu yatar. O dönemde sosyolojinin, doga bilimleri gibi, olaylari oldugu gibi betimleyebildigi ve böylece, "deger yargilari" yerine, "gerçek yargilari" gelistirebildigi oranda bir bilim olduguna inanilmaktaydi. Bu tutum, gerçek bir düsünsel devrim olusturmustur. Daha önceleri, birkaç ender olagan disi kisi bir yana birakilirsa 'Aristo, Makyavel, Jean Bodin ve özellikle Montesquieu) toplumsal olgular, esas olarak felsefi ve ahlaki açidan incelenmekteydi. Toplumun ne oldugu degil de, insan dogasina ve insan yasantisinin amacina, v.d. iliskin dinsel ve fizik ötesi birtakim inançlara göre toplumun ne olmasi gerektigi tanimlanmaya calisilmakta yani deger yargilarina varilmaktaydi. Insan ve toplumun, "birer nesne gibi" bilimsel sekilde incelenebilecegi düsüncesi bile, kutsal seylere karsi bir saygisizlik olarak görülmekteydi. Gerçekten de toplum bilimi düsüncesi ile insan özgürlügü arasinda mutlak bir çeliski oldugu kabul edilmekteydi. Bilim kavrami o zamanlar, kesin bir gerekircilige (determinizm) dayandirilmisti. Buna göre bir A öncülü her zaman bir B sonucu verecekti ve zaten bilimsel yasa da ikisi arasindaki bu baglantida ifadesini bulacakti. Bu, B'nin kaçinilmaz sekilde A'yi izlemesini engelleyecek herhangi bir gücün araya girmeyecegini varsaymaktadir. Bu anlamda sosyolojik yasa kavrami, insanin özgür olmadigini kabul eder. Özgürlük kavrami, geleneksel gerekercilige karsidir. Özgür olmak, kendi kendini, hiç degilse kismen belirleme olanagina sahip olmak yani bütünüyle disardan belirlenmis olmamak demektir. O halde geçen yüzyilin bilim adamlari, toplum bilimlerinin varligini olanakli kilmak için tümüyle aldatici saydiklari insan özgürlügünü yadsima yolunu seçmekteydiler. Bu sekilde bitmez tükenmez birtakim felsefi tartismalara girisilmekteydi. Bugün bunlar asilmistir. Artik gerekircilik bundan çok farkli bir biçimde, istatistik bir gerekircilik olarak anlasilmaktadir. Bu, özgürlük kavramini yadsimaz; yalnizca, somut kosullarin olasi sonuçlarini ifade eder ki özgürlük, bu kosullar içerisinde kullanilabilir. Parislilerin % 60'inin 15 Agustos'ta baskenti bosalttiklarini söylemek Parislilerin herbirinin o gün kentte kalmak ya da uzaklasmak özgürlügünü sinirlamamaktadir. Bu istatistik gözlem yalnizca, toplumsal aliskinliklarin Parislileri 15 Agustos'ta Paris'ten kaçmaya zorladigini ve insan istemlerinin içerisinde belirlendigi toplu kosullarda bir degisme olmadigi takdirde % 60'inin bu daha yüksek egilime karsi çikmak yerine onu izlemeyi seçme olasiliginin daha yüksek oldugunu söylemektedir. istatistik gerekircilik, olasilik terimleriyle toplu davranislari ifade ettiginden, bu topluluklari olusturan bireylerin belli özgürlüklere sahip olduklarini göz önünde bulundurmaktadir. Istatistik gerekircilik ilkin, toplum bilimlerine temel olmustur, sonradan fizik bilimlere de az çok yayilmistir. Artik burada da A unsurunun mutlak bir B unsurunun ortaya çikmasina yol açtigi söylenilmemekte, A'nin ardinda B'nin görülme olasiliginin su ya da bu kadar oldugu söylenilmektedir. Çogu durumda bu olasilik oldukça yüksektir ve karsit olasilik hemen hemen yok gibidir. Yine de atom düzeyinde durum biraz farklilik gösterir. Söyle ki, burada bi A faktörünün ardindan, her biri de bir hayli yüksek olasilikla (B, C, D, E) gibi birçok hipoaaain gerçeklesmesi mümkündür. Böylece bugün XIX. y.y. sonuna göre, fizik ve toplum bilimleri karsilastirmasina degin görüsler tersine dönmüstür. Eskiden, toplum bilimleri, o zaman mutlak kabul edilen fizik gerekirciligin bulundugu varsayilarak, fizik bilimlere göre düzelenmekteydi. Bugün ise fizik gerekirciligin toplum bilimlerinin örnegini verdigi istatistik gerekircilik görüntüsüne uygun biçimde göreceli (relatif) oldugu kabul edilmektedir. (Siyaset Sosyolojisi'nden alinmistir)
     
Bilim olarak sosyoloji konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Bilim olarak biyoloji.

    Bilim olarak biyoloji.

    BİR BİLİM OLARAK BİYOLOJİ Canlıların bütün özelliklerini ve hayat olaylarını inceleyen bilim dalına biyoloji denir. Zooloji: Hayvan bilimi Botanik: Bitki bilimi Anatomi: Yapı bilimi.Vücudun iç yapısını inceler. Morfoloji: Şekil bilimi.Vücudun dış yapısını inceler. Histoloji: Doku bilimi. Sitoloji: Hücre bilimi. Protoloji: Tek hücrelileri inceler. İhtiyoloji: Balıkları inceler....
  2. Sosyoloji Bilimi Ve Tarih Bilimiyle Ilişkisi

    Sosyoloji Bilimi Ve Tarih Bilimiyle Ilişkisi

    Içinde Yaşadığımız Dünya Birçok Değişmenin Yaşandığı Birçok Sorunların Ortaya çıktığı Bir Dünyadır. Bunlara Bağlı Olarak Günümüz Insanı Geleceğe Ilişkin Kaygı Duymaktadır. Ancak Bu Kaygının Yanı Sıra Eskiye Göre Yaşamımızı Denetleyebilecek Daha Iyiye Götürebilecek Olanaklara Sahiptir. Birçoğumuz, Gelecekte Değişmenin Yönü Ne Olacak, Dünya Nasıl Bir Yaşama Doğru Gidiyor, Geçmişe Göre...
  3. Sosyolojinin Diğer Bilimlerle İlişkisi

    Sosyolojinin Diğer Bilimlerle İlişkisi

    psikoloji ile sosyolojinin ortak konuları psikoloji ve sosyolojinin ortak konuları ile nelerdir sosyoloji hangi bilimlerle ilişkilidir diğer bilimlerle ilişkisi A. Sosyoloji ve Tarih: Yer ve zamanı belli Tarih, toplumların ortaya çıkma, gelişme, dağılma ve çözülme devrelerindeki somut sosyal olayları belgelere dayanarak incelemeye çalışan bir bilimdir. Sosyoloji ise, bu sosyal olayları...
  4. Sosyoloji Bilimi

    Sosyoloji Bilimi

    AİLE KURUMU Evlilik, kan yada evlat edinme bağlarıyla birbirine bağlı, tek bir hane halkı oluşturan, karı-koca, ana-baba, kız ve oğul, kız ve erkek kardeş olarak herbiri kendi toplumsal konumu içinde birbirlerinin karşılıklı etkileyen, ortak bir kültür yaratan, paylaşan ve sürdüren bireyler grubu. Ayrıca aile topluluğu, tek bir hane halkını oluşturduğu için çoğu kez hane halkı terimiyle...
  5. Sosyolojİ

    Sosyolojİ

    Sosyolojinin gelişmesinin gecikme nedenleri:  Toplumsal olaylara bilimsel yöntemin uygulanamayacağı kasını,  Gelenek,görenek,ön yargı,çıkar gibi nedenlerle yeniliklere ve toplumsal değişmelere direnç gösterme,  Bilimin dine karşı olduğu inancı, İnsan yaşamının bazı yönlerinin dokunulmaz sayılması. Sosyolojinin incelediği başlıca konular:  Toplumsal kişi, kişinin toplum içindeki yeri, ...

Sayfayı Paylaş