gebe
  1. mislinay

    mislinay Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Kasım 2007
    Mesajlar:
    8.130
    Beğenilen Mesajlar:
    39
    Ödül Puanları:
    0

    Bir annenin teslimiyeti

    Konu, 'Hayatın İçinden & Hayata Dair Herşey' kısmında mislinay tarafından paylaşıldı.

    İlk eşi Hz. Sâre’den çocuğu olmayan Hz. İbrahim, daha sonra Hz. Hacer’le evlenir. Hz. Hacer validemizden Hz. İsmail dünyaya gelir. Hz. Sare validemiz bu doğuma çok sevinir, ancak zamanla kadınlık hislerine hakim olamaz ve kıskançlık göstermeye başlar. Aklı bu yersiz kıskançlığa hayır diyorsa da hisleri buna isyan ediyordu. Bu sebeple Hz. İbrahim’in evinde her geçen gün huzursuzluk daha da artmaya başlamıştı. Hz. İbrahim (aleyhisselam) ilahi emir üzerine Hacer validemizi ve henüz emzikten kesilmemiş olan oğlu Hz. İsmail’i yanına alarak yola çıkar. Bu göçün zâhirî sebebi Hz. İbrahim’in iki eşi arasındaki kıskançlık olsa da, aslında, o mahzun anne ve masum bebek kaderin hükmüne boyun eğmeli; asırlar sonra gelecek “insanlık ağacının en kıymetli meyvesi”ne zemin hazırlamak için hicret etmeliydi. Uzun bir yolculuktan sonra nihâyet Mekke’ye varırlar. O günün Mekke’si, etrafı yanık dağlar ve kara çehreli kayalıklarla çevrili, kalblere ürperti veren, ekin bitmez, kervan geçmez bir vadiydi. Orada ne içecek bir su, ne de kendisinden su istenecek bir canlı vardı. Hakk’ın Halîl’i, sadece bir kırba ve birkaç hurma vererek, bu iki muhaciri bomboş vadinin ortasına bırakmış, gönlünü kavuran bir hicran ve yanaklarından süzülen gözyaşlarıyla Şam’a gitmek üzere oradan ayrılmıştı. Geri dönüp ardına bakmaktan bile kaçınıyor, hızlı adımlarla bir an önce gözden kaybolmak istiyordu. Hazreti Hacer, birkaç defa “İbrahim!..” diye seslense de, o cevap verememiş; merhamet ve şefkatinden dolayı emre muhalif davranmaktan, hayatının neşesi bu iki insanı böyle bırakıp gidememekten korkmuştu. Ciğeri yanan mahzun kadın, iç çekişlerine mani olabildiği bir an, son bir kez daha, - Ey İbrahim, bizi kime bırakıyorsun!.. Yoksa bu, Allah’ın emri mi? deyince, o Yüce Nebî yine arkasına dönmeden,
    - Evet, bu Rabbimizin emri, diyebilmişti. Ve o andan sonra artık Hacer gözyaşlarına “dur” emrini vermiş,
    - Git ey İbrahim! Bu madem Allah’ın emri, O bizi zayi etmeyecek, yalnız bırakmayacaktır, diye seslenmişti.
    Bu kavruk, kupkuru, haşin dağların, katılaşmış lavların ortasında, uzak vadinin derinliklerinde yalnız bir çocuk ve çaresiz bir kadın. Susuz, kimsesiz, barınaksız nasıl olacak?!. Yaşamak için su gerekir; bebek süt, insan yârân, kadın kollayıcı, anne hâmî, yalnız dost, güçsüz yardımcı ister!.. Fakat emir, O’nun emri değil mi? O istemedi mi hicreti; O’nun muradı değil mi ayrılıklar, geçici yalnızlıklar? Öyleyse, tevekkül, mutlak tevekkül gerekirdi.
    Cenab-ı Hakk’ın çağrısına cevâben göçe katlanan Hz. Hacer, kendini O’na teslim eder. Şehirden, hayatın içinden ayrılarak bu susuz, ıssız, çorak vadiye yerleşmeye de O’nun emri olduğu için katlanacaktır. O katıksız bir tevekkül ve iman gücüyle bütün ince hesapları, kuru mantığı bir tarafa bırakmış ve yalnızca Yaratan’ına sarılmıştır. O’nu sevmiş, gönlünü bütünüyle O’na vermiş ve sadece O’na dayanmıştır.
    Fakat Hz. Hacer, açlıktan ağlayan bebeğinin yanında mucize bekleye bekleye oturup durmaz. Tevekkülü, boş ve gayretsiz bekleme olarak anlamaz. Yavrusunu Allah’a emanet eder; kendisi de Allah’a derin itimad duygusuyla doğrulur; Safâ-Merve arasında koşmaya, çırpınmaya durur. Ve Hz. Hacer’in hiç ummadığı bir anda, hiç beklemediği bir yerden niyazın gücü ve Allah’ın rahmetiyle ilâhî lütuf gelir. İsmail’in ayaklarının önünde melek kanadıyla açılan öteler kaynaklı arktan su fışkırmaktadır. Taştan doğan hayat kaynağı tatlı pınar öyle gür akmaktadır ki; sevinç ve şükür çığlığı koparan bahtiyar anne “zem zem!” diye bağırmak zorunda kalır. Rivayetlere göre, “zem zem” o günkü dilde “dur dur” demektir.
    Hz. Hacer validemiz, zemzem sayesinde hem susuzluğunu hem de açlığını gidermiş; bebeğine de süt emzirip onu büyütmeye başlamıştır. Çok geçmeden, Allah Teâlâ, Yemenli Cürhüm kabilesinden bir yolcu kafilesini Kâbe’nin bulunduğu yöne sevk etmiştir. Zemzem’i gören yolcular, burayı yurt edinmeye karar vermiş; böylece Hacer validemizin ve Hazreti İsmail’in yalnızlıkları da sona ermiştir. (Buhari, 3184; Beyhaki, 9153)



    [SIZE=+1]Hikayeden çıkarılacak bazı dersler[/SIZE]
    1. İnsan, Allah’ın emirlerini her şeye rağmen O’nun emri olduğu için katlanmalı ve teslim olmalıdır. O’nu sevmeli, gönlünü bütünüyle O’na vermeli ve sadece O’na dayanmalıdır.
    2. Tevekkül boş ve gayretsiz bir bekleme demek değildir. Bir insan hangi şartlarda olursa olsun sebepler planında gereken ne ise onu yaptıktan sonra tevekküle sığınmalıdır. Bu, Allah’ın bir kanunudur
    ailem.zaman.com.tr

     
  2. meleklerin sultanı

    meleklerin sultanı Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Nisan 2008
    Mesajlar:
    588
    Beğenilen Mesajlar:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Cevap: Bir annenin teslimiyeti
    Teşekkürler emeğine sağlık....
     
  3. MaWiM

    MaWiM ♥Ben Aşık Olduğum Adamın Aşık Olduğu Kadınım♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    25 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34.164
    Beğenilen Mesajlar:
    2.213
    Ödül Puanları:
    113
    Cevap: Bir annenin teslimiyeti

    evet canım tevekkül boş ve gayretsiz bir bekleme demek değildir. Bir insan hangi şartlarda olursa olsun sebepler planında gereken ne ise onu yaptıktan sonra tevekküle sığınmalıdır. paylaşımın için teşekkürler canım güzel bir paylaşımdı:)
     
  4. nisan

    nisan Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    5 Ocak 2008
    Mesajlar:
    5.707
    Beğenilen Mesajlar:
    15
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    isvicre
    Cevap: Bir annenin teslimiyeti

    gercekten cok guzel paylasimdi emegine yüregine saglik
     
  5. CaRiZmA

    CaRiZmA Vip Melek Üye

    Kayıt:
    12 Nisan 2008
    Mesajlar:
    6.487
    Beğenilen Mesajlar:
    43
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    Stuttgart/SIVAS
    Cevap: Bir annenin teslimiyeti
    Emegine saglik...
     
Bir annenin teslimiyeti konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Teslimiyet

    Teslimiyet

    Gayb âleminden zuhur eden şeylere razı olmaya teslimiyet denir. Yağmurun yağması, rüzgârın tesiriyle meydana gelen hâdiseler, bitkilerin yeşermesi, ölmesi, zelzele gibi felâketler vs. bütün hepsinin Allah'ın iradesiyle olduğunu kabul etmek ve teslim olmak, teslimiyetin şartlarından en önemli olanıdır. Kaza ve belâ yalnızca Allah'tan gelir. Meşîet-i Hüdâ (bütün bunların Allah'tan neş'et etmesi)...
  2. çinli bir kardeşemizin,islama karşı teslimiyeti!!!!!

    çinli bir kardeşemizin,islama karşı teslimiyeti!!!!!

    AŞagidaki yazilan yazi hikaye degildir,gercek yasanmis bir olaydir.. bir kardesimiz yayinlamis,uzun diyerek okumamazlik yapmayalim, Allah rizasi icin okuyalim...... Bundan altı, yedi ay önce Çin'in değişik bölgelerinden on kişi İstanbul'a gelir. Bu on kişi sıradan insanlar değildir. Bunların ortak özelikleri yeni Müslüman olmalarıdır. Umre için İstanbul üzerinden Arabistan'a gideceklerdi....
  3. Bir Anne¨¨den Tüm Annelere

    Bir Anne¨¨den Tüm Annelere

    Çalışan Anneler Dışarıda hava hala karanlık... Yağmurlu, soğuk bir hava� Çocuğunuz yumuk yumuk gözlerini açmış, size gülücükler atıyor. Kollarını kaldırmış ve sizin kucağınızda olmayı, keyifle oyun oynamayı talep ediyor� Ancak sizin işe gitmek için hazırlanmanız, hatta belki de onu da, siz işteyken ona bakacak bir akrabanızın yanına götürmek için hazırlamanız gerekiyor.Siz hazırlanırken, ya...
  4. Bir annenin ağzından''anne olmak''

    Bir annenin ağzından''anne olmak''

    Topuksuz ayakkabılarla da şık olunabileceğini bilmeyecektim. Hamileliğim esnasında 80'li kilolara kadar çıkıp kendi çapımda ilk defa bir alanda rekorumu kıramayacaktım. O küçücük ellerle renkli kartonlardan yapılmış bir kâğıt parçasının bu kadar değerli olabileceğini öğrenemeyecektim. Kan yapsın diye danadili haşlayıp üzerine yumurta kırıp ağzının tadına da uysun diye çikolatalı pudingle...
  5. Teslimiyet ( Submission )

    Teslimiyet ( Submission )

    teslimiyet submission Teslimiyet, İstanbul’un dört travestinin mücadelelerini ele alıyor. Sanem, beraber yaşadığı üç travestiyle birlikte seks işçisi olarak hayatını kazanmaktadır. Mahalleye yeni taşınan Gökhan’ın ilgisini çekmeyi başarır. İkili arasında suskun bir ilişki başlar. Oturduğu ev beklenmedik olaylarla sarsılırken, Sanem, Gökhan’ın yanına sığınmak zorunda kalır. Ve Gökhan’ın...

Sayfayı Paylaş