gebe
  1. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.023
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0

    Bir Arkadaşıyla Başı Dertteyse

    Konu, 'Rehberlik' kısmında Bilge Gökçen tarafından paylaşıldı.

    Bir Arkadaşıyla Başı DertteDoç. Dr. Nilüfer Darıca Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi




    Bir insanın herhangi bir olaya ya da bireye karsı geliştirdiği tutumlar, onun kişiliği doğrultusunda şekillenir. Kişilik ise insanı başkalarından ayıran tutum ve davranış örüntülerini içeren tüm ruhsal özelliklerden oluşur. Diğer bir deyişle, bir insanın tüm İlgilerini, tutumlarını, dış görünüşünü ve çevresine uyum biçimini kapsar.
    Genelde ev dışındaki ortamlarda yaşıtları tarafından ezilen, hor görülen ya da istenen davranışlar sergilemesi yönünde baskıya maruz kalan çocukların hem kendi kişilik gelişimlerinde bazı olumsuzluklar söz konusudur hem de anne babaları tarafından yetiştirilme biçimlerinde...

    Okula başlama, çocuğun yaşamındaki en önemli dönüm noktalarından biridir. Bu süreç ve onun gerektirdiği uyum, çocuk yönünden belli düzeylerde zihinsel, duygusal ve sosyal olgunluğa ulaşmış olmayı gerektirir.Her şeyden önce çocuk o güne kadar son derece güvenli, her türlü kuralını, kendisinden nelerin beklediğini bildiği, her sıkıntılı durumda yanında anne ve babasını bulduğu bir ortamdan, hiç bilmediği bir ortama girmiştir.

    Çotuk için yepyeni bir çevre olan okulda uyulması gereken kurallar, yerine getirilmesi gereken görevler, yeni arkadaşlar ve öğretmenler söz konusudur.
    Özellikle okulöncesi dönemde yaşıtları ile yeterince ilişkiye girememiş çocuklar için okul, kendilerini göz önünde ve korunmasız hissettikleri bir ortamdır. Ailenin ve öğretmenlerin gerekli özeni göstermemeleri durumunda bu çocuklar utangaç, çekingen olabilir ve giderek içlerine kaplanabilirler.
    Anne babanın yanlış tutumu

    Çocuğun korkak, ürkek, çekingen olması, kolayca arkadaş edinememesi ya da güçlü olarak tanımladığımız bazı çocuklar tarafından ezilmesi, baskı altına alınması, büyüme ve kişilik gelişiminde çok önemli rolleri olan anne babasının tutumlarından kaynaklanabilir. Anne babalarda çocuk yetiştirme konusunda genelde sık gözlediğimiz tutumlardan biri aşırı koruma ve kollamadır.

    Okul çağına kadar çocuğa ait her türlü sorumluluk ve görevi ona hiç fırsat vermeden ya da kendi kendine yapabilmesi yönünde gereken ilgiyi göstermeden yerine getiren ebeveynler bu anlamda birer örnektir.
    Tüm hakimiyet ve sorumluluğun ebeveynde olduğu aile ortamında yetişen çocuklar, çoğunlukla ev dışına çıktıklarında kendi kanatları ile uçamaz hale gelir, ailelerinden ayrıldıklarında bocalarlar.

    Evde her dediğini yaptırabilen çocuklar ise arkadaşları arasında sinebilir, bir köşeye çekilerek, diğerlerine karışamayabilir ya da kendilerini yeterince koruyamayabilirler. Kimi zaman bunun tersi de söz konusu olabilir. Bazı ailelerde hiç sınır tanınmaması, çocuğun disiplin uygulanmadan büyütülmesi de onda birtakım davranış bozukluklarına ve uyumsuzluğa neden olabilir.
    Benlik imajı

    Çocukluktan başlayarak insanların çevrelerindekilerle kurdukları iletişim bir yandan insanın toplumsallaşması, öte yandan da kendi benliğini tanımasını sağlar. Çocukların benlik imajları, kendilerini nasıl düşündükleri ve hissettikleri ile ilgilidir. Benliğin gerçekte ne olduğu değil, bireyin kendisi hakkındaki görüşleri, düşüncelerinin benlik imajı üzerinde nasıl etkili olduğu önemlidir.

    Çocuğun gerçek benlik İmajının ne olduğu değil, onun kendi benliğini nasıl yorumladığı bilinirse davranışları daha kolay tahmin edilebilir ve denetlenebilir.
    Çocuğun kişilik, en önemlisi de benlik algısını etkileyen etkenlerden biri anne babası, diğeri arkadaşlarıdır. Hiçbir çocuk benlik kavramına sahip olarak dünyaya gelmez. Bunu doğduğu andan başlayarak ebeveynleri, kardeşleri ve çevresindeki diğer insanlarla ilişkileri sırasında edinir.

    Doğumdan itibaren çocuk, çevresini saran sosyal ve fiziksel çevreye uyum savası verirken en büyük desteğini anne babasından alır. Özellikle anne baba, çocuğun kişiliğinin oluşumunda önemli rol oynayan ilk özdeşim modelleridir. Yaşamın amacı olan ve yaşama anlam katan çocukların sevgi, saygı ve anlayış içinde büyütülmeleri, sağlıklı kişilikler geliştirerek toplumda katılımcı ve üretken bireyler olmaları açısından çok Önemlidir.

    Aile içi ilişkilerde doyum sağlayabilen, anne babası tarafından desteklenen çocuklar uyumlu bir kişilik geliştirerek toplumda olumlu İlişkiler kurup sürdürebilmekte, grup çalışmalarına katılabilmekte, öz saygılarını geliştirerek başkalarının haklarına saygı göstermeyi, sorumluluk alabilmeyi öğrenmektedirler.

    Yaşam boyu karşılaşılabilecek problemleri çözme konusunda kendine güvenen bir çocuk yetiştirmek her anne babanın isteğidir. Buna rağmen anne baba, bazen bu isteğe paralel gitmeyen tavırlar sergiler. Aşırı koruyucu ve kollayıcı tutum bunlardan biridir.
    Genelde bu tip ailelerin yetiştirdiği çocuklar, aşırı korkak, ürkek, kendini ifade etmede zorlanan ve arkadaş edinmede problemler yaşayan çocuklardır. Tüm bu davranışların altında yatan temel neden, anne babanın asın koruyucu ve kollayıcı tutumu karsısında geliştirilen güven eksikliği ya da Özgüven yetersizliğidir.

    Güvensizlik, kişilerde bazı sorunlara temel olabilecek olumsuz bir durumdur. Temelinde güvensizlik olan ufak bir sorun bile, okul başarısızlıkları, uyum güçlüğü, yalan söyleme, tırnak yeme vb. davranış bozuklukları ya da gece işemesi, saç dökülmesi, karın ağrısı vb. psikosomatik bozuklukların başlamasına neden olabilir. Uyumsuzluk gösteren bazı çocuklarda kişilik incelemeleri yapıldığında, bu çocukların genelde kendilerine güvensiz oldukları belirtilmektedir.

    Kendine güven duygusundan yoksun olmak, tüm ilişkilerde yakınlaşmayı, sevgiyi, başarıyı engelleyici bir faktördür. Diğer bir deyişle; kişinin özgüveni, beklenmedik bir duruma uyum sağlayabilecek, zor bir koşula katlanabilecek direnci oluşturan temel unsurdur. Yakınlarının güven duygularından cesaret alan bir çocuğun durumlara yaklaşımı rahat, kavrayışı güçlüdür.

    Özgüven duyguları gelişmiş çocuklar arkadaş gruplarıyla ve yetişkinlerle uygun İletişim kurabilirler. Genelde "sen bunu başarabilecek güçtesin, sana güveniyorum" sözleri, anne babanın çocuklarına gerektiğinde söyleyebilecekleri sihirli sözlerdir. Çocuk başkalarına ve kendine dair yapıcı duygu ve düşünceleri bu biçimde geliştirebilir, sorumluluk alabilir.
    • Bebeklikte sevgi, ilgi ve şefkat eksikliği,
    • Anneden uzun süre ayrı kalmak,
    • Anne babanın eğitimlerinde, baskıcı ve kısıtlayıcı olması
    • Anne babanın evden çekip gideceğini, kendini öldüreceğini söylemesi,
    • Aile yaşantısının sürekli şikayetçi bir ortam İçinde, karşılıklı olumsuz davranış ve tavırlarla sürmesi,
    • Otoriter, katı, hoşgörüsüz aile ortamı,
    • Asın yardımcı bir tavırla çocuğunu kollayan ve onda yetersizlik yaratan bir tutum İdinde bulunulması, çocukta güvensizlik yaratabilir.
    Ona Nasıl Yardımcı Olabiliriz

    • Çocuktaki olumsuz değişiklikleri dikkate almalı, bu olumsuzluğa neden olan kaynağı araştırmalıyız.
    • Kaynak belirlendikten sonra, can sıkıcı durumun yerini, zamanını ve sıklığını araştırmalıyız.
    • Çocuğun verdiği tepkileri belirlemeliyiz.
    • Çocuğun durumdan duyduğu kaygıları önemsemeliyiz.
    • Kaygısını İfade etmesine olanak sağlamalıyız.
    • Tüm duygularını açıkça ifade etmesi için sabırla, konuşmasını beklemeli, ona cesaret vermeliyiz.
    • Durumla ilgili çözüm önerilerini birlikte değerlendirmeliyiz.
    • Ona güvendiğimizi göstermeli, cesaretlendirmeliyiz.
    • Duygusal acılarına karsı duyarlı olmalı, hissettiklerini paylaşmalıyız.
    • Kendisini ezen çocuğa aynı sekildi davranması yönünde öğütler vermemeliyiz.
    • Sınıf içi (okul içi) arkadaşlık ilişkilerini gözden geçirmeliyiz. (Eğer çocuğun kendine güveni azsa ya da çocuk pasifse, tamamen aktif, güçlü çocukların arasına yerleştirilmesi hatalı olacaktır. Sınıf, en azından çocukların davranış özellikleri yönünden dengelenmiş olmalıdır).
    • Onu, özgüveni geliştirici spor, sanat gibi etkinliklere yönlendirmeliyiz.
    • Anne baba ya da eğitimcisi olarak, çocuk yetiştirme tutum ve davranışlarımızı yeniden gözden geçirmeliyiz.


     
  2. esena

    esena Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    14 Ocak 2008
    Mesajlar:
    4.074
    Beğenilen Mesajlar:
    5
    Ödül Puanları:
    38
    Şehir:
    TRABZON
    Ce: Bir Arkadaşıyla Başı Dertteyse
    ellerine sağlık bilgem gerçekten çok güzel konular herkes bunları bilmeli ve çocukları ona göre yetiştirmelidirler
     
Bir Arkadaşıyla Başı Dertteyse konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. sivilcelerle başınız dertte mi?

    sivilcelerle başınız dertte mi?

    Yağ bezlerinin fazla çalışmasının sebep olduğu küçük çıbanlara sivilce denir. Sivilce kesinlikle sıkılmamalıdır. Aksi taktirde ciltte iz kalabilir. Ayrıca çok yağlı ve baharatlı yiyecekler yememek gerekir. Bir su bardağı ekşi nar suyuna yarım su bardağı sirke karıştırn. Bu suya bir parça pamğu batırıp sivilce üzerine kompres yapın. 2 su bardağı suya 2 çorba kaşığı ıhlamur koyup 20 dakika...
  2. CHP'nin başı dertte

    CHP'nin başı dertte

    CHP'nin başı bu kez Almanya'dan alındığı iddia edilen yardım parasıyla dertte! Başsavcılık bu konuda inceleme başlattı. CHP'nin bir Alman vakfından para aldığı iddiaları üzerine harekete geçen Başsavcı Yalçınkaya, Nazizm ve Almanya uzmanı Talip Doğan Karlıbel'den belge istedi. Almanya ve Nazizm uzmanı Talip Doğan Karlıbel, Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın,...
  3. Chris'ın başı dertte

    Chris'ın başı dertte

    sevgilisi Rihanna'yı dövdüğü için Chris Brown sokağa tek çıkamaz hale geldi... sen affetsende Rihanna sevenlerin affetmez... ÖLÜM TEHDİTLERİ ALMAYA BAŞLADI! RİHANNA KENDİSİNİ DÖVEN CHRİS BROWN'U AFFETSE DE, HAYRANLARI ONUN GİBİ DÜŞÜNMÜYOR. BROWN, SON GÜNLERDE ÖLÜM TEHDİTLERİ ALIYOR.. .. Amerikalı ünlü R&B sanatçısı Chris Brown, nereye gitse peşinde bir koruma ordusu eşlik ediyor....
  4. eşimle başım dertte

    eşimle başım dertte

    selam kızlar siteye yeni üye oldum eşimle başım dertte beni deli ediyo bazen ağzı biraz bozuk son zamanlarda kız kardeşi boşanmaya karar werdi 5 aydır ona bakıyo. maddi manevi çok yıprattı bizi. eşim eniştesine küfür ederken bole bir alışkanlık kazandı. bana da lan diye hitap etmeye baçladı. çok cnmı sıkıyo. yapma dedikçe yapıyo. deli olucam. ona nasıl davranmam gerektiğine karar weremiyorum....
  5. Telefonumla başım dertte

    Telefonumla başım dertte

    Telefonu mu seviyorum ancak telefonumda 1 aydan beri bi problem var biri arynca normal olarak konusamiyorummm ses gelmiyor bana ama benim sesim karşıya iletilyor bende hoparlör ü yada kulaklığı takarak konuşabilirim cihazım note 3 Neo 1 hafta önce servise verdim düzeldi 2 güne yine aynı oldu bazıları uygulamalardan ya da kılıf takiysounuz ondanir diyorlar fikri olan var mı arkadaşlar sorunu...

Sayfayı Paylaş