gebe
  1. eylül

    eylül Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    20 Eylül 2007
    Mesajlar:
    199
    Beğenilen Mesajlar:
    3
    Ödül Puanları:
    0

    Bir kıssa /Hz. İbrahim a.s.

    Konu, 'İslam ve İnsan' kısmında eylül tarafından paylaşıldı.

    hzibrahim kıssası hz ibrahim kıssaları hz ibrahimin kıssası hzibrahimin ibrahim Hz İbrahim (s.a.) misafirleri çok severdi. Evine misafir çağırmaktan, onlara ikramda bulunmaktan lezzet alırdı Yolculara karşı da iyi
    davranırdı. Onları evine davet eder, yiyecek-içecek verir, yatacak yer
    gösterirdi. Her sabah. Evinin yanındaki yolun kenarında durur ve
    yoldan geçecek yolcuları beklerdi


    Onları görür görmez de, ikramda bulunmak için evine davet ederdi.
    Başka insanları memnun ve rahat ettirmek onu mutlu ederdi. Bir günü
    sofrasında bir misafir olmadan geçtiğinde rahatsız olur, evinde bir
    yolcu ağırlamamışsa yemeğe kendisi de dokunmazdı.
    Bir ara, yoldan üç gün boyunca hiçbir yolcu geçmedi. Bu durum haliyle
    Hz. İbrahim"i (s.a.) üzdü. Ama bıkmadan usanmadan yola çıkıp ümitle
    beklemeye devam etti. Ufuğa gözlerini kısarak bakıyor, bir yolcunun
    gelmesini istiyordu. Üç gün geçmiş ama hiçbir yolcu gelmemişti.

    Bir sabah, deve üzerinde yaşlı bir adam göründü yolda. Hz. İbrahim çok
    sevindi hemen yaşlı adamı yemeğe evine davet etti. Adam bu daveti
    kabul etti. Evde yemeğe oturduklarında Hz. İbrahim yemeğe başlamadan
    önce "Bismillah" dedi, ama yaşlı adam hiçbir şey demeden yemeye
    başladı. Hz. İbrahim sordu:

    "Neden besmeleyle başlamadın? Bize bu yiyecekleri hediye eden rabbimiz
    hem Rahman, hem de Rahim değil mi? Sunduğu bu rızkı yemeye başlamadan
    önce Onun ismini anmak doğru olmaz mı?
    Yaşlı adamın cevabı:
    "Benim dinimde böyle bir adet yok" şeklinde oldu.
    "Hangi dindensin sen?"
    "Mecusiyim." Adam ateşe tapılan bir dine mensuptu.
    Hz. İbrahim buna çok kızdı ve adamı evinden kovdu.Yaşlı adam oradan
    uzaklaşırken. Hz. Cebrail, Hz. İbrahim"e geldi. Bir mesaj getirmişti.
    Ona, Allah"ın kendisine inanmayan bu adamı 70 senedir
    rızıklandırdığını, ama onun, yani Hz. İbrahim"in bir öğün yemek bile
    tahammül edemediğini bildirdi. Hz. İbrahim hatasını anlamıştı. Hemen
    ihtiyarın arkasından koştu, yetişti ve evine yemeğe devam etmek üzere
    dönmeye ikna etti.


     
  2. Misafir Melek

    Misafir Melek Forum Okuru

  3. Misafir Melek

    Misafir Melek Forum Okuru

    çok teşekkürler

    teşekkür ederim
     
  4. Misafir Melek

    Misafir Melek Forum Okuru

    qqq

    saolun bide bu bir kıssamı odevim varda?
     
  5. 19bjk03

    19bjk03 Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    11 Ekim 2010
    Mesajlar:
    474
    Beğenilen Mesajlar:
    101
    Ödül Puanları:
    0
    Teşekkür ederim ,güzel bir konu.
     
  6. Misafir Melek

    Misafir Melek Forum Okuru

  7. Misafir ßrF!n

    Misafir ßrF!n Forum Okuru

  8. Misafir Melek

    Misafir Melek Forum Okuru

  9. Misafir Melek

    Misafir Melek Forum Okuru

    saolun bu kıssa değilmi ?
     
  10. Misafir Melek

    Misafir Melek Forum Okuru

  11. misafir melek

    misafir melek Forum Okuru

    sağolun ödevim vardı yaptım be!!!!!!!!!!!!
     
  12. mega-fb

    mega-fb Forum Okuru

  13. Kayıtsız Üye

    Kayıtsız Üye Forum Okuru

    hz ibrahim ile ilgili bende bir kıssa biliyorum

    kıssa nedemek gibi bir soruyu anlamıyorum kuran-i-kerim de yazan her ayette bir peygamberin hyatı gizlidir ve dünya 100.000 fazla peygamber oldugunu düşünün ve böyle bir şeyde var fakat ne yazık sadece 29 tanesinin hayatını biliyoruz .
    Sevgili Kardeşim Hz.Muhammedin Kıssa sı yok mu derken ayet olarak Peygamber (sav) efendimizin hayatından ibret verici bölümler soruyorsanız Kıyamete kadar başka bir peygamber ve başka bir din gelmeyecektir. Bu anlamda Hz.Muhammedin Kıssası yoktur.
    Ancak Peygamber (sav) efendimizin hayatını öğrenmek için soruyorsanız bu konuda sayısız kaynak bulabilirsiniz..
    Allah yar ve yardımcınız olsun.....
    --------------------------------------------------------------------------------
    Nuh, Hud ve Salih peygamberlerden sonra yeni bir peygamberin vakti saati gelmişti.

    Babil ülkesinin yeni bir uyarıcıya ve müjdeleyen birine ihtiyacı vardı.

    Şimdi zamanın atmosferine bakalım. Babil imparatorluğu inanılmaz bir refah düzeyi yakalamıştı. Babil’in meşhur Asma Bahçelerinin yeşertildiği zamanlar. Ticaret ve saygınlık deseniz zirvede. M.Ö. ikinci bin yılın başlarından birinci bin yılın başlarına kadar uzun bir hükümdarlık dönemi. Allah onlara nimetini ziyadesiyle vermişti.

    Rivayete göre Babil Kulesi bu donemde inşa edildi. Altın çağını yaşayan Babil’in kalıntıları Bağdat’ta 88km. Uzaklıktaki Hille kasabası yakınlarında bulunuyordu. Bu ihtişam İskender’in bile dikkatini çekmiş, büyük Roma imparatorluğunun başkenti yapmak istemişti.

    Babil, İncil’e göre Nuh tufanından hemen sonra güvenli bir yer olsun diye yapıldı. Görkemli güvenli ve başı göğe değen bir kule inşa etmek istiyorlardı. Tanrı inşaatta çalışan isçilerin dillerini birbirlerini anlamalarını önleyecek şekilde karıştırarak durdurdu. Kule hiç bir zaman bitirilemedi ve insanlar dünyanın dört bir yanına farklı diller konuşarak dağıldılar. Şimdi Babil’in Asma Bahçeleri’nin kalıntıları bile dünyanın yedi harikasından biri olarak görünüyor. Kulenin kaidesinin bir kenarı 91 metreyi geçiyordu.

    Burada Sabiilik dini hakimdi. Ruhlara vemeleklere ibadetle başlayıp sonra da yıldız ay ve güneş namına yapılan putlara tapıyor, adaklar adıyorlardı. Taptıkları putları ve yıldızları ruhların sembolü sayarlardı.

    Kuran’da yer almamakla birlikte, bazı tarihlerde Hz. Musa kıssasının bir benzeri de Hz. İbrahim için anlatılır. Babil ülkesinin kralı ve kendini tanrı olarak ilan etmiş bulunan Nemrut bir rüya gördü. Aydan daha parlak bir yıldız, başının üzerinde parlıyordu. Büyücüleri, kahinleri zamanın en iyi astrologlarını çağırdılar. Hepsinin ortak kanaati ve rüya üzerine yorumu aynıydı. Bu yıl bir erkek çocuğu doğacak. O çok kutlu biri olacak ve Nemrut’un tahtını yerle bir edecek.

    Hz. İbrahim’in babası Azer, put yapıcısıydı ve zamanla Nemrut’un en yakın adamlarından biri olmuştu. Annesi Usa ise hamileydi ve o yıl doğan bütün erkek çocukları öldürülmesi emredildiğinden hamileliğini gizlemişti. Sonra vakti gelince onu kocasından bile gizleyerek evlerinden uzaklarda bir mağarada doğurdu ve mağaranın önünü büyük taşlarla kapattı. Geceleri mağaraya gidip onu gizlice beslerdi. Azer öğrendiğinde artık o büyümüş ve iş işten geçmişti. Bir baba olarak onu ele verecek değildi.

    İbrahim’in biraz aklı erince baba oğul tartışmaya başladılar. Putların bir fayda yada zarar getirmekten ne kadar uzak olduklarını söyleyen İbrahim; aya, yıldızlara ve güneşe parlaklıklarına bakarak meylettiyse de onların devrilip gitmeleri, batıp sönmeleri onda sonsuzluk arayışına yol açtı ve her türlü zevalden müstağni olan, biricik ve ortağı olmayan Allah inancını keşfetmesine neden oldu.

    Ayetlerin bildirdiğine göre Tanrının nasıl dirilttiğini yakinen bilmek isteyince Allah ona dört farklı kuş alıp bunları parçalayarak dört ayrı dağa yada bir dağın dört ayrı tarafına bırakmasını sonra da kuşları çağırmasını istemişti. Çağırılan kuşların uçarak ona doğru gelmeleri çok açıktan bir ibretti.

    Bu olayın ardından büyük bir tevhid mücadelesi başlattı. Nemrut ile tartışmalara girdi. Nemrut’a gücünü kanıtlaması için Rabbin yaptığının aksine güneşi batıdan doğurmasını teklif edince artık bu onun ölüm fermanı oldu. Çünkü zalim hükümdarı insanların önünde cevapsız ve hareketsiz bırakarak gazabını çekmişti.

    Allah’tan başkasına tapınmadığı için ceza olarak öyle büyük bir ateş hazırlanmıştı ki onu ancak şeytanın akıl vermesiyle icat edebildikleri özel bir mancıkla ateşin ortasına fırlattılar. Bu arada Cebrail göründü ve bir dileği olup olmadığını sordu. O; “hayır’ dedi, “Artık sadece Rabbime dayanıyorum, ondan diliyorum.”


    “ Ey ateş! İbrahim’e karşı serin ve selamet ol !” Enbiya: 69

    Bu muhteşem ayetle ateşin ortasında yemyeşil bir bahçe oluştu. İbrahim sükunet içinde ve ateşten uzaktı. Bunu gören Nemrut ve halkı uzun süre iman ve küfür arasında gidip geldiler ama sonunda büyüklük taslama galip geldi.

    Burada asıl konumuz Hacer olduğundan bu olayların detaylarına giremiyoruz ama şu kadarını söyleyelim ki , Allah’ın gazabına karşı her önlemi alan, korku içinde uykuları kaçan Nemrut, küçük bir sivrisineğin taarruzuyla oldu.

    Bu olaylardan itibaren bütün peygamberlerin ortak kaderi olan hicret vuku buldu. Hazreti İbrahim artık buralarda duramazdı. Biricik eşi, can yoldaşı, dert ortağı Sare ve az sayıdaki ashabıyla birlikte Şam’a doğru yola çıktılar. Harran’a yani Urfa’ya geldikleri de rivayet edilir.

    Bütün bu olaylarda ona eşlik eden çok genç biri daha vardı. İbrahim’in kardeşinin oğlu olduğu öne sürülen Lut aleyhisselam. Bu hicret esnasında ilahi bir emirle onun bir kaç arkadaşıyla beraber farklı bir yöne gitmesi istenmişti. Her türlü insani düşüklüğün yaşandığı, gelmiş geçmiş halklar içinde en alçak derecelere inmiş insanların bulunduğu aralarında Sodom ve Gomore’nin de yer aldığı beş şehre doğru yola çıkmışlardı.

    İbrahim ve Sare ise yol ayırımından sonra Mısır’a geldiler. Burada Sare’nin büyük imtihanı vardı. Kocası Adem ve Nuh aleyhisselamdan sonra insanlığın üçüncü büyük atasıydı. En büyük, ul’ul-azam peygamberlerdendi. Hep evlatsızlık acısını yüreğinde taşımış, zürriyetim olacak mı diye endişelenmişti ama onun soyundan gelenler, gökteki yıldızlardan daha çok olacaktı. O bunu bilemiyordu, çünkü bir beşerdi ve ancak Allah’ın bildirdiği kadarını bilebilirdi.

    İbrahim’e 10 sayfa vahiy gönderilmişti. Ebuzer’in Peygamberimizden (Sallallahu aleyhi Vesellem) bu sayfalar, akıllı bir insanın aklına yenik düşmeyeceği, insanın malı bir araya getirmek için değil, kafir de olsa mazlumun hakkını zalimden almak için çalışmasının zaruri olduğu, zamanı iyi kullanıp bir kısmını münacata bir kısmını hesaplaşmaya ayırması gerektiği gibi konuları ihtiva ediyordu.

    Kuran ise İbrahim’i şöyle tanımlıyordu: Allah’ın dost edindiği kimse, çok içli, yüreği yanık, yumuşak huylu, kendini Allah’a vermiş, vefakar, hanif, sadık ve görevini tam yapmış, Allah’ı bir tanıyan, gerçek bir Müslüman, işinde Allah’a dönük, inanmış bir kul…

    Evi yol üzerindeydi. Geleni geçeni doyururdu. Adının anlamı millet babası demekti. Onun güzel isimleri vardı. Halilullah (Allah dostu), Ebul Edyaf (misafirler babası).


    Göklerin ve yerin sırları kendisine öğretilmişti

    “ Biz İbrahim’e kesin ilme erenlerden olması için göklerin ve yerin melekutunu da öyle gösteriyorduk” En’am: 75

    Çok sevgili bir kul olmasına rağmen babasının affedilmesi için yaptığı dua kabul olmadı. Buradan şu gelenek oluştu ki iman etmeyenlerin affına değil hidayetine dua edilebilirdi ancak. Velev ki o kişiler anamız babamız olsun.
     
  14. Kayıtsız Üye

    Kayıtsız Üye Forum Okuru

    hyr kıssa ama hz. İbrahimin kıssası
     
Bir kıssa /Hz. İbrahim a.s. konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. İbrahİm Ethem Hz. Duasi

    İbrahİm Ethem Hz. Duasi

    ibrahim ethem hazretleri ibrahim ethem duası hz hazretlerinin duası hazretleri kimdir İlahî! Sen fazl u kerem ve izzet ü ikram sahibisin; benimse tek sermayem hatalarım ve günahlarım; ne olur kulunu affet! İsyankar isem de affına olan ümidim hiç sarsılmadı; diliyor ve dileniyorum; kapıkulunu umduklarına nâil et! İşte huzurundayım ve suçlarımı itiraf...
  2. Hz. Adem ile Cebrail a.s arasında geçen bir olay...

    Hz. Adem ile Cebrail a.s arasında geçen bir olay...

    hz adem ile ilgili kıssalar Hz. Adem bir gun bakti ki sag elinin bas parmaginda bir beyaz buyuyecek nokta zahir olmus. Bu bana bir itab olmasin? dedi. Bu anda Cebrail indi. Hemen Cibril'e sordu: -Ya kardes Cebrail, ben ne gunah isledim ki bu bende hasil oldu? Buna bir ilac soyle. Benim bu yuzden hatirim bulanmistir. Cebrail a.s: -Hak teala buyuruyor ki bu bes kelimeyi desin, sifa ondadir....
  3. Hz. Yunus (A.s.)

    Hz. Yunus (A.s.)

    Adı Kur'ân'da geçen peygamberlerden biri. Soyu, Bünyamin vasıtasıyla Ya'kûb (a.s)'a ve onun vasıtasıyla de İbrâhim (a.s)'a dayanmaktadır. Bazı alimlerin naklettiğine göre, İsa (a.s) annesinin adıyla İsa b. Meryem diye anıldığı gibi, Yûnus (a.s) da annesinin adıyla Yûnus b. Matta diye anılmaktadır. (İbn Sa'd, Tabakatü'l-Kübra, Beyrut 1957, I, 55). Buhârî'nin verdiği bilgiye göre ise, bu görüş...
  4. Makam-ı İbrahim (a.s.)

    Makam-ı İbrahim (a.s.)

    Kabe'deki Makam-ı İbrahim'de bulunduğunu yahut o tarafa doğru namaza durduğunu görmek hacca gitmeye, olgun müslümanlığa, emniyete, yüksek makam ve mevkilere, anne ve babadan mirasa kavuşmaya delalet eder.
  5. Hz. Yusuf (a.s)'ın Duası

    Hz. Yusuf (a.s)'ın Duası

    hz. yusuf'un duası Yusuf (a.s)'ın Duası Merhaba Sevgili Melek'ler ve bizi ziyaret eden siz sevgili misafirler, bu yazımızda Hz. Yusuf (a.s)'ın duasını sizlerle ve Yusuf (a.s)'ın duasını isteyen tüm misafirlerimiz ile paylaşıyoruz. Kuranda hz. yusuf'un duaları şöyle gecer (Yusuf) Dedi ki:"Rabbim, zindan, bunların beni kendisine çağırdıkları şeyden bana daha sevimlidir. Kurdukları...

Sayfayı Paylaş