gebe
  1. KızılÖtesi

    KızılÖtesi Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    28 Nisan 2008
    Mesajlar:
    3.580
    Beğenilen Mesajlar:
    9
    Ödül Puanları:
    38

    Bir tabu bir püf noktası!

    Konu, 'Güncel Haberler' kısmında KızılÖtesi tarafından paylaşıldı.

    Halen tutuklu eski Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur, cezaevinden gazeteci Ahmet Hakan'a bir not iletmiş; gazetecilerin "fişlenmesi" üstüne şunları söylüyor "Ben 2002 ile 2004 arasında Jandarma Genel Komutanlığı'nda bulundum. Fişlemeyi ben yapmadım. 98'de başlayan bir fişlemeyi benim yapmam ya da yaptırmam fiilen mümkün değil."
    Eruygur'un, bu açıklamasını bağladığı, gerekçelendirdiği esas çarpıcı sözü ise şu:
    "Ben Jandarma subayı değilim."


    Jandarma Genel Komutanlığı yapmış bir emekli orgeneral, ne devlette, ne millette... ne hükümette, ne Silahlı Kuvvetler'de... ne medyada, ne ortada telaffuz edilebilen bir şey söylüyor:
    "Ben Jandarma subayı değilim."
    Ve bunun nasıl veya neden böyle olabildiğini merak etmeden yılları deviriyoruz.
    Neden Jandarma Genel Komutanı Jandarma subayı değil sahi?

    Mesele sadece Eruygur'a ilişkin değil.
    "Teamül" böyle.
    İstisnalar dışında, Jandarma genel komutanları "Jandarma subayı değil."
    Şu andaki komutan Orgeneral Koşaner de değil; Kurmay Başkanı Korgeneral İbrahim Açıkmeşe ise "Jandarma subayı".
    Önceki "Jarmarma Genel Komutanı" emekli orgeneral Türkeri de "Jandarma subayı" değildi. Onun selefi olan Eruygur'un selefi Aytaç Yalman da. Hemen öncekiler de.
    Buna karşılık "Karacı" Jandarma Genel Komutanlarının genellikle ortak bir noktası var:
    Özellikle geçmişte, MİT Müsteşarlığı görevleri... yakın geçmişte "Özel Kuvvetler" komutanlıkları.
    Buna karşılık Jandarma subayı olan generallerin ortak noktası ise şu:
    Genellikle, orgeneral olamadan emeklilik!

    Doğrudur, değildir... Görüşünüz değişir...
    Ama bu, sivil güvenlik, sivil istihbarat, sivil hükümet üstünde geleneksel vesayetin en tuhaf hallerinden biri.
    Bilirsiniz, kağıt üstünde "Jandarma" İçişleri'ne bağlı.
    Ama bu güne kadar, sivil hükümeti "askeri darbe hareketlenmesi"nden haberdar eden bir Jandarma ihbarı görülmedi. Belki olmuştur ama bilmeyiz!
    Kağıt üstünde kalana güncel itirazlardan biri, belki küçük ama sembolik, işte şu sıra Trabzon Valisi'nin yaptığı.
    Bırakın hükümeti, suikast hedefine dahi "öldürülebileceği" ihbarını ulaştırmayı pek düşünmeyen, hatırlaması zayıf bir Jandarma Albay'ın en azından mahkemede (en azından "hatırlamıyorum" diye) ifade vermesini sağlayan Vali..
    Çünkü, teorik olarak o ilde Vali'ye bağlı Jandarma!
    Lakin bu ülke "pratik" bir yer.
    O yüzden, pratikte, Jandarma Genel Komutanları, içişlerine miçişlerine bağlı olması mümkün olmayan, doğrudan ordu komutanlıklarından gelenlere tevdi edilir; takdir ve teveccüh öyle.
    Jandarma, Genelkurmay Başkanlarının da içinden çıktığı "Kara Kuvvetleri"nin "mütemmim cüzü" olmuştur. "Dördüncü Kuvvet"tir ama iktidar ya da orduya, paraya ve reklama bağlı medyanın "dördüncü kuvvet"liği gibi!
    Bakın; iyidir, kötüdür, demiyorum; "garip ama gerçek" diyorum!
    Bir de, "Jandarma subayları" ne düşünüyor, merak ediyorum.
    Jandarma Genel Komutanlığı'ndan emekli olup Jandarma gözetiminde tutuklu bulunan Emekli Orgeneral Şener Eruygur'un ne düşündüğünü biliyoruz:
    "Ben Jandarma subayı değilim!"
    Bu konuyu yazdığıma bakmayın; ben de değilim!
    ***
    100'süzlük!
    Birçok önemli gün var, kutlanırlar. Bugün nasıl yorumlanırsa yorumlansın, olmuş bitmiş vakalara, kazanımlara dair.
    Ama "Basında sansürün kaldırılışı" olmamış, bitmemiş, gerçekleşmemiş bir şeyin kutlanması.
    Mesleki sorunların aktarılmasına vesile olmasına hiç itirazım yok...
    Ama adı faul.
    Koskoca Cumhuriyet ile matbuatı, kendisinden önce, "Padişah"a karşı kazanılmış bir muharebeyi, nihai zafer gibi kutlayıp durmanın utancını da taşıyor esasında.
    Bugün "gazeteci, yazar, yayıncı" kimliği ve işleviyle, bu ülkede cezaevine girmek mümkün mü, değil mi?
    Bugün, son olarak muhalif Hayat Televizyonu'nda olduğu gibi, yayın durdurmak, TV kapatmak mümkün mü, değil mi?
    Kitap, dergi, gazete toplatmak?..
    Gazete kundaklatmış olanların itibarlı devlet adamı ve kadını olması?
    Ayrıca şunlar ne:
    1. İktidar yanlısı sansür
    2. Ordu yanlısı sansür
    3. Devlet yanlısı sansür
    4. Sermaye yanlısı sansür
    5. Patron korkusundan veya patron menfaati yanlısı sansür
    6. Reklam, ilan yanlısı sansür
    7. Ahbap çavuş yanlısı sansür
    8. İş, kariyer, gelir, geçim tehdidi (veya teşviki) altında sansür
    9. Örgütsüz, güvencesiz gazetecinin sığındığı sansür
    10. Tam tersine, kimi örgüt yanlısı, örgütlü sansür
    11. Mesleğini layıkıyla yapmamanın, merak, bilgi ve sorgulama zaafının sonucu dolaylı sansür
    12. Siyasetten spora, emniyetten magazine kayırıcı sansür
    13. Kamuoyu korkusuyla, tabu mevzularda sansür vb.
    Siz bunların çoğuna sanki kendiliğindenmiş gibi "oto sansür" dendiğine bakmayın; "oto mobil" kendi başına gider mi?
    Bir enerji, bir kuvvet, bir kudret, gaz veya fren pedalına baskı şarttır!

    haber7.com

     
Bir tabu bir püf noktası! konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. püf noktası<<  Istakoz

    püf noktası<< Istakoz

    IstakozEğer mönünüze istakoz koyduysanız ve onu başarı ile sunmak istiyorsanız, öncelikle hazırlığına büyük önem göstermelisiniz. İstakozun kolay kesilmesi için, kuyruğunun düz durması gerekir. Bunu sağlamak için onu önce boyuyla orantılı olan bir tahtaya bağlayıp kaynama noktasındaki suya daldırın. 1 lt. su için 5 dakika, ve bunun üzerindeki her litre için ise 3 dakika kaynatın. İstakoz...
  2. 12 PKK noktası yerle bir edildi

    12 PKK noktası yerle bir edildi

    Türk jetleri gece yarısından itibaren Kuzey Irak'taki terör örgütü PKK'ya ait hedeflere etkili bir hava harekatı düzenledi. 12 PKK noktası yerle bir edildi. Genelkurmay Başkanlığı, dün gece Kuzey Irak'taki terör örgütü PKK hedeflerine Türk jetleri tarafından hava operasyonu düzenlediğini duyurdu. Genelkurmay'dan yapılan açıklama şöyle: "1. Irak’ta Kandil bölgesinde tespit...
  3. Sağlıklı bir sese sahip olmanın 10 püf noktası

    Sağlıklı bir sese sahip olmanın 10 püf noktası

    şarkıcı olmanın yolları güzel sese sahip olmak ses çatallaşmasına ne iyi gelir güzel şarkı söylemenin püf noktaları şarkı söylemenin püf noktaları Çoğumuz sağlıklı bir vücuda sahip olmak için saatlerce egzersiz ve diyet yaparız ama sesimize dikkat etmeyiz Tiz ve bas sesler çıkarırken (şarkı vs söyleme esnasında) boğaz ve ense kaslarınızı gevşetin. Bazı opera sanatçıları bas sesleri çıkarırken...
  4. Sağlıklı bir ilişki sürdürmenin 5 püf noktası

    Sağlıklı bir ilişki sürdürmenin 5 püf noktası

    1. Sadık olun. Sağlıklı ve mutluluk verici bir ilişkinin temeli bağlılığa dayanır. Yakınlaşmaktan korktuğunuz için sevdiğinizden uzaklaşmak isteseniz de, sadakat sayesinde ona bağlı kalırsınız. Sadakat, sorumluluk almak, korkuları kontrol etmek ve duygusal olarak hazır olmak demektir. Eğer iki taraf da gereken sadakati gösterirse, sağlıklı bir ilişki için ilk adım atılmış olacaktır. 2. Kişisel...
  5. Kadın da 35 yaş bir dönüm noktası

    Kadın da 35 yaş bir dönüm noktası

    Kadında 35 yaş bir dönüm noktası30 yaşından sonra vücut her 10 yılda bir aaaabolik hızını yavaşlatır. Fark kendini iyice hissettiriyor Kadınlar, 30’lu yaşlarda en çok, “Daha önce de aynı şeyleri yiyordum ve kilo almıyordum ama şimdi vücuduma bir şeyler oldu sanki... Kalınlaştım, yağlanmaya başladım” ifadelerini kullanır. Düzen hareketsizlik getiriyor Çünkü 30 yaşından sonra vücut her 10...

Sayfayı Paylaş