gebe
  1. *gülüs*

    *gülüs* Hamiş Melek

    Kayıt:
    20 Ekim 2012
    Mesajlar:
    346
    Beğenilen Mesajlar:
    163
    Ödül Puanları:
    43
    Şehir:
    trabzon

    Boşanmak istemiyorum diyen çiftler !

    Konu, 'Tüm Kadınca Konular' kısmında *gülüs* tarafından paylaşıldı.

    Melekler işte size çok güzel tavsiyeler ben beğenerek okudum sizinde okumanız için paylaşmak istedim . Eşinizden boşanmak istemiyorsunuz. Anlaşamıyor, sık sık tartışıyorsunuz ancak onu hala sevdiğiniz için kaybetmek niyetinde değilsiniz. Bu noktada ipleri elinize almalı ve eşinizi geri kazanmalısınız. Kocamla ...anlaşamıyorum, evliliğim bitsin istemiyorum, kocamı geri kazanmak ve evliliğimi sürdürmek istiyorum diyorsanız öncelikle evliliğinizi gözden geçirin.


    [​IMG]




    Kocanıza nasıl davranıyorsunuz, peki o size nasıl davranıyor?
    Eşlerin birbirine karşı büyük bir sorumluluğu vardır sevgili hanımlar. Kimse, sizi eşinizden iyi tanıyamaz. Eşinizi de sizden iyi.. Bazen tavsiye, tam da aradığınız şey olabilir. Gergin olduğunuzda en iyi strateji, birbirinizden ne istediğinizi konuşmaktır. Evlilik, dans gibidir. Bazen sevdiğinize doğru çekilmek, bazen de geri çekilmek gerekebilir.
    Herkesin ihtiyacı ortak; değer verdiklerimizin bizi sevmesi ve ilgi göstermesi. “Ben onu çok seviyorum ama anlamıyor!” ya da “Sevgimi gösteremiyorum, öyle gördük , bizim ailede kimse sevgisini belli etmezdi.” diye kendini ifade eden kişiler, bunun ne kadar gerekli olduğunu ancak sevdikleri kişiler isyan ettiğinde ya da ilişkileri bozulmaya başladığında bunun önemini anlıyorlar.
    Ancak çoğu zaman nasıl davranacaklarını bilemiyorlar. Sanki ilgi ve sevgisini gösterirse, kendisinde “eğreti” duracakmış düşüncesi oluyor. Yakışık almazmış gibi geliyor. Eğer bir de karşısındaki kişi onu suçlarsa, iyice “yetersizlik duygusu” yaşıyor. Bir de tabii “Düşünceli davranmak”, “İnce düşünmek” gibi tanımlar var; karşımızdakinden beklentimizi ifade eden… Bunların hepsi aynı kapıya çıkar.
    Eğer biz birisini hayatımıza aldıysak, her iki tarafında beklentisi “Ötekinin ilgi odağı” olmak üzerinedir. Bu tek ilgi odağı olacak anlamında değil ama genel olarak öncelikli özenli davranış görme beklentisi vardır. Kötü birşey de değildir! Başka türlüsü beklenemez. Hayatın en önemli anlam kaynaklarından birisi; “aşk, sevgi ve bağlanma” üzerinedir. Öyleyse buna sahip çıkmamız gerekir.
    Evli ya da değilsiniz farketmez , bir ilişkiniz varsa, ilgili olmak zorundasınız. Nasıl mı?
    En önce sağlam bir dinleme beceriniz olmalı; eşiniz ve sevgiliniz konuşurken zihniniz, gözünüz etrafta gezinmemeli, sorular sormalı, duygularına odaklanmalı, onaylanması gerekiyorsa onaylamalı ve dinlediğinizi belirten geribildirimler vermelisiniz.
    Bambaşka işler yapıyor olabilirsiniz, gün içinde onu aramalı gerekirse mesaj da çekmelisiniz yani “aklımdasın” demenin yollarını bulmalısınız. Çok zor değil, isterseniz buna zaman bulursunuz.

    Başka insanların da olduğu görüşmelerinizde bakışınızla, vücut dilinizle, gerekirse sözel olarak onun görüş alanınız içinde olduğunu hissettirmelisiniz. Mesela arkadaşlarınızla yemekteyseniz, onunla yiyeceğinizi paylaşmak, suyunu doldurmak, vb ona kendini değerli hissettirir. Eşinizin yaptığı iyi birşeyden bahsetmek, onu onore edecektir.Kadınların, kocasının iş başarısı ya da ilişkileri konusunda eşini takdir etmesi de erkeğe kendini iyi hissettirir.
    Sabahları alelacale evden çıkmaktansa, -bir arkadaşımın geçen gün kendi ilişkisinde yaptığını anlattığı gibi- iki tane sütlü neskafe hazırlayıp, karşılıklı içerek iki laf etmek gününüzü güzelleştirmez mi?
    Eğer eşiniz doktora gitiyse ona eşlik etmeli, edemiyorsanız ondan gün içinde bilgi almalısınız yani merak etmelisiniz.
    Her zaman, ilişkinin en başından itibaren “biz” duygusunu yaşatmalısınız. “Biz beraber hareket ediyoruz, önemli kararları beraber veriyoruz, karımın ya da kocamın ne düşündüğü önemli, birini eve davet ediyorsam, önce karıma ya da kocama sormalıyım…vb”. Bu konu, her iki tarafın ailelerine de hissettirilmelidir. Bu duruş evliliğin en büyük kurtarıcılarından biridir.
    Eşinize, sevgilinize dokunun, sarılın, sevgi sözcükleri söyleyin…Sadece ona özel bir isim, tanımlama bulabilirsiniz. Tanıdığım biri, kız arkadaşını “mavi” diye çağırıyor; en sevdiği ve huzur bulduğu renkmiş.
    Birbirinizin arkadaşlarıyla ilişki kurun; kendi seçiciliğiniz olabilir ama anlaşabileceğiniz olanları mutlaka vardır. Ortak bir yaşam sürdürecekseniz, bu önemlidir.

    Mutlaka onun hoşlanacağı şeylerin neler olabileceği üzerine kafa yormalısınız. Mesela başbaşa yemek organizasyonu yapmak, konser bileti almak, akşam onu sinemaya davet etmek gibi. Erkekler kadınların sevdiği küçük sürprizlerden onlar kadar hoşlanmıyorlar ama beyler size söylüyorum, kadınlar çok hoşlanıyorlar, heyecanlanıyorlar ve mutlu oluyorlar, lütfen bunları yapmaktan vazgeçmeyin!
    Akşam eve geldiğinizde, gün içinde neler yaptığınıza dair küçük bir sohbet yapın. Gerekirse bazen dışarıdan yemek sipariş edin, karşılıklı konuşmaya mutlaka zaman ayırın.
    Dedikodu yapın! Yani başkaları hakkında da konuşun, ille de kötü şeyler olması gerekmiyor, herkesin hayatında birşeyler olup bitiyor, o konularda da laflanabilir.
    Müzisyen kocası ya da karısı olanın biraz müzikten anlaması lazım gibi; eşinizin ilgi alanlarına yakın durmaya çalışın, bir kısmını yakalar onunla belli düzeyde bir paylaşıma girebilirsiniz. Her iki tarafın da bu çok hoşuna gider.
    Birlikte hayal kurmak…Bir danışanım, birgün eşine bir yemekte nasıl bir eve sahip olmak istediğini anlatırken eşi; “Olmayacak, saçma sapan hayallerin var.” deyince çok üzüldüğünü ifade etmişti ve “Eşim hayal kurmama bile izin vermiyor.” diye yakınmıştı. Bırakın herkes gönlündekini söylesin.
    Birlikte seyahat edin, tatil planı yaparken her iki tarafın hoşuna gidecek seçenekler üzerinde çalışın.
    Evdeki işler konusunda birbirinize destek olun, bunu kısasa kısas şeklinde değil, birbirinizin boşluklarını doldurarak yapın.
    Pazar sabahı kahvaltılarını, farklı zamanlarda birbinize hediye eder gibi hazırlayın. Onun sevdiği bir omlet, krep, vb ne ise onun için yapın.
    Birbirinize sert çıkışlarda bulunmayın, yumuşaklığınızı korumaya çalışın.

    Beyler, eğer eşiniz size bir problemini anlatıyorsa, hemen akıl vermeye kalkmayın. Şöyle diyebilirsiniz; “Seni sadece dinleyeyim mi? Yoksa çözüm önerisi ve fikrimi söylememi ister misin? diye sorun.
    Hanımlar-beyler; eşinize sevgi ve hayranlığınızı ilişkiniz sürdüğü sürece belli etmekle yükümlüsünüz. Aynı zamanda onun ne kadar değerli olduğunu hissettirmenin yolu, onun ihtiyaçlarını görmek ve ilgi göstermektir. Herkesin bir “sevme tarzı” olabilir ama göstermediğiniz bir sevgi hedefine ulaşmaz. Vadeli yaşamımızda hepimizin buna ihtiyacı var ve bunu hakediyoruz. Sevgi ve ilgiyi alan çocuk nasıl mutlu mutlu büyüyorsa, yetişkin olduğunda da bu ihtiyacı hiç kaybolmuyor. Herkesin güveneceği bir yol arkadaşına ve sağlam bir omuza ihtiyacı var. İlişki ihmale gelmez, tıpkı trafikte araba kullanır gibi nasıl tüm şeritlere, lamba ve işaretlere ve diğer arabalara dikkat ediyorsanız öyle…İnanın bir farkı yok!.......


     
    smiley, MaWiM, ASLIMOZUM ve 1 kişi daha bunu beğendi.
  2. smiley

    smiley Daimi Üye Üye

    Kayıt:
    3 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    1.545
    Beğenilen Mesajlar:
    925
    Ödül Puanları:
    113
    Şehir:
    Eskisehir
    Emegine saglik canim, gercekten evlilik cok hasas ve degerlidir. Ne kadar iyi olunursa olunsun tek tarafli bir yere kadar yürür. O yüzden iki tarafinda caba göstermesi gerek, ve en önemlisi saygiyi asla kaybetmemek gerek. Saygi kaybolunca sevginin gitmesi bence an meselesi.... Rabbim herkesin yuvasina huzur, sevgi ve saygi nasip etsin.. Mutluluklari daim eylesin... amin
     
Boşanmak istemiyorum diyen çiftler ! konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Boşanmak istemiyorsanız  eşinizle mutlaka sarılıp,kucaklaşın

    Boşanmak istemiyorsanız eşinizle mutlaka sarılıp,kucaklaşın

    boşanmak isteyen erkek hamileyken boşanmak hamilelikte boşanma hamileyken boşanma sarılmak Melek arkadaşlarım duydunuzmu uzun süren ilişkilerin formülü meğerse sarılmakmış evettt doğru duydunuz sadece birbirinize sarılmak ,kucaklaşmakmış sizde 5 dakika olsada bulaşığı,çamaşırı bir kenara bırakın eşinize sarılın... :loco: :D İtalyan Pisa Üniversitesi'nin araştırması: Aşk ve tutku iki senede...
  2. Kilo almak istemiyorsanız diyete ara vermeyin!

    Kilo almak istemiyorsanız diyete ara vermeyin!

    Diyet uygulayanlar kilo verdikten bir süre sonra diyet yapmayı bırakırlar ama ne yazıkki diyeti bıraktıktan sonra verilen kilolar geri alınabiliyor.Konuyla ilgili uzmanların yapmış olduğu açıklamaların detaylarına geçiyorum Fazla kilolarından kurtulmak için diyet programına başlayan birçok kişi bazen küçük bir çikolata ile bazen yakın bir arkadaşın yemek daveti ile diyetini bozuyor. Uzmanlar...
  3. Acun Ilıcalı Eşinden Boşanmak İstemiyor

    Acun Ilıcalı Eşinden Boşanmak İstemiyor

    acun ılıcalı acun ılıcalı boşandı ilicali bosandi hande subaşı boşandı Hande Subaşı ile aşk yaşayan ve 7 yıllık eşi Zeynep hanımla boşanmaya kadar giden Acun Ilıcalı Zeynep Ilıcalı evliliğinden sizlere müjdeli haberler vermek istiyorum.Yakın çevrelerinin söylediklerine göre Acun ve eşi barışma yollarına girmiş ve Acun da bu işe ılımlı yaklaşıyormuş.Haberle ilgili detay bilgilere geçiyorum....
  4. Mustafa Erdoğan boşanmak istemiyor

    Mustafa Erdoğan boşanmak istemiyor

    mustafa erdoğan, gülben ergen, boşanma, ayrılığı, boşandılar ve merak ettiğiniz tüm haberler burada arkadaşlar. Gülben Ergen ve Musta Erdoğan evliliği boşanma kararı ile çatırdadı. Ancak Mustafa Erdoğan, son bir şans daha istiyor ve boşanmak istemiyor. İşte o haber Melek'ler! Mustafa Erdoğan 7 yıllık evliliğini bitirmek istemiyor... Mustafa Erdoğan 7 yıllık evliliklerini bitirmek için...
  5. eşim boşanmak istemiyor,dava nasıl ilerler ?

    eşim boşanmak istemiyor,dava nasıl ilerler ?

    Eşlerden biri boşanmak istemiyorsa dava nasıl ilerler,kocam boşanmak istemiyor davamın akibeti ne olacak,karım boşanmayı red ediyor hakim bizi boşarmı,eşim boşanmayı red ediyor davam ne olacak Eşlerden birinin boşanmak istememesinin sebebi, gerekli maddi gücü olmaması, karşı tarafa bedel ödetmek istemesi, alacaklarını alma yolunda bunu bir araç olarak görüp davayı uzatmak istemesi olabilir....

Sayfayı Paylaş