gebe
  1. sehr_i sukut

    sehr_i sukut Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    5 Kasım 2007
    Mesajlar:
    382
    Beğenilen Mesajlar:
    30
    Ödül Puanları:
    28
    Şehir:
    uzak dıyralardan:(:(:(:(

    bura da dıyarın ucgenı hadı bakalım

    Konu, 'Melekler Cafe' kısmında sehr_i sukut tarafından paylaşıldı.

    baktım.gordum tasu abla kendıne yuvarlak almıs ben ucgen alayım barı dıdım kıskandım azz ne edem ala alla canım ccektı:D:D:D ee butun melek ablalarım melek kardeslerım sızı beklıyorum ucgenıme hee elı bos gelmeyın heee kuserım:):):):):))
     
    gulsa199 bunu beğendi.
  2. sehr_i sukut

    sehr_i sukut Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    5 Kasım 2007
    Mesajlar:
    382
    Beğenilen Mesajlar:
    30
    Ödül Puanları:
    28
    Şehir:
    uzak dıyralardan:(:(:(:(
    Ce: bura da dıyarın ucgenı hadı bakalım
    ask olsun sız gelmeyın bana gule gule otur demeye ask olsunn kustum ısteeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee
     
  3. kördügüm

    kördügüm Tatlı ve Çalışkan Melek Üye

    Kayıt:
    13 Kasım 2007
    Mesajlar:
    3.247
    Beğenilen Mesajlar:
    12
    Ödül Puanları:
    0
    Ce: bura da dıyarın ucgenı hadı bakalım

    Ayy canim ben geldim bak burdayim, bosda gelmedim...
    Ayrica ücgenin hayirli olsun canim benimmm....

    [​IMG]

    Bu gül sana canimmm benimmm...
     
  4. ms_enemy

    ms_enemy Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    26 Kasım 2007
    Mesajlar:
    4.236
    Beğenilen Mesajlar:
    11
    Ödül Puanları:
    0
    Ce: bura da dıyarın ucgenı hadı bakalım

    [​IMG]
     
  5. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0
    Ce: bura da dıyarın ucgenı hadı bakalım
    Öncelikle köşen hayırlı olsun canım, muhabbetin de misafirin de bol olsun :)
     
  6. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0
    Ce: bura da dıyarın ucgenı hadı bakalım

    [​IMG]

    Bu soğuk kış gününde en sıcacık muhabbetler seninle olsun canım :)
     
  7. sehr_i sukut

    sehr_i sukut Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    5 Kasım 2007
    Mesajlar:
    382
    Beğenilen Mesajlar:
    30
    Ödül Puanları:
    28
    Şehir:
    uzak dıyralardan:(:(:(:(
    Ce: bura da dıyarın ucgenı hadı bakalım
    ayyy sagolun hosgeldınız ne zahmet ettınızde getırdınız bunlarıı ay cokk mersıı:):):)eh ben bı cay demleleyımde konusak
     
  8. sehr_i sukut

    sehr_i sukut Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    5 Kasım 2007
    Mesajlar:
    382
    Beğenilen Mesajlar:
    30
    Ödül Puanları:
    28
    Şehir:
    uzak dıyralardan:(:(:(:(
    Ce: bura da dıyarın ucgenı hadı bakalım

    Hani çarşambadan belliydi, perşembenin gelişi?
    Perşembe:
    Evet, bugün yeni bir gün. Yepyeni kararlarımı uygulayabileceğim, güzel, güneşli bir gün demiştim sabah uyandığımda. Neredeyse gece yarısı oldu. Hiçbir şey değişmedi. Ağlamaklı ifadem suratıma yapışmış sanki.
    Yalnız mıyım



    cuma:
    Gün içinde şen kahkahalar atıp, insanlarla şakalaşmayı başardım. Ama şimdi yanımda sırtı dönük uyuyan adam, varlığımı unutmuş olarak rüyasında kimi görüyor diye düşünürken, tüm enerjim boşa gidiyor diyorum.
    Haksız mıyım?

    cumartesi:
    Makyajım akmış, yorgun ve çirkinim. Sonsuza dek banyoda kalabilirim. Gün kayıp gidiyor ellerimden boşluğa. Bu boşluğu yarına taşımamalıyım.
    Başarır mıyım?

    Pazar:
    Yine aynı şey oluyor. Bugün kendimi şımartmalıyım diyorum. Niye beni şımartacak başka kimse yok diye hayıflanınca hevesim kaçıyor. Vazgeçiyorum Sultanahmete gidip, kendime kahvaltı ısmarlamaktan. Ama soranlara bunu yaptığımı söyleyeceğim. Bireysel olarak kendine yeten kadın portresi çizmek için.
    Yalancı mıyım?

    Pazartesi:
    Daha çok kitap okumalı, daha iyi müzikler dinlemeliyim. İhmal ettiğim arkadaşlarımı aramalı, hatta görüşmeliyim. Sosyal ve sevilen biri olabilirim belki yeniden. Oyuna dahil olabilirim. Sıcakkanlı, sevimli, güler yüzlü, iyi niyetli... olabilirim. Yapabilirim. Iııh. Hadi ama. Yapabilirim. Mi?
    Yapamaz mıyım?

    Salı
    Vazgeçtim her şeyden. Herkesten. Yeniden. Boğucu ve can sıkıcıyım. Veba mikrobu bulaştırıyorum sanki etrafa. Tecrit etseler beni, kapatsalar diyorum bir yerlere. Zamanı, kendimi her şeyi unutsam. Ya da yatıp uyusam mı sadece?
    Uyuyabilir miyim?

    Çarşamba:
    Çok soru sormaya başladım yine. Ne zaman fazla soru sorsam, bir şeyler yolundan çıkar zaten. Artık sonu ünlem işaretiyle biten cümleler kurma kararlılığını göstermek istiyorum. Şöyle ağırlığı olan, kodu mu oturtan cümleler... Nerdeee? İşte yine soru işareti. Hayatıma bakıyorum kuş bakışı: Anlamsız sorularım, karbon kağıdıyla çoğaltılmış günlerim, sahte mutluluklarım... Yok, ben artık sıkıldım! İşte ünlem!
     
    meinelieber ve gulsa199 bunu beğendi.
  9. sehr_i sukut

    sehr_i sukut Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    5 Kasım 2007
    Mesajlar:
    382
    Beğenilen Mesajlar:
    30
    Ödül Puanları:
    28
    Şehir:
    uzak dıyralardan:(:(:(:(
    Ce: bura da dıyarın ucgenı hadı bakalım

    Arkadaşımın kızı bir yasına gelmisti,
    'Sen egitimcisin neler ogretmem
    gerekiyor,
    bazen kendimi cok caresiz hissediyorum' dedi
    Sorusu kolaydi ama, yaniti zordu, akil vermesi basitti ama
    uygulamasi karmasIkti, anlatmaya basladim:

    "Annelik uzun zaman alan ve gunun yirmi dort
    saati devam eden adi 'insan yetistirmek' olan bir iş....
    Bir kere bilmelisin ki, zaman alacak.
    Neye zaman harcarsan onun karşıliğını alırsın.
    Işine zaman harcarsan işinden, eşine zaman harcarsan esinden,
    cocuguna zaman
    ayirirsan da ondan karsiligini alırsın....
    Yapabiliyorsan gozyaşlarini tutmamasini öğret,
    aci cekmeden olgunlasamayacagini...
    Kiskanmamayi öğret ona, arkadasinin
    basarisindan mutlu olmayi, birlikte
    sevincleri paylasmayi, içinden 'neden ben
    degil de o?' demeden...
    Kazanmaktan mutluluk duyup içine sindirmeyi,
    ama ayni zamanda kaybetmeyi
    öğrenmesini....
    Çunku bir adim sonrasinda
    gorunuste galip olanlari gosterecek hayat ona nokta.
    Her seyin bir sonu oldugunu ogret.
    Sahip oldugu butun degerlerin bir gun
    keyif vermeyebilecegini.
    Kazanilan ve harcananin bir sonu oldugunu,
    gidilen yerlerin zamanla bikkinlik verebilecegini,
    her seyi tuketebilecegini,
    tuketemeyecegi tek seyin bilgi oldugunu ogret.
    Kitaplardan keyif almasini,
    ders calismak istemiyorsa zorlanmamasini,
    ama okumayi sevmesini ogret ona.
    Elbet er ya da gec alacaksin biliyorum,
    ama mumkun oldugunca gec al ona
    bilgisayari. Ona kendisi ile kalacagi sakin
    zamanlar ver, sIkilmayi ogret
    ona, sıkılıp da kendini yönlendirmeyi bulmasini.
    Dogaya gotur onu, hayvanlardan korkmamasi
    gerektigini ogret.
    Arıların bizi sokmasindan cok, nasil bal yaptığını anlat...
    Doganin kendi icindeki gizemini
    bulmasina yardımcı ol, yağmurdan sonraki toprak
    kokusundan keyif almasini sağla.
    Soguk kış gecesinde ates yakmayi
    öğret, belki büyüdugunde bir gece
    sevgilisine ates yakar ve belki binlerce
    yildizin altinda birbirlerine sarilirlar,
    bunu ögrenmemiş diger sevgililerin aksine...
    Şartlar cok zor olsa da yalan soylememesi
    gerektigini öğret ona.
    Kazandıgı elli milyonun piyangodan cikan bes
    yuz milyardan cok daha keyifli oldugunu ogret...
    Alın terine saygiyi ogret ona.
    Ask acısı cekmenin hic asık olmamaktan daha
    güzel bir duygu oldugunu ogret.
    Kendi dogrulari uzerinden kimsenin onu
    yargilamasina izin vermemesi
    gerektigini ogret, baskalarini da kendi
    dogrulari uzerinden yargilamamayi...
    Bunun baskalarini dinlememek oldugunu degil,
    soylenenleri kendi eleginden
    gecirmesi gerektigini ogret.
    Kendi fikirlerine inanmanin guzelliklerini anlat.
    Hayati sorgulamayi ogret ona...
    Bilginin en buyuk güç oldugunu öğret.
    Yapabilirse bunu en buyuk fiyata satmasini,
    ama kalbini ve ruhunu kendisine
    saklamasi gerektigini ogret...

    Hakli oldugu konuda sonuna kadar diretmemesini
    ogret ve hakliyken dik durmasini.
    Gunun birinde yaptiklari degil yapmadiklari
    icin pismanlik duyabilecegini ogret.
    Basit yasamasi gerektigini ogret ona,
    cay icmekten keyif almayi...
    "Istemiyorum", "hayir" demeyi ogret ona,
    istediginde ise "istiyorum" demeyi,
    Sevdiginde ise "seni seviyorum" diyebilmeyi öğret ona.
    Bir kot pantolon ve tişörtle universiteyi
    bitirmeyi ogret ona...
    Temiz kokmasini...
    Sorgusuz sevmeyi...
    El yazisi ile notlar yazmayi...
    Lafı dolandırmamayı...
    Sevdiklerinin hicbir zaman çantada keklik olmadiğini,
    dostluga yatirim yapmasi gerektigini, kıymetini bilmeyenlerden
    uzaklasmasını öğret ona.
    Muzigi sevmesini, sporla barışık yaşamasını,
    Işlerin hicbir zaman bitmedigini soyle ona,
    en yoğun zamanda bile kendine
    vakit ayirmasi gerektiğini öğret...
    Ama en çok da kendini sevmesini ogret...
    Kendini sevmezse kimsenin onu sevmeyecegini...
    Kendine cicek almazsa kimseden cicek beklememesi gerektigini...
    Kendine özenli yemekler yapıp sofralar kurmazsa kimsenin
    onun icin yemek hazirlamayacagini...
    Hayatta her seyden cok kendisinin önemli olduğunu öğret ona..."
     
    smiley ve gulsa199 bunu beğendi.
  10. sehr_i sukut

    sehr_i sukut Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    5 Kasım 2007
    Mesajlar:
    382
    Beğenilen Mesajlar:
    30
    Ödül Puanları:
    28
    Şehir:
    uzak dıyralardan:(:(:(:(
    Ce: bura da dıyarın ucgenı hadı bakalım

    8Temmuz

    İşte Türkiye'deyim; bölge sorumlusu Tommy arkadaşla havaalanından
    kalacağımız eve giderken hayli uyarıcı bilgiler aldım;

    "Hemen başlama, biraz sağını solunu tanımalısın; Türkler acayip bir
    millettir" filan diye bir şeyler söyledi, ama aldırış etmedim.

    Bir dakika bile zayi edilmemeli; görev kutsal, görev ağır.

    9 Temmuz

    Tommy'nin yanıldığı açık; bugün ilk tebliğimi yaptım bile.

    Adam parkta öylece oturuyordu.

    Söylediğim her şeyi gülümseyip başıyla tasdik ederek saatlerce dinlerken
    ruhumun göklere değdiğini hissetmiştim. Bizi seyreden simitçi, sonradan o
    adamın sağır olduğunu söyleyince biraz moralim bozuldu

    ama olur öyle şeyler.

    11 Temmuz

    Üçüncü gün; Tommy hâlâ "erken henüz" diye ısrar ediyor.

    Mânâsız bir ısrar bu; kurtulması gereken o kadar çok ruh var ki burada.

    Çorap almaya inmiştim semt pazarına. Nasıl oldu anlamadım ama eve dönerken
    artık benim altılı çelik tencere takımım vardı.

    Önemli değil, tencere gerekli bir araç nasıl olsa.

    Tencereci arkadaşa müjdeyi tebliğ ettim.

    "Ayıpsın abi, Hazreti İsâ' ya can fedâ." dedi, ben ağladım.

    Söz verdi, pazar toplantılarına gelecek; hatta bana bir adres bile verdi.

    O adrese gidersem bir sürü insanı misyona katabilirmişim.

    21 Temmuz

    Tommy hâlâ "gitme, bak karışmam" diyor; işte bu aşırı ihtiyatkârlık yüzünden
    buralarda İsa'nın mesajı yeterince bilinmiyor zaten.

    Gittim; şehrin kenarında kalabalık bir mahallede bir apartmanın altıncı
    katına çıktım. İçeride bir hayli erkek vardı; beni içeri aldılar, mobilyasız
    bir salona geçtik. Çay getirdiler; hatır sordular. Tam lâfa başlarken biri
    parmağıyla "sus" işareti yaptı. İçeriden yaşlıca bir adam çıkıp salona
    gelince herkes gibi ben de ayağa kalktım. Sonra adam konuşmaya, bir nevi
    vaaz vermeye başladı.

    Şöyle bir dinledim; eh fena şeyler değil. Toplantıdan sonra herkes birbirine
    sarıldı, yeniden çay ikram edildi. Burayı sevdim, yarın da geleceğim.

    2 Ağustos

    Yine aynı şeyler oldu; bir ara fırsat bulup salondaki arkadaşları misyona
    kazandırayım dedim. Tam "İsa" demiştim ki, ihtiyar vaiz "İsa dedin de aklıma
    geldi." deyip çok tatlı bir bahis açtı.

    Öyle güzel anlatıyor ki başladım ağlamaya. Zor teselli ettiler; sonra ortaya
    sofra geldi. Yemek yedik. Kuşbaşılı pilav nefisti; hele cacık!

    12 Ağustos

    Tommy beni tesbihle oynarken yakaladı. "Nereden buldun" diye sıkıştırıyor.
    "Dükkanın birinden aldım." dedim. Tesbih bana iyi geliyor, meditasyon
    yerine geçiyor. Bir tane de Tommy'e mi alsam?

    6 Eylül

    Bugün hep birlikte camiye gittik. "Bakayım" dedim burada neler yapıyorlar,
    nasıl ibadet ediyorlar. Mecit diye bir temiz yüzlü arkadaşım var cemaatten.
    Bana abdest almayı öğretti caminin avlusunda.

    Tuvaletleri pek temiz değil ama abdest çok güzel bir olay. Fırsatını
    kolluyorum; bunların hepsini Protestan etmezsem bana da Mahmut demesinler!

    16 Eylül

    "Nereden çıktı bu Mahmut?!" diye çıldırdı Tommy. "Kod adım" dedim. Anlamadı.
    Anlamaz tabii. Ben ne yaptığımı biliyorum. Şimdilik sesimi çıkarmıyor,
    toplantılara muntazaman devam ediyorum; ezan okununca "Hadi camiye gidelim,
    Mahmut." diyorlar, gidiyorum. "Neler okuyorsunuz fısır fısır?" diye sordum.
    Öğrettiler. Fatiha çok güzel bir sûre. Tommy'e de öğretmeliyim.

    1 Ekim

    Tommy beni evden atmaya kalkıştı dün. "Seni kandırıyorlar, Müslüman
    yapacaklar enayi." diye çıkıştı. İtiraz ettim, "Ben bunların içyüzünü
    öğrenmeye çalışıyorum Pastör Tommy" dedim.

    "Sırlarını öğrendiğim an, bunları sürü halinde önüme katıp Sarayburnu' ndan
    denize sokup cümlesini birden çatır çatır vaftiz etmezsem bana da Mahmut
    demesinler." dedim.

    "Çık dışarı aptal." diye kovdu beni. Misyondan gelen aylığımı da kesti.
    Vermezse vermesin, cemaatteki arkadaşlar aralarında para toplayıp verdiler.
    Geceyi ucuz bir otelde geçirdim.

    Bugün Mecit'in evine taşınıyorum.

    Az kaldı, az.. Dayan, oğlum Mahmut!

    6 Kasım

    Mecit benim için istihareye yatmış; "Yeşil gördüm, Mahmut." dedi, "Nurlar
    içindeydin, hidâyet nasip oldu sana, ne mutlu." dedi.

    Tabii, aldırış etmiyorum, fakat hoşuma gitmedi de değil.

    9 Kasım

    Bugünlerde cemaate İngilizce dersleri vermeye başladım; sabah namazını
    topluca edâ ettikten sonra kuşluk vaktine kadar ders veriyorum.

    Kuşlukla öğle arasında tefsir dersleri yapıyoruz.

    Beni artık iyice kendilerinden zannediyorlar.

    21 Kasım

    Yeni damat olduğum için dört günden beri günlük yazamadım.

    Mecit'in teyzesinin kızı Sabiha ile nikahlandık dün. Nikâhımızı Saadettin
    Hoca kıydı sağ olsun.

    Sünnet dediğin ise sinek ısırığı gibi bir şey zaten, çabucak geçti.

    Bu sabah yolda Tommy ile karşılaştık. "Kiliseye yazdım, seni defterden
    sildiler." dedi. Güldüm, hâlâ o bayatlamış misyoner kafası işte. Benim din
    değiştirdiğimi sanıyor, gerzek.

    Halbuki ben...

    28 Kasım

    Ne kadar üzgünüm. Mecit, "Nasip değilmiş, seneye gidersin" diyor. Hac
    kayıtları kapanmışmış. İstesem ecnebi pasaportumla Mısır üzerinden vize alır
    giderim, ama ben olayı içeriden, herkesle bütün mü'minler le birlikte yaşamak
    istiyorum oysaki.

    19 Aralık

    Sabiha ile teheccütten sonra Yaşar Hoca mevzusu geçti aramızda.

    Yav, bu Yaşar Nuri Hoca iyi adam hoş adam, fakat ne bileyim çok modern bir
    duruşu var gibi sanki;

    hani, "İslâm'ı en iyi ben bilirim." şeklinde bir dayılanma.

    Öğleden sonra yayıncımla sözlü anlaşma yaptık; ilk eserim iki ay sonra
    çıkıyor:

    "İslâm'ın selefî boyutlarına dinamik bakışlar".

    Yayıncım, "Fiyatı iki lira yaparsak üç yüz bin satarız." diyor. "HAMD OLSUN"

    A. Cem ARIKKÖK

    alıntıdır
     
    gulsa199 bunu beğendi.
  11. sehr_i sukut

    sehr_i sukut Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    5 Kasım 2007
    Mesajlar:
    382
    Beğenilen Mesajlar:
    30
    Ödül Puanları:
    28
    Şehir:
    uzak dıyralardan:(:(:(:(
    Ce: bura da dıyarın ucgenı hadı bakalım

    Bana öyle bakma anne dayanamam.Senin o [ben dememiş miydim]<bakışlarına dayanamam artık.Bu gece hiçbir şey yapamamanın isyanı ;iki damla gözyaşın aktı yüreğime.Küstürdüm,kırdım ,incittim seni anne.. Gitti yattın ,uyuyamadın biliyorum,uyuyamazsın biliyorum ağladığını da biliyorum yanına gelmesem de sabah erkenden kalkacağını [akıllı ol] deyip başarılar dileyeceğini de biliyorum.Bilmediğim tek şey;nasıl bu kadar sabırlı,bu kadar iyi, bu kadar hoşgörülü olabildiğin? Beni; kırık, ezik bir suçlu gibi okula göndermek istemeyişini nasıl izah edebilirsin?İnsanların birbirini çok çabuk kırdığı,yaraladığı,çıkarları, bencillikleri yüzünden dostlukları güzellikleri yok ettiği bu dünyada sen nasıl karşılıksız sevebiliyorsun bana öğretsene anne....
    Hep kendini sorgula derdin,bu gece sorguluyorum işte,neden gözümün önünde hep sen varsın ?neden hep gözlerin geliyor aklıma....[akıllı insanlar bütün duyguları bakışlardan sezerler]derdin.İşte o bakışların,sürekli beni gözleyen,umutsuzluğumu,sıkıntılarımı,sevincimi,mut luluğumu anlamak isteyen, bir bakınca içimi gören bakışların geliyor aklıma...sonra çabucak sönen öfken,sonra gülüşün,saçlarımda gezinen ellerin ve tüm dünya çocuklarını kucaklayacak kadar büyük yüreğin geliyor aklıma....sen gözlerinle ellerinle,yüreğinle böylesine cömertçe dağıtırken sevgiyi,ben nasıl görmemişim? nasıl bu kadar bencil olabilmişim.?Sana karşı geldiğim,seni kırdığım bu gecede bile sana ihtiyacım var bu nasıl bir çelişki ?beni rahatlatsana anne....Hiç kendini hem haklı görüp hem de güçsüz hissettiğin, saçma gururun için sevgini sakladığın oldu mu...bir yanın git,sarıl af dile derken ;diğer yanın [haklı olan sensin][seni anlamak istemedi] ya da (yarın unutulur] diye acımasızca düşünüp birşeyleri kaybettiğin oldu mu? seni sevgini kaybetmek istemiyorum.Bunun ne korkunç ne dayanılmaz birşey olduğunu,bunun kendimi inkar ve tüm emeklerine ihanet olduğunu düşündüm bu gece.Sonra o çok sevdiğim ORHON SEYFİ. ORHON un şu dizeleri geldi aklıma

    Anne zannetme ki günler geçti de
    Değişti evvelki hissim gitgide
    Bir hırçın çocuğum değişmez huyum
    Seneler geçse de ben yine buyum
    Senden umuyorum teselli yine
    Zannedermisin ki yok ihtiyacım
    Belki de eskisinden daha muhtacım....

    EVET hırçın çocuğun şefkatine teselline muhtaç bu gece.... Sen sabırla bekledin büyümemi,gözlerin farketti büyüdüğümü ama yüreğin kabüllenmedi bir türlü ben hep çocuk kaldım sende.Narin, kırılgan,savunmasız... Beni hatalarımla,koşulsuz,önyargısız en çirkin yanımla bile sevdin .Ben hep istedim ,sen hep verdin.Birçok şeyi unuttun hayatında.Belki de önemsemedin benden sonra.Anlat dediğimde;doğduğum günkü mutluluğu,ilk dişimin çıktığı günü,ilk konuştuğum sözcükleri ,okula başladığım günün heyecanını anlattın bana..Hep beni anlattın bana..Sen neresindeydin peki yaşamın ?Kendini niye anlatmadın anne, o açığa çıkarmaktan korktuğun hüznünü,acılarını çocukluğunu,kaybettiğin sevgilerini neden anlatmadın.Hayat dört mevsimdir derdin.Bana hep baharı gösterdin.Senin kışlarını öğrenmek istiyorum,yağmurlarını rüzgarlarını,fırtınalarını öğrenmek,PAYLAŞMAK İSTİYORUM. BU GECE BÜYÜDÜM ANNE şimdi kendimi daha güçlü,daha daha olgun ve sana daha yakın hissediyorum,yüreğim yüreğinde sanki.MELEĞİM,CANIM ÖĞRETMENİM,CAN VERENİM,YOL ÇİZENİM,IŞIĞIM,HERŞEYİM CANIM ANNEM beni bağışla SENİ SEVİYORUM ,SENİ ÇOK SEVİYORUM .Bekle ne olur, uyuma ,sana sarılmak için koynuna geliyorum
     
  12. sehr_i sukut

    sehr_i sukut Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    5 Kasım 2007
    Mesajlar:
    382
    Beğenilen Mesajlar:
    30
    Ödül Puanları:
    28
    Şehir:
    uzak dıyralardan:(:(:(:(
    Ce: bura da dıyarın ucgenı hadı bakalım

    Çocuklarınız yarin böyle mi yaşasın?..

    Yıl 2030, kızım 18,ben 48 yaşındayım...

    "Baba bizim bayrağımızda sizin zamanınızda Ay-yıldız varmış neden simdi hac işareti ve anlamını bilmediğim renkler var?
    2 arkadaş okulda tavan arasında eski bir atlas bulmuştuk, o atlasta gördük daha önce Edirne'den Kars'a kadar Türkiye toprağı imiş, simdi neden o haritanın 1/5'ine Türkiye diyoruz?


    Eskiden her mahallede 1–2 cami varken, simdi neden her ilde bir cami var, dedem bahsetmisti daha önce ezan denen bir şey varmış, günde 5 defa camilerden okunurmuş simdi bu can sesleri ne baba?



    Filistinlilerin zamanında topraklarını parça parça satarak
    İsrail’in kurulmasına sebep olduklarını hiç mi bir yerde okumadınız
    da, toprakları mızı sattırıp simdi bu ufacık alana bizi hapsettiniz. Siz atalarınızdan böyle mi aldınız bu toprakları, emaneti böyle mi korudunuz. Günden güne topraklarımız satılırken siz uyuyor muydunuz baba?



    Baba küçükken herkesin beni Aybuke diye çağırdığını
    hatırlar gibiyim simdi neden bana Angel diyorlar, beni kulağıma Angel ismini ezanla sen mi söyledin?


    Bizim evin önünden tanklarla gecen Amerikan askerleri kim
    baba? Her gün bize hakaret ederek ve sizi her gördükleri yerde coplayarak demokrasi! mi getirdiler baba? Bize okulda demokrasinin tanımını daha farklı öğretiler sanki



    Baba o kitapta Atatürk diye birinden de bahsetmişti. O her kimse
    1933'te Bursa'da bir nutuk vermiş, ben simdi bile ne kastettiğini anlayabiliyorken, sizin gençliğiniz bu kadar mi cahildi de o uyarıları dikkate almadınız.



    baba Suleymaniye'de askerimizin başına çuval geçirmişler ve sen o donemde gençtin, hiç mi kanın donmadı baba. Neden hesap sormadınız bunları görmezden gelen yöneticilerinize?


    O az önce bahsettiğim Atatürk size bir hitabe yazmış ve sizi hain
    yöneticilere ve uşaklara karşı uyarmış ve hitabenin sonunda da "Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur." demiş. Baba kanınız o kadar bozuk mu ki
    ülkemizi bu hale getirenlerin yakasına yapışmadınız.


    Baba Türkiyeli ne demek, biz Türk çocuğu değil miyiz, soyumuz belli değil mi bizim, o kitapta okumuştum "Ne mutlu Türküm diyene" yazıyordu. Peki, baba ben neden mutlu değilim. Türküm demek suçsa ve kotu bir şeyse siz eskiden neden söylerdiniz.



    Baba biz Kurtuluş Savaşı denen bir şey yaşamışız, kitaba göre
    dünyanın gördüğü en şanlı savaşmış ve o savaşta 4 milyon şehit vermişiz. Madem bu vatandan bu kadar kolay vazgeçecektiniz de neden o kadar şehit verdiniz.



    Hiç mi kitap okumadınız, hiç mi sizi uyaran olmadı, hiç mi
    göremediniz ülkemizin peşkeş çekildiğini, eğer farkında olduysanız ve duygusuzca evinizde oturduysanız sizin o hainlerden ne farkınız kaldı. Allah’ın huzuruna hangi yüzle
    çıkacaksınız baba. "Vatan sevgisi imandandır" diye bir hadis varken hadi diyelim ki Türklüğünüzden vazgeçtiniz bari İslam’ın emrine uysaydınız.




    Senin eski CD’lerden dinledim baba, bizim de bir İstiklal Marşımız
    varmış, o marşı yalnızca koru körüne ezberlediniz mi? Atalarımız sizi her fırsatta uyarmış, demiş ki "Ey Türk titre ve kendine don."Baba ne zaman titreyeceksiniz, Ankara’yı da kaybettikten
    sonra mi? Bundan 13 yıl önce titremediyseniz eğer artık hiç bir şey titretemez sizi.



    Baba sen son bağımsız olan Türkiye Cumhuriyetini gördün."Ya
    devlet basa,ya kuzgun leşe" diyebilecek bir Hasan Tahsin,bir Şehit Şahin,bir Sütçü İmam yok muydu aranızda?Yazıklar olsun baba sizin gençliğinize!



    Bu günleri göreceğime hiç doğmasaydım baba. Türklüğünüzden utanmadınız hiç olmazsa insanlığınızdan utansaydınız baba. Bu vatan göz göre göre altınızdan kayarken hiç olmazsa SEREFINIZLE OLEMEDINIZ MI?"

    _
    bunları söylettirmemek için.. çok geç olmadan. toparlanalım
     
  13. esena

    esena Aktif Üye Üye

    Kayıt:
    14 Ocak 2008
    Mesajlar:
    4.074
    Beğenilen Mesajlar:
    5
    Ödül Puanları:
    38
    Şehir:
    TRABZON
    Ce: bura da dıyarın ucgenı hadı bakalım

    süper valla çok hoşuma gitti söylemek isteyipte söylemediklerimizi ele almışın çok saol
     
  14. SadmiN

    SadmiN ♥ Ölürüm Sana Mavimm ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    29 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    15.386
    Beğenilen Mesajlar:
    970
    Ödül Puanları:
    113
    Ce: bura da dıyarın ucgenı hadı bakalım

    ay ben senin üçgenini seveyim emi deli kız köşen hayırlı olsun ablacım bol sohpetler gerçi sende bu çene varken kimseye laf bırakmazsında:hhh:şaka bi yanada canım köşende bol misafirler olsun inşallah kendine dikkat et gene gelirim ben
     
  15. SadmiN

    SadmiN ♥ Ölürüm Sana Mavimm ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    29 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    15.386
    Beğenilen Mesajlar:
    970
    Ödül Puanları:
    113
    Ce: bura da dıyarın ucgenı hadı bakalım


    ay sabah sabah beni duygulandırdın la gözlerim dolu okudum yazıyı umarım ne biz ne çocuklarımız o günleri görmeyiz diyar bencede artık kendimize gelelim şu yabancıu hayranlığını bi kenera bırakalım ve ülkemize toprağımıza dilimize dinimize sahip çıkalım harika bi paylaşımdı diyarım çok sağol
     
bura da dıyarın ucgenı hadı bakalım konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. dıyarın mektubu

    dıyarın mektubu

    dıyar bu mektubu ıcındekı ofkenın cesaretınden yazıyo sızlere...ama sız yıne bu ofkenın nıye oldugunu anlamayacaksınız...hıcbırseyı anlamadıgınız,anlayamadıgınız gıbı... dıyar hıc affetmedı sızlerı.... ne cocuklugunuzu harcamanızı nede masumlugunu pul parası etmenızı...ne masumlugunun arayıs cagında dogrular dıye yalanlara sıgındırmanızı...nede asıl dogruların yalan oldguna ınandırmanızı,,,...
  2. şişşttt burda da varrr:) nıcler..

    şişşttt burda da varrr:) nıcler..

    Kır KaLßimi GönLün OLsun..AL Herşeyi Gözün Doysun..Şimdi Başka Kollardayım Bu da $na Kapak OLsun ManiSaLıyıZ ßiz KaraKoL EviMiz KeLepCe KoL SaATimiz RaKıyı SusuZ AsKı Sonsuz SevERız ! V·$1uR H·$4aNÇeRi K·$1aLBiMe K·$4aLßiM KaNa BuLaNSıN F·$1aZLa D·$1eRiNe i·$4NMe Ç·$4üNKü o·$1RDa S·$1eN VaRSıN! hîc tãnîmãdîgîm bîrîñî bãñã têrcîh êttîñ, bêñsê hîc ûzûlmêdîm.. kîm ñêdêñ ãyrîldîñ dîyê sørãrsã;...
  3. Hadı bakalım..

    Hadı bakalım..

    Elınızde sadece bir kibrit var ıcınde gaz lambası,bir gaz sobası ve birde mum bulunan karanlık ve soğuk bır odaya gırdınız...ılk once hangısını yakarsınız??
  4. Ben cesaretliyim diyenler hadi bakalım burdan...

    Ben cesaretliyim diyenler hadi bakalım burdan...

    Burası bir adaymış burada yürümek cesaret gerektirirmiş hadi bakalım kimler yürüyebilecek:D
  5. bura da bella nın köşesi

    bura da bella nın köşesi

    Merhabalar degerli misafirimiz, sitemizde toplu bir temizlik yapmak zorunda kaldik. Su anda gormek istediginiz konuyu maalesef sizlere sunamiyoruz. ilgili sayfamizin google siralamalarindan dusmesi icin gerekli algoritmik degerleri sitemize verdik. Verdigimiz rahatsizlik icin sizlerden ozur dileriz. Dilerseniz yukaridan sitemizin logosuna tiklayarak anasayfamiza gidebilir, Ya da ust sag...

Sayfayı Paylaş