gebe
  1. gülgüzeli

    gülgüzeli Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    10 Kasım 2007
    Mesajlar:
    595
    Beğenilen Mesajlar:
    15
    Ödül Puanları:
    0

    çinli bir kardeşemizin,islama karşı teslimiyeti!!!!!

    Konu, 'Dini Hikayeler ve Şiirler' kısmında gülgüzeli tarafından paylaşıldı.

    AŞagidaki yazilan yazi hikaye degildir,gercek yasanmis bir olaydir.. bir kardesimiz yayinlamis,uzun diyerek okumamazlik yapmayalim,
    Allah rizasi icin okuyalim......


    Bundan altı, yedi ay önce Çin'in değişik bölgelerinden on kişi İstanbul'a gelir. Bu on kişi sıradan insanlar değildir.
    Bunların ortak özelikleri yeni Müslüman olmalarıdır. Umre için İstanbul üzerinden Arabistan'a gideceklerdi. Hepsi de yeni Müslüman olmuş. Kimi yirmi gün önce, kimi bir ay, en uzağı iki ay önce Müslüman olmuştu. Ne yeterince İslâmî bilgileri vardı, ne de yapacakları umre ile ilgili bir bilgileri.
    Yanlarına, kendilerine yardımcı olacak, hem Çince'yi, hem Arapça'yı iyi bilen, hem de İslâmî bilgisi olan birini rehber olarak alacaklardı.
    Mevlâ'mızın takdiri, Türkistan'daki Çin zulmünden kaçıp İstanbul'a yerleşmiş bir Uygur kardeşimiz, bu on Çinliye rehber oldu. Bundan sonra hâdiseyi bu kardeşimizden dinleyelim...

    Bahsi geçen kardeşimiz şu anda bizim yanımızda bulunmaktadır.

    - "Yeni Müslüman olmuş bu on Çinli ile birlikte yola çıktık. Kısa zamanda aramızda iyi bir dostluk kuruldu. Yeni mü'min olmuş bu insanlar, büyük bir heyecan yaşıyorlardı.
    Hiçbirinin İslâmî bilgisi yoktu. Hatta namazda okuyacakları sûreleri bilmedikleri gibi Fatiha'yı bile bilmiyorlardı. Bazı zikirleri yaptırmaya çalışıyor, ancak Çince telâffuz zor olduğu için zikirleri tam okuyamıyorlardı.
    Namazlarda sadece "Elhamdülillah, Allahu Ekber" diyebiliyorlardı. Bana sormuşlardı "Ne yapalım?" diye.
    Ben de onların kimine "Elhamdülillah", kimine "Lâ ilâhe illallah" ve benzeri zikirleri öğretmeye çalışıyordum. Onlar da namazlarda bunları söylüyorlardı.
    Önce Mekke'ye gittik. Kâbe'de onların hâli görülmeye değerdi. Yeni doğmuş çocuklar misali heyecan ve neşe içinde, kâh ağlıyor, kâh gülüyorlardı.
    İsimlerini değiştirmiştik: Muhammed (Çan Çing) Hasan, (Çun Fang) gibi her biri yeni ismi ile çağırılıyordu. On Çinli kardeşimizden biri olan Muhammed de bir farklılık vardı. Bu durum dikkatimi çekmişti. Her namazını gözleri yaşlı olarak bitiriyordu. İyice dikkat ettim. Evet, Muhammed namazlarında ağlıyordu. Bana da sürekli sorular soruyorlar, İslâm hakkında bilgi ediniyorlardı. Ben de bildiğim kadarıyla onlara bilgiler veriyordum.
    Bir gün Muhammed sordu:
    - İçki nedir, İçkiye dinimiz nasıl bakar?
    - Rabbimiz içkiyi kesin olarak yasaklamıştır, içilmesi, yapılması, taşınması, satılması yasaktır.
    Kaldığımız otele gelmiştik. Muhammed bir telefon edeceğini söyledi ve ona memleketine telefon etme imkânı sağladık. Çin'deki kardeşini arıyordu, kardeşine aynen şöyle diyordu:
    - İçki fabrikamızı kapat, Allah'ımız öyle emretmiş. Bize bu emre uymak düşer. Kardeşi bunu yapamayacağını, birçok bağlantısının olduğunu, durup dururken, kapatırlarsa, yüz binlerce dolar zarar edeceklerini, hiç olmazsa kendisine biraz zaman vermesini söyler. Fakat Muhammed kararlıdır:
    - Allah emretmiş, bize uymak düşer. Fabrikayı hemen kapat, ben gelince borçları hallederim.
    İçki fabrikası kapanıyor. Mekke'deki ibadetlerimize devam ediyoruz.
    Yine bir gün bana sordukları sorularda çıkardıkları bir neticeyi açıklarlar:

    - Kadın modası, kadınları yarı çıplak resmetmek gibi faaliyetler de dinimizde yasak mıdır?
    - Evet yasaktır. Aynı gün ötele geldiğimizde yine Çin'i aradı ve bu sefer de kardeşine moda evinin kapatılması emrini verdi. Kardeşi yine itiraz etti, ancak Muhammed ne itiraz dinledi, ne de kararından vazgeçti.
    - Rabbimiz emretti ise, bize bu emre uymak düşer. Mekke'deki ziyaretimizi bitirdik ve Medine'ye gittik.
    Medine'de bir sabah namazı. Efendimizin "Burası cennet bahçesidir." buyurduğu yerde sabah namazının fazını kılıyoruz.
    Muhammed benim yanımda. Diğer Çinli kardeşlerimizle aynı saftayız. İlk secdeye varıyoruz, secdeden kalkıyoruz, ikinci secdeye varıyoruz, sonra kıyama kalkıyoruz. O da ne?
    Muhammed hâlâ secdede, kalkmadı. Tekrar secde ediyoruz, ettahiyyatı okuyoruz ve selâm veriyoruz. Muhammed hâlâ secdede. Düşündüm ki, yorgunluktan ve uykusuzluktan bazen insana bir geçkinlik geliyor, Muhammed'e de secdede böyle bir şey oldu, uyudu. Elimi uzattım, omzuna dokundum ve hafifçe çekeyim dedim ki,
    sağ tarafının üzerine yuvarlandı. Muhammed'in ölmüş olabileceğini düşündüm. Olay duyulmuştu. Görevliler müdahalede bulundular, dışarı çıkardılar, bir ambulansa koyarak hastaneye götürdüler. Biz de gittik. Hastanedeki ilk muayenede çoktan vefat ettiğini söylediler. Muhammed'i hastanenin morguna kaldırdılar.
    Çinli kardeşlerimle birlikte hastanenin önünde ne yapacağımızı bilemez bir hâlde üzüntü içinde bulunuyorduk. O sırada bir araba ile makam mevki sahibi bir zat geldi. Herkes onu hürmetle karşıladı, sonradan öğrendik ki bu zat Medine'nin ileri gelen yöneticilerinden biri idi. Hastane yetkililerine sordu:
    - "Bugün burada ölen bir Çinli var mı?"
    - "Evet", cevabını alınca şu açıklamada bulundu:
    - "Dün gece Efendimiz rüyamda bana göründü ve buyurdular ki,
    - "Yarın burada bir Çinli kardeşim vefat edecek, onun cenazesi ile ilgilenin."
    Bir anda her şey değişti. Muhammed'i morgdan aldılar, bir devlet yetkilisine yapılanlardan daha fazlasını yaptılar. Cennetü'l Bakî'ye defnettiler.
    Bu hâdiseyi bizzat yaşayan ve onlara rehberlik yapan Doğu Türkistanlı kardeşimiz hâdiseyi bu şekilde anlattı."


    Teslimiyeti gördük değil mi? "Rabbim emrettiyse, bize uygulamak düşer." Zararmış, ziyanmış, önemi yok. Rabbimiz emretmiş ve iş bitmiştir. İşte sahabe inancı. Bu Çinli kardeşimiz de o inanca ulaştı ulaşmasına; ancak dünyada fazla kalamadı. Çünkü bu dünya pisliğinin içinde fazla kalamazdı ve kalmadı da. Efendimizin de ilgisine mazhar oldu. Ne mutlu bu Çinli kardeşimize, ruhu için elfatiha.

    Bu hâdiseyi niçin anlattık? Bu hâdiseden çıkaracağımız dersler var da onun için anlattık. Bu Çinli kardeşlerimiz, internet sayesinde İslâm ile şereflendi. Gerek ülkemizde, gerekse dünya üzerinde bir kıvılcım bekleyen nice insanlar var. Bizim yapmamız gereken; bizden bir ışık, bir kıvılcım bekleyenlere bir an önce ulaşmak. Alınacak önemli derse gelince, bir sigaradan, bir markadan ya da herhangi bir lüksünden vazgeçemeyen mü'minler, şu Çinli Muhammed'i okuyun.

    Bakın teslimiyete. "Emir Mevlâ'dan ise, bize uymak düşer.

    " Ey bir sigarayı feda edemeyen mü'min kardeşim! Çinli Muhammed'e bak! O bir anda koskoca bir fabrikayı nasıl feda etti?!

    selametle


     
  2. Ayışık

    Ayışık Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    15 Eylül 2008
    Mesajlar:
    2.424
    Beğenilen Mesajlar:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Şehir:
    adana
    Cevap: çinli bir kardeşemizin,islama karşı teslimiyeti!!!!!
    şu anda gözyaşlarımı tutamıyorum ne mutlu o güzel insana emeğine sağlık
     
çinli bir kardeşemizin,islama karşı teslimiyeti!!!!! konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Bugün burada ölen bir Çinli var mı?

    Bugün burada ölen bir Çinli var mı?

    çinli muhammedin hikayesi cin varmıdır video medinede secdede ölen adam Resûlullah [s.a.v.] rüyamda göründüler ve: "Bugün burada bir çinli vefat edecek, onun cenazesi ile ilgilenin." buyurdular. Bundan altı, yedi ay önce Çin'in değişik bölgelerinden on kişi İstanbul'a gelir. Bu on kişi sıradan insanlar değildir. Bunların ortak özelikleri yeni...
  2. Teslimiyet

    Teslimiyet

    Gayb âleminden zuhur eden şeylere razı olmaya teslimiyet denir. Yağmurun yağması, rüzgârın tesiriyle meydana gelen hâdiseler, bitkilerin yeşermesi, ölmesi, zelzele gibi felâketler vs. bütün hepsinin Allah'ın iradesiyle olduğunu kabul etmek ve teslim olmak, teslimiyetin şartlarından en önemli olanıdır. Kaza ve belâ yalnızca Allah'tan gelir. Meşîet-i Hüdâ (bütün bunların Allah'tan neş'et etmesi)...
  3. Bir annenin teslimiyeti

    Bir annenin teslimiyeti

    İlk eşi Hz. Sâre’den çocuğu olmayan Hz. İbrahim, daha sonra Hz. Hacer’le evlenir. Hz. Hacer validemizden Hz. İsmail dünyaya gelir. Hz. Sare validemiz bu doğuma çok sevinir, ancak zamanla kadınlık hislerine hakim olamaz ve kıskançlık göstermeye başlar. Aklı bu yersiz kıskançlığa hayır diyorsa da hisleri buna isyan ediyordu. Bu sebeple Hz. İbrahim’in evinde her geçen gün huzursuzluk daha da...
  4. Çinli bir bilgenin erkeklere 5 ögüdü...

    Çinli bir bilgenin erkeklere 5 ögüdü...

    :sinir: Tabi canimmmm, baska arzunuz varmi :sinir: ? dedirten bir yazi Meleklerim :D:D:D buyrun :D
  5. Teslimiyet ( Submission )

    Teslimiyet ( Submission )

    teslimiyet submission Teslimiyet, İstanbul’un dört travestinin mücadelelerini ele alıyor. Sanem, beraber yaşadığı üç travestiyle birlikte seks işçisi olarak hayatını kazanmaktadır. Mahalleye yeni taşınan Gökhan’ın ilgisini çekmeyi başarır. İkili arasında suskun bir ilişki başlar. Oturduğu ev beklenmedik olaylarla sarsılırken, Sanem, Gökhan’ın yanına sığınmak zorunda kalır. Ve Gökhan’ın...

Sayfayı Paylaş