gebe
  1. BEYZA21

    BEYZA21 ♥ سن بنيم جننتيم نفسيمسين ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    21 Aralık 2011
    Mesajlar:
    9.573
    Beğenilen Mesajlar:
    1.516
    Ödül Puanları:
    113

    Çocuğum yok veya öldü diye fazla üzülmek uygun mu?

    Konu, 'Tüm İslami Bilgiler' kısmında BEYZA21 tarafından paylaşıldı.

    Sual: Küçük çocuğumuz öldü. Ana-baba olarak çok ağladık. Bize günah oldu mu? CEVAP Ağlamak merhametten ileri gelir. Ağlamak günah olmaz. Bağırıp çağırıp isyan etmek günahtır. Çocuğun ölmesi, malın elden çıkması, gözün kör, kulağın sağır olması, bir uzvun telef olması gibi, insanın isteği ile ilgisi olmayan musibetlere sabretmekten daha faziletli sabır yoktur. Sabredenlere verilen sevabın miktarını Allahü teâlâdan başkası bilmez.

    Musibetlere sabır, sıddıkların derecesidir. Bunun için Peygamber efendimiz şöyle dua ederdi:
    (Ya Rabbi, bana öyle yakîn ver ki, musibetler bana kolay gelsin!)[Tirmizi]

    Oğlu İbrahim ölünce de, (Ya İbrahim, ölümüne çok üzüldük. Gözlerimiz ağlıyor, kalbimiz sızlıyor. Fakat, Rabbimizi gücendirecek bir şey söylemeyiz) buyurmuştu.

    (Bir çocuk ölünce, Allahü teâlâ, bildiği halde, meleklerine sorar:
    – Kulumun çocuğunu aldınız, kalbinin meyvesini kopardınız. Peki kulum buna ne dedi?
    – Ya Rabbi, hamd edip teslimiyet gösterdi.
    – O kuluma Cennette bir ev yapıp, adını da, “Hamd evi” koyun!)[Tirmizi]

    Bunları Cennete götürün
    Kıyamette Allahü teâlâ, müminlerin çocukları için, (Bunları Cennete götürün) buyurur. Melekler, çocukların Cennete girmesini söylerler. Çocuklar, (Ana-babamız hani?) derler. Melekler, (Onlar sizin gibi günahsız değildir. Görülecek hesapları var) derler. Çocuklar ağlaşır, (Ana-babamızı almadan girmeyiz) derler. Cenab-ı Hak, çocuklara buyurur ki:
    (Ey yavrular, haydi gidin, ana-babanızı da alıp Cennete girin!)[Nesai]


    6.gif








    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Küçükken ölen çocuklar, ana-babaları ile karşılaşınca, ellerinden tutup, ana-babaları Cennete girinceye kadar, onlardan ayrılmazlar.) [Müslim]

    (Hiçbir Müslüman yoktur ki, büluğa ermemiş bir çocuğu ölsün de, Allahü teâlâ, bol rahmeti sebebiyle, onu Cennete koymasın.)[Buhari, Nesai]

    (Üç evladı ölmüş olan bir Müslüman ateşe girmez.) [Buhari, Müslim]

    (Kimin bâlig olmamış üç evladı ölmüşse, bu çocuklar, onu ateşten koruyan bir kale olur, ölen evlat iki, hatta bir olsa da…)[Tirmizi]

    Peygamber efendimiz, (Üç çocuğu ölen, Cennete girer) buyurdu. Oradakiler, (İki çocuğu ölen de mi?) diye sual edince, (İki çocuğu ölen de Cennete girer) buyurdu. (Ya bir çocuğu ölen?) diye tekrar sual edilince, buyurdu ki: (Allah’a yemin ederim ki, bir çocuk doğup hemen ölse, annesi sabredip sevabını Allahü teâlâdan beklerse, annesini Cennete götürür.) [Taberani]

    Yine buyurdu ki:
    (Alan da, veren de Allahü teâlâdır. Çocuğu ölen o kadına taziyede bulunun. Sabretsin, ecrini görecektir.) [Müslim]

    Musibete uğrayanı teselli etmelidir. Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Çocuğu ölen kimseyi teselli edene Cennet hırkası verilir. Musibete uğrayanı teselli eden, onun sevabı kadar sevap kazanır.) [Tirmizi]

    Sual: Çocuğum yok veya öldü diye fazla üzülmek uygun mu?
    CEVAP
    Hayır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Allahü teâlâ sevdiği kulu kendisine bağlar. Çoluk çocuğu ile meşgul etmez.) [Deylemi]

    Belanın geliş sebepleri
    Sual: Bazı hadis-i şeriflerde, Peygamberi sevenin, çeşitli musibetlere maruz kalacağı ve Ona düşmanlık edenin ise, mal ve evladının çok olacağı bildiriliyor. Bunların açıklaması nasıldır?
    CEVAP
    İnsanlara dert, bela, musibet birkaç bakımdan gelir:
    1- Bunlardan biri işlediğimiz günahlar sebebiyledir. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Belaların gelmesine sebep günah işlemektir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Size gelen musibet, işlediğiniz [günahlar] yüzündendir.) [Şura 30]

    (Sana gelen kötülük, kendindendir, [günahların yüzündendir.]) [Nisa 79]

    (Bir millet, kendini bozmadıkça, Allah onların hallerini değiştirmez.) [Rad 11]

    2- Bela, hastalık ve musibetler, günahların kefareti [affolması] için gelir. Dünyada musibetlere maruz kalıp da güzelce sabreden kimse, ahirete günahsız gider.
    Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
    (Her musibet, affedilecek bir günah için gelir.) [Ebu Nuaym]

    (Mümine gelen her sıkıntı, günahlarına kefaret olur.) [Buhari]

    (Müminin günahları affoluncaya kadar bela ve hastalık gelir.)[Hakim]

    İnsan kendisine gelen beladan hoşlanmaz. Halbuki günahları affolacak ve güzel sabrederse ahirette büyük nimetlere kavuşacaktır. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:
    (Hoşlanmadığınız şey sizin iyiliğinize; sevdiğiniz şey de, kötülüğünüze olabilir. Siz bilmezsiniz, Allah bilir.) [Bekara 216]

    3- Cennette yüksek derecelere kavuşması için mümine musibet gelir. Bunun için Peygamberlere çok bela gelmiştir. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
    (Nimete kavuşması için insana musibet gelir.) [Buhari]

    (Musibet, kavuşulacak bir derece için gelir.) [Ebu Nuaym]

    (Allahü teâlânın hayrını murad ettiği kul, belaya maruz kalır.)[Taberani]

    (Kişi, hep sıhhat ve selamette olsa idi, bu ikisi onun helakı için kâfi gelirdi.) [İ.Asakir]

    (Mümin, keler deliğine saklansa, ona, eza edecek biri musallat olur.) [Beyheki]

    (Dünya, [Cennetteki nimetlerin yanında] mümine zindandır.)[Müslim]
    (Allah’ı ve Resulünü seven, belaya [hazırlıklı olsun] zırh giysin!)[Beyheki]

    (En şiddetli bela, Peygamberlere, velilere ve benzerlerine gelir.)[Tirmizi]

    Demek ki belanın en şiddetlisi, Allahü teâlânın çok sevdiği kimselere geliyor. Belalara sabır, sıddıkların derecesidir. Peygamber efendimiz, kendisine gelecek musibetlere karşı dayanma gücü vermesi için Allahü teâlâya dua ederdi.

    4- Bela, imtihan için de gelir. Bakalım kul, Allahü teâlânın gönderdiği belaya razı olacak mı, olmayacak mı? Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
    (Şüphe edilen altın, ateşle muayene edildiği gibi, insan da bela ile imtihan olur.) [Taberani]

    (Ya Rabbi, beni sevene, hayırlı mal ver! Bana düşmanlık edene de çok mal, çok evlat ver!) [İbni Asakir]

    Mal ve evlat fitne mi?
    Mal ve evlat kötü mü de böyle buyuruluyor? Kur’an-ı kerimde de mealen buyuruluyor ki:
    (Mallarınız ve çocuklarınız sizin için elbette bir fitnedir.) [Tegabün 15]
    Fitne imtihan demektir. Anarşi, bozgunculuk, günah, şirk, bela, düşman ve daha başka manalara da gelir. Mal ve çocuklar hayırlı olmazsa bela olur, fitne olur.

    İnsan, genel olarak malını iyi yolda kullanmaz. Bu bakımdan malı kendisi için düşman olmuş olur. Aslında mal, kılıç gibi bir nimettir. İyi kullanılmazsa sahibini keser. Evlat da, bir nimet iken, iyi terbiye edilmezse, ana-babaları ile birlikte Cehenneme gider. Nimet, düşman olmuş olur. Çoğunluk bu imtihanı kazanmadığı için, mala ve evlada fitne denilmiştir. Mesela, İskoçyalılar, genelde cimri oldukları için, her İskoçyalıya cimri gözü ile bakılır. Belki de içlerinde çok cömert olanları da vardır. Kayserililer, gözü açık olarak bilinir. (Okur-yazar değilim ama Kayseriliyim) denir. Kayseri’de gözü açık olmayan da vardır. Hüküm ekseriyete göre verilir. Peygamber efendimiz, (Zenginlerin ve kadınların çoğunu Cehennemde gördüm) buyurdu. Halbuki Cennete gidecek zenginler ve kadınlar da çoktur. (Ramuz)

    (Sizin çokluğunuzla, diğer ümmetlere karşı iftihar ederim) ve(Velud [doğurgan] kadınla evlenin) hadis-i şerifleri, evlenmeyi teşvik etmektedir. Gerekli İslami terbiye verilemediğinden gençler, namaz kılmamakta, dinden uzaklaşmakta, hatta bir kısmı dinsiz ve anarşist olmaktadır. Peygamber efendimiz elbette, böyle gençlikle övünmez. İbni Asakir’in bildirdiği (İki yüz yılından sonra en iyiniz, hanımı ve çocuğu olmayandır) hadis-i şerifi, ortam müsait olmayınca, çoluk çocuk sahibi olmamanın daha iyi olduğunu göstermektedir.

    Sual: Küçük çocuklar da ölürken sıkıntı çeker mi?
    CEVAP
    Bir Müslümanın çocuğu, ölüm döşeğinde iken, 360 melek gelir, o masumun karşısında durup, (Ya masum, müjdeler olsun sana, bugün, ölmüş olan, âbâ ve ecdadını ve bütün komşularını, Hak teâlâdan dile) derler.

    Melekler, başına bir şefaat tacı ile gayret ve kuvvet gömleğini giydirip, gözünün perdesini kaldırırlar. Perdeler kalkınca, tâ Hazret-i Âdem aleyhisselamdan beri, geçmiş ecdatlarını görür. Onların bazısı için hazırlanan azabı görünce, haykırıp titrer. Bunu bilmeyenler can çekişiyor zanneder.

    Can alıcı melekler gelirler, (Ya masum, âlemlerin yaratıcısı sana selam söyleyip, “Ben onu yarattım, yine bana gelsin. O ruh emanetini ben verdim, yine bana versin. Onun karşılığında ona Cennet ve didar vereyim” buyurdu. Haydi yüzünü çevir, bak) dediklerinde, o masum da, bakar, melekleri görür. Sevinçten coşup titrer ve döşeğinde can vermeye atılır.

    Yine o azap içindeki ecdatları gözüne erişince, yine canını vermek istemeyip, (Ey melekler! Allahü teâlâ, akraba ve ecdadımı bana bağışlasın) der. Allahü teâlâ da, (İzzim hakkı için bağışladım)buyurur.

    Melekler, (Ya masum, sana müjdeler olsun, Hak teâlâ, imanı olanların günahlarını bağışladı ve bütün dileklerini kabul eyledi) dediklerinde, masum sevinçli iken, masumun anası ve babası suretinde iki huri gelip, kollarını açarak, (Ey evladımız, bizimle gel, biz Cennette sensiz olamayız) derler.

    Masumun eline bir Cennet meyvesi verirler. Masum, meyveyi koklarken Azrail aleyhisselam, kendi gibi, bir güzel masum olup, habersizce canını alır ve Cennete götürür.

    Orada, yeşil bir sahra vardır. Masum, (Beni buraya niçin getirdiniz) diye sorar.

    Melekler şöyle cevap verirler:
    Kıyamet yeri vardır. Çok sıcaktır. Bu sahrada, 70 bin rahmet pınarı vardır. Resul-i ekremin havzının başında durup, nurdan bardakları görürsün.

    Anan, baban kıyamet yerine geldiklerinde, bu bardakları su ile doldurup, onlara verirsin ve onları bırakma ki, Cehennem yoluna gitmesinler. Çünkü, senin duan, Hak katında makbuldür. Cuma geceleri, yeryüzüne inersin. O vakit Allahü teâlânın selamını, Müslümanlara ulaştırırsın.

    Ne mutlu, çocuğu ölüp de, sabreden ana-babaya…

     
Çocuğum yok veya öldü diye fazla üzülmek uygun mu? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. aile arasi ölümü unutmak uygun mudur?

    aile arasi ölümü unutmak uygun mudur?

    Sual: Aile arasında ölümü unutmak uygun mudur? CEVAP Her sıkıntı ölümü unutmak, hak ve hukuka riayet etmemekten ileri gelir. Bir zat anlatır: (Bir gün bana bir arkadaş geldi. Hanımıyla hiç geçinemiyormuş. Evde her gün basit şeyler yüzünden tartışma oluyormuş, bıkmış bu tartışmalardan, artık ondan ayrılmaya karar vermiş. İş iyice çığırından çıkıp, hanımı bunun tarafına, bu da hanımının...
  2. Yoksa Teknoloji diye birşey yok mu?

    Yoksa Teknoloji diye birşey yok mu?

    Yoksa Teknoloji diye birşey yok mu? adamın yerinde olmak istemezdim sar sar bimez be adam ağızındaki sigarayı atsana felakete sebep olacaksın... iğreeenç bir daha dondurma istemem...
  3. ölüm yok mu sandın ilahisi

    ölüm yok mu sandın ilahisi

    ölüm yokmu sandın ilahisi Ölüm baki olur hayat son bulur Buz gibi toprakla beden buluşur Sorgu sual başlar akşam son bulur Emelin iyimi kötümü bilmem Sana soracaklar rabbin kim diye Orda torpil olmaz bunu bil sende Melekler ağlıyor yanlış bildikçe Ne yaptın yaşarken haydi sen söyle Malın mülkün vardı ölmem mi sandın Dünya çok güzeldi buna mı kandın Ahreti unuttun şefkemi daldın Şimdi ver...
  4. Kullandığınız maskara kirpik türünüze veya ten renginize uygun mu?

    Kullandığınız maskara kirpik türünüze veya ten renginize uygun mu?

    Maskara, rujla beraber dünyanın en çok kullanılan makyaj malzemelerinin başında geliyor. Hem Antik Yunan döneminde hem de Afrika kabilelerinde bir kişinin gözlerine çok derin ve uzun süre bakıldığında o kişinin ruhundaki inançların, düşüncelerin ele geçirilip yönlendirilebileceğine, ruhunun çalınabileceğine inanılırdı. Bu şeytani bakışları sahibine geri yansıtmak amacıyla rastık taşı ile...
  5. çocuğum ağlamasın diye herşeyi yapmam doğru mu ?

    çocuğum ağlamasın diye herşeyi yapmam doğru mu ?

    Merhabalar. 14 aylık bir bebeğim var ve onu büyütürken pek çok soru işareti kafama takılıyor.Bunlardan biri de onların herşeyi istemeleri.Acaba diyorum ağlamasın diye her dediğini yapmak mı doğru, yoksa bir yere kadar ağlamasına kulak tıkamakmı? Yani terbiye verip disiplini öğretecem diye ağlatmak mı, psikolijisi bozulmasın , bozulan benim psikoljim olsun demek mi? İşin içinden çıkamadım...

Sayfayı Paylaş