gebe
  1. LaViNYaM

    LaViNYaM >>>ιкιz αηηєѕι<<< Yetkili Kişi

    Kayıt:
    23 Kasım 2010
    Mesajlar:
    6.151
    Beğenilen Mesajlar:
    703
    Ödül Puanları:
    113
    Şehir:
    Antalya

    Çocuğunuz Kardeşe Hazır mı?

    Konu, 'Aile, Evlilik ve Çocuklar' kısmında LaViNYaM tarafından paylaşıldı.

    Çocuğunuza Kardeş Çocuğunuz Kardeşe Hazır mı

    Her çocuk biraz olsun yeni doğacak olan kardeşini kıskanır...Bunun dengesini sağlamak da sizin elinizde nasıl mı? Bakalım çocuğunuz yeni kardeş istiyor mu? Bakalım hazır mı bu sürece?? Çocuğunuzu kardeşe alıştırma süreci biraz zaman alabilir ama buna katlanmanız gerek ve çocuğunuzun da isteklerini göz önünde bulundurmanız gerekir...



    Aileye yeni katılacak bebek haberi, evin ilk çocuğu için her zaman sevindirici olmayabilir!

    [​IMG]


    ÇOCUĞUNUZ KARDEŞE HAZIR MI?


    Yeni bebek haberi tüm aileyi heyecanlandıracak, mutluluk verecek bir haber. Ama evin ilk çocuğu için her zaman böyle olmayabilir. Kardeş kavramını yeni öğrenecek, anne ve babayı paylaşacak, belki de odasını, oyuncaklarını bile ona vermemenin telaşına düşecektir… Bir de çevrenin ve anne babanın ihmalini ve özensiz tutumunu hissederse kardeşi kendisine rakip olarak görecektir. Peki, bir çocuğu yeni kardeşe hazırlamak için neler yapmalı, nasıl davranmalı?

    Bir çocuğunuz var ve siz artık ikinci çocuğa hazırsınız. Ama bunu çocuğunuza nasıl anlatacağınızı, onun için doğru zaman olup olmadığını, nasıl davranmanız gerektiğini bilmiyorsanız, Psikolojik Danışman Ebru Tuncay bu konudaki sorularınızın cevaplarını veriyor.

    Çocuğunuzu veya çocuklarınızı, yeni kardeşin gelişi ile ilgili gebeliğinizin fazla ilerlemesini beklemeden hazırlamak iyi olacaktır. Çünkü yeni kardeşin gelişine çocuğu hazırlamak önemli bir koşuldur. Başkalarının bebeğin yolda olduğunu anlayacağı duruma geldiğinde ve ailenin diğer bireyleriyle sohbet konusu haline geldiğinde yapmak en doğrusu olacaktır.

    Yeni kardeş çocukların hepsinde aynı etkiye sahip olmaz. Buna her çocuk farklı tepki gösterebilir. Özellikle anne babaların tutumları çocukların davranışlarına etki eder. Çocuklara sürekli olarak küçük, nazik, hassas yapılı bebekten uzak durmasını söylemek düşmanca duyguların baş göstermesine neden olabilir.

    Bazı ebeveynler, doğacak bebeğin kız ya da erkek oluşunun bir önemi olmadığını, önemli olanın doğacak bebeğin çok sevilecek olduğunu söylerler. Bu durum, çocuğun, kabul etmekte güçlük çekebileceğini göz ardı etmenin yanı sıra, çocuk düşünce ve duygu yapısını anlamaktan yoksun olduğunu yansıtır. Daha önce hiç görmediği ve başka hiç kimsenin de görmemiş olduğu bu bilinmeyen varlık nasıl sevilebilir düşüncesinin gelişimine zemin hazırlar. Bu tutumda ısrarcı olunması çocuğun ileride duyacağı çekememezlik, çekişme ve kıskançlıktan ötürü kendini suçlu hissetmesine neden olabilir. Kardeşini sevebilmesi için onu tanıması gereklidir. Ayrıca yeni doğan bir bebek, onunla oynamadığı gibi, anne ve babasının ilgisini de üzerinde toplayarak o zamana kadar süregelmiş dengeyi de bozmaktadır.

    [​IMG]

    “BENİ SEVMEYE DEVAM EDECEKLER Mİ?

    Çoğu zaman şu sorular çocukların kafalarını kurcalar: Acaba bende yolunda gitmeyen bir şey mi var? Yalnız başıma onlara yetmiyor muyum? Acaba beni sevmeye devam edecekler mi? Yeni bebeğe sarılıp, öpüp, sevip beni tamamen unuturlar mı?

    Yeni bir kardeşin doğumuyla çocuk terk edilmişlik ya da hiçbir işe yaramayan bir şey olma duyguları içinde kalabilir. Unutulmamalıdır ki, yeni bir kardeşin gelişi, büyük çocukların hayatının en derin izler bırakan dönemlerinden biri olabilir. Bu durumda yapılacak en iyi şey, çocuklara olabilecekleri önceden ve açıkça iyi ve kötü yönleriyle ayrıntılı bir şekilde anlatmaktır. Onlara, evde alışık olunan durumun, sessizlik ve huzurun bozulacağı, gece yansı bağırma ve ağlama sesleriyle uyanılabileceği, konuşmaların aynı seslerle kesilebileceği, ayrıca yeni doğan kardeşine bakmak için ondan yardım istenebileceği söylenmelidir. Belki böylelikle, çocuklar yeni duruma alışmakta güçlük çekmeyecek ve durumun anlatıldığı kadar vahim olmadığım düşüneceklerdir.

    Tek çocuk veya birden fazla çocuk yeni kardeşin gelişine beklenenden farklı bir tepki vermezler. Yaşları birbirine yakın ve birçok konuda ebeveynlerine muhtaç kardeşlerin anne
    ve babasının ilgisini daha fazla çekmek için rekabet halinde olduğu bir gerçektir. Ancak rekabetin sadece evdeki kardeşler arasında olmadığını, bir sınıfta, oyun grubundaki çocuklar arasında da var olduğunu unutmamak gerekir.

    Çoğu anne baba şöyle bir açıklama yaparak çocuğu kardeşin gelişine hazırlamak isterler: “Kardeşin doğunca seni yine eskisi kadar seveceğiz. Seni de kardeşini de aynı derecede hiç ayırt etmeden seveceğiz.” Çocukları ilgilendiren nokta, sizin doğruyu söyleyip söylemediğinizdir. Bunu anlamak için de yapabileceği tek şey sizin sevginizi sınamak olacaktır. Zaman zaman sınırlarınızı zorlayarak size karşı “eşit sevgi” sınavını uygulayabilirler.

    Bu sınavı verebilmek için, herkesin farklı olduğunu ve hiç kimsenin iki kişiyi aynı şekilde sevemeyeceğini, sevgilerin dereceleri aynı olsa da şekillerinin farklı olabileceğini söylemek gerekir. Yeni doğmuş kardeşine ve ona karşı davranışınızın farklı oluşunu bu zeminde açıklayabilirsiniz. Zaten büyük çocuğunuza yeni doğmuş bebeğe davrandığınız gibi davranamazsınız.

    “YENİ BEBEĞE HAZIRLIK GEREK!”

    "• Yeni doğacak bebeğe çocuğunuzu hazırlama gebelik döneminden itibaren başlamalıdır.
    • Gebeliğiniz ailenin diğer bireyleriyle sohbet konusu haline geldiğinde çocuğunuza yeni bebekten söz edebilirsiniz. Bunun için seçeceğiniz dil ve sergileyeceğiniz tavır yine ailenizi ilgilendiren diğer önemli konuları bildirirken takındığınız tavır ve dil ile benzerlik taşımalıdır. Onay beklediğinizi belli edercesine veya af dilercesine değil, mübalağa etmeden veya sıradanlaştırmadan aktarabilmek, paylaşabilmek önemlidir.
    • Bunların gözetilmesi halinde bile büyük kardeşin aldığı bu haber tabii ki şaşkınlık yaşatacaktır. Bunun için seçeceğiniz örnekler ya da vaatleriniz, sizin çocuğunuzla olan ilişkinizi hayal kırıklığına uğratacak, süslemeli hayalci senaryolaştırmalardan uzak olmalıdır.
    • Gebeliğiniz esnasında doktor kontrollerine çocuğunuzu götürmek ve karnınız büyüdükçe dokunmasına izin vermek, kardeşe hazırlık için, kardeşini kendi dünyasında tasarımlandırması ve psikolojik hazırlığı için yararlı olacaktır.
    • Çocuğunuzu, yeni doğacak bebeğin ihtiyaç duyacağı bakım ve ilgiye hazırlamak için, kendi çocukluğunuzdan ya da çocuğunuzun bebekliğinden yapacağınız paylaşımlar kendisini hazırlaması için katkı sağlayacaktır. Bununla ilgili fotoğraflar ya da varsa video çekimlerinden yararlanılarak bu hazırlık pekiştirilebilir.


    YENİDOĞANIN BAKIMINDA ONA DA SORUMLULUK VERİN

    Yenidoğan bebeğiniz eve geldikten sonra, onun nazik fiziksel yapısından dolayı, çocuğunuzu ondan uzak tutma ya da sakınma çabanız, çocuğunuzun kardeşinin varlığına hiddet duymasına ve dışlanmışlık duygusunu daha yoğun olarak yaşamasına neden olacaktır. Kardeşinin bakımında onun da katkıda bulunmasına olanak tanımak ve ona dokunmasına izin vermek daha iyi sonuçlar doğuracaktır.

    [​IMG]

    “KARDEŞİNİ SEVİYOR MUSUN?”


    Özellikle yenidoğan bebeği görmek için eve gelen konuklarınızın, çocuğunuza yöneltebileceği “Kardeşin olduğuna seviniyor musun?” ya da “Seviyorsun değil mi kardeşini?” gibi sorularda, gerekirse soru sorulmasını önlemek ya da verilecek cevaplarda çocuğunuzun yanında olmak, çocuğunuzun yeni doğan kardeşiyle ilgili karmaşık duyguların yaratabileceği yükü hafifletecektir.

    Ebeveyn olarak, büyük kardeşi yenidoğan bebeğe hazırlama düşüncenizin kaynağı, kıskançlık gibi her bireyi yapılandıran, hayatın bir parçası olan doğal bir olgudan korumaksa nafile. Yeter ki, annenin yüzünde sevilmenin ve yalnızca var olarak ona eşi olmayan bir zevk sağlamış olmanın işaretlerinin arandığı ilk 2,5 -3 yılı, kardeş doğumundan önce büyük kardeşe sağlayın. Yoksa rekabet, yarışma duygusu, dışlanmışlık korkusu, daha az sevilme kaygısı, emin olun tek çocukken de yaşanabilecek duygulardır.”

    “ONU SÜRECE DAHİL EDİN”


    “Hamilelik döneminde bebeğin isminin ve mobilyalarının seçilmesi, eşyalarının yerleştirilmesi, alış verişlerinin yapılması gibi süreçlere çocuğun da dahil edilmesi önemlidir. Daha büyük bir aile olunduğu ve birliktelik mesajını çocuğa verir. Çocuk etkilenmesin diye bebekle ilgili durumlardan çocuğun dışlanması, ayrımcılık hissine sebep olacaktır. Bir anda evde bebeğin odasını ve eşyalarını gören çocuk, şaşıracak; bebeğin de evde bir yeri olduğunu ani bir şaşkınlıkla fark edecektir. Sürece dahil olan çocuk ise bebeğin evdeki konumunu ani bir şekilde fark etmeyecek, bir sonraki aşamaya sürekli hazırlandığı için hiçbir şey ona kötü sürpriz olmayacaktır. Özellikle çocuk ve yeni doğan aynı odayı paylaşacaksa, sürece dahil olmayan çocuk bir anda odasına, oyuncaklarına ortak olan bir canlının varlığından rahatsız olacaktır.


    DOĞUM BASİTÇE ANLATILMALI

    Doğuma yaklaştıkça, doğumun nasıl olacağını soran çocuğa doğum basitçe anlatılmalıdır. Ayrıntıları ile anlatılan bir doğumda çocuk anneyi kaybetme ve bebeğin anneye zarar verebileceği kaygısını yaşayabilir. Doğumun bir kutlama şeklinde olacağı, bunun sevinçli bir olay olduğu, doğum şekerlerinin hazırlandığı ve misafirlerin olacağı çocuğa anlatılmalıdır. ‘3 kişi arasındaki sevginin artık 4 kişi arasında olacağı yani bu sevginin daha da büyüyeceği’ çocuğa anlatılmalıdır. Buna ek olarak annenin birkaç gece hastanede kalacağı ve bu süreçte ona babaanne-anneannesinin bakacağı söylenmelidir.”

    “BİRBİRİNE YAKIN YAŞLARDA DAHA ÇOK ÇATIŞMA YAŞANIR”


    “Birbirine çok yakın aralarla doğmuş olan iki kardeşin çatışma ihtimali, uzun aralarla doğmuş olanlara göre daha yüksektir. Bunun ana sebebi ikisinin ihtiyaçlarının yoğunluğunun birbirine yakın olmasıdır. Örneğin, 10 yaşında bir çocuğun kardeşi olduğunda ihtiyaçlarının yoğunluğu ve türü çok daha az ve farklı olacağından, kardeş sürtüşmesi de daha az olur. Bunun yanında 2 yaşında bir çocuğun kardeşi olursa, doğal olarak çekişme ortaya çıkabilir ve bu çekişme çatışmaya dönüşebilir. Çatışmalar, çekişmelerin iyi ve doğru yönetilememesi sonucu ortaya çıkar. Kardeşler arası çekişmelerin fazla yaşanmaması için ideal olan, aynı zamanda kadın sağlığı açısından da daha doğru olanı hamilelikler arasında 2-3 yıllık bir süre bırakılmasıdır. Birinci bebeğin ihtiyaçlarının yoğunluğu ancak 2-2,5 yaşına geldiğinde azalmaya başlar. 2 yaşından küçük çocukların kardeş sahibi olmasını tavsiye etmiyoruz.


    İki çocuğun aynı veya farklı cinsten olması yaş gruplarına göre önem arzeder. Küçük yaşlarda kardeşlerin farklı cinsiyetten olması çok önemli bir unsur değilken, bebeklikten çıktıkça ve yaş büyüdükçe bu cinsiyet farklılığı önem kazanır; hayata bakış açıları ve karakter farklılıklarını belirleyen en önemli unsurlardan biri olur. Aynı cinsiyetten olan çocuklar arasında rekabetin daha fazla olacağına dair yaygın görüşlere rağmen, farklı cinsiyetler arasında çatışmanın daha fazla olduğu yolunda veriler vardır.”

    “KARDEŞ KISKANÇLIĞI DOĞAL BİR DUYGUDUR!”


    “Çocuklarda kardeş kıskaçlığı, annenin ikinci çocuğa hamile olması ile birlikte başlar. Ortalama 3 ile 8 yaş arasında daha yoğun yaşanır. Çünkü bu dönemde çocuklar mantık kavramıyla değil, daha çok duygu yönlendirmeleriyle yaşamı analiz ederler.

    Çocukların kardeş kıskançlığını yoğun şekilde yaşaması çocukta davranış bozukluklarına, iştah kaybına ve psikolojik birçok rahatsızlığa yol açabilir. Bu durum zamanla bir psikiyatri yardımı gerektirebilir.

    ALTINI ISLATIP, PARMAK EMMEYE BAŞLAYABİLİR

    Bazı çocuklar kardeşlerini kıskandığını açıkça belli eder. Bebeği sevmediğini ve evden gitmesini istediğini söyler. Bazı çocuklarsa kardeşe aşırı ilgi gösterip anne ve babasının kaybettiği ilgisini geri kazanmaya çalışır. En sık görülen kıskançlık sorunları; daha önce kazanılmış davranışlarda gerileme, alt ıslatma, parmak emme gibi durumlardır.

    Ebeveynlerin bilmeleri gereken en önemli şey; kardeş kıskançlığının doğal bir duygu olduğudur. Çocuğu bu duygudan ötürü suçlamak, yargılamak, cezalandırmak son derece yanlıştır. Çocuğun kardeşini mutluluk içinde kabul etmesini beklemek doğru değildir.”

     
Çocuğunuz Kardeşe Hazır mı? konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Çocuğunuz anaokuluna hazır mı?

    Çocuğunuz anaokuluna hazır mı?

    Uzmanlar; çocuklarını anaokuluna göndermeyi düşünen annebabaların, öncelikle onların şunları tek başlarına yapıp yapamayacağından emin olmalarını istiyor: * Giyinme, yemek yeme ya da el yıkama gibi işleri tek başına yapabiliyor mu? * Çantası veya ceketi gibi özel eşyalarına sahip çıkabiliyor mu? * Kendi başına çalışabiliyor mu? * Kendisinin, anne ve babasının adını-soyadını ezbere biliyor mu?...
  2. Çocuğunuz tuvalet eğitimine hazır mı?

    Çocuğunuz tuvalet eğitimine hazır mı?

    Tuvalet Eğitimi Çoğu anne babanın da yakınen bildiği gibi, tuvalet eğitimi çocuk gelişiminin önemli aşamalarından biridir, en azından, alt bezi değiştirmenin sona ermesidir. Peki ama, tuvalet eğitiminin ne kadar süreceği konusunda bilgimiz var mı? Kimi çocuklar için sadece bir kaç gün. Bazıları için ise bir kaç ay! Amacımız sizi tuvalet eğitiminin aşamaları konusunda aydınlatarak işinizi...
  3. Çocuğum Okula Hazır mı?

    Çocuğum Okula Hazır mı?

    Özet: Bir çocuğun okula başlayıp başlamayacağına, 1 yıl daha anaokuluna, anasınıfına gitmesinin mi daha iyi olacağına yoksa okula başlamasının çocuk için daha uygun olduğuna karar vermek her aile için kolay olmayabilir. Bu kararı verirken anaokulu öğretmenlerinin, çocuk doktorlarının ve başlaması düşünülen okul yönetiminin fikri çok önemlidirAile bu kararı verirken çocuğunu iyi...
  4. Anne olmaya hazır mısınız?

    Anne olmaya hazır mısınız?

    Bazı hamilelikler eşler tarafından planlı bir şekilde uygulanır iki tarafta bebeğe hazır olarak kendilerini hissettiklerinde bebek düşünürler Peki hamilelik planlımı olmalı? Kadın anne olmaya kendini iyice hazırladıktan sonramı gebe kalmalı? Uzmanlara göre sorularınızın cevapları: Çocuk yetiştirmenin kolay olduğunu kimse iddia etmiyor. Belki siz de bu zor ve bir ömür boyu sürecek görevi...
  5. Çocuğunuz 4+4+4 Sistemine Hazır mı??

    Çocuğunuz 4+4+4 Sistemine Hazır mı??

    4+4+4 Eğitim Sistemi Çocuğunuz 4+4+4 Sistemine Hazır mı İşte gün geçtikçe bişeyler değişiyor...Bizler ise koyun gibi ona uymaya adapte olabilmek için zihin ruh olarak zorluk çekiyoruz..Şimdi eğitim sistemi de değişti ve çocuklar bakalım neler yapacak.Tabi burada en çok büyük görev anne babalara düşmekte çocuğunuzun yanında olup onunla beraber en iyi kararı vermeniz lazım... Çocuğunuz...

Sayfayı Paylaş