gebe
  1. Bilge Gökçen

    Bilge Gökçen Yeni Üye Üye

    Kayıt:
    27 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    13.022
    Beğenilen Mesajlar:
    108
    Ödül Puanları:
    0

    Çocuk Oyuncaklarının Değeri

    Konu, 'Rehberlik' kısmında Bilge Gökçen tarafından paylaşıldı.

    Geçmiş dönemlerin bez oyuncakları, tahta oyuncakları yerlerini plastik ve metal oyuncaklara bıraktığı zaman artık ‘çocukların kendi yapamayacakları, ancak satın alabilecekleri oyuncaklar’ dönemi de açılmış oldu. Lego’lar bir ölçüde çocukların yapabileceklerine uygun oyuncaklar iseler de ‘hareketli ve sosyal rolleri güçlü oyuncaklar’ ancak satın alınan oyuncaklar oldular. Gene her dönemin ‘İdol Oyuncakları’ olmuştur. Bu oyuncaklar her çocuğun mutlaka sahip olmak istediği oyuncaklar olarak çocuk kişiliğinin gelişiminde ve çocukta değerlerin oluşmasında önemli rolleri olmuştur.

    Geçmiş dönemlerin ‘bez bebeği, kız çocuklarının önemli bir ‘idol oyuncağı’ idi. Erkek çocuklar için ise ‘uçurtma’ çok önemli bir ‘idol oyuncak’ idi, bunun yanında bir tarafına kalınca bir ip bağlanmış sopa ‘uçan at-küheylan’ olarak büyük önem taşırdı. Erkek çocukları bu sopayı bacaklarının arasına alır, ipi kuvvetlice tutarak istedikleri tempoda ‘ata binerek koşarlardı.’ Uçurtma ise özgürlüğün, göklere açılmanın simgesiydi ve sonradan ‘amatör uçak kullanma’, ‘model uçak uçurtma’, ‘yamaç paraşütü’ gibi oyunların geçmişteki yerini tutuyordu.

    Günümüzün ‘idol oyuncakları’, kızlar için ‘Barbie bebek’tir, erkek çocukları için ise ‘action-man’.

    ‘Barbie bebek’, incecik, güzel, sarışın, özgüvenli, bağımsız, kendi başına yaşayan bir genç kızdır. Anne değildir, olmaya da niyetli değildir, çünkü herhalde çocuk bakmayı sevmemektedir. Ayrıca evli de değildir, birlikte yaşadığı bir erkek de yoktur, sadece erkek arkadaşı vardır. Çok güzel bir evi vardır. Evi triplekstir, demek ki üç katlıdır. Evi hem modern ve rahat, hem de süslü ve şıktır. Yemeklerini evin verandasında yer, mutfağı geniş ve çok moderndir. Yatak odası geniştir, yatağı büyük ve süslüdür. Evde birkaç yatak odası daha vardır. Sigara içmez. Evinde bir amerikan bar varsa da içkiler ortada görünmemektedir. Banyosu rahat ve konforludur. Gardrobu çok zengindir. Günün her saati için birçok giysisi vardır. Gecelikleri, sabahlıkları, ev giysileri, spor giysileri öğleden sonra giysileri, akşam yemeği ve gece gezmeleri için abiye giysiler, yaz için mayoları, kış için trençkotları, pardösüleri, mantoları vardır. Kürk giymemektedir, çevrecidir ve hayvan katliamına karşıdır. Sporu sever, tenis ve yüzme gözde sporlarıdır. Evinin önünde spor arabası durmaktadır. Araba spordur ama aynı zamanda da gösterişlidir, yüksek hız yapabildiği her halinden bellidir.

    ‘Barbie bebek’ çalışmamaktadır. İşi yoktur, eğitimi de belli değildir, belki eğitimi de yoktur. Eğitime gereksinmesi de yoktur, iş de önemli değildir, çünkü her şeyi vardır. Bunları kazanması için çalışması gerekmemektedir. Paranın nerden geldiği belli değildir ama ‘bebek’ olduğuna göre- aslında sadece adı bebektir- anne babası ona bu rahatı bu lüksü sağlamaktadır. İşte bu ‘paranın nerden geldiğinin belli olmaması, eğitimi, işi ve çalışması olmadığı halde lüksünün yerinde olması’ hepimize bugünün genç kadınlarının tutumunu çağrıştırmıyor mu? Günümüzün daha baba evinde yaşayan genç kızları da ‘kendilerinin her şeylerinin olmasını bir zorunluluk, bunları ödemenin de ailelerinin görevi olduğu’nu düşünmüyorlar mı? Çalışsalar bile kazandıklarının gereksinmelerden çok konfor ve lüks için harcanmasının doğru olduğunu belirtmiyorlar mı? Genç kadınların günümüzdeki özlemleri Barbie bebeğin yaşamıyla şasılası bir benzerlik göstermiyor mu? Bunca ‘güzellik salonu’, ‘bunca estetik merkezi’, ‘zayıflama kürleri’, giysi markaları, çeşit çeşit ayakkabı satan süpermarket reyonları hep aynı şeyi söylemiyor mu? ‘Daha iyisini iste’, ‘daha çoğunu iste’, ‘yaşama hakkını iste’, ‘kişiliğini bu markayla kanıtla’. Parası mı? Parası ne olacak? Kredi kartını kullanırsın. Gence kredi kartı, çocuğa kredi kartını verirsin, annesine, babasına ödetirsin. Barbie bebek size yol gösteriyor.

    Sen rahat yaşa ve iste. Ödeyecek birisi bulunur, yoksa arayıp bulursun, nasıl olsa gençsin, güzelsin, ödemek için yarışırlar.

    Barbie bebek konforlu ve lüks yaşıyor ama ‘ailesi ortalarda hiç görünmüyor’. Demek ki onlar bir yerlerde çalışıp çabalayıp yaşıyorlar, Barbie bebeğin bütün giderlerini de ödüyorlar. Barbie bebek, hiç kardeşi de olmadığı için, ailesinin parası kendisine yetiyor. Şimdi Barbie Bebeğin temsil ettiği sosyal rolü görelim ve aktardığı değerleri anlayalım.

    Eğitimi belli değil Programı yok

    Mesleği yok Hedefi yok

    Çalışmıyor İşlevi yok

    Hiç sıkıntı çekmiyor Çabası yok

    Hiç derdi olmuyor Aidiyeti yok

    Hiç engeli yok Yardımlaşmıyor

    Ailesi ortada yok Paylaşmıyor

    Kardeşi yok Hep alıyor

    Vermeyi bilmiyor, niyeti de yok.


    İşte çocuklarımızın ‘ille de benim de olsun’ dediği ‘idol oyuncak’, işte bu oyuncağı sosyal rolü ve aktardığı değerler.

    Siz, çocuğunuzun Barbie bebek gibi olmasını ister misiniz?

    İstemezseniz, neden bu oyuncağın simgelediği ideolojiyi görmezden geliyorsunuz?

    Gelelim ‘erkek çocuğumuz’un ‘idol oyuncağı’na.

    Bu oyuncak da ‘Action-Man’ ya da ‘Power Ranger’s’ olarak bilinen ‘Kötülerle Savaşan Güçlü Adam’dır.

    ‘Kötülerle Savaşan Güçlü Adam’, erkek çocuklarının yeni ‘idol oyuncağı’dır. Bu simgede görünüşe göre ‘iyi özellikler’ yer almaktadır. Çağın ideolojisi ‘güçlü adam’ı ‘güçlü, yapıcı, öncü, girişimci kişilik’ olarak tanımlama eğilimindedir. ‘Güçlü adam’, başarılı olandır, kazanmaya daha yakındır, lider niteliği taşımaktadır. Kötülüklerle mücadele etmektedir. Dünyada da, uzayda da iyilerin yanında (iyiler biziz), kötüler de vardır(kötüler onlardır). İşte BİZ ‘güçlü adamlar’ ve BEN ‘güçlü adamların başı’, ONLAR ‘kötü adamlar’ ve O ‘kötü adamların başı’ ile mücadele ediyoruz. Elbette BİZ kazanıyoruz ve ONLAR yok oluyorlar. Onları silahlarımızla imha ediyoruz, İMHA EDİYORUZ.

    Bu simgede de sosyal roller ve aktardığı değerler belirgin biçimde çizilmektedir.


    İyiler vardır İyiler kötü olamaz

    Kötüler vardır Kötüler iyi olamaz

    BİZ, iyileriz BİZ, kötü olamayız

    ONLAR, kötülerdir ONLAR, iyi olamazlar

    Onlarla SAVAŞMAK Görüşmek,konuşmak

    zorunludur YASAKTIR

    Savaşı biz KAZANIRIZ Kazanmamız KURALDIR


    Dünyayı, insanları, ilişkileri, olayları ve durumları böyle kesinleştirmek, bu kesinliği de ‘siyah-beyaz karşıtlığı’nda vermek, erkek çocuk kişiliğini fanatizme, saldırganlığa, kaşısındakiler hakkında önyargılı olmayı meşrulaştırmaya yönelik etkiler yapmaktadır. Aktarılan değerler de bunlarla ilgili olarak ‘Düşmanlık’, ‘Savaş’, ‘Silahlar’, ‘Hep kendini iyi ve haklı görmek’ gibi insanlık değerlerine aykırı nitelikler olarak aktarılmaktadır.

    Bu oyunlardaki ‘düşman’, çocuk için, sırasında kendi arkadaşları, öğretmeni, kendi annesi babası bile olabilir. Çocuğun isteklerini yapmayan, ona kurallar koyan, yersiz ısrarlarını yerine getirmeyen herkes sırasında ‘düşman’ sayılabilir. Böyle olunca da ‘düşman’ sözcüğü, bir tetik gibi arkadan ‘savaş’I, ‘biz-onlar ayırımı’nı, bir tarafın ‘yenen’, bir tarafın ‘yenilen’ olmasını gerekli kılmaktadır.

    Böylece de ‘düşünmek’, ‘karşısındakini anlamaya çalışmak’, ‘birbiri ile konuşmak’, ‘sorunları görüşerek çözümlemek’, ‘birbirini anlamak ve barışmak’ davranış kodları olarak iletilmemektedir. Bu davranışlar, zayıflık, güçsüz olmak, bunların sonucunda da değersiz olmak, mutsuz olmak gibi sonuçlara neden sayılmaktadır.

    Görülüyor ki, ‘çocuk oyuncakları’ diye hafife alınan, salt ‘oyun oynama araçları’ olarak görülen araçlar, aslında ‘düşünceleri, düşünce sistemleri olan ideolojilere uygun davranış kalıplarını ve hayat değerlerini oluşturmakta’ sanıldığından daha güçlü etkiler yapan aktarıcılardır.

    Çocuk oyuncakları yoluyla iletilen sosyal roller, sosyal değerler, sosyal etkiler, sosyal davranışlar, çocuğun üzerinde sanıldığından daha derin izler bırakmaktadır. Onun kişiliğini biçimlendirmede oyuncaklar önemli roller oynamaktadır.

    Geçmişin ‘bir uçurtmayı yapmak’, ‘çocuğun kendi yaptığı oyuncaklarla oynamak’, ‘çember çevirmek’, ‘ip atlamak’ gibi çocuğun yapıcı gücünü arttıran, kendilik değeri kazandıran özelliklerin de ayrıca incelenmesi gerekir.

    Günümüzün pazar ekonomisinin yönlendirdiği ‘çocuk oyuncakları’, artık daha yüksek bedellerle elde edilen, elektronik donanımlı, uzaktan kumandalı, büyüklerin kullandığı araçların küçük modelleri olan oyuncaklar olarak çocuğu geliştirici, onun yapıcılığını arttırıcı özelliklerle ilgisi kalmamış karmaşık ürünlerdir.

    Ancak, işin en önemli yanı, günümüzün ‘idol oyuncakları’nın çocuklarımıza aktardığı sosyal değerlerdir ve bu değerlerin ne ölçüde insan gelişimine hizmet ettiğidir. Açıkça görülüyor ki, oyuncaklarla aktarılan ideoloji, çocuklarımızın ‘insanlık değerleri’ne olumsuz etkiler yapmaktadır. Konunun önemi sandığımızdan daha da büyüktür ve belki de mücadele etmemiz gereken konuların başında gelmektedir.


    alıntı

     
  2. SadmiN

    SadmiN ♥ Ölürüm Sana Mavimm ♥ Yetkili Kişi

    Kayıt:
    29 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    15.409
    Beğenilen Mesajlar:
    970
    Ödül Puanları:
    113
    Ce: Çocuk Oyuncaklarının Değeri
    baya uzunca bir konuydu ama anne olduğum için çok dikkatli şekilde atlamadan okudum..çok doğru oğlumunda var actionman,spiderman,batman,ninja kaplumbağaları alıyoruz almıyoruz demiyorum..ama oğlum legolarla daha çok oynuyor.arabalarlada oynuyor diger robot türü şeylerlede.eskiden olan şeyler yazının dediği gibi eskidenmiş..şimdi sanmıyorum oynayan çocuğun olduğunu...çok zor eğitiyim derken hayata yetiştiriyim derken bu tip şeylerden etkileniyoruz ne yapalım arayışına giriyoruz..peki sizce ne yapalım hele bu şartlarda..bence zor..
     
Çocuk Oyuncaklarının Değeri konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Çocuğunuza Oyuncak Penguen Örün

    Çocuğunuza Oyuncak Penguen Örün

    • İlk olarak sarı ipi kullanarak pengueninizin gagasını, boynunu ve ayaklarını örün. Yapmanız gereken tek şey düz örgü ile küçük parçalar yapmak. • Daha sonra beyaz iple pengueninizin karın kısmını örün. • Bir sonraki adım siyah ipi kullanarak sırt ve baş kısmını örmek. • Ördüğünüz parçaları resimde görüldüğü gibi birleştirin ve dikin. İçini doldurduktan sonra alt kısnımı da...
  2. Çocuklar için ahşap oyuncaklar

    Çocuklar için ahşap oyuncaklar

    ahşap oyuncaklar ahşap oyuncak nasıl yapılır tahta araba nasıl yapılır tahtadan araba tahtadan oyuncak Bu güzelim oyuncaklar hem enimizde daha şık hem de bebeğimiz için daha sağlıklı...
  3. Bahçe çocuk oyuncakları

    Bahçe çocuk oyuncakları

    cocuk oyuncaklari Minik bebekletimize bahçemizde güzel bir oyun alanı yaratmamız için bumlar birebir...
  4. Çocuğu oyuncakla susturmak yanlış

    Çocuğu oyuncakla susturmak yanlış

    Meleklerim bebişler veya çocuklar durmadığında onları oyuncakla kandırmaya çalışırz ve durmalarında başarılı oldugumuzu sanarken meğerse hataya düşüyormuşuz... Oyuncakçılar Derneği Başkanı Ahmet Alioğlu, CİHAN muhabirine yaptığı açıklamada, oyuncakların çocukların ruhsal ve zihinsel gelişimindeki önemine dikkat çekti. "30 yıldır, bu sektörün içinde biri olarak bu oranın çok düşük...

Sayfayı Paylaş