gebe
  1. Misafir

    Misafir Forum Okuru

    çocuklarda şişmanlık

    Konu, 'Diyet - Sağlıklı Beslenme' kısmında Misafir tarafından paylaşıldı.

    Bilindiği gibi, insanların, hayvanların ve bitkilerin, diğer bir deyimle yaşayan tüm yaratıkların en küçük ya*pı parçası, yapı elemanı hücredir. Hücreler daima ikiye bölünerek her bir hücreden iki ayrı ve yeni hücre mey-,dana gelir. Bir süre sonra bu iki yeni hücreden her biri de ikiye bölünerek 4 hücre meydana gelmiş olur. Böy*lece, hücrelerin sayıları devamlı bir artış gösterir. Hücreler bir taraftan böyle bölünür ve çoğalırken, diğer taraftan da yaşlanmış ve yaşama yeteneğini kay*betmiş hücreler ölürler ve çeşitli yollardan vücuttan dı*şarı atılırlar. Şu halde doğa, insan vücudunu oluşturan hücrelerin bir taraftan çoğalmasını, diğer taraftan da Ölmeleri sonucu azalmasını öngörmüştür. Aynen ağaç*larda gördüğümüz gibi, bir taraftan yapraklar yaşam gücünü yitirir, sararıp dökülürken, diğer taraftan da ta*ze yeşil yapraklar doğar ve gelişirler. Demek oluyor ki, doğa yaşayan yaratıklarda iki güç arasında bir denge oluşturmuştur. Ancak, bu denge doğuştan ölünceye ka*dar yaşam boyu aynı düzeyde sürüp gitmemektedir. Insan yaşına ve çeşitli koşullara göre bu denge değişir. Özellikle ana rahminde ve doğumdan sonra takriben 25 yaşına kadar bu denge çoğalmadan yanadır. Böy*lece, 25 yaşma kadar insan vücudu sürekli bir büyüme ve gelişme gösterir. 25 yaşından sonra denge değişir. Ço*ğalma mekanizması yavaşlar ve fakat durmaz. Yani, hücrelerin çoğalma oranında bir azalma görülür. Oysa, yaşamını kaybeden ve Ölen hücrelerin sayıları ise çoğa*lır. Böylece, 25 - 60 yaşları arası, hücrelerde çoğalma ve Ölmeler takriben aynı orandadır. Şu halde, bu yaşlar arasında insan vücudunda büyüme ve gelişme hemen hemen durur. 60 yaşından sonra ise, hücrelerde çoğalma azalır ve ölümler çoğalır. Bu nedenle, ileri yaşlarda in*sanların zayıfladıkları ve hatta vücut yapılarında oran*tılı olarak bir küçülmenin yer aldığını görürüz.
    Gebelik süresince, ana rahminde sayıları süratle çoğalan ve böylece, çocuğun büyümesine ve gelişmesi*ne yardımcı olan hücreler için başta protein olmak üze*re vitaminlerin ve minerallerin gerekli olduğunu daha önce belirtmiştik. Eğer anne gereğinden fazla kalori alırsa, bu kaloriler yağ dokusu olarak vücutta yerleşir*ler ve şişmanlık başlar demiştik. Annenin gebelik esna*sında aşırı beslenmesi ve dolayısıyla şişmanlamasının hem doğumu uzun sürdürerek güçleştirdiğini ve hem de çocuğun iri ve normalden büyük olarak doğum yolunu geçmesinin güç olmasına neden olduğunu bundan önce*ki bölümde belirtmiştik.
    Şimdi ise, annenin aşırı şişmanlığı ve dolayısıyla çocuğun normal ağırlığın üstünde doğmasının diğer bir sakıncasına değinmek istiyoruz.
    Doğan çocuğun, normal kabul edilen ağırlığın üze*rinde bir kiloda doğması ne anlam taşır sorusunu cevap*landıralım.
    Hücreler anne rahminde çoğalırlarken büyüklükleri*ne, şekillerine ve görevlerine göre ayrılır, gruplaşırlar. Böylece de kaslar, kemikler, sinirler, guddeler, organlar ve sistemler oluşur. Şu halde, hücreler bulundukları yer*lere ve görevlerine göre çeşitli cinslere ayrılmışlardır: Adale hücresi, beyin hücresi, kemik hücresi ve diğerleri. Bunlar arasında bir de yağ hücreleri vardır, insan vücu*dunda. Bu yağ hücreleri de diğer hücreler gibi ana rah*minde oluşmaya başlarlar ve her doğan çocukta kesin*likle az veya çok bir miktar yağ hücresi vücudunun muhtelif yerlerinde bulunur. Eğer bu yağ hücreleri ge*reğinden fazla oluşmuş ise, ana karnından çocuk iri, şiş*man ve yağlı doğar. Böylece, normalden ağır doğan bir çocukta, diğer hücrelere oranla gereğinden fazla yağ hücreleri ve bunların oluşturduğu yağ birikimi var de*mektir.
    Doğa kanununa göre, yeni doğan bir çocukta her cins hücre süratle bölünüp sayıları çoğalacağına, böy*lece de gelişme ve büyüme yer alacağına göre, mevcut yağ hücreleri de bölünüp sayıları artacağı tabiidir. Bu ku*rala göre, doğuşta gereğinden daha yüksek oranda yağ hücrelerinin bulunması, gelecekte yağ hücreleri sayısı*nın ne kadar çok olacağını tayin güç değildir. Bu ise, çocuğun ileride şişman bir kişi olacağını gösterir. Ayrıca, araştırmalar, normalin üstünde bir ağırlıkta ve yağlı doğan çocukların gelecek için şişman bir kişi adayı ol*duklarını kanıtlamıştır.
    Yine araştırmacılar, çocuklarda şişmanlık ile ilgili olarak diğer Önemli bir hususu aydınlatmış ve bilimsel olarak doğruluğu kanıtlanmıştır. O da şudur: Yeni do*ğan çocuğun özellikle ilk yaşında aşırı beslenmesi, vü*cut ağırlığının normalin üstünde artması ve şişmanla*ması, doğuştan mevcut yağ hücrelerinin çoğalmalarına, ilave olarak yeni yeni yağ hücrelerinin doğmasına ne*den olmaktadır. Böylece, eski hücreler bölünüp sayıları artarken, yeni ilave hücreler de meydana gelmekte ve bunlar da bölünerek çoğalmaktadırlar. Demek oluyor ki, doğumdan sonra, lmda, çocuğun gereğinden fazla beslenmesi, fazla kilo alması ve vücutta gereğinden fazla yağ dokusunun bi*rikmesinin bazı sakıncalara neden olduğu kanıtlanmıştır. Bu sakıncalar, kısa ve uzun vadeli sakıncalar olmak üze*re iki gruba ayrılır. Kısa vadeli sakıncalar arasında, bu tür çocukların daha geç yürümeye başladıkları ve bun*larda çarpık bacak ile düztabanlığın daha sık görüldüğü yer alır. Uzun vadeli sakıncalara gelince: Bu çocukların ileride şişman kişiler oldukları tespit edilmişti. Yani, bunlar gelecek için şişmanlık adaylarıdırlar. Yine bu ko*nudaki araştırmalara göre, anne sütü ile beslenen ço*cuklarda şişmanlık, diğer süt ve mamalarla beslenmele*re oranla daha az görülmektedir.
    Çocuklarda şişmanlık konusunu özetlersek, diyebili*riz ki: Zararlarını daha önce sıraladığımız şişmanlık, an*ne karnında ve yaşamın ilk yılında başlayabilmektedir. Bu nedenle, anne gebelik süresince fazla beslenmemelidir ve böylece doğacak çocuğun normalden fazla kilo alması önlenmelidir. Ayrıca, anne, sağlıklı yaşam açı*sından, normal kiloda doğan çocuğunun ,bir yaşma ka*dar fazla beslenmemesine ve kilosunun normalin üstün*de bir artışa gitmemesine önem göstermelidir. Yeni do*ğan çocuk, alması gereken kiloyu almalı ve gereksiz ye*re aşırı beslenmemelidir.

     
çocuklarda şişmanlık konusuna benzer diğer içeriklerimiz
  1. Şişmanlık virüsü

    Şişmanlık virüsü

    İncecik olmanın yüceltildiği çağımızda tombul olmak hiç de kolay değil. Böylesi bir dünyada, fazla kilosu olanlar dışlanmayı ve horlanmayı göze almak zorundalar. Kimi zaman doktorlar bile onları iradesizlikle suçlayıp aşağılamaktan geri kalmazlar. Durum böyle olunca, basit bir nezle virüsünün akrabası bir virüsün tombulluğa neden olduğu haberi bu kişilerin gönüllerine bir nebze su...
  2. Bebek ve çocuklarda şişmanlık

    Bebek ve çocuklarda şişmanlık

    Bebeklik ve çocukluk çağı şişmanlığından korunmak için, yaşam boyu sürecek sağlığın temelinin atıldığı gebelik döneminden başlayarak yeterli ve dengeli beslenmek gerekir. Bebeklik ve çocukluk çağı şişmanlığının %90’ının, fazla enerji alımı ile oluştuğu ve şişman yetişkinliklerin %30’unun bebeklilik ve çocuklukta da şişman olduğu bilinmektedir. Bebeklik ve Çocukluk Çağında Şişmanlığın...
  3. Bebek ve Çocuklarda Şişmanlığın Önlenmesi

    Bebek ve Çocuklarda Şişmanlığın Önlenmesi

    Anne karnından okul çağına kadar, çocuğun gereksinimleri ve beslenme şekli, büyüme ile birlikte değişir. Bu farklı dönemlere göre de şişmanlığın önlenmesi için farklı beslenme önerileri verebiliriz. 1. Doğum Öncesi Dönemde - Gebeliğin başlangıcından itibaren annenin yanlış beslenme alışkanlıkları düzeltilmeli, gebelik için gerekli besin öğelerini içeren, dengeli bir diyet tüketmesi...
  4. şişmanlığın zararları

    şişmanlığın zararları

    şişmanlığın zararları şişmanlık zararları şişmanlık ve bulimia şişmanlığın zararı Özellikle sürekli olan şişmanlıkların meydana getir*diği çeşitli zararların yanı sıra, birçok hastalıklara ve hatta erken ölümlere neden olduğu bilimsel olarak ka*nıtlanmıştır. Bu itibarla aşırı ve sürekli şişmanlığın sakıncaları tahminin çok üstündedir. Şişmanlık hareketsizliğe neden olur. Bunun ise, sağ*lığımız...
  5. Geçici Şişmanlıklar

    Geçici Şişmanlıklar

    vücut neden şişer vücut neden su tutar turşu bozulur şişmesi olur vucut şişer Bu tür şişmanlıkları, nedenleri açısından, iki gruba ayırmak gerekir. Bunlardan bir kısmı kendi, arzu ve is*teğimizle oluşan geçici şişmanlıklardır. Diğerleri ise, kendi arzu ve isteğimiz dışında normal ve fizyolojik olaylar sonucu oluşan geçici şişmanlıklardır. A) Kendi Arzu ve isteğimizle Oluşan Geçici...

Sayfayı Paylaş